Bu Sayı
Editör'den
Güncel
Toplu
sözleşme görüşmelerinde uyuşmazlık
Alman
sanayiciler, Türk tekstil sektörü ile İstanbul'da buluştu
İş
Güvencesi Kanunu tartışması
Ekonomi
Ekonominin
zirvesi Antalya'da toplandı
Sektör
Erhan Özkan;
Tekstilin çıtasını daha yukarıya taşıyacağız
Hukuk
DEVAMSIZLIK
NEDENİYLE HİZMET SÖZLEŞMESİNİN FESHİ
|
Editör'den
Kışın sonrası bahar
mı?
Borç çevrilebilir mi
çevrilemez mi diye aylardır konuşuluyordu ya... Hazine yetkilileri konuyu
ABD'de, IMF ve Dünya Bankası toplantılarında netleştirdiler.
Önümüzdeki fotoğraf şu: Hazine 2003 yılında 63 milyar dolan iç, 11 milyar doları
da dış olmak üzere 74 milyar dolar kamu borcunu "çevirmek" zorunda.
Bazı noktaların altını çizelim...
• Bu plan, ödemelerin ABD doları bazında 2002 yılına göre yüzde 16 azalması
anlamına geliyor. Çünkü 2002 yılının bütününde Hazine toplam 87 milyar dolar
kamu borcunu ödemiş (veya yeni ihalelerle ertelemiş) olacak.
• Ödenecek 63 milyar dolar iç borcun 36 milyar doları anapara, 27 milyar doları
da faiz.
Ödenecek 11 milyar dolar dış borcun ise 8 milyar doları anapara, 3 milyar doları
da faizlerden oluşuyor.
• Bu da paranın kaynağı.. Ödenecek 74 milyar doların 53 milyar doları iç
borçlanma ile finanse edilecek (işte size çevirme). 2003 yılındaki iç
borçlanmanın 48 milyar doları piyasalardan, gerisi ise kamu kurum ve
kuruluşlardan yapılacak.
***
IMF'den ek kaynak istenecek mi peki?..
Seçim hükümetinin ekonomi bakanı Masum Türker'e göre bu kesinlikle gereksiz.
Eski bakan Derviş ise "gerekli olabilir" diyor.
Peki iş dünyasının ekonomi yönetiminin açıklamalarına tepkisi ne durumda?
Bunun cevabı ise yine anketlerde...
Evet, enflasyon düşüyor.
Büyüme de kaydedilecek yıl sonuna kadar.
Dövizde tüm olumsuzluklara rağmen bir durulma söz konusu..
Tüm bunlar bir yıl önce yaşanıyor olsaydı gazeteci deyimiyle "piyasalar tavan
yapardı."
Ama heyhat, "piyasalar" tepki vermiyor. Tersine iyimser havanın yerini daha
fazla umutsuzluk alıyor.
Bunun nedenleri muhtelif...
"Seçimlerden nasıl bir tablo çıkacak, Irak harekatı bizi nasıl etkileyecek, AB
ile ilişkilerde kopma noktasında mıyız yoksa, Rusya Laleli'nin ipini çekecek mi
gerçekten, işsizlik sorunu hiç alışık olmadığımız sokak olaylarına götürür mü
ülkemizi, deprem ne zaman yakalayacak şehrimizi..."
Kafalardaki sorular çok, ama yanıtlar şu sıralar hep aynı:
"Hele şu seçimler yapılsın.
Bir de şu Irak sorunu sonuçlansın."
Sonrası nasıl olsa bahar.
|