[ , ]    Sayı:268  NİSAN 2002

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editörden


 Güncel

  Uzakdoğu, yerli sanayii tehdit etmeyi sürdürüyor

  Başkan Narin dikkat çekti


 Seminer

  Kayıtdışı Ekonomi TBMM'ye götürülüyor

  Necmettin ÖZTEMİR: Siyasi irade maalesef kayıtsız görünüyor


 Gündem

  Coats altınları sahiplerini buldu


 Ayın Konusu

  Dr. Binhan OĞUZ BİRKAN: Sektördeki Uzakdoğu menşeli haksız ithalat engellenmeli

  İthalatta kara tablo


 Firma

  Atlas Halı yarasını sardı


 Hukuk

  Prof.Dr.Tankut Centel: AYRI SÜTUN AÇILMIŞ BORDROLARDA ÜCRETİN ÖDENDİĞİNİN İSBATI
(Karar İncelemesi)


 

Seminer

Kayıtdışı Ekonomi TBMM'ye götürülüyor

Türkiye işveren Sendikaları Konfederasyonu'nün (TİSK), düzenlediği "Büyüyen Kayıtdışı Sektör" konulu Seminer 6- 7 Nisan 2002 günlerinde, Kapadokya 'da, yapıldı.

 

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de bir mesajla katıldığı seminerde açılış konuşmaları TiSK Başkanı Refik Baydur, Bayındırlık Bakanı Abdülkadir Akçan ve Devlet Bakanı Faruk Bal tarafından yapıldı. Daha sonra "Kayıtdışı Sektörü Büyüten Faktörler, Ekonomiye ve çalışma Hayatına Etkileri ve Çözüm Önerileri" konulu panel gerçekleştirildi. Moderatör'lüğünü Hürriyet Gazetesi yazan Cüneyt Ülsever'in yaptığı panelde konuşmacılar Prof. Dr. Osman Altuğ, Prof. Dr. Sübidey Togan ve Doç. Dr. Ömer Faruk, İşkur Genel Müdürü Dr. Necdet Kenar, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürü M. Akif Hamzaçebi ve Hazine Müsteşarlığı KİT Genel Müdürü Mehmet Rasgelenler oldu. Diğer grubun konuşmacıları ise işveren temsilcileri oldu. TİSK Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necmettin Öztemir, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akif Parmaksız ve T. Cam, Çimento ve Toprak Sanayii işverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Rüştü Bozkurt panelde söz aldılar. Seminerin ikinci gününde de "Kayıtdışı Sektörü Büyüten Faktörler, Ekonomiye ve Çalışma Hayatına Etkileri ve Çözüm Önerileri" konusunda değerlendirmeler yapıldı. Moderatör'lüğiinü Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu'nun üstlendiği oturumda Prof. Dr. Şükrü Kızılot, Prof. Dr Hüsnü Erkan, Gazeteci Ahmet Erhan Çelik ve TİSK Yönetim Kurulu üyesi Nazım Düzenli görüşlerini açıkladılar.

 

Akçan:  Kayıtdışının nedeni çok karmaşık
Bayındırlık ve Iskan Bakanı Abdülkadir Akçan, kayıt dışı ekonomi ile yüksek enflasyonun sürekli etkileşim halinde olduğunu bildirdi.
Seminerde konuşan Bakan Akçan, kayıt dışı ekonominin nedenleri, sonuçlan ve işleyişi bakımından karmaşık ve çok boyutlu olduğunu belirterek, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınmasının hem gelişmekte olan ülkeler için hem de gelişmesini tamamlamamış ülkeler İçin çözülmesi gereken bir sorun olduğunu kaydetti.
Kayıt dışı ekonominin vergi iİdaresinin bilgi alanı dışına çıkarılan tüm faaliyetler olarak tanımlandığını anlatan Akçan, kayıt dışı ekonominin önlenmesi konusunda Önlem almanın, çağdaş devlet olmanın bir gereği olduğunu kaydetti. Akcan'ın sözleri şöyle:
"Ülkemizde kayıt dışı ekonominin kayıtlı ekonomiye oranının yüksekliği devlet gelirlerindeki kaybın ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Bu sorunun çözümlen-mesiyle devlet gelirlerinde belirgin bir artış olacaktır. Bu sebeple kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınmasının önemini göstermektedir. Kayıt dışı ekonominin daraltılması ve kayıtlı ekonomi içindeki payının azaltılması için öncelikle kayıt dışı faaliyete yol açan nedenlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Ekonomide yaşanan sürekli yüksek enflasyon olgusu kayıt dışı ekonomiyi büyüten bir neden olduğu gibi aynı zamanda kayıt dışı ekonomi de enflasyonun artmasına neden olmaktadır. Yani kayıt dışı ekonomiyle yüksek enflasyon sürekli etkileşim halindedir." Hızlı nüfus artışı, göç, işsizlik ve çarpık kentleşmenin iş gücü piyasası üzerindeki etkileri nedeniyle de kayıt dışı istihdama zemin hazırladığını vurgulayan Akçan, Türkiye'de kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınabilmesi ve ekonomi içindeki payının küçültülmesi için yasal ve idari önlemlerin süratle alınması gerektiğini kaydetti.

 

Baydur: Darboğazdan bir an önce çıkabilmeliyiz
TİSK Başkanı Refik Baydur ise hükümetin bugünkü durumuyla seçime gidemeyeceğini, çünkü başarılı olunmadan seçime gitmenin tehlikeli olacağını kaydetti.
Herkese düşen görevin, hükümete destek vererek dar boğazdan çıkılmasının hızlandırılması olduğunu anlatan Baydur, hükümetin AITye üyelik için hazırladığı Ulusal Program'ela iş güvencesi ve hak grevine yer verilmesinin doğru olmadığını söyledi.
Baydur, Avrupa'nın Türkiye'den hiçbir zaman iş güvencesi ve hak grevini talep etmediğini söyledi.
Türkiye'nin 158 sayılı iş güvencesine İlişkin ILO sözleşmesini kabul ettiğini ve eninde sonunda bunun uygulanacağını anlatan Baydur, itirazlarının iş güvencesinin esnek çalışma, ihbar ve kıdem tazminatlarıyla birlikte değerlendirilmesini istediklerini söyledi.
İş güvencesini AB programına koymanın hata olduğunu ileri süren Baydur, bunun düzeltilmesi gerektiğini kaydetti.
Baydur, Türk sendikacılığının son yıllarda büyük bir gelişme gösterdiğini belirterek, kendilerinin sendikacılığı Türk-lş'ten öğrendiklerini, ancak bugün bu işi Türk-lş'ten iyi yaptıklarını kaydetti.
Baydur, buna neden olarak bilime ve profesyonel kadroya önem vermelerini gösterdi.


Baydur, SSK prim alacaklarının taksite bağlanmasının da yanlış olduğunu belirterek, bunun yerine işverene prim ödemede kolaylıklar sağlanmasının daha doğru olacağını söyledi.
Baydur işverenin üzerindeki sosyal yüklerin;
• Üretim ve İstihdam maliyetinin önemli Ölçüde artmasına,
• İşletmelerin canlılığını kaybetmesine ve küçülmesine,
İşsizliğin artmasına İhracat Olanaklarının azalmasına ve pazar kayıplarına,
• İşletmelerin iç ve dış pazarlardaki rakiplerine yenilmesine,
• Yatırım yapma şevkinin kırılmasına,
• Kayıtdışı sektörün giderek genişlemesine,
• Hızla değişen ekonomik şartlara uyum esnekliğinin kazanılmasına,
• Yurdışına sermaye göçüne,
• Yabancı sermaye girişinin engellenmesine,
• Fiyat artışlarına ve tüketicinin satınal-ma gücünün düşmesine neden oduğunıı belirtti.
Bakan Bal: Ekonomik hastalık
Devlet Bakanı Faruk Bal, kayıt dışı ekonominin, iş hayatında ahlaki değerleri ve mesleki kuralları çökerten, toplumsal uzlaşmayı tehdit eden ekonomik bir hastalık olduğunu bildirdi.
Bakan Bal, kayıt dışı ekonominin, Türk ekonomisinin acilen çözüme kavuşturulması gereken sorunlanndan biri olduğunu bildirdi.

 


Bal, kayıt dışı ekonominin "vergilendirilmiş kazanç kutsaldır" düşüncesine İnanan insanları cezalandırdığını, vergisiz kazancın ulaştığı refah seviyesini özendirdiğini bildirdi. Bal, şunları söyledi:
"Kayıt dışı ekonomi aynı zamanda iş hayatında ahlaki değerleri ve mesleki kuralları çökerten, sosyal barışı ve toplumsal uzlaşmayı tehdit eden ekonomik bir hastalıktır. Bu hastalıktan kurtulmamız gerekir. Bunun için hastalığın ortaya çıkmasını sağlayan sebeplerin yok edilmesi lazımdır."
Kayıt dışı ekonomiyi, yüksek vergi oranı ve sigorta primleri, mali aflar, bıktıran resmi formaliteler, niteliği gereği kayıt dışı kalan muamelelerini özendirdiğini bildirilen Bal, Türkiye'deki kayıt dışı ekonominin yüzde 30-50"si civarında tahmin edüdiğini söyledi.
Kayıt dışı ekonomiden tamamen kurtulmanın kolay olmadığına dikkat çeken Bal, şöyle devam etti:
"Bu konuda sadece üzerinde her kesimin uzlaştığı yasal düzenlemelerin yapılması, idarenin bu düzenlemeleri uygulama kararlılığını göstermesi de yeterli değildir. Bununla birlikte devlet ve millet arasında varolması gereken güven unsurunun sağlamlaştırılması ve başta enflasyon olmak üzere ekonomide dengesizlik yaratan kronikleşmiş olumsuzlukların giderilmesi ön koşul olarak karşımıza çıkmaktadır."
Bal, vatandaşı memnun etmek için vatandaşla kamunun ortak bir noktada buluşması gerektiğini, bunun adının da "yönetişim" olduğunu söyledi.
Yönetişimin kamunun vatandaşı, vatandaşın kamuyu karşılıklı olarak etkilemesi olduğunu bildiren Bal, 57. Hükümetlin kamuda şeffaflığı sağlamak için karar aldığını söyledi.
Bal, kamuda şeffaflığı İlk kez Toplu Konut Müsteşarlığı"nda uygulamaya sokulduğunu da kaydetti.


Sezer'in mesajı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de TiSK'in etkinliklerine bir mesajla katıldı. Sezer, son dönemde elde edilen olumlu gelişmelerin, Türk ekonomisinin yakın zamanda sorunlarını aşacağı ve yeniden büyüme eğilimine gireceği yolundaki umutlan güçlendirdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Sezer, mesajında, Türkiye'nin bugün önemli bir dönemeçten geçtiğini belirterek, toplumun tüm kesimlerinin olumsuzluklarını yakından duyumsadığı ekonomik bunalımın etkisini yitirmeye başladığı yönünde genel bir iyimserlik gözlendiğini ifade etti. Sezer, mesajında özetle şöyle dedi:
"Son dönemde elde edilen olumlu gelişmeler, Türk ekonomisini yakın zamanda sorunlarını aşacağı ve yeniden büyüme eğilimine gireceği yolundaki umutlarımızı güçlendirmektedir, îyi bir gelecek güçlü bir ekonomiyle kurulabilir. Bu nedenle üretime ve yatırıma öncelik veren, sosyal adalet ilkesini gözeten ekonomik yapının işletilmesine yönelik köklü adımların kararlılık içinde atılması gerekmektedir.
Ekonomik sorunların hızla çözümlenmesi amacıyla reform çabalarının sürdürülmesi devletin etkin ve saydam yapıya kavuşturulması önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz olmalıdır. Enflasyon ve işsizlikle savaşım, sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesi, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi, ekonominin kayıt altına alınması ve yurttaşlarımızın yaşam düzeyinin yükseltilmesi gibi konular Türk ekonomisinin çözüm bekleyen öncelikli sorunlarıdır, Toplantıyı bu konuda önemli bir etkinlik olarak değerlendiriyor, konunun taraflarını biraraya getirerek ileriye dönük sağlıklı ve kalıcı politikaların ortaklaşa oluşturulması çalışmalarına katkıda bulunacağına inanıyorum."


Hamzaçebi: Dünyaya göre düzenleme şart
Düzenlenen panelde söz alan Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürü Akif Hamzaçebi ise, Türkiye'nin 29 OECD üyesi ülke arasında, ücret üzerindeki vergi yükü bakımından 8inci sırada yer aldığını bildirdi. Hamzaçebi, kayıtdışı ekonominin, sadece gelişmemiş ülkelerin değil, gelişmiş ülkelerin de sorunu olduğunu söyledi. Hamzaçebi, globalleşmenin vergi rekabeti yarattığını belirterek, Türk vergi sisteminin, sadece iç kurallara göre değil, uluslararası gelişmelere göre de düzenlenmesi gerektiğini bildirdi. Hamzaçebi, son 10 yıldan bu yana kurumlar vergisinde 10 puan düşüş olduğuna dikkat çekti.
Akif Hamzaçebi, Türkiye'nin OECD İçindeki 29 ülke arasında, ücret üzerindeki vergi yükü bakımından 8inci sırada yer aldığını vurgulayarak, ekonomik programın uygulanmasından bu yana vergi yükünde yüzde 2 ile 2-5 oranında artış olduğunu kaydetti.
Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü Necdet Kenar ise kayıt dışı ekonomiyi yaratan faktörlerin başında hızlı nüfus artışı, köyden kente göç ve işsizlikteki artışın geldiğini söyledi.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002 TÜTSİS      -      3tur.com Tasarım