Bu Sayı
Editörden
Güncel
NARİN:
Maliyenin bütün ağırlığı milletin üstünde
Ferizli
Halit Narin İlköğretim Okul açılışı ve Bolluca'da sevinç
Ashaboğlu, Eurocoton Başkan Vekili oldu
Turizm
Tekstil, turizmin de motoru
Firma
Karsu, Amerika'da şirket kurdu
Değerlendirme
Vergide
yeni dönem
Çalışma Hayatı
Çalışma hayatımızda esneklik ihtiyacı
Analiz
İşsizlik ve Çalışma Yasaları
Marka
MARKA
nasıl alınır, nasıl korunur?
|
Çalışma Hayatı
Çalışma hayatımızda esneklik
ihtiyacı

Tüm dünyada yaşanan küreselleşme ve biîgi toplumuna geçiş süreci, beraberinde
yeni kavramları, yeni değerleri ve yeni anlayışları gündemimize taşımaktadır.
Bunlardan bir tanesi de yeni yönetim anlayışıdır. Bu anlayışın temelinde ise
değişim, farklılaşma, ekip çalışması, hızlı karar alma ve esneklik gibi konular
yer almaktadır.
Böyle bir ortamda uluslararası rekabet gücünü korumak ve geliştirebilmek, her
ülke ekonomisinin gündemindeki en önemli konulardan birisini teşkil etmektedir.
Çağın gereklerine uyum sağlamanın ve rekabet edebilmenin kaçınılmaz bir sonucu
da esnekliktir.
Uluslararası piyasalarda yaşanan şok gelişmeler, üretim faktörlerinin de
değişmesine yol açmaktadır. İşletmelerin varlıklarını sürdürme ve rekabet etme
şansları, fiyat dalgalanmalarına ve maliyetlerdeki değişmelere en çabuk ve kolay
bir şekilde uyum sağlamalarına bağlı bulunmaktadır. İşletme ekonomisi açısından
ise, maliyetlerin düşürülmesi ve rekabet koşullarının oluşturulabilmesi için, iş
organizasyonlarının mümkün olduğu ölçüde esnek düzenlenebilmeğine ihtiyaç
duyulmaktadır. Esnek çalışma modellerinin geliştirilmesi ile, hem İşletmelerin
piyasadaki değişikliklere sorunsuz bir şekilde uyum sağlamaları, hem de artan
maliyeden dengelemek suretiyle rekabet güçlerini korumaları mümkün
olabilecektir.
Son günlerde ülkemizin gündeminde sıkça yer alan "Çağa Uyum" veya "Çağdaş
Çalışma Mevzuatı" gibi kavramlardan ne anlaşılmalıdır? Burada, çalışma düzeninin
ve ortamının değiştirilmesi, ekonomik uyum yeteneğinin arttırılması, üretimin
kolaylaştırılması için esnek kurallar sisteminin geliştirilmesi, yeni denge
arayışlarına gidilmesi ve taraflara çalışma şartlarını belirleme açısından daha
geniş bir yetki alanı bırakılması gibi hususların anlatılmak istendiği
düşünülmelidir.
Bilgi toplumunun gerçekleri ve dünya ekonomisinde ortaya çıkan rekabet koşullan,
her kesimi yeni ve yaratıcı çözümlere zorlamaktadır. Keza, yatırımı,
verimliliği, üretkenliği ve İstihdamı arttıran, sanayileşmeyi, kalkınmayı ve
rekabet edilebilirliği geliştiren bir yapısal değişimi gerekli kılmaktadır.
Bunun bir uzantısı olarak çalışma mevzuatımız, işletmelerin ekonomik değişimlere
hızla uyabilmelerini sağlayacak şekilde ve "Esneklik" ilkesine göre yeniden
yapılandırılmalıdır. Zira, katı özelliklere sahip çalışma normları, rekabet
gücünün gelişmesini engellemektedir.
Yeni teknolojilere yapılan büyük yatırımlar karşısında, çalışma sürelerinin de,
kullanılan makinelerin kapasitelerine uyum sağlayacak bir şekilde yeniden
düzenlenmesini gerekli kılmaktadır, öte yandan, yeni bilgisayar teknolojileri,
internet ve elektronik ticaret alanında yaşanan hızlı gelişmeler de, iş
sürelerinin esnekleştirilmesrni ve farklılaştınlmasını zorunlu hale
getirmektedir.
İş sürelerini esnekleştirmenin sadece işletmeye değil, çalışanlara da yararlar
sağlayacağı kabul edilmektedir. İşçi de kendisine en uygun olan çalışma zamanını
ve çalışma şartlarını belirleyebilirle imkanına kavuşacaktır. Esneklik, yeni iş
İmkanları demektir. Katı yasal düzenlemeler yerine, tarafların mutabakatı ile
ihtiyaca daha uygun bir çalışma ortamı geliştirilebilecektir. Bu durum toplumsal
yaşantıyı da olumlu yönde etkileyecektir.
Sanayide ileri gitmiş ülkeler, esnek çalışma modellerini istihdamı teşvik edici
nitelikte görmekte ve işsizlik sorununa bir çözüm yolu olarak
değerlendirmektedirler. Çalışma sürelerini esnekleştirmek suretiyle, işsizliğin
önüne geçmek istemektedirler. Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde istihdam
azalmasına yol açmadan, İşletmeyi ayakta tutabilecek bir araç olarak
görmektedirler. Neresinden bakılırsa bakılsın, iş dönüp dolaşıyor ve sonunda
gelip rekabette kilitleniyor. Küresel rekabet ise beraberinde eğitimli işgücünü
ve esnek üretimi gündeme getiriyor. Üretken ve nitelikli işgücü ihtiyacı, her
geçen gün daha çok hissediliyor.
Yukarıda değindiğimiz nedenlerle, sosyal kesimler arasında bir uzlaşma
sağlanarak, esnek çalışma modellerinin biran önce çalışma mevzuatımıza
kazandırılması artık kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Gerek yasalarımızda ve gerekse
toplu İş sözleşmelerimizde yer alan ve esnek çalışmanın önünde bir engel
oluşturan hükümlerin mutlaka değiştirilmesi gerekmektedir. Esnek çalışma
modelleri yasal düzenlemelerle mevzuattaki yerini aldığı zaman, birçok sorunumuz
çözüme kavuşabilecek, yaşanan olumsuzluklar ortadan kalkacaktır.
Türk çalışma mevzuatı, eski devletçi zihniyetin çağımıza taşıdığı katı
hükümlerle ve global arenada bizi geri bırakan çağdışı düzenlemelerle doludur.
Oysa, ekonomi ve teknoloji sınır tanımaz. Batı ülkelerinde esnek çalışma
uygulamaları giderek yaygınlaşmakta, farklı boyutlar kazanmaktadır. Hal böyle
iken, ülkemizde tam tersi gelişmeler yaşanmakta, ekonominin motoru olan
müteşebbisin önüne türlü engeller konmaktadır. İşletmelere sahip çıkan, üretimi
ve rekabeti ön planda tutan yaklaşımlar yerine, çalışma hayatımızı büsbütün
katılığa itebilecek birtakımı girişimlerin mantığını anlamamız ve paylaşmamız
mümkün değildir.
Sanayimizin ve sanayicimizin ihtiyaçlarını esneklik boyutuyla ele alacak olan
teknik çalışmaların biran önce tamamlanarak, tüm kesimlerin menfaatlerini
gözetecek ve dengeleyecek bir anlayışla yasal zemine oturtulmasını diliyor ve
bekliyoruz. 
|