Bu Sayı
Editör'den
Güncel
TİSK'den hükümete çağrı: İşsizliğe çözüm için istihdam üzerindeki yükleri
kaldırın
Öztemir: Türkiye'nin uygulaması gereken İstihdam Politikaları
İSO 50.Yıl
kutlamaları
50 yıllık
üyelere plaket
GÖRÜŞLER:
Refik Baydur
Zafer Çağlayan
Sinan Aygün
Firma
Altınyıldız
kabuk değiştiriyor
Araştırma
Türk ve Dünya
Tekstili
Hukuk
Prof. Dr.
Tankut Centel
|
Editör'den
Ekonominin yarısı kayıt dışında
kalmaya devam mı edecek?

Devlet Planlama Teşkilatı uzmanlarından Ayşegül Şimşek Tandırcıoğlu'nun
gerçekleştirdiği "Türkiye'de Kayıtdışı Ekonomi" adlı çalışma, kayıtdışı
ekonominin vardığı boyutları göstermesi açısından oldukça önemli.
Tandırcıoğlu, Türkiye'de 1985-2001 yılları arasında kayıtdışı ekonominin,
kayıtlı ekonomiye oranının ortalama yüzde 40 olduğunu hesaplamış. Bu 16 yılın
ortalaması tabii. Son yıllarda bu oranın arttığı da kaydediliyor çalışmada.
Çünkü, sürpriz değil, kriz derinleştikçe, ekonomi daha fazla kayıt dışına
kayıyor.
Tandırcıoğlu, bu durumu, çalışmasında "Özellikle ekonomik krizlerin yoğun
yaşandığı yıllarda, bu oran daha da yükseldi" diye tespit ediyor. DPT uzmanı
durumu tespit etmekle kalmıyor, sonuçlar da çıkarıyor. Şöyle ki...
".. Kayıtdışı ekonomi tüm ülkeler için önemli bir sorun elbette, ancak
Türkiye'de durum rakamların da işaret ettiği gibi oldukça acil.
Sonuç olarak Türkiye'de 1985-2001 yılları arasında kayıtdışı ekonominin kayıtlı
ekonomiye oranının ortalama yüzde 40 olduğu tahminini yapmak ve özellikle
ekonomik krizlerin yoğun yaşandığı yıllarda bu oranın daha da yükselebildiğini
vurgulamak mümkündür.
.. Kayıtdışı ekonominin azaltılması için alınabilecek önlemler, bu konu ile
mücadelede oldukça belirleyici. Bu önlemler ne kadar etkin olursa olsun
sonuçları ancak belirli bir zaman sonra alınabiliyor. Bu nedenle yeni gelişmeler
karşısında daha çabuk karar alınarak uygulamaya geçilmesi gerekiyor.
.. MERNİS gibi önemli projeler ile birlikte, bu konuda çözüm sağlayacak bilgi
ağları altyapısını oluşturmak ve tüm kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu
sağlamak, sorunun çözümüne kolaylık getirecektir. Ayrıca bu konuda kamuoyu
bilincinin oluşturulması ve eğitim çok önemli."
Eh, başlıktaki soruyu ise, tarife gerek yok, nesnel durum karşımıza koyuyor.
Her zaman olduğu gibi talihsizlikler yine karşımızda. Raporun en azından kısa
vadede hak ettiği ilgiyi görmesi beklenmiyor. Çünkü Türkiye'nin gündemi yine çok
başka noktalara kilitlenmiş durumda.
"Irak'ta beklenen savaş durumu, AB'ye üyelik tartışmaları ve dıştan kaynaklanan
problemler, yeni hükümet/yeni program stresi..."
Yani 2002'ye başlarken belirsizlik yaratan durumlar diye saydığımız tüm
başlıklar yerli yerinde duruyor. Durmakla kalmıyor, 2003'ü de bulanıklaştırıyor.
İş dünyası ise daha berrak bir ekonomi beklentisini şimdi de yeni hükümete
anlatıyor..
|