Güncel
40.
Kuruluş Yıldönümünde istihdam Politikalarını masaya yatıran TİSK'den hükümete
çağrı:
İşsizliğe çözüm için istihdam
üzerindeki yükleri kaldırın

20 Aralık 1962'de kurulan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK),
40'ıncı kuruluş yıldönümünü kutladı. TİSK, 40'ıncı yıl etkinlikleri kapsamında
Ankara'da düzenlediği "İstihdam Politikaları konulu toplantıda, işsizlik
sorununa çözüm için istihdam üzerindeki yüklerin azaltılması istendi. Toplantıya
katılan Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu
ve Sanayi Bakanı Ali Coşkun da hükümetin işsizlik sorununun çözümü için kararlı
adımlar atacağı mesajını verdiler. Toplantının ana gündem maddelerinden birini
de İş Kanunu oluşaırdu. TİSK ve TOBB baş-kanlan 15 Mart'a kadar İş Kanunu'nun
çıkarılmasını istedi. TİSK Başkanı Refik Baydur. "Çalışanı koruyacağım diye hiç
iş bulamayanı işten mahrum etme hakkımız yok" derken, TOBB Başkanı Rifat
Hisarcıklıoğlu ise iş güvencesine karşı ol-madıklarını, ancak tüm konuların bir
bütünlük içinde bu iş kanunu içerisinde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Toplantıya katılan hükümet ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri şu
görüşleri aktardı:
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin: Türkiye'yi yatırım cenneti yapmalıyız
"Ülkemiz maalesef işsiz insanı en çok olan ülkelerin başındadır. Son yıllarda
işi varken işini kaybedenlerin sayısı milyonlan aşmıştır. Amerika'yı yeniden
keşfetmeye gerek yok. İstihdamın çaresi üretim, üretimin çaresi de yatırımdır.
Çok üretmek ve istihdamı artırmak istiyorsak Türkiye'yi bir yatırım cenneti
haline getirmeliyiz."
Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu: işverenin yükünün bilincindeyiz
"İşverenin üstündeki yüklerin ağırlığının bilincindeyiz. İşsizlik bugün ekonomik
sorun olmasının yanı sıra aynı zamanda toplumsal bir sorundur. Bu nedenle
işsizlikle mücadele hükümetimizin en öncelikli konusudur. Bunun için öncelikle
sürdürülebilir bir büyümenin garanti altına alındığı bir makro ekonomik ortamın
oluşturulması gerekmektedir. Hükümetimiz, işletmelerin yatırım, verimlilik ve
istihdamı artırıcı faaliyetlerini destekleme kararlılığındadır. Bu çerçevede
yatırımın önündeki bürokratik engeller kaldırılacaktır."
Baydur'dan İş Güvencesi Yasası'nı çıkaran 57.
Hükümet'e sert eleştiri:
Aç karın ile vatan millet şarkısı dinletemezsiniz
40'ıncı yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen etkinliklerin ikinci gününde,
İrlanda Mucizesi' başlıklı bir panel düzenlendi. Panelin açılışında konuşan TİSK
Başkanı Refik Baydur, Türkiye'nin en ağır yarayı aldığı Şubat 2001 krizinde 7
milyar doların spekülatörlerin cebine girdiği ve 57'inci Hük ümet'in
bunu sadece seyretmekle yetindiğini belirtti.
Seçime giderken İş Güvencesi Yasasını çıkaran 57. Hükümetin bazen işverene bazen
işçiye tavizler vererek ayakta kalmaya çalıştığını anlatan Baydur, en büyük
sorunun işsizlik olduğunu belirterek, "Aç karın ile vatan millet şarkıları
dinletemezsiniz. Önce insanlara iş sağlamak sonra vatan ve millet şiirleri
okumak göreviniz olmalıdır" dedi.
Baydur konuşmasında, AB konusunda 58. Hükümet'in katettiği mesafenin de iyi bir
mesafe olduğunu belirtti. AB konusunda beklentilerin tam olarak
karşılanamadığını ifade eden, bu durumun ortaya çıkmasında önceki hükümetlerin
geç davranmasının etkili olduğunu söyledi. "Mesut Yılmaz ile AB sevdalısı diye
alay edenler bile oldu. Ama bu konudaki yavaşlığımız bizi bu duruma getirdi"
diye konuşan Baydur, her türlü karara rağmen Türkiye'nin önümüzdeki dönemde
Avrupa ile ilişkilerini sürdürerek bu zor geçiti aşacağını kaydetti. Baydur, "AB
uygar bir bölge ama duygusal bir bölge değil. Duygusallığa imkan vermemeliyiz"
dedi.
"İrlanda bize örnek olmalı"
Konuşmasında İrlanda Modeli üzerinde de duran TiSK Başkanı Baydur, "İrlanda
Mucizesi'ni yaratan faktörler arasında işçi, işveren ve hükümet kesimleri- nin
toplumsal işbirliği modelini birlikte ortaklaşa benimseyerek uygulamalarının
bulunduğunu belirtti. Baydur, 1980'li yıllarda ekonomisi tekleyen irlanda'da her
kesimin fedarkarlıkta bulunması ve her kesimin elini taşın altına koyması
sonucunda sağlanan uyum ve uzlaşma ile başarının sağlandığını söyledi.
TiSK Başkanı Refik Baydur'un konuşmasının ardından irlanda Büyükelçisi Sean
Whelan'ın katıldığı panele geçildi. İrlanda'nın Türkiye Büyükelçisi Whelan,
yatırım ve istihdam yaratmak açısından İrlanda modeli ve ekonomisi hakkında
açıklamalarda bulundu. İrlanda'nın AB'de de 1990'dan 2000 yılına kadar yüzde 8.5
ile en fazla büyüyen ekonomi olduğunu belirten Whelan, İrlanda'da 1 milyon 75
bin işgücünün bulunduğunu ve 1994 yılından bu yana 400 bin işgücü yaratıldığını
söyledi. İrlanda'da işsizliğin yüzde 5 in altında olduğunu belirten Büyükelçi,
İrlanda'nın yakaladığı başarıda pragmatik ve güçlü bir devlet, vergi
po-litikaları, rekabetçi maaş oranlan, dış yatırım akışı gibi unsurların etkili
olduğunu söyledi. Son 10 yılda İrlanda'ya deniz ötesinden önemli bir yabancı
yatırımcı geldiğini belirterek, bunların çoğunun elektronik alanında olduğunu
söyledi. AB'ye gelen yabancı yatırımın önemli bir bölümünü İrlanda'nın çektiğini
anlatan Whelan, istikrarlı politika, bilişim sektöründe sağlanan gelişme ve işçi
ile işveren arasında sağlanan güven ve banş ortamının yabancı sermayeyi
çektiğini belirtti.
İrlanda, 10 üründen 9'unu ihraç ediyor
İrlanda'nın ürettiği her 10 üründen 9'unu ihraç ettiğini ve dünyada bu konuda
ikinci sırada yer aldıklarını belirten Whelan, halen en büyük hedeflerinin
yüksek katma değerli yatırımları çekmek olduğunu söyledi.
Büyükelçi Whelan'ın konuşmasının ardından panelin yorumcularından Bahçeşehir
Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Eser Karakaş, İrlanda'da dikkat çeken en
önemli unsurun ekonomik büyüklüklerinde sağlanan istikrar olduğunu söyledi.
Karakaş, İrlanda ekonomisinde bugüne kadar büyük kırınganlıkların yaşanmadığına
dikkat çekti. Karakaş, 1996'da milli gelirin 1996'da yüzde 74'e eşit olan kamu
borç stokunun yüzde 30'lara gerilediğini söyledi.
Gazeteci Cüneyt Ülsever de Türkiye'nin bilişim sektörüne önem vermesi
gerektiğini belirterek, yabancı sermaye konusunda da zihniyet değiştirmesi ve bu
konudaki fobisini üzerinden atması gerektiğini ifade etti.
Sanayi Bakanı Ali Coşkun: İşyeri güvencesi olmadan işgüvencesi olmaz
"Ekonomik programda sosyal boyut ihmal edilmiştir. Hükümetimiz istihdam
sorununun çözümü için öncelikli programlar geliştirmiştir. Her yaştaki her
şarttaki işsiz için kısa süreli eğitim ve danışmanlık hizmetleri etkin hale
getirilecektir. Üniversite-sanayi işbirliğine önem vermekteyiz. Yüzde 5 ile 7
oranında büyüme ile enflasyonu da 3 yıl içinde yüzde 10'ların altına düşürmek
mümkündür. Önemli olan devletin ekonomiden çekilerek asli görevine dönmesidir.
Ekonomik programın arkasında bizden önce bir siyasi otorite yoktu. Onun için bir
çokbaşlılık söz konusuydu. Bütün bakanlıklarımızda yeniden yapılanma
içerisindeyiz. İş güvencesinin tek çözümü işçi, işveren ve hükümet
temsilcilerinin bir odaya kilitlenmesi ve uzlaşana kadar orada kalmalarıdır. Bu
uzlaşmanın 15 Mart'tan önce mutlaka yapılması gerekiyor. İş güvencesi ekonominin
istikrara ulaşması için son derece önemli bir olgudur. Ama işyeri güvencesi
olmadan da iş güvencesi olmuyor."
 Türkiye İşveren Sendikaları
Konfederasyonu'nun (TİSK) 40. yıl kutlamaları çerçevesinde Ankara'da düzenlenen
"İstihdam Politikaları" Seminerinin kapanış gecesinde Yönetim Kurulu Başkanımız
Sayın Halit Narin'e, TİSK'in Onursal Başkanı olarak Konfederasyona ve çalışma
hayatına yaptığı başarılı hizmetlerdin dolayı TİSK Başkanı Sayın Refik Baydur
tarafından bir şükran plaketi sunuldu.
TİSK, 5 sendikayla yola çıktı
Türkiye'de çağdaş anlamda işçi-işveren ilişkilerinin temeli 1961 tarihli Anayasa
ile atıldı. 1961 Anayasası işçi ve işverenlere sadece sendika kurma hakkını
vermekle kalmadı, aynı zamanda toplu iş sözleşmesi ve grev ve lokavt haklarını
da tanıdı. Türkiye İşveren Sendikaları Konfe-derasyonu'nun doğuşu; Madeni Eşya
Sanayicileri Sendikası, İstanbul Tahta Sanayii işverenleri Sendikası, İstanbul
Tekstil Sanayii işverenleri Sendikası, İstanbul Gıda Sanayii işverenleri
Sendikası, İstanbul Matbaacılık Sanayii işverenleri Sendikası, İstanbul Cam
Sanayii İşverenleri Sendikası'nın 15 Ekim 1961'de İstanbul İşveren Sendikalan
Birliği adı altında toplanmalarıyla başladı.
Ülke çapında bir örgütlenmeye gidilmesiyle Birliğin adı 20 Aralık 1962 tarihinde
toplanan II. Olağan Genel Kurul'da Türkiye İşveren Sendikalan Konfederasyonu
olarak değiştirildi. Konfederasyonun kuruluşundan 1965 yılı ortalarına kadar
İstanbul'da bulunan merkezi, 5 Ağustos 1965'de toplanan olağanüstü genel kurulda
yapılan ana tüzük değişikliğini takiben Ankara'ya nakledildi. Daha sonra çeşitli
tarihlerde katılan sendikalarla, Konfederasyon üyelerinin sayısı 17'ye ulaştı.
Konfederasyonun bütçesi üye sendikalarca ödenen aidatla karşılanıyor.
Kuruluşundan bu yana TİSK başkanları: Dr. Şahap Kocatopcu
20.12.1962-19.12.1967 Kemal Haraççı
08.01.1968-26.12.1968 Ertuğrul Soysal
08.01.1969-26.12.1968 Halil Kaya
08.01.1970-27.04.1974 Halit Narin
27.04.1974-12.121989 Refik Baydur
12.12.1989-.............
|