Bu Sayı
Editör'den
Güncel
NARİN:
İşveren de işçi de hakkını alamıyor
Toplu sözleşme görüşmelerine Tekstil İşçi
Sendikası ile devam edildi
Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu
İş
Kanunu Ön Tasarısı
Yünlü tekstil sektörü Barselona'da buluştu
Euratex
Avrupalı tekstilciler AB üyeliği için yanımızda
Firma
Ormo
çeyrek asırdan beri dış pazarlarda
Sektör
DTÖ
tekstildeki serbestleşmeyi yeterli bulmuyor!
Uzun
hibrid pamuk üretimi yaygınlaşıyor
|
Sektör
DTÖ tekstildeki serbestleşmeyi
yeterli bulmuyor!
Dr. Binhan OĞUZ • DTÖ Temmuz 2002
raporundan sonra AB tekstili baskılara karşı koyabilecek mi?
24-26 Temmuz 2002 tarihlerinde AB'nin Ticaret Politikalarını gözden geçiren bir
rapor sunan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), AB piyasalarının son derece açık
olduğunun altım çizmiştir.
Ancak, çok taraflı, ikili ve bölgesel girişimler ile ticarette serbestleşmesini
sürdüren AB'nin tekstil ve tarımdaki liberalizasyonu tatminkar bulunmamıştır.
Bilindiği gibi 9-14 Kasını 2001'de Katar/Doha'da IV. su gerçekleştirilen DTÖ
Bakanlar Konferansı, 2005 yılına kadar sürmesi öngörülen bir yeni müzakere
sürecini başlatmıştır.
Katılan 142 üye ülke, sanayi ürünlerinde tarife İndirimlerine gidilmesi
konusunda uzlaşma sağlamışlardır. DTÖ'nün Topluluğa özellikle tekstilde
yoğunlaştırdığı baskılar sektörümüz açısından büyük önem arz etmektedir.
Ülkemiz, Gelişmekte Olan Ülkeler statüsünde olmasına karşın Gümrük Birliği
nedeniyle AB İle beraber hareket etmek zorundadır. Dolayısıyla, gelişmekte olan
ülkelerin AB'ye karşı edindiği her avantaj ülkemizin aleyhine bir durum teşkil
etmektedir.
Doha'da, tekstilde Hindistan ve Pakistan'ın katı tutumlarına karşın, ABD'nin
taviz vermediği, erken liberalizasyon ve kota artırımına İlişkin önerilerin
askıda kaldığı bilinmektedir. AB ise, tekstil sektöründe esnek davranmıştır. Bu
nedenle, DTÖ'nün son raporunda oluşturduğu baskı Türkiye açısından çok
önemlidir.
AB'nin bu baskı sonrasında sektörde ödün vermemesi için Türkiye pozisyonunu
savunmaya devam etmelidir. Aksi takdirde, Türkiye'nin en hassas sektörü tekstil,
haksız rekabete karşı daha korumasız hale gelecektir.
Bunun yanı sıra, AB'nin tarifelerini artan oranlarda düşürmesi ile rakip ülkeler
bu pazarda paylarım hızla arttırma imkanı bulacaklardır.
• Rapor, AB'nin tarım dışı ürünlerde son derece açık bir pazar sunduğunu
belirtmektedir.
AB'nin, DTÖ'dekİ tarifelerinin % 100'ünü indirmiş olduğu ve tarifelerin, hemen
hemen limit tarifeler sınırına indiği belirtilmektedir,
Raporda, tarım dışı ürünlerde ortalama tarifenin % 4,1 oranında olduğu ve bunun,
kimya, tekstil, demir çelik ve oyuncaktaki tarife İndirimlerinden sonra, 2000
yılı ortalarındaki durumdan daha da düşük olduğu vurgulanmaktadır.

 •
Tekstilde açılım tatminkar bulunmamaktadır.
Raporun 26 maddesi şu şekildedir : "Yukarıdaki tarife ortalamaları tekstil ve
hazır giyimde de geçerlidir. AB, uzun süre, tekstil ve hazır giyim ithalatında
gelişmekte olan ve geçiş sürecindeki ülkelere kısıtlamalar uygulamıştır. AB, DTÖ
İle olan anlaşması gereğince, l Ocak 2002'de % 18,08 daha tekstil ve hazır giyim
ürününü katmış, böylece 1995'ten beri GATT'a dahil olan ithalatı % 51,39'a
yükseltmiştir.
Bununla, 1990'dan beri kısıtlı olan ürünlerin % 15'ine denk gelen 11 yeni ürün
kategorisinde kısıtlamalar kaldırılmıştır.
AB bugün itibariyle, 1990'a göre kısıtlı olan ürünlerin % 20'sinde kısıtlamaları
kaldırmıştır. Raporda, geri kalan % 80 üründe son sürecin 2004'a kadar
uzatıldığı belirtilmektedir.
DTÖ ayrıca, AB'nin ABD'den sonra anti damping aracını en fazla kullanan ülke
olduğuna dikkat çekmektedir, 1 Ocak 2002'de AB'nin işleme konmuş, 175 ürün
kategorisinde anti damping prosedürü olduğunu hatırlatmaktadır.
AB'ye yapılan bu baskı, taahhütlerini yerine getirmeyen bir çok Asya veya Latin
Amerika'dakİ ülkeye uygulanmamaktadır. (Fikri mülkiyet haklarının korunması,
gümrük değerleme kodu, tarife-dışı engellerin kaldırılması, gümrük vergilerinin
indirilmesi ...)
Yüksek gümrük tarifeleri ve tarife dışı engeller hakkında bu ve diğer ayrıntılar
ATMI (Amerikan Tekstil İmalatçıları Kurumu) tarafından hazırlanmış olan
"Promises Unkept" (Yerine Getirilmeyen Vaatler) raporunda belirtilmektedir.
• "Hindistan ve Brezilya fiili tarife oranlarım %40 veya daha üstüne çıkarmak
için, çoğu DTÖ kurallarına uymayan, çeşitli vergi ve diğer harçlar
uygulamaktadırlar.
• Bangladeş, Brezilya, Çin, Kolombiya, Mısır, Hindistan, Endonezya, Malezya,
Pakistan ve Tayland tekstil ithalatında ödenen net tarifeyi yükseltmek amacıyla
tekstil ithalatının bildirilen değerini yeniden ayarlamak için gümrük
prosedürleri uygulamaktadır."
Ayrıca, Çin, Hindistan gibi ülkelerin son yıllarda Anti Damping prosedürlerini
en fazla kullanan ülkeler grubuna da girdiği bilinmektedir.
* DTÖ'de anlaşmaların başlangıcında kapalı olan bütün büyük pazarların bugün
halen açıklıktan uzak olmasına rağmen AB'de bir kesim ödün vermeye hazır
görünmektedir.
Özellikle, Kuzey Avrupa ülkelerinin pazara giriş konusunda, AB'nin üçüncü
ülkelere karşı biraz daha açılımda bulunması yönünde Komisyona büyük baskı
yaptığı bilinmektedir.
Sektörümüz, bu durumda Doha öncesi Komisyona verdiği rapordaki pozisyonunu
savunmaktadır :
- Tekstil ve konfeksiyonla ilgili tarifeler daha fazla indirilmemelidir, ve
üçüncü ülkelerle tam karşılıklılık ve simetrik tarifeler sağlanmadıkça, AB
tekstil konfeksiyon sektöründe daha fazla Ödün vermemelidir.
- AB Tekstil ve Konfeksiyon Tarifeleri, üçüncü ülkelerle eşit ve adil ticaret
için, tüm kategorilerde simetrik olmalı ve en azından ABD seviyesine
çıkarılmalıdır.
- Yeni Raund çalışmasının bir parçası olarak tüm tarife dışı engellerin
kaldırılması talep edilmelidir, eğer bu başarılamazsa, AB tarafından, benzeri
tarife dışı engeller gecikme olmaksızın uygulanmalıdır. |