Bu Sayı
Editörden
ABANT TOPLANTISI
Halit NARİN: HATALARIN SORUMLUSU MÜTEŞEBBİS DEĞİL
Dr. Rüştü BOZKURT: Çalışma yaşamında çağa uyum
Refik BAYDUR: Temel koşul rekabet edebilme gücü
Dr.Nihat YÜKSEL: Çalışma hayatımızda çağa uyum için çözüm
önerileri
Yrd. Doc. Dr. Oğul ZENGİNGÖNÜL: İş güvencesi ve istihdam
Prof. Dr. Tankut CENTEL: Çalışma hayatımızda çağa uyum için
çözüm önerileri Değerlendirme ve sonuç
FABRİK 2002
Kumaş Desen Tasarım Ödülleri Sahiplerini Buldu
SÖYLEŞİ
Ertekin Ashaboğlu:
Tekstil sanayimiz dünya ile rekabette geri kalmamalı
HUKUK
Prof.Dr. Tankut CENTEL: BELİRLİ SÜRELİ HİZMET SÖZLEŞMESİNİN
FESHİ VE KÖTÜNİYET TAZMİNATI (Karar İncelemesi)
DEĞERLENDİRME
Av.Bora ERSAL: İş Güvencesi Kanun Tasarısı'na ilişkin düşünceler
|
Sendikamızın Yönetim Kurulu Üyesi
Ertekin Ashaboğlu:
Tekstil sanayimiz dünya ile
rekabette geri kalmamalı
"Tekstil sanayi
Türkiye'de en fazla istihdam sağlayan, en fazla döviz kazandıran bir sektör.
Ancak krizlerden dolayı bazı fabrikalar kapandı. Bunun sonucunda işçi
çıkarmaları yaşandı. Sektörde 1 milyona yakın kişi işini kaybetti."
Sendikamız
Türkiye Tekstil Sanayii İşverenler Sendikası'na (TÜTSİS) bağlı Türk Tekstil
Vakfı, TÜBİTAK ve Ege Üniversitesi işbirliği ile kurulan Tekstil Araştırma
Merkezi (TAM), sektörün rekabet edebilirliğini artırmak üzere çalışmalarına
başladı. 5 yıllık süre için kurulan ve 2,5 milyon dolarlık bütçesi olan TAM'ın
ele alacağı projeler arasında enerjide tasarruf sağlanarak maliyetlerin
düşürülmesi ve pamuğun yabancı maddelerden arındırılarak kalitenin artırılması
gibi sektörün geleceği açısından hayati önem taşıyan konular da bulunuyor.
Türkiye'de üretimin, ihracatın ve istihdamın lokomotifi olan, ancak yaşanan
ekonomik krizler nedeniyle son yıllarda önemli yaralar alan tekstil sektörünü
dünya ile rekabette avantajlı konuma getirmek üzere kurulan TAM,
gerçekleştireceği çeşitli araştırma-geliştirme projeleriyle sektöre ışık
tutacak. Merkezin amacı
Sendikamızın Yönetim Kurulu Üyesi Ertekin Ashaboğlu, sektörün rekabet gücünün
mutlaka artırılması gerektiğini belirterek, merkezin bu amaçla kurulduğunu
söyledi. Merkezin özel sektörün kontrolünde çalışacağını belirten Ashaboğlu,
"TAM, 7 kişilik bir yönetim kurulundan oluşuyor. Kurulda 1 kişi TÜBİTAK'tan, 1
kişi Ege Üniversitesi'nden 5 kişi ise sendikamıza üye işyerlerinin
temsilcilerinden oluşuyor. Tamamen özerk bir kuruluş. Dolayısıyla rahat bir
çalışma ortamına sahibiz" dedi.
"Kapasite kullanılamıyor"
Türk tekstil sanayiinin 1995 yılından sonra yapılan yatırımların da devreye
girmesiyle büyük bir kapasiteye ulaştığını kaydeden Ashaboğlu, Türkiye'nin
dokuma, iplik ve terbiye alt sektörlerinde kurulu kapasite olarak AB ülkeleri
toplamından daha büyük bir kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Ashaboğlu, "Bu
kapasite yaratıldı ancak sektör son 4 yıldan beri büyük bir kriz içinde oldugu
için bu kapasite kullanılamaz halde. Tekstil sanayii Türkiye'de en fazla
istihdam sağlayan, en fazla döviz kazandıran bir sektör. Ancak krizlerden dolayı
bazı fabrikalar kapandı. Bunun sonucunda işçi çıkarmaları yaşandı. Sektörde 1
milyona yakın kişi işini kaybetti" dedi.
Türk tekstil sanayiinin yaşayabilmesi için dünya ile rekabette geri kalmaması
gerektiğinin altını çizen Ashaboğlu, TAM'ın bu konuda sektöre önemli katkılarda
bulunacağını vurguladı. Ashaboğlu şöyle devam etti:
"Türk tekstil sektörünün rekabet edebilir gücünü yaratmak lazım. Türkiye'de
enerji pahalı, kısa vadede de bir ucuzlama beklenmiyor. Uzakdoğu ile
kıyasladığımızda işçilik maliyetlerimiz de yüksek. TAM'ın yürüttüğü projelerden
biri enerji tasarrufu. Enerjinin pahalılığından devamlı yakınıyoruz, ama
enerjinin maliyetler içindeki payını nasıl düşürürüz diye bir çalışma
yapmıyoruz. TAM bu konuda sanayicimize hizmet verecek. Enerjide yüzde 1 bile
tasarruf sağlansa maliyetlerden önemli bir düşüş gerçekleştirilmiş olur. Bunun
yanında pamuklu sanayiinin bugün yaşadığı en büyük sıkıntılardan biri Türk
pamuğunda zaman zaman karşılaşılan yabancı maddeler. Bu yabancı maddelerin
dokumaya girdikten sonra ortaya çıkardığı zararlar o kadar yüksek ki sanayici bu
durumdan büyük bir mağduriyet yaşıyor. Projelerimizden biri de pamuklu
sanayiinin bu önemli sorununa cevap verebilmek. Bu amaçla pamuk üretim
bölgelerinde bu yabancı maddelerin pamuğa karışmasını önleyici çalışmalar
yapacağız. Pamuğu daha tarlada iken çırçır makinelerine girmeden bu yabancı
maddelerden kurtarmak için çırçırcılarla, üreticilerle, çiftçilerle yakın temasa
geçerek birtakım önlemler alacağız. Bu konuda öncü olmak istiyoruz. Bu sorunu
çözebilirsek sektöre büyük bir hizmet vermiş olacağız."
"Teknolojide sorunumuz yok"
Bunun yanında sektörün verimlilik ve kalite kontrol konularında da büyük
sıkıntıları olduğunu ifade eden Ashaboğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye artık 5-6 marklık değil, 20-25 marklık daha kaliteli ürünler üretmek
zorunda, elimizdeki teknoloji buna müsait. Yakın bir gelecekte Türkiye tekstil
sanayiini terketmeyecek. Bu sanayi uzun yıllar yaşamaya devam edecek. Bizim
amacımız Uzakdoğu'nun ürettiği ürünler olmamalı. İtalya'nın standardını,
fiyatlarını yakalamak olmalı. Türk tekstil sanayii 1970'lerden beri ihracat
yapıyor. 1980'lerden sonra da konfeksiyon ihracatı hızla gelişti. Konfeksiyon
ihracatında da büyük rakamlara ulaştık, artık 15 yıl önce ürettiğimiz ürünleri
bırakıp katma değeri daha yüksek ürünlerin üretimine ağırlık vermek
durumundayız. 2005 yılında kotalar kalkarsa ki bu konuda halen tartışmalar var,
o durumda Türk tekstil sanayii iyice zora girecek. Çünkü Türkiye tekstil
sanayiini kurdu, ama bu iş kolunda Uzakdoğu'da büyük rakipleri var. Dolayısıyla
2005 yılından sonra rekabet çok güçleşecek. Türk tekstil sanayii mevcut makine
kapasitesi ile ihtiyacımız olan kaliteli ürünleri üretecek teknolojiye sahip
ancak sektörde teknoloji her geçen gün ilerliyor. Türkiye'de yıllardır finansman
pahalı olduğu için sanayici kazandığını yatırım için kullandı. Son 4 yıldır
krizler yaşanıyor. Sanayicinin teknolojiye yatırım yapma gücü yok. TAM, Türk
tekstil sanayiinin bütün alt sektörlerinin mevcut sorunlarını çözecek
araştırma-geliştirme çalışmaları yapacak. Bu çalışmaları sadece sendika üyeleri
için değil, hizmet almak isteyen tüm sektör için yapacağız. Çok yakın zamanda
5-6 değişik AR-GE projesine başlayacağız." |