[ , ]    Sayı:272  AĞUSTOS 2002

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


 Güncel

  NARİN: İşveren de işçi de hakkını alamıyor

  Toplu sözleşme görüşmelerine Tekstil İşçi Sendikası ile devam edildi

  Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu

  İş Kanunu Ön Tasarısı

  Yünlü tekstil sektörü Barselona'da buluştu


 Euratex

  Avrupalı tekstilciler AB üyeliği için yanımızda


 Firma

  Ormo çeyrek asırdan beri dış pazarlarda


 Sektör

  DTÖ tekstildeki serbestleşmeyi yeterli bulmuyor!

  Uzun hibrid pamuk üretimi yaygınlaşıyor

Güncel

Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu

Necmettin ÖZTEMİR TİSK Başkan Vekili

11.12.2001 tarih ve 2001/10 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuş bulunan Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu, 9 teknik alt komite ile bir üst seviyede görev ile yükümlü Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Üst Kurulu'ndan oluşmuştur. Çok kapsamlı amacı ve mevzuu olan bu kuruluşun bize göre gecikerek de olsa kurulmuş olmasında büyük isabet kaydedilmiştir. Ancak yatırım olayına mevcut üretim ortamının problemlerini de isabetli biçimde tespit ile gerekli iyileştirme önlemlerini oluşturmadan yaklaşmayı yetersiz bir yaklaşım olarak yorumlamaktayız. Bu görüşten hareketle biz bu müessesenin adının Üretim ve Yatırıım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu olarak değiştirmesini daha doğru buluyor ve Türkiye'mizin acil çözüm bekleyen üretim ve istihdam sorununu ele alacak hayati önemde bir kurul olarak görmek istiyoruz.
TİSK olarak üretim ve istihdam konusuna topyekün sanayileşme sorunu olarak bakıyor, sanayileşme sürecini bugüne kadar tamamlamış olması gereken Türkiye'mizin henüz bilgi ve bilişim çağına atlayamamış olmasının da kahredici üzüntüsünü yaşıyoruz. Çünkü önümüzde bir üst derecede biyoteknik veya genomen süreci var.
"Hiçbir zaman geç değil" stratejisi ile yarından itibaren Türkiye'mizin sanayileşme çağını kapatıp bilgi ve bilişim çağına atlayabilmesini sağlayacak bir milli programa ve hedef tarihe ihtiyaç vardır.
Üretim ve Yatırım Ortamını İyileştirme Kurulu'nun misyonu bu derece hayati önem ifade ettiğine göre, bu kurulun görevi yatırım ortamının iyileştirilmesine dönük önlemleri sadece bürokratik çarkın yanlışlarını düzeltip, eksiklerini tamamlamaktan İbaret görmek olmamalıdır. Bize göre çok kapsamlı bir yaklaşımla üretim ve yatırım ortamını radikal biçimde iyileştirmek ve hedefi yakalayabilmek için bu olayın belli başlı partönerlerine (TBMM, Siyaset Kurumu ve hükümetler, işveren, işyeri, işçi, finans sektörü, bürokrasi) düsen görevlerle onların beklentilerine doğru teşhis koymak gerekir. Bizim bu konuya ait görüşlerimiz ise anahtarlan ile aşağıda belirtilmiştir:
I. TBMM
1. Türkiye'nin sanayileşme devrimini tamamlayabilmesi için "üretim ve yatırım ortamının iyileştirilmesi'ne" dönük bir kanun hazırlamayı üstlenmelidir.
2. Türkiye'nin en kısa süreçte makro ekonomik politikalarını rant ekonomisini terk ederek üretim ekonomisi hedefine adapte etmeyi kabullenmelidir.
3- Reel faizi yüzde 10 civarına çekmelidir.
4. Milli sanayimizin mahalli sayımlarını acilen yaptırıp, envanterini saptaması lazımdır.
5. Türkiye'mizin hammadde, emek, yö-
netim kalitesi, pazar ve yöresel özellikleri ile sanayiye dönük tüm kaynaklanın tespit etmesi gereklidir.
6. Bu tespitten harekede mevcut sınai kuruluşlarda bu kaynaklan optimal verimllikle kullanıp kullanmadığımızı tayin etmeli, bunun için;
7. Mevcut sanayi dallarımızın halihazır katma değer üretim analizleri ile beüi iyileştirmelerden sonra her dalda ulaşabileceğimiz katma değerleri mukayeseye tabi
tutarak öncelikli sanayi dallarımızın sıralaması yapılmalıdır.
8. İlk 5 dalda, uluslararası rekabete cevap verebüecek niteliklerini de değerlendirdikten sonra, bunlara uygulanacak selektif teşvik yöntemleri İlan edilmelidir.
9. Kaynak meselemizi halletmek için TBMM olarak kayıtdışı ekonomiye topyekün savaş açılmalıdır. Bu yol;
a-Bütçe gelirlerini artıracak;
b-Hazîne'nin banka kaynaklarına daha az başvurmasını ve dolayısıyla reel sektöre bankaların kaynak sunmasını sağlayacak;
c-Şeffaf ve düzgün bilanço sahibi müessese adedini artırıp. IMKB'nın portföyünü ikiye üçe katlayacak;
d-Devletİn "Adalet mülkün temelidir" diyebileceği, vergi adaletini ve rekabet adaletine sahip çıkmasın: sağlayacaktır.
10. İş hukuku mevzuatını çağdaş çalışma koşullarına uyum sağlayacak hale getirip, özellikle kötüye kullanılmaya elverişli toplu sözleşme, grev ve lokavt koşullarını iyileştirmeli, hakem müessesesini de yeniden ele almalıdır.
II. Siyaset kurumu ve hükümetler
1. Milletlerin zenginliği ürettikleri katma değerlerin birikimidir. Bu birikim oransal olarak da birikimsel alarak da iyi analiz edilmeli, ürerim, istihdam, tüketim ile iç-dış pazarlama ilişkilerine ve fınansal aktivitelere bu zaviyeden yaklaşılmalıdır.
2. Refah devletini kurmadan sosyal devletin yolunun açılamayacağını millete anlatmalıdır.
3. Üreten kadrolara hizmet etmeyi temel görev kabul edip bürokrasiye de empoze etmelidir.
4. Araştırma, geliştinne ve altyapı faaliyetleri milli bir anlayışla üretimin ihtiyacına dönük biçimde organize edilmelidir.
5. Asgari ücret 5 yıllık bir süreç içerisinde her türlü vergi ve SSK yükünden arındırılmalıdır.
III. İşveren
1. Al-sat anlayışından çıkıp, üret-sat anlayışına vararak bu yolda her şeyini tahsis eden işveren, uluslararası rekabet arenasında kavgayı göze almalıdır.
2. Ürettiği katma değerden işçisine yöneticisine ayırdığı pay ile bu işbirliğine hayatiyet kazandırdığının bilincinde olmalıdır.
3. Araştırma geliştirme ve marka üretimi
ile nesillere mal olan müessese anlayışını benimsemelidir.
4. Gerek bürokrasiden, gerek fınansal çevrelerinden hak ettiği destek ve işbirliğinin sağlanacağından emin olarak kendini üretime ve onun pazarlanmasına odaklamalıdır.
IV. İşyeri
1. İşyeri, adeta bir ekmek ve döviz teknesidir.
2. Her işyeri bir üretim merkezi olarak milli bir servet ve işverene tevdi edilmiş bir
emanettir.
3. Nasıl halkın tasarrufu olan mevduat, bankalar aracılığı ile devletin kontrolü altında işletilen milli değerler ise, bir yatırım yumağı olan üretim işletmesi de milli bir değerdir.
4. İşyeri salt arsa, bina ve makineler ile altyapıdan İbaret olmayıp, katma değer üreten bir işletmedir ve onun değeri, vergi ve faiz öncesi sağladığı kazanımlar bütünü ile ölçülmelidir.
5. Her işyeri bulunduğu mahalli idare nezdinde korunmaya müstahak bir birimdir.
V.İşçi
1. İşyerini ekmek teknesi olarak kabul etmiş Türk işçisinin bu kabulüne sadakatini desteklemek, işverenin ve devletin görevi olmalıdır.
2. Kaçak İşçi, kayıtsız çalışan işçi, kayıtsız ve kanunsuz çalıştırılan çocuk işçiler konusunda gerekli tedbirler alınmalı, kamu işçileri, sendikalı-kayıtlı özel kurum İsçileri ayrımına son verilmelidir.
3. İşçi ücretlerindeki anarşiye son verilmelidir. 150 dolar ile 1500 dolar arasında seyreden vasıfsız emek pazarına adil bir çözüm bulunmalıdır.
4. İşçi eğitiminde önemli iyileştirmeye gerek vardır.
VI. Finans sektörü
1. Bu sektörden işverenin talebi, işletme analizi ve proje değerlendirmesini benimseyen kreditör anlayışına varmasıdır.
2. İşyerini, arsa, bina ve makineden ibaret sayan bir teminat anlayışıyla, işletmenin EBIT'ini (faiz ve vergiler öncesi kazanımlar) kabullenmeyen yaklaşımın son bulması da işverenin beklentisidir.
3- Her işletme, tıpkı bankalara emanet edilmiş mevduat gibi işverene emanet edilmiş milli bir tasarruftur, Nitekim bugün Ford ailesinin Ford imparatorluğundaki hissesi sadece yüzde 3'tür.
VII. Bürokrasi
1. Yönetim çarkına yardımcı olmayı bir yaşam tarzı ve çalışma anlayışı haline getirmelidir.
2. Bürokrasi, kendi refahının üretimin sağladığı katma değerle yaratılabildiğini kabullenmelidir.
3. İşyerlerini milli bir varlık olarak görmeli ve gelişmesine, büyümesine destek olmalıdır.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002 TÜTSİS      -      3tur.com Tasarım