[ , ]    Sayı:272  AĞUSTOS 2002

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


 Güncel

  NARİN: İşveren de işçi de hakkını alamıyor

  Toplu sözleşme görüşmelerine Tekstil İşçi Sendikası ile devam edildi

  Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu

  İş Kanunu Ön Tasarısı

  Yünlü tekstil sektörü Barselona'da buluştu


 Euratex

  Avrupalı tekstilciler AB üyeliği için yanımızda


 Firma

  Ormo çeyrek asırdan beri dış pazarlarda


 Sektör

  DTÖ tekstildeki serbestleşmeyi yeterli bulmuyor!

  Uzun hibrid pamuk üretimi yaygınlaşıyor

Sektör

DTÖ tekstildeki serbestleşmeyi yeterli bulmuyor!

Dr. Binhan OĞUZ

• DTÖ Temmuz 2002 raporundan sonra AB tekstili baskılara karşı koyabilecek mi?
24-26 Temmuz 2002 tarihlerinde AB'nin Ticaret Politikalarını gözden geçiren bir rapor sunan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), AB piyasalarının son derece açık olduğunun altım çizmiştir.
Ancak, çok taraflı, ikili ve bölgesel girişimler ile ticarette serbestleşmesini sürdüren AB'nin tekstil ve tarımdaki liberalizasyonu tatminkar bulunmamıştır.
Bilindiği gibi 9-14 Kasını 2001'de Katar/Doha'da IV. su gerçekleştirilen DTÖ Bakanlar Konferansı, 2005 yılına kadar sürmesi öngörülen bir yeni müzakere sürecini başlatmıştır.
Katılan 142 üye ülke, sanayi ürünlerinde tarife İndirimlerine gidilmesi konusunda uzlaşma sağlamışlardır. DTÖ'nün Topluluğa özellikle tekstilde yoğunlaştırdığı baskılar sektörümüz açısından büyük önem arz etmektedir.
Ülkemiz, Gelişmekte Olan Ülkeler statüsünde olmasına karşın Gümrük Birliği nedeniyle AB İle beraber hareket etmek zorundadır. Dolayısıyla, gelişmekte olan ülkelerin AB'ye karşı edindiği her avantaj ülkemizin aleyhine bir durum teşkil etmektedir.
Doha'da, tekstilde Hindistan ve Pakistan'ın katı tutumlarına karşın, ABD'nin taviz vermediği, erken liberalizasyon ve kota artırımına İlişkin önerilerin askıda kaldığı bilinmektedir. AB ise, tekstil sektöründe esnek davranmıştır. Bu nedenle, DTÖ'nün son raporunda oluşturduğu baskı Türkiye açısından çok önemlidir.
AB'nin bu baskı sonrasında sektörde ödün vermemesi için Türkiye pozisyonunu savunmaya devam etmelidir. Aksi takdirde, Türkiye'nin en hassas sektörü tekstil, haksız rekabete karşı daha korumasız hale gelecektir.
Bunun yanı sıra, AB'nin tarifelerini artan oranlarda düşürmesi ile rakip ülkeler bu pazarda paylarım hızla arttırma imkanı bulacaklardır.
• Rapor, AB'nin tarım dışı ürünlerde son derece açık bir pazar sunduğunu belirtmektedir.
AB'nin, DTÖ'dekİ tarifelerinin % 100'ünü indirmiş olduğu ve tarifelerin, hemen hemen limit tarifeler sınırına indiği belirtilmektedir,
Raporda, tarım dışı ürünlerde ortalama tarifenin % 4,1 oranında olduğu ve bunun, kimya, tekstil, demir çelik ve oyuncaktaki tarife İndirimlerinden sonra, 2000 yılı ortalarındaki durumdan daha da düşük olduğu vurgulanmaktadır.

 

 

 

• Tekstilde açılım tatminkar bulunmamaktadır.
Raporun 26 maddesi şu şekildedir : "Yukarıdaki tarife ortalamaları tekstil ve hazır giyimde de geçerlidir. AB, uzun süre, tekstil ve hazır giyim ithalatında gelişmekte olan ve geçiş sürecindeki ülkelere kısıtlamalar uygulamıştır. AB, DTÖ İle olan anlaşması gereğince, l Ocak 2002'de % 18,08 daha tekstil ve hazır giyim ürününü katmış, böylece 1995'ten beri GATT'a dahil olan ithalatı % 51,39'a yükseltmiştir.
Bununla, 1990'dan beri kısıtlı olan ürünlerin % 15'ine denk gelen 11 yeni ürün kategorisinde kısıtlamalar kaldırılmıştır.
AB bugün itibariyle, 1990'a göre kısıtlı olan ürünlerin % 20'sinde kısıtlamaları kaldırmıştır. Raporda, geri kalan % 80 üründe son sürecin 2004'a kadar uzatıldığı belirtilmektedir.
DTÖ ayrıca, AB'nin ABD'den sonra anti damping aracını en fazla kullanan ülke olduğuna dikkat çekmektedir, 1 Ocak 2002'de AB'nin işleme konmuş, 175 ürün kategorisinde anti damping prosedürü olduğunu hatırlatmaktadır.
AB'ye yapılan bu baskı, taahhütlerini yerine getirmeyen bir çok Asya veya Latin Amerika'dakİ ülkeye uygulanmamaktadır. (Fikri mülkiyet haklarının korunması, gümrük değerleme kodu, tarife-dışı engellerin kaldırılması, gümrük vergilerinin indirilmesi ...)
Yüksek gümrük tarifeleri ve tarife dışı engeller hakkında bu ve diğer ayrıntılar ATMI (Amerikan Tekstil İmalatçıları Kurumu) tarafından hazırlanmış olan "Promises Unkept" (Yerine Getirilmeyen Vaatler) raporunda belirtilmektedir.
• "Hindistan ve Brezilya fiili tarife oranlarım %40 veya daha üstüne çıkarmak için, çoğu DTÖ kurallarına uymayan, çeşitli vergi ve diğer harçlar uygulamaktadırlar.
• Bangladeş, Brezilya, Çin, Kolombiya, Mısır, Hindistan, Endonezya, Malezya, Pakistan ve Tayland tekstil ithalatında ödenen net tarifeyi yükseltmek amacıyla tekstil ithalatının bildirilen değerini yeniden ayarlamak için gümrük prosedürleri uygulamaktadır."
Ayrıca, Çin, Hindistan gibi ülkelerin son yıllarda Anti Damping prosedürlerini en fazla kullanan ülkeler grubuna da girdiği bilinmektedir.
* DTÖ'de anlaşmaların başlangıcında kapalı olan bütün büyük pazarların bugün halen açıklıktan uzak olmasına rağmen AB'de bir kesim ödün vermeye hazır görünmektedir.
Özellikle, Kuzey Avrupa ülkelerinin pazara giriş konusunda, AB'nin üçüncü ülkelere karşı biraz daha açılımda bulunması yönünde Komisyona büyük baskı yaptığı bilinmektedir.
Sektörümüz, bu durumda Doha öncesi Komisyona verdiği rapordaki pozisyonunu savunmaktadır :
- Tekstil ve konfeksiyonla ilgili tarifeler daha fazla indirilmemelidir, ve üçüncü ülkelerle tam karşılıklılık ve simetrik tarifeler sağlanmadıkça, AB tekstil konfeksiyon sektöründe daha fazla Ödün vermemelidir.
- AB Tekstil ve Konfeksiyon Tarifeleri, üçüncü ülkelerle eşit ve adil ticaret için, tüm kategorilerde simetrik olmalı ve en azından ABD seviyesine çıkarılmalıdır.
- Yeni Raund çalışmasının bir parçası olarak tüm tarife dışı engellerin kaldırılması talep edilmelidir, eğer bu başarılamazsa, AB tarafından, benzeri tarife dışı engeller gecikme olmaksızın uygulanmalıdır.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002 TÜTSİS      -      3tur.com Tasarım