[ , ]    Sayı:273  Eylül 2002

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


 Güncel

  Sendikamız ile Öz İplik-İş Sendikası arasındaki toplu sözleşme görüşmeleri başladı


 Ekonomi

Narin: Tekstilin ihracat potansiyeli değerlendirilemiyor

İhracat düşüşte, ithalat yükseliyor


 Söyleşi

Paker: Rusya, tekstil için çok önemli


 Firma

Tekerekoğlu'dan büyümenin formülleri


 Hukuk

İŞYERİNİN DEVRİ HALİNDE HİZMET SÖZLEŞMESİNİN FESHİ

Editör'den

Seçim ekonomisi kriz ekonomisi


Seçim kararının alınmasından sonra ekonomide ibrenin aşağı doğru döndüğü gözleniyor. "Bu kadarı normal" diyenlerin yanında, "seçim ekonomisi uygulanmasın diye beklerken, kriz ekonomisi bulduk" diyenler de var. Karamsarlık yeniden ortak ruh halimiz. Öyle ki açıklanan bazı iyi tablolara bile şüphe ile yaklaşıyoruz.


Sanayi üretimindeki yüzde 12'yi aşan büyüme rakamı örneğin.. Yanıtı zor soru şu: İşletmeler bir bir kapanmaya devam ederken, nasıl oluyor da bu kadar büyüyebiliyoruz?
Peki ya işsizlik rakamına ne demeli? Yüzde 8.8 büyüme açıklanan dönemde işsizlik yüzde 6.9'dan 9.6'ya yükselmiş. Eğitimli gençler arasındaki işsizlik daha da vahim, yüzde 23.7'den yüzde 27.2'ye çıkmış oran.
Yani "üretim arttı" denen dönemde işini kaybedenlerin sayısı azalmak bir yana artmış.


Yine resmi istatistiklere göre, bu yılın 1. çeyreğinde üretimde çalışan kişi başına kazanç endeksi, geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 17 gerilemiş. Lokomotif sektörlerde tüketimde bir artış eğilimi de gözlenmiyor.
Ancak iyimser olmak için önemli nedenimiz var.. O da ihracat. Nitekim sanayi sektörü ihracatla desteklendiği için artık krizden daha az etkileniyor.
İşsizliği körükleyen sektörler incelendiğinde ihracatın etkisiz kaldığı alanlar olduğu görülüyor.


İşte yılın ilk yarısında GSMH yüzde 4.7 büyürken, inşaat sektörü yüzde 5.3, madencilik sektörü yüzde 4,2, mali kuruluşlar yüzde 8.5 daralmış. İşsizliğin en çok arttığı sektörler de bu sektörler olmuş. Özellikle kalifiye elemanların çalıştığı finans sektöründeki küçülme eğitimli gençlerin işsizlik oranındaki artışını açıklıyor.
Öte yandan belki de seçimin gölgesinde kalan en önemli konulardan biri 2003 yılı bütçesi. Sessiz sedasız hazırlanan 2003 bütçesindeki büyüklüğün yaklaşık 135 katrilyon olması bekleniyor. Bu tek başına bir şey ifade etmeyebilir. Gerçek şu ki bütçenin detayları önümüzdeki sene IMF'den yeni destekler istenip istenmeyeceğinin en somut göstergesi olacak.


Şimdilik şu kadarı tedirgin olmak için yeter, hatta artar bile:
Faizin vergi gelirlerine oranı 2001 yılında yüzde 103'e ulaşmıştı. Bu yıl oran biraz daha yükseliyor. İlk yedi ay sonunda faiz/vergi geliri dengesi yüzde 105 olarak gerçekleşti. Yani tüm Türkiye çalışıyor, vergi veriyor. Bu verginin tümü sadece faize gidiyor. Ama heyhat, Türkiye faizi ödeyemiyor, yüzde 5 açık kalıyor elde.
Mevcut hükümet arada bir IMF'ye yeni sözler vermeyeceğiz diyor ya!.. Bunu söyleten işte bu tablo...

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002 TÜTSİS      -      design boratur.net