Bu Sayı
Editörden
Güncel
Uzakdoğu, yerli sanayii tehdit etmeyi sürdürüyor
Başkan Narin dikkat çekti
Seminer
Kayıtdışı
Ekonomi TBMM'ye götürülüyor
Necmettin ÖZTEMİR: Siyasi irade maalesef kayıtsız görünüyor
Gündem
Coats
altınları sahiplerini buldu
Ayın Konusu
Dr. Binhan
OĞUZ BİRKAN: Sektördeki Uzakdoğu menşeli haksız ithalat engellenmeli
İthalatta kara tablo
Firma
Atlas Halı
yarasını sardı
Hukuk
Prof.Dr.Tankut Centel:
AYRI SÜTUN AÇILMIŞ BORDROLARDA ÜCRETİN ÖDENDİĞİNİN İSBATI
(Karar İncelemesi)
|
Güncel
Uzakdoğu, yerli sanayii tehdit
etmeyi sürdürüyor

Türk tekstil sanayii,
Uzakdoğu'nun haksız rekabete yol açan dampingli malların olumsuz etkilerinden
kurtulamıyor. Dış Ticaret Müsteşarlı-ğı'nın açtığt ve bir süre önce sonuçlanan
soruşturmayla da ispatlanmasına rağmen Çin, Tayland, Güney Kore, Tayvan, Malezya
menşeli tekstil ürünleri menşe saptırılarak Türkiye gümrüklerinden giriş yapmaya
devam ediyor. Uzakdoğulu firmalar, tekstil sanayii dahi olmayan Hollanda gibi
Avaıpa ülkeleriyle artık bu sanayii terk etmeye başlayan bazı Avrupa ülkelerinin
menşeini kullanarak ellerini kollarını sallayarak Türkiye'ye girerken, Türk
tekstil sanayiinde haksız rekabete dayanamayan firmalar bir bir kapanıyor.
"Her gemi bir fabrika kapatıyor"
Her biri yaklaşık 4 milyon metre kumaş taşıyan birkaç geminin Türkiye'ye gelmek
üzere Uzakdoğu'dan yola çıktığı haberini alan sendikamız bir basın toplantısı
düzenleyerek konuyu kamuoyunun gözleri önüne serdi. Sendika binasında yapılan ve
birçok üyenin katıldığı toplantıda bir konuşma yapan Başkan Halil Narin, haksız
ithalat konusunda basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.
İçinde 4 milyon metre tekstil ürünü bulunan bir geminin Türkiye'ye gelmek üzere
Uzakdoğu'dan yola çıktığı haberini aldıklarını belirten Narin, Türk Umanlarına
yanaşan her geminin bir fabrika kapattığım, bu ürünlerin piyasaya girmesi
durumunda birkaç fabrikanın daha kapanacağı uyarısında bulundu.
Türkiye'nin antîdamping vergisi ve kota uyguladığı Uzakdoğulu firma-ların bu kez
menşe saptırarak Holİan-da, İspanya gibi Avrupa ülkeleri üzerinden Türkiye'ye
girmeye çalıştıklarını kaydeden Narin, bu malların Türkiye'ye sokulmaması için
Ankara'nın tedbir almasını istedi. Türk tekstil sanayiinin ithalata karşı
olmadığını vur-gulayan Narin, ancak haksız rekabete yol açan İthalatın
durdurulması İçin de mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Türkiye haklarını kullansın
Başta Çin olmak üzere Güney Kore, Tayvan, Tayland, Hindistan gibi ülkelerden
ithal edilen tekstil ürünlerine karşı geçtiğimiz aylarda çeşitli oranlarda
damping vergisi koyan hükümetin Dünya Ticaret Örgütü ve GATT anlaşmalarının
kendisine tanımış olduğu haklan kullanmadığını belirten Narin, yerli sanayiin
her geçen gün daha da zora girmesi nedeniyle Türkiye'nin gıda ürünlerinden sonra
yakında tekstil ürünleri de ithal etmeye başlayacağı uyarısında bulundu. Narin
şöyle konuştu:
"4 milyon metreden fazla tekstil ürünü Türkiye'ye gelmek üzere şu anda yolda. Bu
miktar, orta boy bir fabrikanın bir yıllık üretimine eşit. Yolda olan bu gemiler
Türkiye'ye mallarını boşaltırsa, şu anda zaten yarısı üretim dışı kalan tekstil
sanayiinde gerek işvereni, gerekse çalışanıyla daha büyük bir rahatsızlıkla
karşı karşıya kalacağız. Bu sorunu ne yazık ki hükümete anlatamadık. Maalesef
Sayın Başbakan İle görüşme imkanı bulamadık. Gümrüklerde bu kadar basit bir
otoriteyi sağlamalarım da Sayın Başbakan'dan bekliyoruz."
"Belge operasyonu yapılıyor"
Türkiye'ye gelen Uzakdoğu mallarının Hollanda gibi tekstil sanayii dahi olmayan
bazı AB üikelerinin menşei ile giriş yaptığına işaret eden Narin, "Brüksel'de ve
İlgili ülkelerde belge operasyonu yapılıyor. Ankara Türkiye'ye mal gönderen
firmaların orjin belgelerini resmi kanallardan İstemelidir. Resmi olarak orjin
belgesi bulunmayan hiçbir mal Türkiye sınırlarından İçeri alınmamalıdır.
Hükümet, gelen bu malların nereden geldiğini ve kimin tarafından satıldığını da
ısrarla sormalıdır" diye konuştu.
Dahilde işleme rejiminin Türk tekstil sanayiine büyük zarar verdiğini de anlatan
Narin, tüm ısrarlarına rağmen bu uygulamanın halen devam ettiğini belirtti.
Almanya gibi sanayileşmiş ülkelerde bile yılda sadece 100 civarında dahilde
işleme belgesi verildiğine dikkat çeken Narin, Türkiye'de verilen dahilde işleme
belgesi sayısının ise bilinmediğini ifade etti. Narin, "Bu belgeler sanayiciye
verilmesi gerekirken, tüccara veriliyor. Dahilde İşleme Belgesi üretimi
Türkiye'de sınırlı olan mallar için ve kısa süreli verilmelidir" dedi.
Dahilde İşleme Belgesi adı altında Uzakdoğu'dan ithalat yapan birçok firmanın
yerli sanayie verdiği zarann yanında devletin vergi kaybına da yol açtığını dile
getiren Narin, "İthalat yapan firmaların vergi mükellefi oldukları konusunda
tereddütlerimiz var. Türkiye'ye gelen mallan yüksek fiyatlarla fatura ediyorlar.
Bu da devletin gelir vergisi kaybına neden oluyor" şeklinde konuştu. |