[ , ]    Sayı:269  MAYIS 2002

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editörden


Marmaris Semineri

  Türkiye güçlü ekonomiye nasıl geçecek?

  Narin: destek, sıkıntıları yaratan sektöre değil, üretene verilmeli

  Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler:
"Türkiye'nin problemleri var" diyen haklıdır

  MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici:
250 milyar dolar kaybettik.

  TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Refik Baydur:"Ümitlerimizi kırarsak her şeyimizi kaybederiz"

  TİM Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Satıcı: "Güçlü ekonomiye böyle geçilmez"

  Sendikacılar ne diyor?

  Dr. Rüştü BOZKURT: Marmaris semineri ve gözlemler


 Söyleşi

  Necmettin OZTEMİR: İstanbul yaklaşımı: Bir uzlaşma ve dayanışma yöntemi


 Forum

  Lodz'da tekstil forumu


 Yöre

  Kastamonu'da el dokuması yeniden canlandı


 Hukuk

  SENDİKAL NEDENLE FESİH

Marmaris Semineri

Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler:
"Türkiye'nin problemleri var" diyen haklıdır

Güçlü Ekonomiye Geçiş adını taşıyan program, yapısal reformlar, kamu maliyesi ve para programları İle birlikte üç temel unsurdan ibarettir. Türk milletinin refah seviyesinin kalıcı biçimde yükseltilmesi, gelir dağılımı ve adaletsizliğin giderilmesi ve devlet yapısının etkin bir şekilde işletilmesi amacıyla uygulamaya konulan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın en önemli unsurlarından birini teşkil eden temel yapısal reformlar doğrultusunda yaklaşık l.5 yıldır çok önemli yapısal değişiklikler gerçekleştirilmiştir ve gerçekleştirilmeye de devam edilmektedir. Anayasa'mız dahil. Medeni Kanun'umuz dahil pek çok alanda çok ciddi yapısal reformlar gerçekleştirilmiştir.
Bu program kapsamında reel ekonomiye yönelik çeşidi tedbirler de öngörülmüştür. Bütçeden ve diğer kaynaklardan sağlanacak finansman imkanları çerçevesinde Eximbank'ın kredi imkanlarının artırılması ki artırılmıştır. İhracatta KDV ödemelerinin hızlandırılması ki biz her hafta gümrükler olarak Maliye Bakanlığı'na ihracat listelerini bilgisayar ortamında aktarmaya başladık. Dolayısıyla gümrüklerden teyit bekleme süreleri 3 aydan hemen hemen haftalık bir süreye indirildi. Bir hayli burada rahatlama var. Bürokrasiyi azalttık. Bu desteklerle ilgili uygulamalarda bürokratik işlemlerin azaltılması da öngörülmüştür. Bu amaçla sabit sermaye yatırımı önündeki İdari ve bürokratik engelleri ortadan kaldıracak bir eylem planı başlatılmıştır.
Değerli katılımcılar, değerli misafirler; bu teknik açıklamaları yaptıktan sonra, şimdi Sayın Başkan Halit Narin'in talep ettiği bazı hususların da altını müsaadenizle çizmek istiyorum. Bir kere Türkiye'nin büyük problemleri var dedi, doğrudur. Türkiye hiçbir zaman problemsiz bir ülke olmadı. Her zaman Türkiye'nin problemleri var, bu problemlerin mahiyetleri farklı ve değişik. Türkiye bir kriz geçirdi, ciddi bir kriz geçirdi. Bu krizi atlatmak üzereyiz. Bize göre atlattık, muhalefete göre ise atlatamadık. Şimdi biz, bu krizi atlattık derken, aynen hastaya uzmanların verdiği rapor gibi MR'ına bakıyoruz, kalp kardiyografisini çekiyoruz, kan ve idrar tahlillerinin sonuçlarını değerlendiriyoruz ve diyoruz ki, bak, hafif de olsa, mütevazı da olsa İhracatta artma var. Döviz belli bir seviye içerisinde bir istikrara kavuşmuş vaziyette, faizler düşüyor. Küçük de olsa bir kapasite kullanım artışı var. Bütün bu olumlu faktörleri alt alta sıraladığımız zaman, Türkiye'nin durumu iyiye gitti, hastalıktan çıktı, krizi adattı. Bunu biz söylemiyoruz sadece. Bu işleri dünyada takip eden finans çevreleri var, Moody's gibi, Standart and Poor's gibi çevreler var. Dört tane kuruluş Türkiye'ye arka arkaya diyor ki, "siz iyisiniz." Bizim muhalefet çıkıyor geliyor, kara babam usulüyle "senin betin benzin sararmış, gözlerinin feri de kalmamış, senin karnın da şişmiş, ölecen galiba" diyor. Siz de ona inanıyorsunuz reel sektör olarak. Yok, yok öyle bir şey. Bu krizden çıkıp çıkmama meselesi çok ciddi bir şekilde araştırmalara bağlı. Bu bir ilim. İki kere iki dört eder, işadamında da 4 eder, bankacıda da 4 eder, hükümette de 4 eder, sendikacıda da 4 eder, yani o birisine göre farklı etmez.


Bakın benim seçim çevremde daha geçen ay Halk Bankası 7 tane ilçede şubesini kapattı. Ağzımızı açıp bir tek söz söyleyemiyoruz. Biz bu kararı aldık, dedik ki, bankaları artık siyaseten yönetmeyeceğiz. Çünkü biz banka yönetmeyi bilmiyoruz, yönetmeye kalkarsak batırıyoruz. Devlet yönetmeye kalkarsa batırıyor, sıkıntıya sokuyor. O halde bunları uzmanları yönetsin. İktisat ilminin, maliye ilminin esaslarına göre Türkiye'de bu işi en iyi bilen insanları getirelim onlar yönetsinler, siyasi irade bunlara müdahale etmesin. Etmiyoruz şimdi. Bu kararları verdik, bu kararları aldık, böyle bir düzen kurduk. Daha belki çok farkında değilsiniz. Türk Hava Yolları artık zarar edecek kararlar alamaz.


Dahilde İşleme sorunu
Tabii, Dahilde İşleme Belgeleriyle ilgili sorunu not aldım, bunun üzerinde çalışıyoruz. Biz de şikâyetçiyiz o konudan ama, düzelecektir, bir ihtilafımız yok. Bizim Dış Ticaret Müsteşarlığı'yla Gümrük Müsteşarlığı arasında herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Biz onu gider arkadaşlardan alır, yakından takip ederiz. Sayın başkan bana yazdı, Hollanda'dan böyle veya bazı Avrupa Birliği ülkelerinden sahte ATR belgeleriyle tekstil ürünleri giriyor dendi. Onların da üzerinde ısrarla duracağız. İlgili mercilere yazılı olarak intikal ettirdim. Yazılı olarak da Gümrük Müsteşarlığının ve Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün bu konudaki görüşü ve kendilerine yazılı olarak tebliğ edeceğiz. Takip ediyoruz. Aslında zor bir iş. Yani, keşke bizim kendi Türkiye'mizin şartları, ekonomik şartları normal hale gelse de biz bu dışarıdan gelen rekabeti göğüsleyebilsek, gümrük duvarlan olmadan, gümrüğün yardımı olmadan kendimiz göğüsleyebilsek. Ama, elektrik fiyatımız pahalı, aldığımız kredinin maliyeti pahalı, dolayısıyla bazı sıkıntılarla karşı karşıyayız. İçinde bulunduğumuz coğrafyanın zorlukları var.

Ben size sadece şu kadarını söyleyeyim. Bizde mazot 66 sente satılır, İran'da 2 sente satılır, Irak'ta 4 sente satılır. 4 sente mazot veriyorlar, 2 sente mazot veriyorlar. Şimdi bütün bu yük bizim gümrüklerimizin sırtına biniyor. Türkiye şartlarında gümrükçülük yapmak kolay değil. Türkiye coğrafyasında kolay değil. Fransa ile Belçika hududunda gümrükçülük yapmak çok daha kolaydır. Çünkü kisinde de aynıdır fiyat, hiç fark etmez, ama bizde öyle değil. Bizde çok sıkıntılar var. Bize komşularımızdan, civar ülkelerden, Uzakdoğu'dan pamuk fiyatına kumaş geliyor. Adamlara biz dört tane gümrük göstermişiz. Bakın, belki aranızdadır, ama sizin üyenizdir, geldi bize dedi ki, "Ben Suriye'den iplik aldım, bunu Öncüpınar Gümrüğü'nden, yani Kilis Gümrüğü'nden alıvereyim." Alamazsın dedik, illa Bursa'ya gideceksin, oradan getireceksin. "E canım niye koydunuz bu kaideyi?" dedi. "Bu kaideyi tekstilciler için koydum, senin için koydum. Bu kaideyi koymazsak o zaman bizim tekstil fabrikalarımız batar, işçilerimiz işsiz kalır, çok sıkıntı çekerim. Onu oraya götürüp getireceksin ki, maliyetin yükselecek, o zaman belki birazcık, bizim tekstil sanayiimiz de nefes alacak" dedim.
Biz size yakınız, istediğiniz zaman bizimle görüşebilirsiniz, istediğiniz zaman bu meseleleri hep beraber oturup tartışabiliriz; işçisiyle, işvereniyle. Biz bu memleketi Arjantin yapmayacağız, biz bu memleketi krizden çıkaracağız, ben buna yürekten inanıyorum. Bu memleketin İstiklal Marşı "Korkma" diye başlar, korkmayın, bu krizi yendik.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002 TÜTSİS      -      3tur.com Tasarım