Bu Sayı
Editör'den
Güncel
Sendikamız
ile Öz İplik-İş Sendikası arasındaki toplu sözleşme görüşmeleri başladı
Ekonomi
Narin:
Tekstilin ihracat potansiyeli değerlendirilemiyor
İhracat
düşüşte, ithalat yükseliyor
Söyleşi
Paker:
Rusya, tekstil için çok önemli
Firma
Tekerekoğlu'dan büyümenin formülleri
Hukuk
İŞYERİNİN
DEVRİ HALİNDE HİZMET SÖZLEŞMESİNİN FESHİ
|
Editör'den
Seçim ekonomisi kriz ekonomisi
Seçim kararının alınmasından sonra ekonomide ibrenin aşağı doğru döndüğü
gözleniyor. "Bu kadarı normal" diyenlerin yanında, "seçim ekonomisi uygulanmasın
diye beklerken, kriz ekonomisi bulduk" diyenler de var. Karamsarlık yeniden
ortak ruh halimiz. Öyle ki açıklanan bazı iyi tablolara bile şüphe ile
yaklaşıyoruz.
Sanayi üretimindeki yüzde 12'yi aşan büyüme rakamı örneğin.. Yanıtı zor soru şu:
İşletmeler bir bir kapanmaya devam ederken, nasıl oluyor da bu kadar
büyüyebiliyoruz?
Peki ya işsizlik rakamına ne demeli? Yüzde 8.8 büyüme açıklanan dönemde işsizlik
yüzde 6.9'dan 9.6'ya yükselmiş. Eğitimli gençler arasındaki işsizlik daha da
vahim, yüzde 23.7'den yüzde 27.2'ye çıkmış oran.
Yani "üretim arttı" denen dönemde işini kaybedenlerin sayısı azalmak bir yana
artmış.
Yine resmi istatistiklere göre, bu yılın 1. çeyreğinde üretimde çalışan kişi
başına kazanç endeksi, geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 17
gerilemiş. Lokomotif sektörlerde tüketimde bir artış eğilimi de gözlenmiyor.
Ancak iyimser olmak için önemli nedenimiz var.. O da ihracat. Nitekim sanayi
sektörü ihracatla desteklendiği için artık krizden daha az etkileniyor.
İşsizliği körükleyen sektörler incelendiğinde ihracatın etkisiz kaldığı alanlar
olduğu görülüyor.
İşte yılın ilk yarısında GSMH yüzde 4.7 büyürken, inşaat sektörü yüzde 5.3,
madencilik sektörü yüzde 4,2, mali kuruluşlar yüzde 8.5 daralmış. İşsizliğin en
çok arttığı sektörler de bu sektörler olmuş. Özellikle kalifiye elemanların
çalıştığı finans sektöründeki küçülme eğitimli gençlerin işsizlik oranındaki
artışını açıklıyor.
Öte yandan belki de seçimin gölgesinde kalan en önemli konulardan biri 2003 yılı
bütçesi. Sessiz sedasız hazırlanan 2003 bütçesindeki büyüklüğün yaklaşık 135
katrilyon olması bekleniyor. Bu tek başına bir şey ifade etmeyebilir. Gerçek şu
ki bütçenin detayları önümüzdeki sene IMF'den yeni destekler istenip
istenmeyeceğinin en somut göstergesi olacak.
Şimdilik şu kadarı tedirgin olmak için yeter, hatta artar bile:
Faizin vergi gelirlerine oranı 2001 yılında yüzde 103'e ulaşmıştı. Bu yıl oran
biraz daha yükseliyor. İlk yedi ay sonunda faiz/vergi geliri dengesi yüzde 105
olarak gerçekleşti. Yani tüm Türkiye çalışıyor, vergi veriyor. Bu verginin tümü
sadece faize gidiyor. Ama heyhat, Türkiye faizi ödeyemiyor, yüzde 5 açık kalıyor
elde.
Mevcut hükümet arada bir IMF'ye yeni sözler vermeyeceğiz diyor ya!.. Bunu
söyleten işte bu tablo...
|