Sektör
AE Tekstil Danışmanlık Şirketi sahibi Akın Eraydın:
"Özel karışım ipliklerde doğan boşluğu iyi değerlendirmeliyiz"
Tekstil
sektörünün yakından tanıdığı bir isim olan AE Tekstil Danışmanlık
Şirketi'nin sahibi Akın Eraydın, yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.
Irak pazarını Türk iplik üreticileri için önemli bir fırsat
olarak değerlendiren Eraydın, iplik üreticilerinin kontaminasyon
sorununun çözümü için "double contamination control" sağlamalarının
gerekli olduğunu vurguladı. Şu an iplikte fiyat sıkışıklığı
yaşandığını ve dolardaki değer kaybının iplik alıcılarını Hindistan'a
yönelttiğini söyleyen Eraydın, bu kritik dönemde Türk iplik
üreticilerinin müşteriye servis konusunda çok hassas davranmaları
gerektiğini belirtti. Eraydın, ayrıca Avrupa'da özel karışım
iplik üreten fabrikaların bir bir kapandığını, Türkiye'nin
özel karışım ipliklerde doğan boşluğu iyi değerlendirmeleri
gerektiğinin altını çizdi.
Akın
Eraydın, Dünyada pamuk ipliği ile ilgili gelişmeler konusunda
yaptığı yorumda şu değerlendirmelerde bulunuyor:
Doların
değer kaybı alıcıları Hindistan'a yöneltti
" Avrupa'da
işletmeler, Ağustos ayını yaz tatili nedeniyle her ülkede değilse
de bazı ülkelerde kapalı geçiriyor. Bu nedenle
Temmuz ayının son haftasında sevkiyat yapılamıyor. Ağustos
ayının sonunda ancak yeniden sevkiyatlar başlayabiliyor.
Bu durum fiyatları da etkiliyor. Neden? Çünkü Avrupa'ya sevkiyat
yapılamayacak koca bir ay var ve Türkiye'de de iç piyasada
durgunluk devam ediyor. Bu dönem Türkiye'de mevsimlik imalat
değişiminin olduğu bir dönem. Talebe yanıt verme yerine Pazar
arayışının olduğu, fiyatlarda ise arzu edilen seviyelere
ulaşılamayan bir dönem. Bu dönemde uzun vadeli bağlantılar yerine kısa dönemli,
sıkıntıyı geçirecek hamlelerde bulunmak ya da dolar bazında
iplik satan firmaların mallarının tercih edilmesine neden oldu.
Kalite bakımından hiçbir sorunu olmayan,
doğru
imalatçıyı bulursanız Pakistan, Hindistan iplikleri şu an
da Avrupalı alıcıların fiyat nedeniyle tercih ettikleri kaynak
olmaya başladı. Bu ülkeleden yaptıkları iplik alımlarında
yüzde
20'ye ulaşan oranlarda fiyat avantajları elde ettikleri belirtiliyor.
Son dönemde Avrupalı alıcılar çok uzun süredir alım yaptıkları
firmalara bile nazik mektuplar yazarak, fiyat faklılıkları
nedeniyle biz alımlarımızı Hindistan'a yönelttik diyorlar.
Bu bir yada iki firma değil, çok sık karşılaşmaya başladığımız
bir durum.Dikkatli
olmak gerekiyor."
İplikte fiyat sıkışıklığı yaşanıyor
"Yaz
döneminin beraberinde getirdiği durgunluğun yanı sıra asıl
sıkıntı döviz kurları. Hepimizin bildiği gibi döviz kurlarının
hem Dolar hem Euro'daki düşüşü çoğu tahminlerini aştı.
Bu ani ihracatçının iniş nedeniyle ihracatta yeni bağlantılarda
iç piyasa fiyatlarıyla karşılaştırma alışkanlığında olan Türk
sanayicisi fiyatlarını Avrupa'ya uydurmada zorlandı.
Talep
olan bir dönemde fiyatlar kısa süreli de olsa yukarı çekilebildi
ise de bu ileriye dönük olarak sanayiciyi de imalatçıyı
da yanılttı. Talep azlığı, fiyatta yaşanan bu sıkışma iplik
piyasalarında ciddi denebilecek bir fiyat sıkışıklığına yol
açıyor. Karlı fiyatlar yakalamak bir hayli güçleşmeye başladı.
Bir
durum daha var ama o daha vahim ve sadece Türk iplik üreticilerini
değil, Avrupalı imalatçıları da olumsuz etkiliyor.
Dolarla
Euro kuru arasının açılması yüzde 18 boyutlarına kadar ulaştı.
Bu da dolar bazında iplik satan firmaların mallarının tercih
edilmesine neden oldu. Kalite bakımından hiçbir sorunu olmayan,
doğru imalatçıyı bulursanız Pakistan, Hindistan iplikleri
şu an da Avrupalı alıcıların fiyat nedeniyle tercih ettikleri
kaynak olmaya başladı. Bu ülkeleden yaptıkları iplik alımlarında
yüzde 20'ye ulaşan oranlarda fiyat avantajları elde ettikleri
belirtiliyor. Son dönemde Avrupalı alıcılar çok uzun süredir
alım yaptıkları firmalara bile nazik mektuplar yazarak, fiyat
faklılıkları nedeniyle biz alımlarımızı Hindistan'a yönelttik
diyorlar. Bu bir yada iki firma değil, çok sık karşılaşmaya
başladığımız bir durum.
Double
contamination control sağlanmalı
"Bu
arada Türk iplik üreticilerinin veihracatçılarının karşılaştığı
bir önemli problem de kontaminasyon sorunu idi. Yatırımcılarımız
cesur adımlarla gerek harman hallaçta gerek bobinajda kontaminasyonu
büyük ölçüde sorun olmaktan çıkardılar. Artık iplik konuşulurken
kontaminasyon konusunda firmanın aldığı önlemlerde konuşuluyor.
Mesela harman hallaçta kontaminasyon kontrolü (pamuğun içindeki
yabancı maddelerin temizlenmesi) temizliği yapılıyorsa contamination
control deniliyor. Ama hem harman hallaçta hem de bobinde
sarım esnasında bir temizleme varsa double contamination
control olarak adlandırılıyor. Tüm bu önlemlere rağmen kontaminasyon
sorunu yüzde 100 önlendi mi, hayır ama büyük ölçüde giderildi.
Kontaminasyonda
en tehlikeli olay polipropilen çuvallardan pamuğa karışan ve
makineye giden parçalar. Bunun önlenmesi
hayati önem taşıyor. Bu konuya herkesin yeni yatırımlarında
teknik olarak ağırlık vermesi gerekiyor. Polipropilen elyafın
temizlenmesi hususunda bobin maki-nalarının teçhiz edilmesinde
teknik gelişmeleri yakından izlemek gerekiyor."
Müşteriye olan servis çok kritik
"Yeni
yatırımlara bakacak olursak, bugün Türkiye'de 200 fabrika varsa
bunların üçte biri dünya standartlarında ilk yüzde
5-10'a giren kalitede iplik üretiyor. Çünkü makine parkımız
çok yeni, kullandığımız pamuklar kaliteli. Ama bu kalitenin
yanma servisi koymamız gerekiyor. Avrupa artık sadece laboratuvar
test değerleri ile iplik almıyor. Müşteriye olan servis çok
kritik. Bu servis finansal açıdan, lojistik açıdan, etik
açıdan, kontrata bağlılık açısından oluyor Bence yeni yatırım
yaparken sadece karlılık düşünülmemesi lazım. Bu hizmetleri
de verebiliyor muyuz, bunu düşünmemiz gerekiyor."
Özel karışım ipliklerde doğan boşluğu iyi değerlendirmeliyiz
"Yeni
yatırım yapacakların düşünmeleri gereken bir diğer önemli husus,
hangi alanlarda boşluk olduğunu iyi tespit edebilmek.
Avrupa
standart iplikten yani bildiğimiz karde, open end çeşitlerden
yavaş yavaş çekilmişti. Bu çekilme ülkelerin
bu sanayiye verdiği desteğe rağmen yaşanmıştı. Son zamanlarda
görüyoruz ki standart çok hacimli kullanılan iplikler yerine
özel karışım yapan firmalar dahi birer birer kepenkleri indiriyorlar.
Örneğin özel karışımlı iplikte İtalya'da en büyük isimlerden
birisi faaliyetini daralttı, Almanya'nın en iddialı karışım
iplik üreticilerinden birisi geçen yıl başında tamamen tasfiye
kararım aldı. Yine bir büyük firma faaliyetlerini durdurdu.
Bunların hepsi makine parklarını satışa çıkardılar ve hepsi
çok çok yeni ve temiz, modern tesisler olmalarına rağmen
sadece işçi ücretleri nedeniyle ve AB'nin getirdiği bazı
çevre sınırlamaları nedeniyle birer birer ka-pandılar.Türkiye
bu ihtiyacı kapatabilir. Bu açığı iyi görmeli ve iyi değerlendirmeliyiz."
Fiyatların gelişimi pamuk fiyatlarındaki hareketliliğe bağlı
"Fiyatlarda
ise kardeler (30 Ne)
şu anda piyasada 2.45-2.60 Euro arasında değişir bir seyir
izliyor. Penyeler (30 Ne) ise 2.70-2.90 Euro arasında. Türk
iplikçileri 3 Euro'yu hatta üstünü ciddi şekilde zorladılar
ama muvaffakiyet olmadı. Bu fiyatların yukarı çekilebilmesi
ancak yaz sezonunun kapanmasında pamuğun hareketine bağlı
olur. Yani Hindistan gibi ülkeler pamuk hareketinde doların
getirdiği avantajı yiti-rirlerse fiyatlarda hareketlilik
yaşanır. Ben o zamana kadar herhangi bir gelişme beklemiyorum.
Pamuk fiyatlarında yukarıya doğru hareket başladı aslında
ve bunu görenler çok uzun vadeli satış yapmıyor. Ama burada
unutulmaması gereken şey, rakip olarak polyster pamuktan
pazar kapmaya başladı.
Dokuma
konusunda ise spesifik alanlarda yatırım önemli. Herseyi yapan
dokuma tezgahından ziyade çok spefisik mal üretebilen
alana yönelmek önemli."
Irak
pazarı pamuk ipliği için önemli bir fırsat
"İhracatta
gelecek dönemde nasıl bir gelişim olur? İhracatta eski yıllara
göre bir artış beklemiyorum. Pamuk ipliğinde
ihracat gittikçe daralacak. Bunun yerini konfeksiyon
mamul belki bir parça özel dokumalar alacak ama iplikte bir
daralma
olacak. Bu daralmanın önlenmesindeki tek yol yeni pazarlar
bulunmasıdır. Yeni pazarlar konusunda da Irak iyi bir
fırsat olabilir. Türkiye Körfez Savaşı öncesinde Irak'a çok
büyük
miktarlarda pamuk ipliği ihraç ediyordu. Bu pazarı yeniden
ve iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz."
|