Bu Sayı
Editör'den
Güncel
NARİN:
İşveren de işçi de hakkını alamıyor
Toplu sözleşme görüşmelerine Tekstil İşçi
Sendikası ile devam edildi
Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu
İş
Kanunu Ön Tasarısı
Yünlü tekstil sektörü Barselona'da buluştu
Euratex
Avrupalı tekstilciler AB üyeliği için yanımızda
Firma
Ormo
çeyrek asırdan beri dış pazarlarda
Sektör
DTÖ
tekstildeki serbestleşmeyi yeterli bulmuyor!
Uzun
hibrid pamuk üretimi yaygınlaşıyor
|
Güncel
İş Kanunu Ön Tasarısı
İş
Güvencesi Yasası 1990'lı yılların başından beri çeşitli aralıklarla, ilgili
bakanlar tarafından çalışma hayatının gündemine getirilmiştir. Sanayici ve
işadamlarının günümüz gereksinimlerini karşılayamayan mevcut katı İş Kanunu
yerine, küreselleşme olgusu ve Avrupa Birliği standartları ile uyumlu, esnek,
çağdaş bir İş Kanunu İle birlikte ele alınması yönündeki girişimleri sonucu, İş
Güvencesi Yasa Tasarısı ertelenerek günümüze kadar gelmiştir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Sn. Yaşar Okuyan siyasilerce de
benimsenen bu öneride sosyal taraflarla mutabık kalarak, dokuz akademisyenden
oluşan bilim kuruluna hazırlattığı, iş güvencesinin de bulunduğu yeni İş Kanunu
Ön Tasarısı, işçi ve işveren kesimlerinin görüşlerine sunulmuştu.
Sosyal taraflar bu arada ön tasarı hakkındaki görüş ve önerilerini Bilim
Kuruluna sunmuş, yapılan müşterek toplantılarda bazı düzeltmeler yapılarak
eleştiriler belli noktalara toplanmıştır.
Dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn. Yaşar Okuyan'ın İş Güvencesi Yasa
Tasarısını her vesileyle güncel tutması ve bir an önce yasalaşması için aşırı
dayatması sonucu seçim sürecine girilmiş olması vb. politik nedenlerle, Tasarı
TBMM'nİn yaptığı oloğanüstü toplantıda görüşülerek 09.08.2002 tarihinde Genel
Kurulda kabul edilmiş ve 15.08.2002 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak
15-03.2003 tarihinde yürürlüğe girmek üzere kanunlaşmıştır.
Geniş kapsamlı değişikliklerin yapıldığı İş Kanunu Ön Tasarısının, iş güvencesi
ile ilgili bölümü dışındaki hükümlerle ügîli değerlendirme ve görüşlerimiz
aşağıda belirtilmiştir.
A-OLUMLU BULDUĞUMUZ DÜZENLEMELER
I-Çağdaş çalışma ilişkilerini düzenleyen esnek çalışma modelleri;
• İş sözleşmesinin devri,
• ödünç iş ilişkisi,
• Kısmi ve tam süreli iş ilişkisi,
• Çağrı üzerine çalışma,
• Telafi çalışması,
• Kısa çalışma ve yapılacak ödeme,
• Günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatlerinin farklı şekilde
belirlenebileceği, gibi ülkemizin ekonomik gelişmesine ve uluslararası rekabet
koşullarına uyumunda, iş hukuku yönüyle yaşanan sıkıntıların aşılabil-
meşinde önemli katkıları olabilecek düzenlemelere yer verilmiştir.
II-Yürürlükteki İş Kanunu'nda yer almayan, ancak kökleşmiş Yargıtay kararları
ile açıklık kazanmış olan;
• İş sözleşmenin sona ermesinde izin ücretîndeki zaman aşımı,
• Sözleşme süresi sona ermeden işçinin bir başka işe girmesi halinde yeni
işverenin sorumluluğu,
• Ücretin Türk parası ile ödenmesi koşulu yanında, yabancı para olarak
kararlaştırılabilmesi,
• Kısmi süreli çalışma, gibi düzenlemeler yasal dayanaklara kavuşturulmuştur.
III-Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normlarına ve Avrupa Birliği
Konseyi'nin çalışma muktesebatında bulunan yönerge ve direktiflerine uyumlu;
• İşyeri ve iş sözleşmesi tanımları,
• Eşit davranma ilkesi ve cinsiyet ayrımı yasağı,
• Ücret ve ücretin ödenmesi,
• Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı, gibi yeni düzenlemeler
yapılmıştır.
IV-Mevcut İş Kanunu'nda bulunan ancak güncelliğini kaybetmiş olan;
• Kantin açılması,
• Çalışma ve kimlik karnesi verilmesi
• İşverenin, işçinin iş sebebiyle sakatlanan hayvanlarını tazmin etmesi,
• İşçi çizelgesi düzenlenmesi,
• Saat ayarı,
• İş ve işçi bulma görevinin İş Kurumu tarafından yerine getirilmesine İlişkin
düzenlemeler,
• Taşımada öncelik, gibi bazı hükümlere tasarıda yer verilmemesini de olumlu
olarak değerlendirmekteyiz.
B-TASARIDA YÜRÜRLÜKTEKİ HUKUKUMUZLA UYUMLU OLMAYAN, EKONOMİK VE SOSYAL
GERÇEKLERİMİZİ VE DEĞİŞEN KOŞULLARI GÖZARDI ETMESİ NEDENİYLE KARŞI OLDUĞUMUZ;
• Asıl İşveren-alt işveren (müteahhit) ilişkisinin zor-laştırıîması,
• Asıl işverenin, alt işverenin taraf olduğu toplu İş sözleşmesinden doğan
yükümlülüklerinden, alt İşveren İle birlikte sorumlu olması,
• İşyeri devirlerinde, işyerinin veya bir bölümünün tüm işçilerle birlikte
devralınma zorunluluğunun getirilmesi,
• Mevzuatımızda kavram kargaşasına yol aça-çak "emsal işçi" diye yeni bîr tanım
getirilmesi,
• Kıdem tazminatı İçin fon kurulması İle işverene ek yükler getirilmesi,
• Ücretin gününde ödenmemesi halinde, işçinin işi ifadan kaçınabilmesi ve bu
süreye İlişkin ücretin ödenmesi, başka bir ifadeyle "ücretli hak grevi"nin yasal
hale getirilmesi,
• Fazla çalışma ücretinde AB normlarının gö-zardı edilmesi ve fazla çalışma
saatlerine önemli kısıtlama getirilmesi,
• Yıllık ücretli izin sürelerinde her kademede artırım yapılması,
• İş güvenliği İle İlgili olarak mevcut yapılanma dışında "mühendis veya teknik
eleman grubu" istihdam zorunluluğu olması,
• Sendikal düzende olmayan işyerleri için, işçi temsilciliği müessesesinin
getirilmesi,
• Para cezalaranın çok ağırlaştırılması, her yıî yeniden değerleme katsayısına
göre artırılması, gibi katı bazı düzenlemeler devam etmiş, yeni yükümlülükler
getiren hükümler yer almıştır.
C-KIDEM TAZMİNATI
İş Kanunu ön tasarısında kıdem tazminatı 2 alternatif şeklinde önerilmiştir.
1'inci alternatif; fon kurulması olup, işverenlerin fona işçilerin aylık
kazançlarının yüzde 3'ü oranında prim ödemesiyle biriken paralardan
oluşmaktadır. Kıdem tazminatı fonundan işçilere, yaşlılık (emeklilik), malullük,
ölüm ve toptan ödeme halleri ile adına en az 10 yıllık prim ödenen işçinin
isteği haline mahsus olmak üzere kıdem tazminatına hak kazandıklarında, yıl/30
günlük ücretleri tutan üzerinden kıdem tazminatı ödenecektir.
2'nci alternatif; ana hatlarıyla mevcut yasa hükmü esas alınıp, kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, yıl/15 günlük ücret tutarında kıdem
tazminatı ödenmesi şeklindedir.
Bu iki alternatif de AB normları ile uyumlu değildir. Ülkemizde işsizlik
sigortası uygulanmaktadır. Fon uygulanmasında yaşanan ciddi sorunlar da göz
önünde tutulduğunda, kıdem tazminatı kanunla belirlenmeyip, toplu iş
sözleşmelerinde yer alabilir. Sözü edilen sisteme geçilene kadar bir ara
uygulama olarak kıdem tazminatı mevcut yasa hükümleri çerçevesinde ve yıl/15
günlük ücret tutarında ödenmesi tercih edilebilir.
Sonuç olarak; bilim kurulunun hazırladığı İş Kanunu Ön Tasarısı'nda,
mevcut İş Kanunu'nda yaşanan birçok sorunları çözmeye yönelik düzenlemelerin
yapılması, esnek çalışma modellerine ve yargısal-idari kararlarla açıklığa
kavuşturulan konulara yer verilmesi, Avrupa Birliğİ'nin bireysel iş ilişkileri
normlarına önemli ölçüde uyum sağlanması vb. yönüyle yeni ve çağdaş düzenlemeler
yapılmıştır.
Ancak meri hukuka aykırı ve ülkemizin ekonomik-sosyal gerçeklerini gözardı eden
bazı katı düzenlemelerin tasanda aynen korunduğunu, hatta aktif istihdam
politikalarına aykırı, işgücü maliyetleri bakımından ek yükler getiren çalışma
ilişkilerinde yerleşmiş olumlu düzenlemelere gölge düşürebilecek birçok yeni
yükümlülüklerin de bulunduğunu görmekteyiz.
Tasarıya bütünüyle bakıldığında; yukarıda da belirtildiği gibi esnek çalışma
sistemlerinin mevzuatımıza getirilmesi, uygulama güncelliğini yitirmiş
hükümlerin yasa metninden çıkarılması, idari ve yargısal kararlarla açıklık
kazanmış olan konulara yer verilmesi vb. yönüyle İş Kanunu Ön Tasarısı'nı olumlu
bulmaktayız.
15.03.2003 tarihinde yürürlüğe girecek olan İş Güvencesi Yasası, esasen İş
Kanunu'nun bir bölümü olup, İş Kanununda bütünüyle değişiklik yapan ön tasarı
yeniden irdelenip, sosyal taraflar arasında mutabakat sağlanarak aynı tarihte
yürürülüğe girmesinde, ulusça büyük yararlarımız olacağına inancımı bu vesileyle
belirtmek isterim.
|