Bu Sayı
Editörden
Marmaris Semineri
Türkiye güçlü ekonomiye nasıl geçecek?
Narin: destek, sıkıntıları yaratan sektöre değil, üretene
verilmeli
Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler:
"Türkiye'nin problemleri var" diyen haklıdır
MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici:
250 milyar dolar kaybettik.
TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Refik Baydur:"Ümitlerimizi kırarsak
her şeyimizi kaybederiz"
TİM Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Satıcı: "Güçlü ekonomiye
böyle geçilmez"
Sendikacılar ne diyor?
Dr. Rüştü BOZKURT: Marmaris semineri ve gözlemler
Söyleşi
Necmettin
OZTEMİR: İstanbul yaklaşımı: Bir uzlaşma ve dayanışma yöntemi
Forum
Lodz'da
tekstil forumu
Yöre
Kastamonu'da el dokuması yeniden canlandı
Hukuk
SENDİKAL
NEDENLE FESİH
|
Marmaris Semineri
Devlet
Bakanı Mehmet Keçeciler:
"Türkiye'nin problemleri var" diyen haklıdır
Güçlü Ekonomiye Geçiş adını taşıyan program, yapısal
reformlar, kamu maliyesi ve para programları İle birlikte üç temel unsurdan
ibarettir. Türk milletinin refah seviyesinin kalıcı biçimde yükseltilmesi, gelir
dağılımı ve adaletsizliğin giderilmesi ve devlet yapısının etkin bir şekilde
işletilmesi amacıyla uygulamaya konulan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın en
önemli unsurlarından birini teşkil eden
temel yapısal
reformlar doğrultusunda yaklaşık l.5 yıldır çok önemli yapısal değişiklikler
gerçekleştirilmiştir ve gerçekleştirilmeye de devam edilmektedir. Anayasa'mız
dahil. Medeni Kanun'umuz dahil pek çok alanda çok ciddi yapısal reformlar
gerçekleştirilmiştir.
Bu program kapsamında reel ekonomiye yönelik çeşidi tedbirler de öngörülmüştür.
Bütçeden ve diğer kaynaklardan sağlanacak finansman imkanları çerçevesinde
Eximbank'ın kredi imkanlarının artırılması ki artırılmıştır. İhracatta KDV
ödemelerinin hızlandırılması ki biz her hafta gümrükler olarak Maliye
Bakanlığı'na ihracat listelerini bilgisayar ortamında aktarmaya başladık.
Dolayısıyla gümrüklerden teyit bekleme süreleri 3 aydan hemen hemen haftalık bir
süreye indirildi. Bir hayli burada rahatlama var. Bürokrasiyi azalttık. Bu
desteklerle ilgili uygulamalarda bürokratik işlemlerin azaltılması da
öngörülmüştür. Bu amaçla sabit sermaye yatırımı önündeki İdari ve bürokratik
engelleri ortadan kaldıracak bir eylem planı başlatılmıştır.
Değerli katılımcılar, değerli misafirler; bu teknik açıklamaları yaptıktan
sonra, şimdi Sayın Başkan Halit Narin'in talep ettiği bazı hususların da altını
müsaadenizle çizmek istiyorum. Bir kere Türkiye'nin büyük problemleri var dedi,
doğrudur. Türkiye hiçbir zaman problemsiz bir ülke olmadı. Her zaman Türkiye'nin
problemleri var, bu problemlerin mahiyetleri farklı ve değişik. Türkiye bir kriz
geçirdi, ciddi bir kriz geçirdi. Bu krizi atlatmak üzereyiz. Bize göre atlattık,
muhalefete göre ise atlatamadık. Şimdi biz, bu krizi atlattık derken, aynen
hastaya uzmanların verdiği rapor gibi MR'ına bakıyoruz, kalp kardiyografisini
çekiyoruz, kan ve idrar tahlillerinin sonuçlarını değerlendiriyoruz ve diyoruz
ki, bak, hafif de olsa, mütevazı da olsa İhracatta artma var. Döviz belli bir
seviye içerisinde bir istikrara kavuşmuş vaziyette, faizler düşüyor. Küçük de
olsa bir kapasite kullanım artışı var. Bütün bu olumlu faktörleri alt alta
sıraladığımız zaman, Türkiye'nin durumu iyiye gitti, hastalıktan çıktı, krizi
adattı. Bunu biz söylemiyoruz sadece. Bu işleri dünyada takip eden finans
çevreleri var, Moody's gibi, Standart and Poor's gibi çevreler var. Dört tane
kuruluş Türkiye'ye arka arkaya diyor ki, "siz iyisiniz." Bizim muhalefet çıkıyor
geliyor, kara babam usulüyle "senin betin benzin sararmış, gözlerinin feri de
kalmamış, senin karnın da şişmiş, ölecen galiba" diyor. Siz de ona inanıyorsunuz
reel sektör olarak. Yok, yok öyle bir şey. Bu krizden çıkıp çıkmama meselesi çok
ciddi bir şekilde araştırmalara bağlı. Bu bir ilim. İki kere iki dört eder,
işadamında da 4 eder, bankacıda da 4 eder, hükümette de 4 eder, sendikacıda da 4
eder, yani o birisine göre farklı etmez.
Bakın benim seçim çevremde daha geçen ay Halk Bankası 7 tane ilçede şubesini
kapattı. Ağzımızı açıp bir tek söz söyleyemiyoruz. Biz bu kararı aldık, dedik
ki, bankaları artık siyaseten yönetmeyeceğiz. Çünkü biz banka yönetmeyi
bilmiyoruz, yönetmeye kalkarsak batırıyoruz. Devlet yönetmeye kalkarsa
batırıyor, sıkıntıya sokuyor. O halde bunları uzmanları yönetsin. İktisat
ilminin, maliye ilminin esaslarına göre Türkiye'de bu işi en iyi bilen insanları
getirelim onlar yönetsinler, siyasi irade bunlara müdahale etmesin. Etmiyoruz
şimdi. Bu kararları verdik, bu kararları aldık, böyle bir düzen kurduk. Daha
belki çok farkında değilsiniz. Türk Hava Yolları artık zarar edecek kararlar
alamaz.
Dahilde İşleme sorunu
Tabii, Dahilde İşleme Belgeleriyle ilgili sorunu not aldım, bunun üzerinde
çalışıyoruz. Biz de şikâyetçiyiz o konudan ama, düzelecektir, bir ihtilafımız
yok. Bizim Dış Ticaret Müsteşarlığı'yla Gümrük Müsteşarlığı arasında herhangi
bir ihtilaf söz konusu değildir. Biz onu gider arkadaşlardan alır, yakından
takip ederiz. Sayın başkan bana yazdı, Hollanda'dan böyle veya bazı Avrupa
Birliği ülkelerinden sahte ATR belgeleriyle tekstil ürünleri giriyor dendi.
Onların da üzerinde ısrarla duracağız. İlgili mercilere yazılı olarak intikal
ettirdim. Yazılı olarak da Gümrük Müsteşarlığının ve Gümrükler Genel
Müdürlüğü'nün bu konudaki görüşü ve kendilerine yazılı olarak tebliğ edeceğiz.
Takip ediyoruz. Aslında zor bir iş. Yani, keşke bizim kendi Türkiye'mizin
şartları, ekonomik şartları normal hale gelse de biz bu dışarıdan gelen rekabeti
göğüsleyebilsek, gümrük duvarlan olmadan, gümrüğün yardımı olmadan kendimiz
göğüsleyebilsek. Ama, elektrik fiyatımız pahalı, aldığımız kredinin maliyeti
pahalı, dolayısıyla bazı sıkıntılarla karşı karşıyayız. İçinde bulunduğumuz
coğrafyanın zorlukları var.
Ben size sadece şu kadarını söyleyeyim. Bizde mazot 66 sente
satılır, İran'da 2 sente satılır, Irak'ta 4 sente satılır. 4 sente mazot
veriyorlar, 2 sente mazot veriyorlar. Şimdi bütün bu yük bizim gümrüklerimizin
sırtına biniyor. Türkiye şartlarında gümrükçülük yapmak kolay değil. Türkiye
coğrafyasında kolay değil. Fransa ile Belçika hududunda gümrükçülük yapmak çok
daha kolaydır. Çünkü kisinde de aynıdır fiyat, hiç fark etmez, ama bizde öyle
değil. Bizde çok sıkıntılar var. Bize komşularımızdan, civar ülkelerden,
Uzakdoğu'dan pamuk fiyatına kumaş geliyor. Adamlara biz dört tane gümrük
göstermişiz. Bakın, belki aranızdadır, ama sizin üyenizdir, geldi bize dedi ki,
"Ben Suriye'den iplik aldım, bunu Öncüpınar Gümrüğü'nden, yani Kilis
Gümrüğü'nden alıvereyim." Alamazsın dedik, illa Bursa'ya gideceksin, oradan
getireceksin. "E canım niye koydunuz bu kaideyi?" dedi. "Bu kaideyi tekstilciler
için koydum, senin için koydum. Bu kaideyi koymazsak o zaman bizim tekstil
fabrikalarımız batar, işçilerimiz işsiz kalır, çok sıkıntı çekerim. Onu oraya
götürüp getireceksin ki, maliyetin yükselecek, o zaman belki birazcık, bizim
tekstil sanayiimiz de nefes alacak" dedim.
Biz size yakınız, istediğiniz zaman bizimle görüşebilirsiniz, istediğiniz zaman
bu meseleleri hep beraber oturup tartışabiliriz; işçisiyle, işvereniyle. Biz bu
memleketi Arjantin yapmayacağız, biz bu memleketi krizden çıkaracağız, ben buna
yürekten inanıyorum. Bu memleketin İstiklal Marşı "Korkma" diye başlar,
korkmayın, bu krizi yendik. |