Bu Sayı
Editörden
Güncel
NARİN:
Kendi gücümüzle yola devam etmeliyiz
ÖZTEMİR uyarıyor: Kriz teşebbüs ve takım ruhunu da götürüyor
ASHABOĞLU: Türkiye tekstilden vazgeçemez
Yaşar
OKUYAN: Tarafların iyi niyetli yaklaşımları başarının teminatıdır
Sektör
Tekstilde gerçek bir "Serbest Pan Avrupa Akdeniz Bölgesinden" uzağız
Fuar
Uluslararası İstanbul Hazır Giyim Fuarı'ndan çıkan mesaj: "Daha çok moda
markalar yaratılmalı"
Firma
Mithat
Giyim
Hukuk
ULUSAL
BAYRAM VE GENEL TATİL GÜNLERİNDE ÇALIŞACAK İŞÇİYE ÖDENECEK ÜCRETİN HESABI
|
Sektör
Tekstilde Gerçek Bir "Serbest Pan
Avrupa Akdeniz Bölgesinden" Uzağız
Dr. Binhan OĞUZ
700 milyon kişiyi temsil eden, dünyanın en geniş üretim ve tüketim pazarlarından
biri olmaya aday Pan Avrupa Akdeniz bölgesi Türkiye tekstil ve konfeksiyon
sektörü İçin yakından takip edilmesi gereken bir projedir.
AB, sektörde halen Uzakdoğu ülkelerinin haksız rekabetine karşın aday ülkelerin
veya Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) yaptığı diğer Pan Avrupa Akdeniz
ülkelerinin çıkarlarını gözetir bir politika izlememektedir. Ancak, bölgeden
alımlarını hızla arttırdığı da yadsınamaz.
AB'nin tekstil ve konfeksiyon dış ticaretinde Pan Avrupa Akdeniz kadar
Uzakdoğu ülkeleri de önemlidir
• Türkiye 2000 yılında olduğu gibi AB'nin tekstil alımlarında birinci sırayı,
konfeksiyon alımlarında da ikinci sırayı korumuştur.
• AB'nin tekstil ihracatında Pan Avrupa Akdeniz Bölgesinden Polonya, Romanya,
Tunus ve Fas % 27 civarında bir paya sahiptir.
• Ancak tekstil alımlarında Çin, Hindistan iki ve üçüncü konumlarını
korumaktadırlar.
• Hazır Giyimde AB ithalatında Pan Avrupa Akdeniz Bölgesinden Türkiye, Tunus ve
Romanya % 23'lük bir paya sahiptir.
 • Bu tabloda Romanya'nın AB
hazır giyim pazarı içindeki değişimi dikkat çekmektedir ; 2000 yılında ilk 5 de
olmayan bu ülke 2001'de AB'den 675 milyon ECU'lük tekstil almakta, ve 3 milyar
256 milyon ECU'lük ihracat yapmaktadır.
• Çin'in ise 2000 yılında hazır giyimde % 15, 8 olan payını % 16,3'e çıkarmış
olması Uzakdoğu baskısının arttığına işaret etmektedir.
Bölgede içinde Akdeniz kalabalık bir nüfusu içermektedir.
Pan-Avrupa-Akdeniz Bölgesinin toplam nüfusunun % 54,3'ü AB-15'te toplanmaktadır
ancak Akdeniz bölgesi bunu takip etmekte ve toplamın % 26'sına yakınını
İçermektedir. Akdeniz'in nüfus açısından en güçlü ülkeleri Türkiye ve Mısır
olmaktadır. Bölgedeki nüfus ağırlığı % 18'ler civarında olan Doğu Avrupa'da ise
Polonya ve Romanya başı çekmektedir.
Tekstil ve Konfeksiyon Pan Avrupa Akdeniz Bölgesi istihdamında önemli bir yer
tutmaktadır.
Bölge, tekstil ve konfeksiyon üretiminde 6 milyon insanın istihdamım İfade
etmektedir. Pan-Avrupa-Akdeniz Bölgesi toplam sanayi istihdamı İçerisinde
tekstil ve konfeksiyonun payı % 10,9'dur.
Tüm ülkeler içersinde sanayi istihdamının % 40'lara varan kısmını bu sektöre
bağlamış olan yegane ülke Türkiye'yi Fas takib etmektedir.
AB'nin alımlarını hızlandırdığı Doğu Avrupa ülkelerine
bakıldığında Litvanya'da sektörün sanayide İş yaratma seviyesinin % 24'le-re
vardığı tespit edilmektedir. AB'ye hazır giyim ihracatında Türkiye'den sonra 3-
sıraya yükselen Romanya'da bu oran % 15'ler civarındadır.
Teknik sorunlar serbestleşmeyi önlemektedir.
Avrupa açısından müzakereler bitmiş sayılmakla birlikte, özellikle Türkiye
yönünden, aşılması güç teknik sorunlar hali hazırda mevcuttur.
Birinci zorluk söz konusu bölgeye katılan tüm ülkelerin aralarında Serbest
Ticaret Anlaşması (STA) imzalaması gerekliliğinden kaynaklanmaktadır.
İkinci ve önemli diğer teknik konu ise bölgedeki ülkelerin tümünün aynı Menşe
Kurallarına sahip olması gerekliliğidir. Oysa, AB'nin her Akdeniz ülkesi ile
yaptığı anlaşma menşe konusunda önemli farklılıklar içermektedir.
AB-15, EFTA, Doğu Avrupa, Malta, Magreb, Maşrek ve Balkan ülkelerini İçine alan
bu çok kapsamlı Bölgede mevcut bir ticari entegrasyon söz konusu olmakla
birlikte teoride amaçlanan tek pazar olma hedefi ile gerçekteki gelişmeler
arasında kat edilmesi gereken çok önemli mesafeler vardır.
Pan-Avrupa-Akdeniz Bölgesinde yapılan anlaşmalara rağmen pazara serbest giriş
sağlanamamıştır
Yapılan STA'larda tekstil, her ülke için, hassas sektör olduğundan dolayı gümrük
vergilerinin sıfırlanması çok uzun sürece yayılmıştır. Dolayısıyla aslında
serbest ticaret yapılamamaktadır! Sektörde Fas'ın uyguladığı halen % 40'ların
üzerindeki vergiler ancak 2012'de tamamen kalkacaktır. Tunus'ta 2010'da
sıfırlanacak tarifeler bugün sektörde % 33'ün üzerindedir.
AB tekstil sektörü, durumdan şikayetçi olarak, Komisyona Pan Avrupa ülkelerinin
tarife ve tarife dışı engelleri yok etmeleri İçin baskı yapmaktadır. Oysa,
Türkiye için Magreb ülkelerinin uyguladığı tarifeler, STA olmamasından dolayı,
AB'ye uygulanandan daha da yüksektir. Pan Avrupa Akdeniz
Bölgesinde Seçilmiş Ürünlerde Gümrük Tarifeleri
 Menşe Sertifikalarının,
gümrük prosedürlerinin standartlaştırılamaması Bölge ticaretinin önünde
engeldir.
Gümrüklerde uyum dışında basitleştirilmelim de gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi Bölgede belge ve prosedürlerdeki çeşitlilik
çarpıcıdır.
 Türkiye, özellikle Magreb
ülkeleri İle STA yapma konusunda, Euratex ve AB Komisyonu nezdinde yaptığı
baskılara rağmen, gelişme kaydedememektedir.
AB, EFTA, Türkiye ve Magreb ülkeleri ve aday ülkeler ile ikili kümülasyon
anlaşmalarını sonuçlandırmış durumdadır. Mısır, Lübnan ve Suriye ile benzer
müzakereler sürdürülmektedir.
Ancak, Türkiye'nin bu ülkeler ile müzakereleri sürüncemede kalmaya devam
etmektedir.
SONUÇ OLARAK
• Türkiye ile bu ülkeler arasında STA, diyagonal menşe kümülasyonu olmamasından
dolayı AB ülkeleri Türkiye'den aldıkları Türkiye menşeli kumaşları bölgede fason
yaptırdıklarında, söz konusu konfeksiyon ürünü tekrar AB'ye geri döndüğünde AB
ülkesi telafi edici vergi ödemektedir.
• Akdeniz ülkeleri, AB ile anlaşmalarında korumacı bir politika gütmeye devam
etmiş AB ise bu pazara. girmek için tüm sanayi ürünlerinde ödün vermeyi kabul
etmiştir. AB tekstil ve konfeksiyoncularının dahi rahatsız olduğu bu
politikalardan Türkiye mağdur olmaktadır.
• Fas, Tunus, Mısır gibi ülkelerin pazarlarını AB ürünlerine daha tedbirli
açarak gümrüklerini sıfırlamayı 2012'lere kadar uzanan bir takvime yayması, buna
karşın AB'nin zaten daha düşük olan gümrük vergilerini sıfırlaması Türkiye için
kabul edilecek bir durum değildir. Bir çok Türkiye'ye rakip üründe Bölge
ülkelerinin AB'ye ihracatını arttırma potansiyeli artmış bulunmaktadır.
• AB ile Gümrük Birliği anlaşmamız tek taraflı olduğundan, AB'nin yaptığı
STA'lardan otomatik olarak faydalanamadığımızdan Magreb ülkelerinin Türkiye'ye
uyguladığı yüksek gümrük vergi oranları devam etmektedir.
• STA'nın otomatik uygulanamaması ve Gümrük Birliği çerçevesindeki Ortak Gümrük
Tarifeleri nedeniyle Türkiye, Fas'a, Tunus'a... açık bir pazar oluşturmakta, bu
ülkelerle dış ticaretimizde asimetrik şartlar yürürlükte kalmaktadır.
• AB'nin Doğu Avrupa (Pan-Avrupa) ve Kuzey Afrika ülkeleri ile yaptığı ve
yapacağı Serbest Ticaret Anlaşmaları'na Türkiye'nin doğrudan katılımı AB
nezdinde sağlanmalıdır. |