Bu Sayı
Editör'den
Güncel
NARİN:
İşveren de işçi de hakkını alamıyor
Toplu sözleşme görüşmelerine Tekstil İşçi
Sendikası ile devam edildi
Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu
İş
Kanunu Ön Tasarısı
Yünlü tekstil sektörü Barselona'da buluştu
Euratex
Avrupalı tekstilciler AB üyeliği için yanımızda
Firma
Ormo
çeyrek asırdan beri dış pazarlarda
Sektör
DTÖ
tekstildeki serbestleşmeyi yeterli bulmuyor!
Uzun
hibrid pamuk üretimi yaygınlaşıyor
|
Güncel
Yatırım Ortamını İyileştirme
Koordinasyon Kurulu
Necmettin ÖZTEMİR TİSK Başkan Vekili
11.12.2001 tarih ve 2001/10 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuş bulunan
Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu, 9 teknik alt komite ile bir
üst seviyede görev ile yükümlü Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Üst
Kurulu'ndan oluşmuştur. Çok kapsamlı amacı ve mevzuu olan bu kuruluşun bize göre
gecikerek de olsa kurulmuş olmasında büyük isabet kaydedilmiştir. Ancak yatırım
olayına mevcut üretim ortamının problemlerini de isabetli biçimde tespit ile
gerekli iyileştirme önlemlerini oluşturmadan yaklaşmayı yetersiz bir yaklaşım
olarak yorumlamaktayız. Bu görüşten hareketle biz bu müessesenin adının Üretim
ve Yatırıım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu olarak değiştirmesini daha
doğru buluyor ve Türkiye'mizin acil çözüm bekleyen üretim ve istihdam sorununu
ele alacak hayati önemde bir kurul olarak görmek istiyoruz.
TİSK olarak üretim ve istihdam konusuna topyekün sanayileşme sorunu olarak
bakıyor, sanayileşme sürecini bugüne kadar tamamlamış olması gereken
Türkiye'mizin henüz bilgi ve bilişim çağına atlayamamış olmasının da kahredici
üzüntüsünü yaşıyoruz. Çünkü önümüzde bir üst derecede biyoteknik veya genomen
süreci var.
"Hiçbir zaman geç değil" stratejisi ile yarından itibaren Türkiye'mizin
sanayileşme çağını kapatıp bilgi ve bilişim çağına atlayabilmesini sağlayacak
bir milli programa ve hedef tarihe ihtiyaç vardır.
Üretim ve Yatırım Ortamını İyileştirme Kurulu'nun misyonu bu derece hayati önem
ifade ettiğine göre, bu kurulun görevi yatırım ortamının iyileştirilmesine dönük
önlemleri sadece bürokratik çarkın yanlışlarını düzeltip, eksiklerini
tamamlamaktan İbaret görmek olmamalıdır. Bize göre çok kapsamlı bir yaklaşımla
üretim ve yatırım ortamını radikal biçimde iyileştirmek ve hedefi yakalayabilmek
için bu olayın belli başlı partönerlerine (TBMM, Siyaset Kurumu ve hükümetler,
işveren, işyeri, işçi, finans sektörü, bürokrasi) düsen görevlerle onların
beklentilerine doğru teşhis koymak gerekir. Bizim bu konuya ait görüşlerimiz ise
anahtarlan ile aşağıda belirtilmiştir:
I. TBMM
1. Türkiye'nin sanayileşme devrimini tamamlayabilmesi için "üretim ve yatırım
ortamının iyileştirilmesi'ne" dönük bir kanun hazırlamayı üstlenmelidir.
2. Türkiye'nin en kısa süreçte makro ekonomik politikalarını rant ekonomisini
terk ederek üretim ekonomisi hedefine adapte etmeyi kabullenmelidir.
3- Reel faizi yüzde 10 civarına çekmelidir.
4. Milli sanayimizin mahalli sayımlarını acilen yaptırıp, envanterini saptaması
lazımdır.
5. Türkiye'mizin hammadde, emek, yö-
netim kalitesi, pazar ve yöresel özellikleri ile sanayiye dönük tüm kaynaklanın
tespit etmesi gereklidir.
6. Bu tespitten harekede mevcut sınai kuruluşlarda bu kaynaklan optimal
verimllikle kullanıp kullanmadığımızı tayin etmeli, bunun için;
7. Mevcut sanayi dallarımızın halihazır katma değer üretim analizleri ile beüi
iyileştirmelerden sonra her dalda ulaşabileceğimiz katma değerleri mukayeseye
tabi
tutarak öncelikli sanayi dallarımızın sıralaması yapılmalıdır.
8. İlk 5 dalda, uluslararası rekabete cevap verebüecek niteliklerini de
değerlendirdikten sonra, bunlara uygulanacak selektif teşvik yöntemleri İlan
edilmelidir.
9. Kaynak meselemizi halletmek için TBMM olarak kayıtdışı ekonomiye topyekün
savaş açılmalıdır. Bu yol;
a-Bütçe gelirlerini artıracak;
b-Hazîne'nin banka kaynaklarına daha az başvurmasını ve dolayısıyla reel sektöre
bankaların kaynak sunmasını sağlayacak;
c-Şeffaf ve düzgün bilanço sahibi müessese adedini artırıp. IMKB'nın portföyünü
ikiye üçe katlayacak;
d-Devletİn "Adalet mülkün temelidir" diyebileceği, vergi adaletini ve rekabet
adaletine sahip çıkmasın: sağlayacaktır.
10. İş hukuku mevzuatını çağdaş çalışma koşullarına uyum sağlayacak hale
getirip, özellikle kötüye kullanılmaya elverişli toplu sözleşme, grev ve lokavt
koşullarını iyileştirmeli, hakem müessesesini de yeniden ele almalıdır.
II. Siyaset kurumu ve hükümetler
1. Milletlerin zenginliği ürettikleri katma değerlerin birikimidir. Bu birikim
oransal olarak da birikimsel alarak da iyi analiz edilmeli, ürerim, istihdam,
tüketim ile iç-dış pazarlama ilişkilerine ve fınansal aktivitelere bu zaviyeden
yaklaşılmalıdır.
2. Refah devletini kurmadan sosyal devletin yolunun açılamayacağını millete
anlatmalıdır.
3. Üreten kadrolara hizmet etmeyi temel görev kabul edip bürokrasiye de empoze
etmelidir.
4. Araştırma, geliştinne ve altyapı faaliyetleri milli bir anlayışla üretimin
ihtiyacına dönük biçimde organize edilmelidir.
5. Asgari ücret 5 yıllık bir süreç içerisinde her türlü vergi ve SSK yükünden
arındırılmalıdır.
III. İşveren
1. Al-sat anlayışından çıkıp, üret-sat anlayışına vararak bu yolda her şeyini
tahsis eden işveren, uluslararası rekabet arenasında kavgayı göze almalıdır.
2. Ürettiği katma değerden işçisine yöneticisine ayırdığı pay ile bu işbirliğine
hayatiyet kazandırdığının bilincinde olmalıdır.
3. Araştırma geliştirme ve marka üretimi
ile nesillere mal olan müessese anlayışını benimsemelidir.
4. Gerek bürokrasiden, gerek fınansal çevrelerinden hak ettiği destek ve
işbirliğinin sağlanacağından emin olarak kendini üretime ve onun pazarlanmasına
odaklamalıdır.
IV. İşyeri
1. İşyeri, adeta bir ekmek ve döviz teknesidir.
2. Her işyeri bir üretim merkezi olarak milli bir servet ve işverene tevdi
edilmiş bir
emanettir.
3. Nasıl halkın tasarrufu olan mevduat, bankalar aracılığı ile devletin kontrolü
altında işletilen milli değerler ise, bir yatırım yumağı olan üretim işletmesi
de milli bir değerdir.
4. İşyeri salt arsa, bina ve makineler ile altyapıdan İbaret olmayıp, katma
değer üreten bir işletmedir ve onun değeri, vergi ve faiz öncesi sağladığı
kazanımlar bütünü ile ölçülmelidir.
5. Her işyeri bulunduğu mahalli idare nezdinde korunmaya müstahak bir birimdir.
V.İşçi
1. İşyerini ekmek teknesi olarak kabul etmiş Türk işçisinin bu kabulüne
sadakatini desteklemek, işverenin ve devletin görevi olmalıdır.
2. Kaçak İşçi, kayıtsız çalışan işçi, kayıtsız ve kanunsuz çalıştırılan çocuk
işçiler konusunda gerekli tedbirler alınmalı, kamu işçileri, sendikalı-kayıtlı
özel kurum İsçileri ayrımına son verilmelidir.
3. İşçi ücretlerindeki anarşiye son verilmelidir. 150 dolar ile 1500 dolar
arasında seyreden vasıfsız emek pazarına adil bir çözüm bulunmalıdır.
4. İşçi eğitiminde önemli iyileştirmeye gerek vardır.
VI. Finans sektörü
1. Bu sektörden işverenin talebi, işletme analizi ve proje değerlendirmesini
benimseyen kreditör anlayışına varmasıdır.
2. İşyerini, arsa, bina ve makineden ibaret sayan bir teminat anlayışıyla,
işletmenin EBIT'ini (faiz ve vergiler öncesi kazanımlar) kabullenmeyen
yaklaşımın son bulması da işverenin beklentisidir.
3- Her işletme, tıpkı bankalara emanet edilmiş mevduat gibi işverene emanet
edilmiş milli bir tasarruftur, Nitekim bugün Ford ailesinin Ford
imparatorluğundaki hissesi sadece yüzde 3'tür.
VII. Bürokrasi
1. Yönetim çarkına yardımcı olmayı bir yaşam tarzı ve çalışma anlayışı haline
getirmelidir.
2. Bürokrasi, kendi refahının üretimin sağladığı katma değerle yaratılabildiğini
kabullenmelidir.
3. İşyerlerini milli bir varlık olarak görmeli ve gelişmesine, büyümesine destek
olmalıdır. |