[ , ]    Sayı:272  AĞUSTOS 2002

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


 Güncel

  NARİN: İşveren de işçi de hakkını alamıyor

  Toplu sözleşme görüşmelerine Tekstil İşçi Sendikası ile devam edildi

  Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu

  İş Kanunu Ön Tasarısı

  Yünlü tekstil sektörü Barselona'da buluştu


 Euratex

  Avrupalı tekstilciler AB üyeliği için yanımızda


 Firma

  Ormo çeyrek asırdan beri dış pazarlarda


 Sektör

  DTÖ tekstildeki serbestleşmeyi yeterli bulmuyor!

  Uzun hibrid pamuk üretimi yaygınlaşıyor

Güncel

İş Kanunu Ön Tasarısı

İş Güvencesi Yasası 1990'lı yılların başından beri çeşitli aralıklarla, ilgili bakanlar tarafından çalışma hayatının gündemine getirilmiştir. Sanayici ve işadamlarının günümüz gereksinimlerini karşılayamayan mevcut katı İş Kanunu yerine, küreselleşme olgusu ve Avrupa Birliği standartları ile uyumlu, esnek, çağdaş bir İş Kanunu İle birlikte ele alınması yönündeki girişimleri sonucu, İş Güvencesi Yasa Tasarısı ertelenerek günümüze kadar gelmiştir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Sn. Yaşar Okuyan siyasilerce de benimsenen bu öneride sosyal taraflarla mutabık kalarak, dokuz akademisyenden oluşan bilim kuruluna hazırlattığı, iş güvencesinin de bulunduğu yeni İş Kanunu Ön Tasarısı, işçi ve işveren kesimlerinin görüşlerine sunulmuştu.
Sosyal taraflar bu arada ön tasarı hakkındaki görüş ve önerilerini Bilim Kuruluna sunmuş, yapılan müşterek toplantılarda bazı düzeltmeler yapılarak eleştiriler belli noktalara toplanmıştır.
Dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn. Yaşar Okuyan'ın İş Güvencesi Yasa Tasarısını her vesileyle güncel tutması ve bir an önce yasalaşması için aşırı dayatması sonucu seçim sürecine girilmiş olması vb. politik nedenlerle, Tasarı TBMM'nİn yaptığı oloğanüstü toplantıda görüşülerek 09.08.2002 tarihinde Genel Kurulda kabul edilmiş ve 15.08.2002 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak 15-03.2003 tarihinde yürürlüğe girmek üzere kanunlaşmıştır.
Geniş kapsamlı değişikliklerin yapıldığı İş Kanunu Ön Tasarısının, iş güvencesi ile ilgili bölümü dışındaki hükümlerle ügîli değerlendirme ve görüşlerimiz aşağıda belirtilmiştir.


A-OLUMLU BULDUĞUMUZ DÜZENLEMELER
I-Çağdaş çalışma ilişkilerini düzenleyen esnek çalışma modelleri;
• İş sözleşmesinin devri,
• ödünç iş ilişkisi,
• Kısmi ve tam süreli iş ilişkisi,
• Çağrı üzerine çalışma,
• Telafi çalışması,
• Kısa çalışma ve yapılacak ödeme,
• Günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatlerinin farklı şekilde belirlenebileceği, gibi ülkemizin ekonomik gelişmesine ve uluslararası rekabet koşullarına uyumunda, iş hukuku yönüyle yaşanan sıkıntıların aşılabil-
meşinde önemli katkıları olabilecek düzenlemelere yer verilmiştir.
II-Yürürlükteki İş Kanunu'nda yer almayan, ancak kökleşmiş Yargıtay kararları ile açıklık kazanmış olan;
• İş sözleşmenin sona ermesinde izin ücretîndeki zaman aşımı,
• Sözleşme süresi sona ermeden işçinin bir başka işe girmesi halinde yeni işverenin sorumluluğu,
• Ücretin Türk parası ile ödenmesi koşulu yanında, yabancı para olarak kararlaştırılabilmesi,
• Kısmi süreli çalışma, gibi düzenlemeler yasal dayanaklara kavuşturulmuştur.

III-Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normlarına ve Avrupa Birliği Konseyi'nin çalışma muktesebatında bulunan yönerge ve direktiflerine uyumlu;
• İşyeri ve iş sözleşmesi tanımları,
• Eşit davranma ilkesi ve cinsiyet ayrımı yasağı,
• Ücret ve ücretin ödenmesi,
• Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı, gibi yeni düzenlemeler yapılmıştır.
IV-Mevcut İş Kanunu'nda bulunan ancak güncelliğini kaybetmiş olan;
• Kantin açılması,
• Çalışma ve kimlik karnesi verilmesi
• İşverenin, işçinin iş sebebiyle sakatlanan hayvanlarını tazmin etmesi,

• İşçi çizelgesi düzenlenmesi,
• Saat ayarı,
• İş ve işçi bulma görevinin İş Kurumu tarafından yerine getirilmesine İlişkin düzenlemeler,
• Taşımada öncelik, gibi bazı hükümlere tasarıda yer verilmemesini de olumlu olarak değerlendirmekteyiz.


B-TASARIDA YÜRÜRLÜKTEKİ HUKUKUMUZLA UYUMLU OLMAYAN, EKONOMİK VE SOSYAL GERÇEKLERİMİZİ VE DEĞİŞEN KOŞULLARI GÖZARDI ETMESİ NEDENİYLE KARŞI OLDUĞUMUZ;
• Asıl İşveren-alt işveren (müteahhit) ilişkisinin zor-laştırıîması,
• Asıl işverenin, alt işverenin taraf olduğu toplu İş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden, alt İşveren İle birlikte sorumlu olması,
• İşyeri devirlerinde, işyerinin veya bir bölümünün tüm işçilerle birlikte devralınma zorunluluğunun getirilmesi,
• Mevzuatımızda kavram kargaşasına yol aça-çak "emsal işçi" diye yeni bîr tanım getirilmesi,
• Kıdem tazminatı İçin fon kurulması İle işverene ek yükler getirilmesi,
• Ücretin gününde ödenmemesi halinde, işçinin işi ifadan kaçınabilmesi ve bu süreye İlişkin ücretin ödenmesi, başka bir ifadeyle "ücretli hak grevi"nin yasal hale getirilmesi,
• Fazla çalışma ücretinde AB normlarının gö-zardı edilmesi ve fazla çalışma saatlerine önemli kısıtlama getirilmesi,
• Yıllık ücretli izin sürelerinde her kademede artırım yapılması,
• İş güvenliği İle İlgili olarak mevcut yapılanma dışında "mühendis veya teknik eleman grubu" istihdam zorunluluğu olması,
• Sendikal düzende olmayan işyerleri için, işçi temsilciliği müessesesinin getirilmesi,
• Para cezalaranın çok ağırlaştırılması, her yıî yeniden değerleme katsayısına göre artırılması, gibi katı bazı düzenlemeler devam etmiş, yeni yükümlülükler getiren hükümler yer almıştır.


C-KIDEM TAZMİNATI
İş Kanunu ön tasarısında kıdem tazminatı 2 alternatif şeklinde önerilmiştir.
1'inci alternatif; fon kurulması olup, işverenlerin fona işçilerin aylık kazançlarının yüzde 3'ü oranında prim ödemesiyle biriken paralardan oluşmaktadır. Kıdem tazminatı fonundan işçilere, yaşlılık (emeklilik), malullük, ölüm ve toptan ödeme halleri ile adına en az 10 yıllık prim ödenen işçinin isteği haline mahsus olmak üzere kıdem tazminatına hak kazandıklarında, yıl/30 günlük ücretleri tutan üzerinden kıdem tazminatı ödenecektir.
2'nci alternatif; ana hatlarıyla mevcut yasa hükmü esas alınıp, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, yıl/15 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödenmesi şeklindedir.
Bu iki alternatif de AB normları ile uyumlu değildir. Ülkemizde işsizlik sigortası uygulanmaktadır. Fon uygulanmasında yaşanan ciddi sorunlar da göz önünde tutulduğunda, kıdem tazminatı kanunla belirlenmeyip, toplu iş sözleşmelerinde yer alabilir. Sözü edilen sisteme geçilene kadar bir ara uygulama olarak kıdem tazminatı mevcut yasa hükümleri çerçevesinde ve yıl/15 günlük ücret tutarında ödenmesi tercih edilebilir.
Sonuç olarak; bilim kurulunun hazırladığı İş Kanunu Ön Tasarısı'nda, mevcut İş Kanunu'nda yaşanan birçok sorunları çözmeye yönelik düzenlemelerin yapılması, esnek çalışma modellerine ve yargısal-idari kararlarla açıklığa kavuşturulan konulara yer verilmesi, Avrupa Birliğİ'nin bireysel iş ilişkileri normlarına önemli ölçüde uyum sağlanması vb. yönüyle yeni ve çağdaş düzenlemeler yapılmıştır.
Ancak meri hukuka aykırı ve ülkemizin ekonomik-sosyal gerçeklerini gözardı eden bazı katı düzenlemelerin tasanda aynen korunduğunu, hatta aktif istihdam politikalarına aykırı, işgücü maliyetleri bakımından ek yükler getiren çalışma ilişkilerinde yerleşmiş olumlu düzenlemelere gölge düşürebilecek birçok yeni yükümlülüklerin de bulunduğunu görmekteyiz.
Tasarıya bütünüyle bakıldığında; yukarıda da belirtildiği gibi esnek çalışma sistemlerinin mevzuatımıza getirilmesi, uygulama güncelliğini yitirmiş hükümlerin yasa metninden çıkarılması, idari ve yargısal kararlarla açıklık kazanmış olan konulara yer verilmesi vb. yönüyle İş Kanunu Ön Tasarısı'nı olumlu bulmaktayız.
15.03.2003 tarihinde yürürlüğe girecek olan İş Güvencesi Yasası, esasen İş Kanunu'nun bir bölümü olup, İş Kanununda bütünüyle değişiklik yapan ön tasarı yeniden irdelenip, sosyal taraflar arasında mutabakat sağlanarak aynı tarihte yürürülüğe girmesinde, ulusça büyük yararlarımız olacağına inancımı bu vesileyle belirtmek isterim.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002 TÜTSİS      -      3tur.com Tasarım