Bu Sayı
Editörden
Güncel
NARİN:
Kendi gücümüzle yola devam etmeliyiz
ÖZTEMİR uyarıyor: Kriz teşebbüs ve takım ruhunu da götürüyor
ASHABOĞLU: Türkiye tekstilden vazgeçemez
Yaşar
OKUYAN: Tarafların iyi niyetli yaklaşımları başarının teminatıdır
Sektör
Tekstilde gerçek bir "Serbest Pan Avrupa Akdeniz Bölgesinden" uzağız
Fuar
Uluslararası İstanbul Hazır Giyim Fuarı'ndan çıkan mesaj: "Daha çok moda
markalar yaratılmalı"
Firma
Mithat
Giyim
Hukuk
ULUSAL
BAYRAM VE GENEL TATİL GÜNLERİNDE ÇALIŞACAK İŞÇİYE ÖDENECEK ÜCRETİN HESABI
|
Söyleşi
ASHABOĞLU: Türkiye tekstilden
vazgeçemez
Sendikamızın Yönetim Kurulu Üyesi Ertekin Ashaboğlu, tekstil
sektörünün Türkiye'nin AB'ye asıl üye olması için gerekli lobi çalışmasını en
etkili yerden yaptığını söyledi. Katıldığı bir televizyon programında sunucu
Tamer Coşkun'un sorularını yanıtlayan Ashaboğlu, "AB üyeliğimizi desteklemeleri
için Eurocoton'dan istekte bulunduk, isteğimiz kabul edildi. Hatta biz sizi a rtık
tekstil sanayi olarak içimizde, bizden biri olarak kabul ediyoruz dediler" diye
konuştu. İşte Ashaboğlu'na yöneltilen sorular ve yanıtları...
- Eurocoton'u konuşuyoruz. Önce biraz açalım, nedir Eurocoton?
ERTEKİN ASHABOĞLU- Eurocoton, 1950 yılında Avrupalı pamuklu tekstil
sanayicilerinin bir kulübü halinde kuruluyor. 1958 Roma Anlaş-ması'ndan sonra, o
günkü İsmiyle Ortak Pazar, bugünkü ismiyle Avrupa Birliğfnin merkezi olan
Brüksel'de faaliyet gösteriyor.
Eurocoton, 15 Avrupa ülkesinin pamuklu tekstil sanayicilerinin menfaatlerini
korumak için, Ortak Pazar Komisyonu nezdinde, AB ülkeleri tekstil sanayinin
geleceği hakkında alınacak kararlara müdahale etmek, AB Komisyonu'na yol
göstermek için kunılan önemli bir kuruluş.
- Yaptırım gücü de var.
ASHABOĞLU- Yaptırım gücü var; çünkü gerçekten AB Komisyonu nezdinde
kendini kabul ettirmiş olan Avrupalı sektör kuruluşlarının en önemlisi
diyebilirim.
- Tekstil ve konfeksiyon İhracatımızın lokomotifi Eurocoton da sürekli
Demokles'in kılıcı gibi bizim başımızdaydı, antidamping sorusturnıalartyla
firmalarımızı sıkıntıya sokuyordu. Siz şu anda o Eurocoton'un
bas-kanvekilisiniz. Neler değişecek, Türkiye açısından ne gibi faydalar gelecek?
ASHABOĞLU- Türkiye tekstil ihracatına 1970'Ii yıllarda yoğun olarak
başladı. İhracatımızın büyük bölümü de AB ülkelerine yapılıyor. Tabii, sıfırdan
bu düzeye gelmek kolay olmadı. Çünkü biz oraya mallarımızı satmaya başladık ve
sürekli olarak bunun miktarını ve çeşidini artırmaya çalıştık. Avrupalı
tekstilciler de bunu engellemek için yıllarca AB nezdinde, AB Komisyonu nezdinde
kotalar koydular, zaman zaman damping uyguladılar. AB'ye tekstil ihracatını
artırmak için de Eurocoton engelini aşmamız lâzımdı. Yıllarca Eurocotonla
müzakerelerimiz gayriresmî devam etti, bizi hiçbir zaman kabul etmek
istemediler. Fakat, en sonunda baktılar ki artık Türkiye de tekstil sanayi
gerçekten kuvvetli bir yere geldi... Ondan sonra bizi yavaş yavaş kabul ettiler.
Bundan 6 sene evvel bizi assosiye üye olarak aldılar. AB ile Gümrük Birliği
içinde olduğumuzu, üyelik sürecinin yaşandığını dile getirerek iki yıl önce de
asıl üye olduk. Şu anda AB üyesi olmayıp Eurocoton üyesi olan yegâne kuruluş
durumundayız.
- Bu, Türkiye'nin Avrupa Birliği ilişkilerini etkiler nü? Yani, sonuçta
lobiler çok önemli...
ASHABOĞLU- Etkiler. Bakınız, geçen hafta Paris'te yapılan Eurocoton Genel
Kurulu'nda, bizim AB üyeliğimizi desteklemeleri için Eurocoton'dan istekte
bulunduk. İsteğimiz kabul edildi. Hatta dediler ki, biz sizi artık tekstil
sanayicisi olarak içimizde, bizden biri olarak kabul ediyoruz. Dolayısıyla
Türkiye'nin AB üyeliğini de destekliyoruz. Yani, bir yerde biz Türkiye'nin AB'ye
asıl üye olması için gerekli lobiyi de sektör olarak yapmış olduk.
- Herhalde ekonomik İlişkilerin geliştirilmesi, sektörlerin benzer meslek
kuruluşlarıyla Avrupa Birliği ricalinde yapacağı girişimler, lobiler de
Ankara'nın işini kolaylaştıracak.
ASHABOĞLU- Şüphesiz. Biraz evvel belirttiğim gibi, Eurocoton, AB nezdinde
gücü olan, yaptırım gücü olan kuvvetli bir kuruluş. Onların da bizim adımıza,
âdeta bizim avukatlığımızı yaparak asıl üyeliğimizi desteklemeleri bu süreçte
önemli bir destek olacak.
- Türkiye 96 yılında Gümrük Birliği'ne girdi ve tekstilde Eurocoton'un üyesi.
Ama Hindistan, Pakistan gibi ülkelerle bir arada tutulup Türkiye antidamping
soruşturmasına maruz kalmıştı. Bu düzenlemeler aruk ortadan kalkacak mı?
ASHABOĞLU- Bu konu gerçekten enteresan. Tabiî biz AB'nin asıl üyesi olmayıp
da AB ile Gümrük Birliği yapan yegâne ülkeyiz. Yani biz bir yerde dış
ticaretimizi tamamen AB dış ticaretiyle uyumlu bir hâle getirdik. Fakat, hâl
böyleyken, bazı İhracat kalemlerinde bizi damping vergisiyle tehdit
edebiliyorlar. Bu durum bize doğal olarak ters geliyor.
Bize ters gelen bir olay daha var. Bizim dış ticaretimiz tamamen AB dış
ticaretine uyumlu olduğu hâlde, bugün AB gidip üçüncü bir ülkeyle bir ticaret
anlaşması yapabiliyor. Bu yapılan ticaret anlaşması müzakerelerinde biz hiç
bulunmuyoruz, bizim fikrimiz sorulmuyor... Müzakereler yapılıyor, o ülkelere
gidiliyor, ticaret anlaşması imzalanıyor, ondan sonra gelip bize diyorlar ki;
"Biz böyle bir anlaşma yaptık, buyurun siz de bunu uygulayın." Meselâ, en son
yapılan anlaşmalardan bir tanesi Meksika ile yapılan ticaret anlaşması. Meksika,
NAFTA'nın üyesi ve tekstil sanayi orada bayağı kuvvedi. Meksika'dan AB'ye
gelecek olan bazı tekstil ürünleri gümrüksüz veya çok düşük gümrük oranlarıyla
geliyor. Meksika'nın herhangi bir tekstil ürünü AB'ye girdiği zaman,
biliyorsunuz AB'nin ortak ürünü oluyor, serbest dolaşıma giriyor. Yani, burada
bizim tekstil sanayiimiz, Meksika'dan gelen herhangi bir üründen dolayı zarar da
görebilir.
Bu Türkiye'ye de geliyor, çünkü herhangi bir AB ülkesine giden mal, Gümrük
Birliği yaptığımıza göre serbest dolaşıma giriyor.
- Bundan sonra tekstil sektörü ne yapacak? Bir de 2005 yılında gümrükler
kalkacak, serbest ticarete geçeceğiz deniliyor ama, gerçekten kalkacak mı?
ASHABOĞLU- Hindistan'dan misal vereyim... Bugün Türkiye'ye veya herhangi bir
Avrupa ülkesine ithal edilen tekstil ürünleri için gümrük vergisi yüzde 5, yüzde
6 civarında. Ama, hâl böyleyken biz, veyahut herhangi bir AB ülkesi Hindistan'a
bir tekstil ürünü ihraç ettiği zaman Hindistan'ın uyguladığı gümrük vergisi
yüzde 87. Terslik burada.
2005 senesinde kotalar kalkacak. Tabiî karşı taraftan, üçüncü dünya ülkelerinden
de AB'nin beklentileri var. Yani, onların da gümrük vergilerini, sıfır olmasa
bile yüzde 15 seviyelerine çekmesi bekleniyor. Bunun müzakereleri devam ediyor.
Böyle olmazsa, zaten bundan bizler veyahut AB büyük zarar görür. Çünkü, AB
olsun, biz olalım, Hindistan'a, Pakistan'a da bir şeyler satmak istiyoruz.
Fakat şunu belirtmek istiyorum: Burada tabii bu AB'nin genel politikasının ne
olduğunu pek bilemiyoruz. Bir misal vereyim size. Bugün bir Pakistan'ın ihracatı
içinde tekstil ürünlerinin payı yüzde 75, Türkiye'nin yüzde 38, İtalya'nın yüzde
15, diğer AB ülkelerinin yüzde 5. Yani, AB için tekstil sanayii önemini giderek
kaybediyor. Taviz veriyorlar, tekstilde veriyorlar, ama başka bir sektörde,
başka bir iş kolunda büyük tavizleri de onlar da alıyorlar.
Şu anda tekstil bizim için önemli bir lokomotif. En büyük döviz girdisini
sağlayan bir iş kolu; biz bundan kolay kolay vazgeçmeyiz. Tabii, daha
Türkiye'nin tekstilde istikbalde alacağı epey yol var. Yani biz bu alanı kolay
kolay terk etmeyiz. |