[ , ]    Sayı:267  MART 2002

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editörden


 Güncel

  Halit NARİN: "İşsizler ordusuna yeni işsizler eklenmesin"

  İthalatçı birliklerine üyelik başvuru usul ve esaslarına ilişkin tebliğ

  Vergide köklü değişiklikler

  TGSD'nin yeni yönetimi


 Genel Kurul

  19. Olağan Genel Kurul


 Görüş

  TGSD Başkanı Umut Oran:
Sektördeki diğer kurumlar bizim için çok önemli


 Söyleşi

  Eren Holding


 Hukuk

  Prof.Dr.Tankut Centel


 Sektör

  Krizin Ege'de yarattığı hasar

Sektör

Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu Başkanı Mete Uğuz:
Krizin Ege'de yarattığı hasar büyük

Ekonomik kriz Ege'deki tekstil ve konfeksiyon sektörüne ağır darbe vurdu. Son 4 yıldır art arda yaşanan ekonomik krizler sonucunda Ege Bölgesi'nde çok sayıda köklü firma üretimini durdurmak zorunda kaldı. Sadece İzmir'de 77 konfeksiyon firması ve yüzlerce fason üretici kapandı. Krizin verdiği hasarın boyutlarının çok büyük olduğunu belirten Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı ve Ege ihracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu Başkanı Mete Uğuz. yaşanan sektörel ve ekonomik krizlerden tüm sektörlerin etkilendiğini, ancak özellikle konfeksiyon sektörünün sermaye yapısının da zayıf olması nedeniyle daha fazla yara aldığını ifade etti.


Krizin faturasını Ege'deki tekstil ve konfeksiyon firmalarının çok ağır bedellerle ödediklerini vurgulayan Uğuz, "Krizler sonucunda art arda çok sayıda tekstil ve konfeksiyon firması kapandı. Ege'de Safir, Taç Sanayi, Akdeniz Tekstil gibi çok büyük tekstil firmalarının üretimi durdu. İzmir Basma ve Kula Mensucat gibi köklü firmalar ise ayakta kalmak için direniyorlar. Türkiye'nin gözbebeği, yıllık 110 milyon dolar ciro yapan Denizli Basma bile 100 milyon dolar borç için iş Bankası'nın eline geçti. Bunlar krizin çok önemli izleri. Konfeksiyonda İse Ege'de 10-15 büyük kuruluş dışında konfeksiyon firması kalmadı" diye konuştu.


Yaklaşık 8 ay önce valilik kanalıyla Başbakanlıktan, kapanan veya zor durumda olan firmalarla İlgili olarak kendisinden bilgi istendiğini belirten Uğuz, şunları söyledi:


"Bunun üzerine sadece aklıma gelenleri saydığımda kapanan konfeksiyon firması sayısı İzmir'de 77'yi buldu. Bu firmalara yardım edileceği umuduyla valiliğe bildirdim. Ancak daha sonra öğrendim ki hükümetimiz ülkenin el emeği göz nuru olan bu firmaları internet üzerinden satışa çıkarmak için bu bilgileri istemiş. Halbuki biz bu firmalara yardım edilecek diye bildirmiştik. Yabancılara peşkeş çekilsin diye değil."

 

"Biz de hatalıyız"
Tekstil ve konfeksiyon firmalarının kapanmasında krizlerin olduğu kadar sektörel hataların da büyük rol oynadığını belirten Uğuz, "Yaşanan ağır krizler birçok şirketin kapanmasında rol oynadı. Ancak Özeleştiri yapmak gerekirse; bizler de verimli çalışmadık. Özsermaye ile değil borçla, üstelik kısa vadeli borçlarla yatırımlar yaptık. Yani kamu sektörü gibi. Dolayısıyla her şeyi krize, kötü idareye de bağlamamak gerekiyor. Çünkü bu krizlerde de ayakta kalan çok firma var. Gerçi ayakta kalanların durumu da çok keyifli değil ama en azından hâlâ ayaktalar" diye konuştu.


Geçmişteki hataların bedeli
Tekstil sektörünün, geçmişteki hataların bedelini ödediğini anlatan Uğuz, şunları söyledi:
"Tekstil sektörü yıllarca inanılmaz ölçüde verimsiz ve hatalı çalışarak kalitesiz üretim yaptı. Bu hatalar daha yeni yeni fark edilip önlemler alınmaya başlandı. Türk tekstil sektöründe inanılmaz bir potansiyel var. Bu hatalardan ders almaya başladıkları için konfeksiyona göre Avrupa ve dünya ile rekabet şansları da daha fazla. Dünyanın en kaliteli pamuğunun da Türkiye'de yetişiyor olması, tekstil sektörü için büyük bir avantaj. Tekstil sektörü bu pamuğu ve potansiyelini değerlendirirse dünyada söz sahibi olabilir."


Konfeksiyon sektörünün geleceğinin hükümet politikalarına bağlı olduğunu anlatan Uğuz, "Konfeksiyon sektörünün geleceğinden, tekstilin geleceğinden olduğu kadar ümitli değilim. En azından bizim bölgede 4 yıl önce 60-70 tane aslanlar gibi fabrika vardı. Ama bu sayı şu anda 15'i geçmiyor. Ayrıca 2005'te gümrükler indiğinde bu şartlarda Uzakdoğu ile rekabetimiz mümkün değil. Dolayısıyla konfeksiyonun geleceği yüzde 70 oranında hükümet politikalarına bağlı. Çünkü konfeksiyonda emek, tekstilde ürün satıyorsunuz. Dolayısıyla konfeksiyonda pazarlama çok önemli. Ancak sektörün pazarlamayı kendi İmkanları İle yapacak kaynağı yok" dedi. Uğuz'un sektöre İlişkin diğer değerlendirmeleri şöyle:


"Eximbank, kendini sistemin dışına itti"
"Finans kesimi reel sektöre kredi vermiyor. Çok büyük firmalar dışında işletme sermayesine ihtiyacı olan firmalara kredi verilmiyor. Bu nedenle küçük firmalar Eximbank'a yöneliyor ama Eximbank da teminat mektubu istiyor. Bunu istemekte haksız değil. Ama bu firmalar teminat mektubu bulabilecek güçte olsalar, başka bankalardan da kredi alabilirler. Bu nedenle Eximbank şu anda kendi kendi-
ni sistemin dışına itmiş durumda.


Özel bankalar son günlerde yeniden tüketici kredilerine yöneldiler. Geçmişte de bu hata yapıldı. Demek ki bankalar tüketici kredileri ile istedikleri kârları yapamayacaklarını, dolayısıyla da finans sektörünü canlandıramayacaklarını henüz anlamamışlar.


Son zamanlarda Türkiye'de herkes birbirine karşı bir karalama kampanyası başlattı. Sanayici sahtekar, ihracatçı hayalici, bürokrat rüşvetçi ve herkes hırsız. Herkes birbirini suçluyor. Dolayısıyla hiç kimse iş yapmıyor, işlerin yürümesi için bu teftiş ve karalama kampanyasının Türkiye'nin gündeminden kaldırılması gerekiyor."

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002 TÜTSİS      -      3tur.com Tasarım