Bu Sayı
Editörden
Güncel
Halit NARİN: "İşsizler ordusuna yeni işsizler eklenmesin"
İthalatçı birliklerine üyelik başvuru usul ve esaslarına
ilişkin tebliğ
Vergide köklü değişiklikler
TGSD'nin yeni yönetimi
Genel Kurul
19. Olağan Genel Kurul
Görüş
TGSD
Başkanı Umut Oran:
Sektördeki diğer kurumlar bizim için çok önemli
Söyleşi
Eren
Holding
Hukuk
Prof.Dr.Tankut Centel
Sektör
Krizin
Ege'de yarattığı hasar
|
Genel Kurul
Sendikamızın 19. Olağan Genel Kurulu'ndan dayanışma çıktı

Sendikamız Türkiye Tekstil Sanayii işverenleri Sendikası'nın (TÜTSİS) 30-31 Mart
tarihlerinde yapılan genel kurulunda tekstil işverenleri, Halit Narin yönetimine
göreve devam dedi. Tek listeyle gidilen seçimler sonucunda, Halit Narin, Talha
Altınbaşak, Necmettin Öztemir, Bülent Çorapçı, Ertekin
Ashaboğlu, Sadık Oğuz, Özcan Özenbay, Yakup Güngör ve Sezer Mavituncalılar yeni
Yönetim Kurulu"nu oluşturdular.
Divan başkanlığım Nihat Yüksel'in yaptığı genel kurul Yönetim Kurulu Başkanımız
Halit Narin'in açılış konuşması ile başladı. Narin, konuşmasında ihracatçılara
çağrıda bulunarak kendi menfaatlerinden ziyade ülke menfaatlerini ön planda
tutmalarını istedi.
Türk lirasının aşırı değerlenmesinden ihracatçıların rahatsız olmasını eleştiren
ve bunu utanç verici olarak değerlendiren Narin, "ihracat yapan insanların
getirdiği mutluluk 67 milyon insana nasıl yansır? Bunu düşünmek gerekiyor.
Vatandaşı, ülke menfaatlerini ikinci plana atarak kendi menfaatlerini ön plana
çıkaran ve Türk lirasının değer kaybetmesini isteyen mantık yanlıştır" dedi..
Türkiye'yi bugüne sürükleyen sistemin bankacılık sistemi olduğunu savunan Narin,
ekonomik programda son ele alınan sektörün halk, ilk gündeme getirilen sektörün
ise bankacılık olduğunu vurguladı. Narin, halkına güvenmeyen, bankacılık
sistemine güvenen bir modelle ne uzun, ne kısa vadede krizden çıkılmasının
mümkün olmadığını ifade etti.
Narin özetle şunları söyledi:
"İşsizleri görmeyenler var"
"Beklentinizi büyüterek, ihtiyaçlarınızı büyüterek, sizi kendilerine mahkum
etmek isteyen politikalardan sıyrılmamız lazım. Yani, Türkiye'nin kendi
kabuğunun dışına çıkabilmesi artık kendi becerisiyle olmalı. Konuşan Türkiye
deniyordu ancak bugün Türkiye konuşamıyor. Konuşanlar da zigzaglar çiziyorlar.
Bazı büyük holding sahibi arkadaşlanınız, bir sene içinde beş defa fikir
değiştiriyorlar. Birisinde "hükümet politikası İyi" diyorlar, bir-iki ay sonra,
"bu hükümet gitmeli" diyorlar.
Bazılarının işsiz kalan milyonlarca insanın derdini bir kenara bırakarak,
enflasyonla mücadeleyi de hiç düşünmeden, sadece dövize odaklandıklarını
gözlüyoruz.
Basit bir kural değişikliği yaptığımız zaman Avrupa Birliği, Eurocoton,
Euroteks, hepsi kıyametleri koparıyor. Ama gelin görün ki, bu Avrupa Birliği
denen büyük teşkilat, şu anda Uzak Doğu'dan gelen bütün gemileri, gümrüklerine
sokmadan, limana uğradıkları anda oradaki firmalardan menşe şahadetnamesi
vererek Türkiye'ye yollamakta sakınca görmüyorlar.
Doğruyu arayarak doğru kazancın peşinde olmamız İcap ederken, her yapmış
olduğumuz İşin bir kısmının birçok insanı işsiz bıraktığını düşünmek ve ucuzsa,
iyiyse, onun kavgasını yapacağımız yerde kolay yolu seçmek, biz sanayicilerin
tercihî olmaması icap ederdi. Fakat bunu ısrarla ve inatla yapıyoruz.
Eğer Türkiye sanayisini yeniden canlandıramazsa, eğer Türkiye'deki bankacılar
devletten elini çekerek sanayici ve müteşebbis yaratma yolunda adım atamazlarsa
ve politikacılar bizim üzerimizde yaptıkları politikada her gün vaadde
bulunarak, ama hiçbir şey yapmayarak bu ekonomik politikanın düzeleceği fikrinde
ısrar ederlerse, yapılacak olan şey yine aynıdır. Yine inatla ve inançla
mücadele edip üretimimize devam etmek, üretimi kalkındırmak ve memleketteki
İşsizlik adedini her geçen gün azaltmaya çalışmaktır.
Gelelim sendikal faaliyetlerimize.
Artık Türkiye'de sendikacılık bitmiştir desek arkadaşlarını kızacak, bitmemiştir
dersek ben kızacağım. Çünkü, şartları İyileştirme kavgası yapacak bir ortam ne
işverende var, ne de onu talep edecek olan işçi sendikasında var. Bir yandan üye
sayıları her geçen gün azalmakta, bir yandan bizim işlerimiz her geçen gün biraz
daha fazla darboğaza girmektedir.
Benim hepinizden ricam, lütfen daha fazla insan çalıştıracak, daha fazla fabrika
çalıştıracak, daha fazla işyeri açacak mücadeleyi vermenizdir.
Bundan sonraki dönemin daha iyi olmasını diliyoruz, daha iyi bir Türkiye temenni
ediyoruz."
Yönetim Kurulu Asil Üyeleri

 |