Bu Sayı
Editör'den
Güncel
NARİN:
İşveren de işçi de hakkını alamıyor
Toplu sözleşme görüşmelerine Tekstil İşçi
Sendikası ile devam edildi
Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu
İş
Kanunu Ön Tasarısı
Yünlü tekstil sektörü Barselona'da buluştu
Euratex
Avrupalı tekstilciler AB üyeliği için yanımızda
Firma
Ormo
çeyrek asırdan beri dış pazarlarda
Sektör
DTÖ
tekstildeki serbestleşmeyi yeterli bulmuyor!
Uzun
hibrid pamuk üretimi yaygınlaşıyor
|
Güncel
Toplu sözleşme görüşmelerine Tekstil
İşçi Sendikası ile devam edildi
Altınbaşak: Herkese önemli görevler düşüyor
Sendikamız tarafından yürütülmekte olan XIX. dönem grup toplu iş sözleşmesi
müzakerelerine ikinci olarak DİSK'e bağlı Tekstil İşçileri Sendikası tekstil ile
devam edildi.
Sendikamıza üye 7 firmaya bağlı 12 işyerini ve bu işyerlerinde çalışan yaklaşık
5 bin işçiyi kapsayan görüşmelere 14 Ağustos 2002 tarihinde sendikamız
merkezinde başlandı.
Toplantıya sendikamız ikinci başkanı Talha Altınbaşak ve yönetim kurulu
üyelerimiz katılırken, işçi sendikası adına da Tekstil Sendikası Başkan
Yardımcısı Kazım Doğan İle yönetim kurulu üyeleri katıldılar.
Samimi bir hava içinde başlayan görüşmelerde bir konuşma yapan Talha Altınbaşak
şunları söyledi:
"Cumhuriyetin ilanından bugüne tekstil sektörünün böyle bir sıkıntılı
ve zorluklar dönemine rastlamadım. Siyasi hayatımızdan, partilerimizden tutun,
sokaktaki normal bir vatandaşa kadar hepsi sıkıntıda, herkes memleketin hayrına
müspet bir iş yapmak için, belki büyük arzular besliyorlar ama ortaya müspet bir
eser çıkmıyor. Sendikalarımız, işçilerimiz, İşverenlerimiz öyle, herkes kendi
bünyesi İçinde büyük bir sıkıntıya muhatap. Şimdi bu sıkıntıyı millet olarak,
mümkün olduğu kadar, bünyemizi az sarsacak şekilde izole etmek ve düzeltmek
mecburiyetindeyiz. Bunun için de, her siyasi şahsiyete, her sendikalıya, her
işverene düşen önemli görevler var. Bunları idrak edebilmek ve bu sıkıntıdan
çıkışı en müspet şekilde gerçekleştirmek bizlere düşen önemli bir görev oluyor.
Bu itibarla kıymetli sendikacı arkadaşlarımızdan ben, bugün başlayacağımız toplu
sözleşmenin memleket hayrına müspet bir netice vermesi için gerekli bütün ilgiyi
göstermelerini diliyorum, istirham ediyorum.
İşverenlerin de aşın güçlüklerle sıkıntı içinde olduğunu, çalıştırmakta
oldukları işçileri istihdam etmeye devam edebilmeleri için çok büyük
zorluklarla, fedakarlıklarla karşı karşıya kalmak mecburiyetinde bulunduklarını
her gün müşahade ediyoruz.
Her gün üyelerimizden hakikaten akla mantığa uygun gelen çok büyük sıkıntılar
işitiyoruz. Buna mukabil çalışmakta olan insanların sıkıntıları da meydanda.
Çalışarak hayatını kazanmaya mecbur olan bir işçi, işsiz kalma tehlikesini bir
tarafa bırakın, bugün elde ettiği gelirle geçinmenin zorluklan karşısında ne
yapacağını şaşırmış bir vaziyette bulunuyor.
Bütün bunları giderebilmek için artık müşterek anlayışımıza, müşterek iyi
niyetimize bağlı olarak, ben şahsen bu kadar sene sendikanın içinde hizmet
vermiş bir insan olarak işçi sendikalanmızdan bu anlayışı istiyorum, onlar da
muhakkak bizden bir anlayış bekliyorlar, bu itibarla ben hayırlı olsun diyorum.
Bütün temennim bu müzakerelerin iyi sonuç vermesi ve memleket hayrına
neticelenmesi olacak.
Doğan: Görüşmeler anlayışla sonuçlansın
Tekstil Sendikası İkinci Başkanı Kazım Doğan ise çalışanların çok büyük
sıkıntılar yaşadığını, işyerlerinin kapandığını, milyonlarca kişinin işsiz
kaldığını anlattı. Ülkenin içinde bulunduğu bu çıkmaza sürüklenmesinin
sorumlusunun çalışanlar olmadığını ifade eden Doğan, şöyle devam etti:
"İşverenlerimizin de büyük bölümü kendi çabaları ve gayretleri ile işyerlerini
ayakta tutmak için büyük gayret içerisindeler. Bu toplu İş sözleşmesi döneminde
karşılıklı anlayışla en kısa zamanda bu işlerin usuleten neticelenmesini ve hem
çalışanların hem de çalıştıranların kendi önlerini görmesi gerektiğine
inanıyoruz.
Uzun yulardır toplu iş sözleşmesi masasında geçmişteki sendikal düşüncelerle
'şunu istiyoruz', 'bunu istiyoruz, mantığının ötesinde akıl için yol birdir
düşüncesi doğrultusunda bu işin bir an önce çözülmesini istiyoruz.
İşverenlerin içinde bulunduğu elbetteki çok ciddi sıkıntılar var. Önümüzdeki bu
sıkıntılann aşılması için bir gayret gösterilmesi gerekiyor. Bu gayreti
gösteriyoruz. Biz işveren heyetiyle Cumhurbaşkanı'na, hükümete gidip, herkese bu
sıkıntılan anlattık ama hiç kimse bizi dinlemiyor.
Tekstil sektörünün içinde bulunduğu bugünkü koşullarda tabii düne baktığımızda
bugün için bir hareketlilik ve yükseliş görüyoruz. Bu biraz sevindiricidir.
İşyerlerinde iş barışını korumak, çalışanların istihdamını sağlamak ve
önümüzdeki dönemde bu barışın devamı için elimizden gelen bütün katkıyı hep
beraber yapmalıyız diye düşünüyorum. Biz Tekstil Sendikası olarak kendi kişisel
düşüncemiz akıl ve mantık çerçevesinde en kısa zamanda bu toplu sözleşmeyi
bitirmek konusunda kararlıyız. Bunu gerçekleştirmek için elimizden geldiği kadar
bu konuda çaba harcayacağımızı belirtmek istiyorum,"
|