[ , ]    Sayı:270  HAZİRAN 2002

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editörden


 Güncel

  NARİN: Maliyenin bütün ağırlığı milletin üstünde

  Ferizli Halit Narin İlköğretim Okul açılışı ve Bolluca'da sevinç

  Ashaboğlu, Eurocoton Başkan Vekili oldu


 Turizm

  Tekstil, turizmin de motoru


 Firma

  Karsu, Amerika'da şirket kurdu


 Değerlendirme

  Vergide yeni dönem


 Çalışma Hayatı

  Çalışma hayatımızda esneklik ihtiyacı


 Analiz

  İşsizlik ve Çalışma Yasaları


 Marka

  MARKA nasıl alınır, nasıl korunur?

Çalışma Hayatı

Çalışma hayatımızda esneklik ihtiyacı

 

Tüm dünyada yaşanan küreselleşme ve biîgi toplumuna geçiş süreci, beraberinde yeni kavramları, yeni değerleri ve yeni anlayışları gündemimize taşımaktadır. Bunlardan bir tanesi de yeni yönetim anlayışıdır. Bu anlayışın temelinde ise değişim, farklılaşma, ekip çalışması, hızlı karar alma ve esneklik gibi konular yer almaktadır.
Böyle bir ortamda uluslararası rekabet gücünü korumak ve geliştirebilmek, her ülke ekonomisinin gündemindeki en önemli konulardan birisini teşkil etmektedir. Çağın gereklerine uyum sağlamanın ve rekabet edebilmenin kaçınılmaz bir sonucu da esnekliktir.
Uluslararası piyasalarda yaşanan şok gelişmeler, üretim faktörlerinin de değişmesine yol açmaktadır. İşletmelerin varlıklarını sürdürme ve rekabet etme şansları, fiyat dalgalanmalarına ve maliyetlerdeki değişmelere en çabuk ve kolay bir şekilde uyum sağlamalarına bağlı bulunmaktadır. İşletme ekonomisi açısından ise, maliyetlerin düşürülmesi ve rekabet koşullarının oluşturulabilmesi için, iş organizasyonlarının mümkün olduğu ölçüde esnek düzenlenebilmeğine ihtiyaç duyulmaktadır. Esnek çalışma modellerinin geliştirilmesi ile, hem İşletmelerin piyasadaki değişikliklere sorunsuz bir şekilde uyum sağlamaları, hem de artan maliyeden dengelemek suretiyle rekabet güçlerini korumaları mümkün olabilecektir.
Son günlerde ülkemizin gündeminde sıkça yer alan "Çağa Uyum" veya "Çağdaş Çalışma Mevzuatı" gibi kavramlardan ne anlaşılmalıdır? Burada, çalışma düzeninin ve ortamının değiştirilmesi, ekonomik uyum yeteneğinin arttırılması, üretimin kolaylaştırılması için esnek kurallar sisteminin geliştirilmesi, yeni denge arayışlarına gidilmesi ve taraflara çalışma şartlarını belirleme açısından daha geniş bir yetki alanı bırakılması gibi hususların anlatılmak istendiği düşünülmelidir.
Bilgi toplumunun gerçekleri ve dünya ekonomisinde ortaya çıkan rekabet koşullan, her kesimi yeni ve yaratıcı çözümlere zorlamaktadır. Keza, yatırımı, verimliliği, üretkenliği ve İstihdamı arttıran, sanayileşmeyi, kalkınmayı ve rekabet edilebilirliği geliştiren bir yapısal değişimi gerekli kılmaktadır. Bunun bir uzantısı olarak çalışma mevzuatımız, işletmelerin ekonomik değişimlere hızla uyabilmelerini sağlayacak şekilde ve "Esneklik" ilkesine göre yeniden yapılandırılmalıdır. Zira, katı özelliklere sahip çalışma normları, rekabet gücünün gelişmesini engellemektedir.
Yeni teknolojilere yapılan büyük yatırımlar karşısında, çalışma sürelerinin de, kullanılan makinelerin kapasitelerine uyum sağlayacak bir şekilde yeniden düzenlenmesini gerekli kılmaktadır, öte yandan, yeni bilgisayar teknolojileri, internet ve elektronik ticaret alanında yaşanan hızlı gelişmeler de, iş sürelerinin esnekleştirilmesrni ve farklılaştınlmasını zorunlu hale getirmektedir.
İş sürelerini esnekleştirmenin sadece işletmeye değil, çalışanlara da yararlar sağlayacağı kabul edilmektedir. İşçi de kendisine en uygun olan çalışma zamanını ve çalışma şartlarını belirleyebilirle imkanına kavuşacaktır. Esneklik, yeni iş İmkanları demektir. Katı yasal düzenlemeler yerine, tarafların mutabakatı ile ihtiyaca daha uygun bir çalışma ortamı geliştirilebilecektir. Bu durum toplumsal yaşantıyı da olumlu yönde etkileyecektir.
Sanayide ileri gitmiş ülkeler, esnek çalışma modellerini istihdamı teşvik edici nitelikte görmekte ve işsizlik sorununa bir çözüm yolu olarak değerlendirmektedirler. Çalışma sürelerini esnekleştirmek suretiyle, işsizliğin önüne geçmek istemektedirler. Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde istihdam azalmasına yol açmadan, İşletmeyi ayakta tutabilecek bir araç olarak görmektedirler. Neresinden bakılırsa bakılsın, iş dönüp dolaşıyor ve sonunda gelip rekabette kilitleniyor. Küresel rekabet ise beraberinde eğitimli işgücünü ve esnek üretimi gündeme getiriyor. Üretken ve nitelikli işgücü ihtiyacı, her geçen gün daha çok hissediliyor.
Yukarıda değindiğimiz nedenlerle, sosyal kesimler arasında bir uzlaşma sağlanarak, esnek çalışma modellerinin biran önce çalışma mevzuatımıza kazandırılması artık kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Gerek yasalarımızda ve gerekse toplu İş sözleşmelerimizde yer alan ve esnek çalışmanın önünde bir engel oluşturan hükümlerin mutlaka değiştirilmesi gerekmektedir. Esnek çalışma modelleri yasal düzenlemelerle mevzuattaki yerini aldığı zaman, birçok sorunumuz çözüme kavuşabilecek, yaşanan olumsuzluklar ortadan kalkacaktır.
Türk çalışma mevzuatı, eski devletçi zihniyetin çağımıza taşıdığı katı hükümlerle ve global arenada bizi geri bırakan çağdışı düzenlemelerle doludur. Oysa, ekonomi ve teknoloji sınır tanımaz. Batı ülkelerinde esnek çalışma uygulamaları giderek yaygınlaşmakta, farklı boyutlar kazanmaktadır. Hal böyle iken, ülkemizde tam tersi gelişmeler yaşanmakta, ekonominin motoru olan müteşebbisin önüne türlü engeller konmaktadır. İşletmelere sahip çıkan, üretimi ve rekabeti ön planda tutan yaklaşımlar yerine, çalışma hayatımızı büsbütün katılığa itebilecek birtakımı girişimlerin mantığını anlamamız ve paylaşmamız mümkün değildir.
Sanayimizin ve sanayicimizin ihtiyaçlarını esneklik boyutuyla ele alacak olan teknik çalışmaların biran önce tamamlanarak, tüm kesimlerin menfaatlerini gözetecek ve dengeleyecek bir anlayışla yasal zemine oturtulmasını diliyor ve bekliyoruz.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002 TÜTSİS      -      3tur.com Tasarım