[ , ]    Sayı:269  MAYIS 2002

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editörden


Marmaris Semineri

  Türkiye güçlü ekonomiye nasıl geçecek?

  Narin: destek, sıkıntıları yaratan sektöre değil, üretene verilmeli

  Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler:
"Türkiye'nin problemleri var" diyen haklıdır

  MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici:
250 milyar dolar kaybettik.

  TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Refik Baydur:"Ümitlerimizi kırarsak her şeyimizi kaybederiz"

  TİM Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Satıcı: "Güçlü ekonomiye böyle geçilmez"

  Sendikacılar ne diyor?

  Dr. Rüştü BOZKURT: Marmaris semineri ve gözlemler


 Söyleşi

  Necmettin OZTEMİR: İstanbul yaklaşımı: Bir uzlaşma ve dayanışma yöntemi


 Forum

  Lodz'da tekstil forumu


 Yöre

  Kastamonu'da el dokuması yeniden canlandı


 Hukuk

  SENDİKAL NEDENLE FESİH

Marmaris Semineri

Marmaris'teki seminerimizde siyasiler, işadamları ve işçiler sektörel değerlendirmeleri aşarak Türkiye gerçeğini masaya yatırdılar

Türkiye güçlü ekonomiye nasıl geçecek?

Bu yıl 21'incisi gerçekleştirilen geneleksel seminerlerimizin başlığı "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı Semineri"ydi. 27 Nisan ile 2 Mayıs tarihleri arasında Marmaris'teki Martı Resort Hotel'de gerçekleştirilen seminer, siyasetçi, işveren, işçi, bürokrat ve basın dünyasını bir araya getirdi. Toplantılarda Türkiye'nin acil gündem maddeleri hakkında önemli tespitlerde bulunuldu, sektörlere çözüm önerilerini dile getirme fırsatı sunuldu.


Çok geniş bir katılımla gerçekleştirilen seminerin oturum başkanlığını yapan sendikamızın genel sekreteri Metin Emiroğlu, mevcut ekonomik durumu özetledi ve "Marmaris zirvesi"nin önemine işaret etti.


"Bu yıl 21'incisini gerçekleştirdiğimiz seminerlerimiz artık geleneksel hale geimiş bulunmaktadır" diyen Emiroğlu, konuşmacılara söz vermeden önce şu noktalara işaret etti:


• Güçlü ekonomiye geçiş programı, piyasalarda beliren güven bunalımı ve istikrarsızlığı ortadan kaldırmak ve mali sektörün yeniden yapılandırılmasını sağlamak, devlette şeffaflığın artırılması ve kamu finansmanının güçlenmesini temin etmek, ekonomide rekabetin ve etkinliğin artırılmasını sağlamak ve nihayet sosyal dayanışmanın güçlendirilmesini temin etmek amacını gütmekteydi. Sosyal dayanışmanın güçlendirilebilmesi, şüphesiz ülkede adil bir gelir dağılımı sağlamak, istihdam imkanlarını artırmak, sosyal refahı topluma yaygınlaştırmak için temel güçlü politikaların uygulanmasıyla mümkün olabilecektir.
• Bu program 2001 yılında eksi 9 büyüme hızıyla 2002 yılı için hedef gösterilen artı 3 büyüme ve yüzde 35 enflasyon hedefini tutturabilecek mi? Bu sorunun cevabını bu seminerde bulmaya çalışacağız.
* Hükümetimiz yapısal yenilenme ve yasal düzenlemeler konusunda, özellikle Avrupa Birliği Uyum Programı çerçevesinde önemli başarılar elde etti, önemli yasal düzenlemeler yaptı. Mali sektörün yeniden yapılandırılmasına yönelik ve kamu finansmanını güçlendirilmesine gayret gösterildi. Aynı çerçevede bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılmasına dönük çalışmalara da büyük önem verildi. Bu çalışmaların reel sektörün rehabilitasyonu çalışmalarıyla birlikte ele alınması ve ülkede duran çarkların yeniden dönmesi en büyük temennimizdir.
• Ekonomik göstergeler, başarılı olduğu söylenen yapısal değişimlerin henüz ekonomiye yansımadığını göstermektedir.
Yüzde 130'luk devalüasyona rağmen İhracatta beklenen artış gerçekleştirilememiştir. Kapasite kullanım oranı imalat sanayiinde 2001'de yüzde 72-75 arası oynamış, 2002'nin üç ayında ise ancak yüzde 73 bir ortalamaya ulaşılmıştır. Yani İmalat sanayiinde kapasite kullanım oranında bir sıçrama meydana getirilememiştir.
• İthalatta ise, yine üç aylık dönemde bakıldığı zaman yatırım mallan ve ara mallarda yüzde 70-80'lerden yüzde 44'lere varan bir oransal iniş-düşüş vardır. Dolayısıyla sorunlarımızdan kurtulabilmemiz, gençlerimize iş İmkanı açabilmemiz ve bu ülkede haksız rekabet şartlarının giderilmesine ve üretimin, ihracatın artırılmasına ehemmiyet vermemiz kaçınılmazdır.
• Bu ülkede pahalı enerji var, yüksek vergi oranlan var, yüksek sigorta primleri var, kayıtdışı ekonomi var. Küreselleşmenin getirdiği, özellikle Uzakdoğu menşeli haksız rekabet şartlan var ve önlenemeyen haksız ithalat uygulamaları var. Dolayısıyla, bunlara baktığımız zaman üretimdeki hareketsizliği anlamak mümkündür. Türkiye'de üretimi harekete geçirmek mümkün olamamıştır; üretim sistemi tıkanmıştır. Ülkeye yabancı sermaye girdisi bekleniyor, ama yerli sermayesimizi bile yurtdışına kaçırmaktayız.
• Bütün bunların çözümü nasıl olacak? Geleneksel bir çözümümüz var. Burada hükümet, işçi, işveren el ele, birlikte hareket ederek, üretimi harekete geçirerek bu meseleyi çözebileceğiz. Bankacılık sistemiyle reel rektörün sorunlarını yeniden yapılanma çerçevesinde çözecek kararlar yeterince hızlı bir şekilde alınamıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'muz daha aktif ve etkin olmak zorunda. Karşılıklar Kararnamesi işte hazırlandı, bir maddesi var, ama bir türlü tamamlanamıyor. Çerçeve Yönetmeliği de bir türlü çıkarılamıyor.
• Çarkları duran bir ekonomiyle düze çıkmamız ve sorunlarımızı çözmemiz mümkün değil. Bu seminerin, gündemimizi oluşturan konularda aramızda bulunan çok değerli iştirakçilerin katılımlarıyla bu sorunlara çözüm bulunacağına inanıyor, tekrar hepinize hoş geldiniz diyor, saygılarımla selamlıyorum.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002 TÜTSİS      -      3tur.com Tasarım