[ , ]    Sayı:276  Aralık 2002

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

Editör'den


 Güncel

   TİSK'den hükümete çağrı: İşsizliğe çözüm için istihdam üzerindeki yükleri kaldırın

   Öztemir: Türkiye'nin uygulaması gereken İstihdam Politikaları

  İSO 50.Yıl kutlamaları

  50 yıllık üyelere plaket

  GÖRÜŞLER:

Refik Baydur

Zafer Çağlayan

Sinan Aygün


 Firma

Altınyıldız kabuk değiştiriyor


 Araştırma

Türk ve Dünya Tekstili


 Hukuk

Prof. Dr. Tankut Centel

Firma

Altınyıldız kabuk değiştiriyor

1950'li yılların başında yünlü kumaş üretimiyle işe başlayan ve son birkaç yıl içinde yarattığı markalarıyla hazır giyimde de yerini alan şirket, müşterilerine daha uzun yıllar hizmet verebilmek için bugünlerde yeni stratejiler geliştiriyor.
Mehmet Hotiç anlatıyor
Sektörün öncü kuruluşlarından Bozkurt Mensucat, Bossa ve Yünsa'da görev yaptıktan sonra son 10 yıldan beri Altınyıldız'ın Genel Müdürlüğü'nü yürüten ve sektörde 30'uncu yılını geride bırakan Mehmet Hotiç, şirketin dününü ve hedeflerini anlattı.
Hotiç, şirketin 45 yıllık süre içinde Altmyıldız markasını Türkiye'de çok değerli hale getirdiğini ve iç pazarda yünlü kumaşta rakibi olmayan bir firma kimliğini koruduğunu söyledi.
Altınyıldız'ın son 5 yılda yurtdışı pazarlarda da önemli bir pazar payı oluşturduğunu söyleyen Hotiç, markanın direkt tüketiciye ulaşması için 1994 yılında ilk yurtdışı pazarlama şirketini Almanya'da kurduğunu kaydetti. Altınyıldız'ın marka değerini korumak ve işini büyütmek için 1996 yılında hazır giyime de yatırım yaptığını belirten Hotiç, şöyle konuştu:
"Önce kadın ceketi ve erkek takım elbise üreterek bu yatırıma başladık. 1995 yılma kadar tamamen bir tekstil fabrikasıydık. 1996 yılında Altmyıldız maraksıyla hazır giyimde de ihracata adım atmış olduk. Bunu yaparken bir hazırlık dönemi geçirdik ve Ermenegildo Zegna'dan hazır giyim know how'u satın aldık. Bu süreci tamamlayıp teknoloji anlamında kendimize güvenir hale geldiğimizde 1997 yılının Eylül ayında hazır giyimde mağazacılığa girdik. 1999 yılının Eylül ayında Network markasıyla kadın konfeksiyon mağazacılığına başladık. Böylece Altmyıldız 3 yıl içinde tekstilin yanına 2 yeni iş kolu daha yaratmış oldu. Bugün tekstil, hazır giyim ve mağazacılık işkollarında faaliyetimize devam ediyoruz."
"Krizden ders çıkardık"
2002 sonunda Altınyıldız'ın cirosunun yaklaşık 100 milyon dolar olacağını ve bunün 50 milyon dolarının tekstil, geri kalan bölümünün de hazır giyim ve mağazacılık alanlarından sağlanacağını ifade eden Hotiç, yaşanan krizden sonra ekonomide beklenen ortamın halen oluşmadığını, 2003 yılından itibaren çok daha büyük cirolar hedefleyeceklerini belirtti. 50 yıllık deneyime rağmen ekonomik krizden birtakım dersler çıkardıklarını söyleyen Hotiç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Artık Türkiye'de Altınyıldız ve benzeri birçok şirketin dünya şirketi olması gerekiyor. Bu kriz oldu bitti, artık bir daha olmaz diyemeyeceğimize göre bundan sonra olabilecek krizlere karşı en büyük direnç dünya şirketi olmaktır. Dünyadaki temel pazarlarda müşteri portföyünüzü oluşturup, toplam faaliyetinizin önemli bir kısmını yurtdışında yapıyorsanız o zaman krizlerden etkilenmezsiniz. Altınyıldız'ın son krizden çıkardığı ders, sadece ihracat yapmak anlamında dış pazara açılmak değil, bu küçük bir tanım. Bugün iyi bir müşteriniz 3-5 ay sonra bir başkasından iyi fiyata mal bulursa sizi bırakabilir, dolayısıyla ihracat yapma boyutundan çıkıp gelişen dünya pazarlarındaki büyük merkezlerde satış ve pazarlamanızı, kurumsal kimliğinizi yerleştirip kalıcı olmanız lazım. Bizim son 1.5 yıl içinde üzerinde en fazla durduğumuz konu bu oldu. Her pazarda 3-4 büyük oyuncuyla kalıcı bir işbirliğini kurmaya çalışıyoruz. New York'ta Altınyıldız Corperation adıyla bir şirket kurduk. ABD'ye ihracat yapmak fazından çıkıp, bu pazarda Altınyıldız'ı yerleşik hale getirmek istiyoruz. ABD'de büyük bir ciro sahibi olan bir dağıtım şirketiyle 4 ay önce bir anlaşma yaptık. Şu anda ABD'de 4 büyük dağıtım grubuyla iş anlaşması yapmış durumdayız. Avrupa'da da bunu gerçekleştirmek için İngiltere'yi seçtik. Aynı şeyi Uzakdoğu'da da Japonya'da yapıyoruz. 2003 yılında belki Rusya pazarında benzer bir yapılanmaya gidebiliriz."
Yatırım yapmamanın bedeli
Krizde birçok şirket gibi Altınyıldız'ın da yatırım yapmama kararı aldığını, ancak yatırım yapmamanın da bir bedeli olduğunu hatırlatan Hotiç, "Tekstil, hazır giyim devamlı teknolojisi yenilenen sektörler. Yatırımları durdurduğunuz zaman geri kalmaya başlıyorsunuz. Altınyıldız son 5 aydır önce teknolojik yatırımlarına hız verdi. 2 ay içinde apre ve boya gruplarına yaklaşık 2.5 milyon Euro yatırım yaptık. Geçen yılın başında da 1.5 milyon dolarlık hazır giyim yatırımı yapmıştık. Yani büyüme değil, teknolojik yatırımlar yaptık. Bunun devamı olarak yaklaşık 3.5 milyon dolarlık bir yatırım planımız daha var. Bununla da büyüme yatırımına doğru yönleneceğiz. Ocak ayından sonra bu yatırıma başlanacak. Tekstilde kapasitemizi tam kullanıp bu pazarlarda oluşan taleplere karşı pozisyonumuzu güçlendirmek istiyoruz" diye konuşuyor.
Üretime dönük faaliyetleri en azından orta vadede Türkiye'de gerçekleştirmek istediklerini de dile getiren Hotiç, ancak hazır giyimin insan gücü maliyetinden direkt etkilenen bir sektör olduğunu vurguladı. Hotiç, şöyle devam etti:
"2000 yılı Şubat ayı öncesinde bu sektörde işçilik maliyeti yıllık 9 bin dolara kadar çıkmıştı. Bugün en önemli sorun olarak işçilik maliyeti gözüküyor. Türkiye'de hazır giyim ve tekstilde işçilik maliyeti 2 bin dolarla 9 bin dolar arasında değişiyor. Üstelik aynı dönem içinde sendikalı işçi ve sendikasız işçi maliyetinde 2 bin dolarla 6 bin 500 dolar arasında fark var. Bu, Türkiye'nin çözmesi gereken temel bir sorun. Eğer bu sorunu uzun vadede çözecek bir konsensüs sağlayamazsak, birçok şirkette olduğu gibi Altınyıldız da üretim faaliyetlerinin bir kısmını yurtdışına taşıyacaktır."
Hazır giyim üretimini yurtdışına kaydırıyor
Altınyıldız'ın 2002 yılında hazır giyim üretiminin bir kısmını Ürdün, Bulgaristan, Makendonya gibi ülkelerde yaptırmaya başladığını da kaydeden Hotiç, bunu sürdürmek için de yapılanmaya devam ettiklerini kaydetti. Hotiç'in konuyla ilgili sözleri şöyle:
"Bu pazarlarda henüz yatırımcı değiliz, ancak fason bazında oralarda üretmeye başladık. Hazır giyimde toplam üretimimizin yüzde 25'ini dışarıda üretiyoruz. Kota sıkıntısı nedeniyle gittiğiniz bu ülkelerde aynı kalitedeki ürünü daha ucuza yaptırıyorsanız o pazarda kalıcı oluyorsunuz, rekabet de bunu gerektiriyor. Bizim karar vermemiz gereken bir şey var. Türkiye'de sektörel anlamda ücreti dünya rekabetine oturtabileceğimiz bir standart getirmek. Eğer o ücret standardında kalmaya çalışan, işveren ve sendikalar olarak konsensüse varamazsak, istikrarlı büyüme olmayacak demektir. Türkiye bu sektörde büyüyecekse ücret konusunda bir konsesüs gerekiyor. Hatta devletin de SSK primleri ve vergiler konusunda bu konsesüse katılımını sağlaması lazım. Hazır giyim sektöründe dünyada en az 20-25 yıl daha büyük oyuncu olma fırsatımız var."

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2003 TÜTSİS      -      boratur.net