Bu Sayı
Editör'den
Güncel
NARİN:
İşveren de işçi de hakkını alamıyor
Toplu sözleşme görüşmelerine Tekstil İşçi
Sendikası ile devam edildi
Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu
İş
Kanunu Ön Tasarısı
Yünlü tekstil sektörü Barselona'da buluştu
Euratex
Avrupalı tekstilciler AB üyeliği için yanımızda
Firma
Ormo
çeyrek asırdan beri dış pazarlarda
Sektör
DTÖ
tekstildeki serbestleşmeyi yeterli bulmuyor!
Uzun
hibrid pamuk üretimi yaygınlaşıyor
|
Editör'den
Erime sürerken
Gerçi görünen köy
kılavuz istemez ama yine de durumun netleştirilmesi açısından önemli bilgiler
veriyor. İstanbul Sanayi Odası'nın her yıl 500 büyük sanayi kuruluşu hakkında
gerçekleştirdiği anketten söz ediyoruz.
Binlerce işyerinin kapısına kilit vuran, yüzbinlerce çalışanı işsiz bırakan
ekonomik kriz, tüm Türkiye'yi nasıl kemiriyor, işte her şey ortada.
Büyük sanayi kuruluşları arasında çalışan sayısı 100-249 aralığında bulunan 70
firmada istihdamda yüzde 6, çalışan sayısı 250-499 aralığında bulunan 130
firmada istihdamda yüzde 11, çalışan sayısı 500-999 aralığında bulunan 140
firmada istihdamda yüzde 3, 1.000 kişi ve daha fazla çalışanı olan 112 firmada
da istihdamda yüzde 8 oranında daralma yaşanmış.
Bir diğer önemli nokta şu: 500 kişiden fazla çalışanı olan 252 kuruluşun
performansları, diğer firmalara göre daha kötü durumda. Bu firmaların, yaşanan
krizden daha fazla etkilendikleri, satışlarda, karlarda ve istihdamda ciddi
kayıplara uğradıkları görülüyor.
Ekonomik krizin yarattığı bu olumsuz baskı, işsiz sayısını doğal olarak
katlayarak artırıyor. İşte Devlet İstatistik Enstitüsü 2002 yılı ikinci çeyrek
hane halkı işgücü anketi sonuçları: Geçen yıl yüzde 6.9 olan işsizlik oranı bu
yıl yüzde 10'a dayanmış. Toplam istihdam 20 milyon 869 kişi, işsiz sayısı da 2
milyon 217 bin.
Aynı verilere göre, eğitimli gençlerin işsizlik oranı da yüzde 23.2'den yüzde
27.2'ye yükseldi. 15 ve daha yukarı yaştaki kurumsal olmayan sivil nüfusun 46
milyon 528 olarak belirlendiği 2002'nin 2. dönem anket sonuçlarına göre, kırsal
kesimde yüzde 4.5 olarak ölçülen işsizlik oranı, kentlerde yüzde 13.5
düzeylerinde seyrediyor. Söz konusu oran, kentlerdeki eğitimli gençler için
yüzde 29.1'lere ulaşıyor.
Bu tablo içinde Tükîye seçime gidiyor. Seçim sonrasında ortaya çıkacak tablodan
umutlu olanların sayısının da ne yazık ki azaldığı gözleniyor. Bizi bu tespite,
gelecekle ilgili beklentiler konusunda titiz çalışmalar yapan Merkez Bankası
raporları yönlendiriyor.
Ancak reel sektörün büyük bir mücadele içinde olduğu da apaçık ortada. Haziran
ayında sanayi üretimi yüzde 6.6 artmıştı. Bunun üstüne bir de tüm göstergelerin
büyüme için umut verdiğini koyalım. Toplama bir de siyasette istikrar
eklenebilse... Özlenen tablo oluşur, "işverenin de işçinin de hak ettiğini
almasının" yolu açılır. |