Sektör
Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu
Başkanı Mete Uğuz:
Krizin Ege'de yarattığı hasar büyük
Ekonomik
kriz Ege'deki tekstil ve konfeksiyon sektörüne ağır darbe vurdu. Son 4 yıldır
art arda yaşanan ekonomik krizler sonucunda Ege Bölgesi'nde çok sayıda köklü
firma üretimini durdurmak zorunda kaldı. Sadece İzmir'de 77 konfeksiyon firması
ve yüzlerce fason üretici kapandı. Krizin verdiği hasarın boyutlarının çok büyük
olduğunu belirten Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı
ve Ege ihracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu Başkanı Mete Uğuz. yaşanan sektörel
ve ekonomik krizlerden tüm sektörlerin etkilendiğini, ancak özellikle
konfeksiyon sektörünün sermaye yapısının da zayıf olması nedeniyle daha fazla
yara aldığını ifade etti.
Krizin faturasını Ege'deki tekstil ve konfeksiyon firmalarının çok ağır
bedellerle ödediklerini vurgulayan Uğuz, "Krizler sonucunda art arda çok sayıda
tekstil ve konfeksiyon firması kapandı. Ege'de Safir, Taç Sanayi, Akdeniz
Tekstil gibi çok büyük tekstil firmalarının üretimi durdu. İzmir Basma ve Kula
Mensucat gibi köklü firmalar ise ayakta kalmak için direniyorlar. Türkiye'nin
gözbebeği, yıllık 110 milyon dolar ciro yapan Denizli Basma bile 100 milyon
dolar borç için iş Bankası'nın eline geçti. Bunlar krizin çok önemli izleri.
Konfeksiyonda İse Ege'de 10-15 büyük kuruluş dışında konfeksiyon firması
kalmadı" diye konuştu.
Yaklaşık 8 ay önce valilik kanalıyla Başbakanlıktan, kapanan veya zor durumda
olan firmalarla İlgili olarak kendisinden bilgi istendiğini belirten Uğuz,
şunları söyledi:
"Bunun üzerine sadece aklıma gelenleri saydığımda kapanan konfeksiyon firması
sayısı İzmir'de 77'yi buldu. Bu firmalara yardım edileceği umuduyla valiliğe
bildirdim. Ancak daha sonra öğrendim ki hükümetimiz ülkenin el emeği göz nuru
olan bu firmaları internet üzerinden satışa çıkarmak için bu bilgileri istemiş.
Halbuki biz bu firmalara yardım edilecek diye bildirmiştik. Yabancılara peşkeş
çekilsin diye değil."
"Biz de
hatalıyız"
Tekstil ve konfeksiyon firmalarının kapanmasında krizlerin olduğu kadar sektörel
hataların da büyük rol oynadığını belirten Uğuz, "Yaşanan ağır krizler birçok
şirketin kapanmasında rol oynadı. Ancak Özeleştiri yapmak gerekirse; bizler de
verimli çalışmadık. Özsermaye ile değil borçla, üstelik kısa vadeli borçlarla
yatırımlar yaptık. Yani kamu sektörü gibi. Dolayısıyla her şeyi krize, kötü
idareye de bağlamamak gerekiyor. Çünkü bu krizlerde de ayakta kalan çok firma
var. Gerçi ayakta kalanların durumu da çok keyifli değil ama en azından hâlâ
ayaktalar" diye konuştu.
Geçmişteki hataların bedeli
Tekstil sektörünün, geçmişteki hataların bedelini ödediğini anlatan Uğuz,
şunları söyledi:
"Tekstil sektörü yıllarca inanılmaz ölçüde verimsiz ve hatalı çalışarak
kalitesiz üretim yaptı. Bu hatalar daha yeni yeni fark edilip önlemler alınmaya
başlandı. Türk tekstil sektöründe inanılmaz bir potansiyel var. Bu hatalardan
ders almaya başladıkları için konfeksiyona göre Avrupa ve dünya ile rekabet
şansları da daha fazla. Dünyanın en kaliteli pamuğunun da Türkiye'de yetişiyor
olması, tekstil sektörü için büyük bir avantaj. Tekstil sektörü bu pamuğu ve
potansiyelini değerlendirirse dünyada söz sahibi olabilir."
Konfeksiyon sektörünün geleceğinin hükümet politikalarına bağlı olduğunu anlatan
Uğuz, "Konfeksiyon sektörünün geleceğinden, tekstilin geleceğinden olduğu kadar
ümitli değilim. En azından bizim bölgede 4 yıl önce 60-70 tane aslanlar gibi
fabrika vardı. Ama bu sayı şu anda 15'i geçmiyor. Ayrıca 2005'te gümrükler
indiğinde bu şartlarda Uzakdoğu ile rekabetimiz mümkün değil. Dolayısıyla
konfeksiyonun geleceği yüzde 70 oranında hükümet politikalarına bağlı. Çünkü
konfeksiyonda emek, tekstilde ürün satıyorsunuz. Dolayısıyla konfeksiyonda
pazarlama çok önemli. Ancak sektörün pazarlamayı kendi İmkanları İle yapacak
kaynağı yok" dedi. Uğuz'un sektöre İlişkin diğer değerlendirmeleri şöyle:
"Eximbank, kendini sistemin dışına itti"
"Finans kesimi reel sektöre kredi vermiyor. Çok büyük firmalar dışında işletme
sermayesine ihtiyacı olan firmalara kredi verilmiyor. Bu nedenle küçük firmalar
Eximbank'a yöneliyor ama Eximbank da teminat mektubu istiyor. Bunu istemekte
haksız değil. Ama bu firmalar teminat mektubu bulabilecek güçte olsalar, başka
bankalardan da kredi alabilirler. Bu nedenle Eximbank şu anda kendi kendi-
ni sistemin dışına itmiş durumda.
Özel bankalar son günlerde yeniden tüketici kredilerine yöneldiler. Geçmişte de
bu hata yapıldı. Demek ki bankalar tüketici kredileri ile istedikleri kârları
yapamayacaklarını, dolayısıyla da finans sektörünü canlandıramayacaklarını henüz
anlamamışlar.
Son zamanlarda Türkiye'de herkes birbirine karşı bir karalama kampanyası
başlattı. Sanayici sahtekar, ihracatçı hayalici, bürokrat rüşvetçi ve herkes
hırsız. Herkes birbirini suçluyor. Dolayısıyla hiç kimse iş yapmıyor, işlerin
yürümesi için bu teftiş ve karalama kampanyasının Türkiye'nin gündeminden
kaldırılması gerekiyor."
|