Bu Sayı
Editörden
Güncel
Uzakdoğu, yerli sanayii tehdit etmeyi sürdürüyor
Başkan Narin dikkat çekti
Seminer
Kayıtdışı
Ekonomi TBMM'ye götürülüyor
Necmettin ÖZTEMİR: Siyasi irade maalesef kayıtsız görünüyor
Gündem
Coats
altınları sahiplerini buldu
Ayın Konusu
Dr. Binhan
OĞUZ BİRKAN: Sektördeki Uzakdoğu menşeli haksız ithalat engellenmeli
İthalatta kara tablo
Firma
Atlas Halı
yarasını sardı
Hukuk
Prof.Dr.Tankut Centel:
AYRI SÜTUN AÇILMIŞ BORDROLARDA ÜCRETİN ÖDENDİĞİNİN İSBATI
(Karar İncelemesi)
|
Seminer
Kayıtdışı Ekonomi TBMM'ye
götürülüyor

Türkiye işveren Sendikaları Konfederasyonu'nün (TİSK),
düzenlediği "Büyüyen Kayıtdışı Sektör" konulu Seminer 6- 7 Nisan 2002
günlerinde, Kapadokya 'da, yapıldı.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de bir mesajla katıldığı seminerde
açılış konuşmaları TiSK Başkanı Refik Baydur, Bayındırlık Bakanı Abdülkadir
Akçan ve Devlet Bakanı Faruk Bal tarafından yapıldı. Daha sonra "Kayıtdışı
Sektörü Büyüten Faktörler, Ekonomiye ve çalışma Hayatına Etkileri ve Çözüm
Önerileri" konulu panel gerçekleştirildi. Moderatör'lüğünü Hürriyet Gazetesi
yazan Cüneyt Ülsever'in yaptığı panelde konuşmacılar Prof. Dr. Osman Altuğ,
Prof. Dr. Sübidey Togan ve Doç. Dr. Ömer Faruk, İşkur Genel Müdürü Dr. Necdet
Kenar, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürü M. Akif Hamzaçebi ve Hazine
Müsteşarlığı KİT Genel Müdürü Mehmet Rasgelenler oldu. Diğer grubun
konuşmacıları ise işveren temsilcileri oldu. TİSK Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Necmettin Öztemir, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Akif Parmaksız ve T. Cam, Çimento ve Toprak Sanayii işverenleri Sendikası
Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Rüştü Bozkurt panelde söz aldılar. Seminerin
ikinci gününde de "Kayıtdışı Sektörü Büyüten Faktörler, Ekonomiye ve Çalışma
Hayatına Etkileri ve Çözüm Önerileri" konusunda değerlendirmeler yapıldı.
Moderatör'lüğiinü Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu'nun üstlendiği
oturumda Prof. Dr. Şükrü Kızılot, Prof. Dr Hüsnü Erkan, Gazeteci Ahmet Erhan
Çelik ve TİSK Yönetim Kurulu üyesi Nazım Düzenli görüşlerini açıkladılar.
Akçan: Kayıtdışının nedeni çok karmaşık
Bayındırlık ve Iskan Bakanı Abdülkadir Akçan, kayıt dışı ekonomi ile yüksek
enflasyonun sürekli etkileşim halinde olduğunu bildirdi.
Seminerde konuşan Bakan Akçan, kayıt dışı ekonominin nedenleri, sonuçlan ve
işleyişi bakımından karmaşık ve çok boyutlu olduğunu belirterek, kayıt dışı
ekonominin kayıt altına alınmasının hem gelişmekte olan ülkeler için hem de
gelişmesini tamamlamamış ülkeler İçin çözülmesi gereken bir sorun olduğunu
kaydetti.
Kayıt dışı ekonominin vergi iİdaresinin bilgi alanı dışına çıkarılan tüm
faaliyetler olarak tanımlandığını anlatan Akçan, kayıt dışı ekonominin önlenmesi
konusunda Önlem almanın, çağdaş devlet olmanın bir gereği olduğunu kaydetti.
Akcan'ın sözleri şöyle:
"Ülkemizde kayıt dışı ekonominin kayıtlı ekonomiye oranının yüksekliği devlet
gelirlerindeki kaybın ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Bu sorunun
çözümlen-mesiyle devlet gelirlerinde belirgin bir artış olacaktır. Bu sebeple
kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınmasının önemini göstermektedir. Kayıt
dışı ekonominin daraltılması ve kayıtlı ekonomi içindeki payının azaltılması
için öncelikle kayıt dışı faaliyete yol açan nedenlerin ortadan kaldırılması
gerekmektedir. Ekonomide yaşanan sürekli yüksek enflasyon olgusu kayıt dışı
ekonomiyi büyüten bir neden olduğu gibi aynı zamanda kayıt dışı ekonomi de
enflasyonun artmasına neden olmaktadır. Yani kayıt dışı ekonomiyle yüksek
enflasyon sürekli etkileşim halindedir." Hızlı nüfus artışı, göç, işsizlik ve
çarpık kentleşmenin iş gücü piyasası üzerindeki etkileri nedeniyle de kayıt dışı
istihdama zemin hazırladığını vurgulayan Akçan, Türkiye'de kayıt dışı ekonominin
kayıt altına alınabilmesi ve ekonomi içindeki payının küçültülmesi için yasal ve
idari önlemlerin süratle alınması gerektiğini kaydetti.
Baydur: Darboğazdan bir an önce çıkabilmeliyiz
TİSK Başkanı Refik Baydur ise hükümetin bugünkü durumuyla seçime gidemeyeceğini,
çünkü başarılı olunmadan seçime gitmenin tehlikeli olacağını kaydetti.
Herkese düşen görevin, hükümete destek vererek dar boğazdan çıkılmasının
hızlandırılması olduğunu anlatan Baydur, hükümetin AITye üyelik için hazırladığı
Ulusal Program'ela iş güvencesi ve hak grevine yer verilmesinin doğru olmadığını
söyledi.
Baydur, Avrupa'nın Türkiye'den hiçbir zaman iş güvencesi ve hak grevini talep
etmediğini söyledi.
Türkiye'nin 158 sayılı iş güvencesine İlişkin ILO sözleşmesini kabul ettiğini ve
eninde sonunda bunun uygulanacağını anlatan Baydur, itirazlarının iş
güvencesinin esnek çalışma, ihbar ve kıdem tazminatlarıyla birlikte
değerlendirilmesini istediklerini söyledi.
İş güvencesini AB programına koymanın hata olduğunu ileri süren Baydur, bunun
düzeltilmesi gerektiğini kaydetti.
Baydur, Türk sendikacılığının son yıllarda büyük bir gelişme gösterdiğini
belirterek, kendilerinin sendikacılığı Türk-lş'ten öğrendiklerini, ancak bugün
bu işi Türk-lş'ten iyi yaptıklarını kaydetti.
Baydur, buna neden olarak bilime ve profesyonel kadroya önem vermelerini
gösterdi.
Baydur, SSK prim alacaklarının taksite bağlanmasının da yanlış olduğunu
belirterek, bunun yerine işverene prim ödemede kolaylıklar sağlanmasının daha
doğru olacağını söyledi.
Baydur işverenin üzerindeki sosyal yüklerin;
• Üretim ve İstihdam maliyetinin önemli Ölçüde artmasına,
• İşletmelerin canlılığını kaybetmesine ve küçülmesine,
İşsizliğin artmasına İhracat Olanaklarının azalmasına ve pazar kayıplarına,
• İşletmelerin iç ve dış pazarlardaki rakiplerine yenilmesine,
• Yatırım yapma şevkinin kırılmasına,
• Kayıtdışı sektörün giderek genişlemesine,
• Hızla değişen ekonomik şartlara uyum esnekliğinin kazanılmasına,
• Yurdışına sermaye göçüne,
• Yabancı sermaye girişinin engellenmesine,
• Fiyat artışlarına ve tüketicinin satınal-ma gücünün düşmesine neden oduğunıı
belirtti.
Bakan Bal: Ekonomik hastalık
Devlet Bakanı Faruk Bal, kayıt dışı ekonominin, iş hayatında ahlaki değerleri ve
mesleki kuralları çökerten, toplumsal uzlaşmayı tehdit eden ekonomik bir
hastalık olduğunu bildirdi.
Bakan Bal, kayıt dışı ekonominin, Türk ekonomisinin acilen çözüme kavuşturulması
gereken sorunlanndan biri olduğunu bildirdi.

Bal, kayıt dışı ekonominin "vergilendirilmiş kazanç kutsaldır" düşüncesine
İnanan insanları cezalandırdığını, vergisiz kazancın ulaştığı refah seviyesini
özendirdiğini bildirdi. Bal, şunları söyledi:
"Kayıt dışı ekonomi aynı zamanda iş hayatında ahlaki değerleri ve mesleki
kuralları çökerten, sosyal barışı ve toplumsal uzlaşmayı tehdit eden ekonomik
bir hastalıktır. Bu hastalıktan kurtulmamız gerekir. Bunun için hastalığın
ortaya çıkmasını sağlayan sebeplerin yok edilmesi lazımdır."
Kayıt dışı ekonomiyi, yüksek vergi oranı ve sigorta primleri, mali aflar,
bıktıran resmi formaliteler, niteliği gereği kayıt dışı kalan muamelelerini
özendirdiğini bildirilen Bal, Türkiye'deki kayıt dışı ekonominin yüzde 30-50"si
civarında tahmin edüdiğini söyledi.
Kayıt dışı ekonomiden tamamen kurtulmanın kolay olmadığına dikkat çeken Bal,
şöyle devam etti:
"Bu konuda sadece üzerinde her kesimin uzlaştığı yasal düzenlemelerin yapılması,
idarenin bu düzenlemeleri uygulama kararlılığını göstermesi de yeterli değildir.
Bununla birlikte devlet ve millet arasında varolması gereken güven unsurunun
sağlamlaştırılması ve başta enflasyon olmak üzere ekonomide dengesizlik yaratan
kronikleşmiş olumsuzlukların giderilmesi ön koşul olarak karşımıza çıkmaktadır."
Bal, vatandaşı memnun etmek için vatandaşla kamunun ortak bir noktada buluşması
gerektiğini, bunun adının da "yönetişim" olduğunu söyledi.
Yönetişimin kamunun vatandaşı, vatandaşın kamuyu karşılıklı olarak etkilemesi
olduğunu bildiren Bal, 57. Hükümetlin kamuda şeffaflığı sağlamak için karar
aldığını söyledi.
Bal, kamuda şeffaflığı İlk kez Toplu Konut Müsteşarlığı"nda uygulamaya
sokulduğunu da kaydetti.
Sezer'in mesajı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de TiSK'in etkinliklerine bir mesajla katıldı.
Sezer, son dönemde elde edilen olumlu gelişmelerin, Türk ekonomisinin yakın
zamanda sorunlarını aşacağı ve yeniden büyüme eğilimine gireceği yolundaki
umutlan güçlendirdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Sezer, mesajında, Türkiye'nin bugün önemli bir dönemeçten
geçtiğini belirterek, toplumun tüm kesimlerinin olumsuzluklarını yakından
duyumsadığı ekonomik bunalımın etkisini yitirmeye başladığı yönünde genel bir
iyimserlik gözlendiğini ifade etti. Sezer, mesajında özetle şöyle dedi:
"Son dönemde elde edilen olumlu gelişmeler, Türk ekonomisini yakın zamanda
sorunlarını aşacağı ve yeniden büyüme eğilimine gireceği yolundaki umutlarımızı
güçlendirmektedir, îyi bir gelecek güçlü bir ekonomiyle kurulabilir. Bu nedenle
üretime ve yatırıma öncelik veren, sosyal adalet ilkesini gözeten ekonomik
yapının işletilmesine yönelik köklü adımların kararlılık içinde atılması
gerekmektedir.
Ekonomik sorunların hızla çözümlenmesi amacıyla reform çabalarının sürdürülmesi
devletin etkin ve saydam yapıya kavuşturulması önümüzdeki dönemde temel
önceliğimiz olmalıdır. Enflasyon ve işsizlikle savaşım, sosyal güvenlik
sisteminin güçlendirilmesi, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi,
ekonominin kayıt altına alınması ve yurttaşlarımızın yaşam düzeyinin
yükseltilmesi gibi konular Türk ekonomisinin çözüm bekleyen öncelikli
sorunlarıdır, Toplantıyı bu konuda önemli bir etkinlik olarak değerlendiriyor,
konunun taraflarını biraraya getirerek ileriye dönük sağlıklı ve kalıcı
politikaların ortaklaşa oluşturulması çalışmalarına katkıda bulunacağına
inanıyorum."
Hamzaçebi: Dünyaya göre düzenleme şart
Düzenlenen panelde söz alan Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürü Akif
Hamzaçebi ise, Türkiye'nin 29 OECD üyesi ülke arasında, ücret üzerindeki vergi
yükü bakımından 8inci sırada yer aldığını bildirdi. Hamzaçebi, kayıtdışı
ekonominin, sadece gelişmemiş ülkelerin değil, gelişmiş ülkelerin de sorunu
olduğunu söyledi. Hamzaçebi, globalleşmenin vergi rekabeti yarattığını
belirterek, Türk vergi sisteminin, sadece iç kurallara göre değil, uluslararası
gelişmelere göre de düzenlenmesi gerektiğini bildirdi. Hamzaçebi, son 10 yıldan
bu yana kurumlar vergisinde 10 puan düşüş olduğuna dikkat çekti.
Akif Hamzaçebi, Türkiye'nin OECD İçindeki 29 ülke arasında, ücret üzerindeki
vergi yükü bakımından 8inci sırada yer aldığını vurgulayarak, ekonomik programın
uygulanmasından bu yana vergi yükünde yüzde 2 ile 2-5 oranında artış olduğunu
kaydetti.
Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü Necdet Kenar ise kayıt dışı ekonomiyi yaratan
faktörlerin başında hızlı nüfus artışı, köyden kente göç ve işsizlikteki artışın
geldiğini söyledi.
|