Bu Sayı
Editörden
Güncel
NARİN:
Kendi gücümüzle yola devam etmeliyiz
ÖZTEMİR uyarıyor: Kriz teşebbüs ve takım ruhunu da götürüyor
ASHABOĞLU: Türkiye tekstilden vazgeçemez
Yaşar
OKUYAN: Tarafların iyi niyetli yaklaşımları başarının teminatıdır
Sektör
Tekstilde gerçek bir "Serbest Pan Avrupa Akdeniz Bölgesinden" uzağız
Fuar
Uluslararası İstanbul Hazır Giyim Fuarı'ndan çıkan mesaj: "Daha çok moda
markalar yaratılmalı"
Firma
Mithat
Giyim
Hukuk
ULUSAL
BAYRAM VE GENEL TATİL GÜNLERİNDE ÇALIŞACAK İŞÇİYE ÖDENECEK ÜCRETİN HESABI
|
Firma
Mithat Giyim
Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Gürsoy:
Yabancılar için üretirim ama
kimsenin malını satmam
Mithat Giyim
Sanayi ve Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Tahir Gürsoy, Türkiye'nin
hazır giyim sektöründe gerek teknoloji gerekse marka alanında dünyanın sayılı
ülkelerinden biri olduğunu belirterek, markalı ürünlerin ithalatına karşı
olduğunu söyledi. Biri İtalyan, diğeri Fransız olmak üzere 2 firmanın tüm dünya
üretim hakkını almak üzere görüşmelerde bulunduklarını açıklayan Gürsoy, yabancı
firmaların üretim hakkını alabileceklerini, ancak hiçbir firmanın malını satmayı
düşünmediklerini ifade etti.
Türkiye'nin hazır giyim sektöründe kurulan ilk şirketlerinden biri olan Mithat
Giyim'in 1974 yılından bu yana Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürüten Tahir
Gürsoy, kardeşleri Sahir ve Fahir Görsoy ile birlikte 65 yıllık şirketin
yönetimini 3'üncü kuşağa teslim etmeye hazırlanıyor. Gürsoy, şirkette halen,
yönetim kurulu başkanlığının yanı sıra ihracat ve imalat departmanlarının
sorumluluğunu da yürüttüğünü, Sahir Gürsoy'un teknik departmandan, Fahir
Gürsoy'un ise iç piyasa ve finansmandan sorumlu olduğunu belirtti. Babaları
Mehmet Mithat Gürsoy tarafından 1937 yılında Ankara'da temelleri atılan, 1944
yılından bu yana da İstanbul'da faaliyet gösteren erkek giyim markası
"Mithat'ın, bu çizgisini bundan sonra da sürdüreceğini belirten Gürsoy, şirketin
te-mel ilkelerini şöyle ifade etti: "Erkek giyim dışında koleksiyon
üretmeyeceğiz ve yabancı bir markanın ürünlerini satmayacağız."
"Temel sektörlerde sıkıntımız yok"
Dünyada hazır giyim, gıda ve inşaat sektörlerinin temel sektörler olduğunu
kaydeden Gürsoy, Türkiye'nin bu temel sektörlerde gerekli teknoloji ve bilgi
birikimine sahip olduğunu, dolayısıyla bu sektörlerin hiçbirinde sıkıntı
yaşamadığını belirterek bunun Türkiye açısından büyük bir avantaj olduğunu
vurguladı. Bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin gerek üretim
teknolojisi, gerekse ürün kalitesi açısından dünyayla rekabet edebilecek durumda
olduğunu ifade eden Gürsoy, buna rağmen yabancı markaların Türkiye'ye ithal
edilmesine bir anlam vermediğini belirtti. Gürsoy, "Türkiye'ye marka getirenleri
kınıyorum. Üstelik ithalatçı firmalar bu ithalatı teknoloji İthal ediyormuş gibi
gösteriyorlar. Biz firma olarak dünyanın tüm önde gelen markalarına üretim
yapıyoruz. Bu teknoloji Türkiye'de var. Sadece boya-kimyevi madde sanayimiz
zayıf. Çünkü bu üretimler için büyük sermayeye ihtiyaç var. Bu sanayi dalı dünya
genelinde de zayıf. Dolayısıyla marka ithalatından vazgeçilmeli. Zaten bu ünlü
markaların hiçbiri kendi ülkelerinde üretilmiyor. Her biri farklı birçok ülkede
üretiliyor. Bunların önemli bir bölümünün üretim merkezi de Türkiye" dedi.
Yüksek potansiyel
11 bin metrekarelik alanda üretim yapan ve günde 75 bin adet üst grup giyim
ürünü üreten Mithat Giyim'in yılda yaklaşık 25 milyon dolar ciro
gerçekleştirdiğini kaydeden Gürsoy, bunun 16 milyon dolarını ihracatın
oluşturduğunu söyledi. 350 kişiyi istihdam eden şirketin en fazla ihracat
yaptığı pazarların başında ABD'nİn geldiğini belirten Gürsoy, Amerika'yı
sırasıyla Almanya, İskandinav ülkeleri, Fransa ve İngiltere'nin izlediğini
kaydetti. Avrupa ve Amerika'nın ekonomik açıdan oturmuş pazarlar olduğunu
hatırlatan Gürsoy, bu nedenle ihracatta özellikle bu pazarlara ağırlık
verdiklerini vurguladı. Bunun yanında Ortadoğu, Arap ülkeleri ve Kuzey Afrika
gibi doğu pazarlarının da Türk firmaları için önemli ihracat pazarları olduğunu
belirten Gürsoy, ancak bu ülkelerin yüksek risk taşıdığına işaret etti. Gürsoy
şöyle dedi:
"Bu ülkelerin bankacılık sistemlerinde sorunlar var. Yapılan satışların
bedelinin tahsil edilmesinde sıkıntı yaşanıyor. Bu yüzden bu pazarlara güvenilir
bir yerli ortakla
girmek şart. Rusya da aynı şekilde riskli pazar. Batı pazarları İçin riski
hesaplayabiliyoruz, ancak Doğu pazarları İçin böyle bir şey mümkün dağil. Bu
ülkelere mal satmak için girişimde bulunan birçok firmanın olduğunu görüyorum.
Bu firmaların dikkatli olması lazım."
"Mağaza kiraları yüksek"
Mithat Giyim'in iç piyasada 9 mağazası bulunduğunu kaydeden Gürsoy, bunlardan
7'sinin üst gelir grubuna, 2'sinin de orta gelir grubuna hitap ettiğini, ayrıca
200'e yakın corner'da da ürünlerinin satıldığını söyledi. Şirketin
perakendecilik sektöründe büyümeyi hedeflediğini de kaydeden Gürsoy, ancak
mağaza kiralarının pahalı olmasından yakındı. Mağaza kiralarının pahalı
olmasından dolayı Akmerkez ve Capitol Alışveriş Merkezlerindeki mağazalarını
kapatmak zorunda kaldıklarını kaydeden Gürsoy, "Ticareti ve sanayii birbirinden
ayırmak lazım. Bunların ikisi de ayrı felsefeyle yönetilir. Biz de bu iki işi
birbirinden ayrı yürütüyoruz. Ancak bu mağaza kiralarıyla perakendecilikte
büyümek mümkün değil. Yurtdışında mağazalar açmak gibi önümüzde somut yatırım
hedeflerimiz var. Ortadoğu ve Arap ülkelerinde yerli ortak bulduğumuzda
mağazaları açacağız" diye konuştu.
Türkiye'de yıllardır yüksek enflasyon yaşandığını ve bunun "sermaye erezyonu"na
neden olduğunu kaydeden Gürsoy, uygulanmakta olan ekonomik programa da değindi.
Gürsoy, "Eğer 2001 yılı Şubat ayında yaşadığımız devalüasyon yapılmasaydı, şu
anda Türkiye'de sanayi kalmamıştı. Devalüasyon, şirketlerin mali açıdan ayakta
kalmalarını sağladı ancak ekonomik politika açısından Türkiye henüz hiçbir şey
halletmiş değil. Sanayicinin sorunları halen önünde duruyor. İç piyasada bir
kıpırdanma var, ancak henüz yeterli değil. Firmalar ihracat yapmak için büyük
gayret gösteriyor. Dolayısıyla Türkiye sorunlarını sadece ileriye doğru
ertelemiştir" şeklinde konuştu. |