Bu Sayı
Editörden
Güncel
Uzakdoğu, yerli sanayii tehdit etmeyi sürdürüyor
Başkan Narin dikkat çekti
Seminer
Kayıtdışı
Ekonomi TBMM'ye götürülüyor
Necmettin ÖZTEMİR: Siyasi irade maalesef kayıtsız görünüyor
Gündem
Coats
altınları sahiplerini buldu
Ayın Konusu
Dr. Binhan
OĞUZ BİRKAN: Sektördeki Uzakdoğu menşeli haksız ithalat engellenmeli
İthalatta kara tablo
Firma
Atlas Halı
yarasını sardı
Hukuk
Prof.Dr.Tankut Centel:
AYRI SÜTUN AÇILMIŞ BORDROLARDA ÜCRETİN ÖDENDİĞİNİN İSBATI
(Karar İncelemesi)
|
Güncel
Başkan Narin soruları yanıtlarken,
uygulamalarına dikkat çekti: Dahilde işleme rejimi
belgesinin kime ve niçin verildiği belli değil
"Neden,
her şeyi Batı'dan alan Türkiye, Amerika ile Avrupa'nın yaptığı mantıklı
uygulamalardan da ders almaz, diye düşünüyoruz. Çok fazla geçmişe gitmeye lüzum
yok. ABD, "benim ekonomimi bozuyorsun" dedi ve Avrupa'ya vergi koydu. AB'de buna
karşı dedi ki, "sen de şunu yapıyorsun, ben de sana vergi koyuyorum." Onlar bu
zenginliğe rağmen ekonomilerini dengelemeye çalışırlarken, biz neden kendi
ekonomimizi savunamıyoruz? Uzak Doğu mallarının üstelik yanlış belgelerle
Türkiye'ye gelmesine seyirci kalıyoruz?"
"Sertifikası olmayan, orijini belli olmayan hiçbir malın Türkiye'ye girmesi
yanlıştır. Bu yanlışlarım Türk ekonomisini bozduğunu, insanları işsiz ve mutsuz
bıraktığını biliyoruz. Dahilde İşleme Rejimi şahısların değil memleketin
menfaati için yeniden şekillendirilmelidir."
"Son iki senedir, işçi konfederasyonlarıyla birlikte bir tepki çıkışı yapmayı
hep düşündük. Mesela Anıtkabir'e yüzbinlerce kişi ile yürüyebiliriz dedik, ama
yanlış insanlar da aramıza girer de yanlış mesaj ve ririz diye vazgeçtik.
Fransa'da ziraatçıların yaptıkları da konuşuluyor, ama Türkiye bu türden
eylemlere alışık değil. Yapılacak olan şey demokratik olmalı, pozitif olmalı ve
ahenkli olmalı. Biz onun yanındayız. Önce hükümetimizin, müsteşarlarımızın
konunun üzerine eğilmesinden yanayız."
"Dahilde İşleme Rejimi kapsamında verilen belgelerin kime ve ne için verildiği
belli değil. Ne kadar veriliyor, o da belli değil. Örneğin tüccara da veriliyor.
Halbuki belge sahibinin sanayici olması lâzım. Hiçbir kriter yok ortada. Böyle
giderse Türkiye, nasıl şimdi gıda maddeleri ithal ediyorsa, yakın zamanda
tekstili de sadece ithalatla karşılayabilecek duruma gelecektir."
"Renkli fotokopi çıktı, en çok da sahtecilerin işine yaradı bu. Şimdi artık bir
belgeyi taklit etmek o kadar basit ki. Bu kadar büyük mal hareketinin Avrupa
üzerinden Türkiye'ye gelmesinin bir tek sebebi vardır. Belge sahtekârlığının
orijinde yapılmış olmasıdır ve kolay olmasıdır. Sertifikada orijin işlenmediği
için, sırf ATR belgesine dayalı bir sahtekârlık var. Hâlbuki orijin belgesi
olsa, ikisinin bir araya gelmesi için bir resmî makamın da tasdikinden geçecek.
Türkiye'nin de, kendine gelen bu tip mallarda ATR belgesinin, o ilgili
memleketin bakanlığından alındığına dair yazı talep etmesi lâzım."
"Brüksel'e müracaatımızı yaptık. Avrupa Birliği'nin sahtekârlık yapan firma ve
firmalar üzerinde, gerek Türkiye'de, gerek dışarıdaki insanlar üzerinde bir
yaptırımı olacağına inanıyoruz, bunun takipçisiyiz. Ama, hükümetimizin de bu
arada gelecek olan mallara karşı tedbir almasını ve süratle bir ahenk
yaratmasını gerekli görüyoruz. Dış Ticaret Müsteşarlığı kontrolünü yapsın,
Dışişleri Bakanlığı kontrolünü yapsın, mesele çözülür."
"Biz gümrükler kapatılsın diye bir şey söylemiyoruz. Biz dünya fiyatlarına,
resmî belgeli, milletlerarası anlaşma kurallarına uygun ticarete karşı değiliz.
Sahtekârlığa karşıyız, yapılan yanlışlığa karşıyız, Ankara'nın yanlış
değerlendirmesine karşıyız. Ankara'nın iyi niyetli olan çalışmalarının
yanındayız; ama yanlış tatbikatı var, onu da söylüyoruz."
"Pamuk politikası yanlış olabilir, bunun düzelmesi için kavga etmeliyiz.
Elektrik politikası başından beri yanlış. SSK'nın primleri doğru mu? O da doğru
değil. Ama, biz bütün yanlışların hepsini bir anda masaya yatırırsak bunun
altından çıkamayız," |