Araştırma
Dünya tekstil ve hazır giyim ticareti üzerinde Çin tehdidi
Raporda
dünya tekstil ve hazır giyim ticaretinde Çin egemenliğinin
sürmesi durumunda düşündürücü tespitler sergilenmektedir. Çin
'e karşı uygulanan kotaların 2005 yılında kaldırılması ile
beraber; ABD'de 630 bin işçinin işsiz kalacağı, 1300'den fazla
tekstil ve hazır giyim fabrikasının kapanacağı ve Çin 'in ABD
tekstil ve hazır giyim pazarının üçte ikisini ele geçireceği
vurgulanmaktadır.
Amerikan
Tekstil İmalatçıları Enstitüsü (ATMI) tarafından hazırlanan "Dünya
Tekstil ve Giyim Ticareti Üzerinde Çin Tehdidi" başlığını
taşıyan raporun geniş bir özetini aşağıdaki sayfalarımızda
görüşlerinize sunuyoruz1.
En büyük iş kaybı:
Aşağıda sunulmakta olan rapor, 1 Ocak 2002 tarihinden bu
yana kota kapsamından çıkarılmış 29 kategorideki fiyat kaymalarını
ve Çin'den gerçekleştirilen tekstil ve hazır giyim ithalatındaki
artışları inceleyen bir analizdir. Bu analiz, Çin'in, kotalarının
büyük kısmının kalkacağı 2005 yılında da aynı şekilde hareket
etmesi halinde, Çin'in Amerika Birleşik Devletleri tekstil
ve hazır giyim pazarındaki payının 24 ay içer isinde
Amerika Birleşik Devletleri pazarının üçte ikisinin üzerine
çıkacağı
sonucuna varmaktadır.
Böyle
bir durumun sonucunda ABD tekstil ve hazır giyim tarihinde
görülmüş en büyük iş kaybı ve fabrika kapanma dalgası gerçekleşecek
ve muhtemelen Amerika Birleşik Devletleri'ndeki başlıca
istihdam
sektörlerinden biri olan tekstil ve hazır giyim sektörünün
ortadan kalkması durumu ile sonuçlanacaktır. Üç yıl gibi
bir süreç içerisinde ABD'de 1.300'ün üzerinde tekstil fabrikasının
kapanması ve 2004-2006 yılları arasında tekstil ve hazır
giyim
sektöründeki toplam iş kayıplarının 630.000'e ulaşması
durumu söz konusudur.
Amerika
Birleşik Devletleri'ndeki iş kayıpları, diğer ülkelerden Çin'e
yönelecek tahmini 42 milyar dolarlık ihracat siparişleri
sonucunda denizaşırı ülkelerde meydana gelecek iş kayıplarının
sadece küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Bu durum muhtemelen,
gelişmekte olan dünyanın tarihinde görülmüş en büyük
kısa-vadeli servet transferlerinden birini temsil etmektedir.
Meksika'dan Güney Afrika'ya, Bangladeş'ten Haiti'ye,
Filipinler'den Türkiye'ye kadar çok sayıda ülke, Amerika
Birleşik Devletleri
pazarına yaptıkları tekstil ve hazır giyim ihracatına
bağımlı olmakla
beraber, bu ülkelerde yaşayan ve bu sektör sayesinde
geçinen milyonlarca işçi de ayrı bir faktör oluşturmaktadır.
Amerika
Birleşik Devletleri uzak ara dünyanın en büyük tekstil
ve hazır giyim tüketicisi ulusu durumundadır ve geçen
yıl 70'ten
fazla
ülkeden 75 milyar dolar düzeyinde bu tür ürün ve eşya
ithalatı gerçekleştirmiştir2.
Ticari
verilerin sonucunda, bu rapor, Meksika, Karayipler, Orta Amerika
ve Alt-Sahra Afrikası gibi ticari imtiyazlara
sahip ülkelerin muhtemelen şu anda sahip oldukları pazar
paylarını Çin ve Uzakdoğu'daki diğer geleneksel ihracat
güçleri karşısında
koruyamayacak hale gelecekleri sonucuna varmaktadır.
Amerika
Birleşik Devletleri tekstil endüstrisinin önemli bir kısmının
bu imtiyaz anlaşmalarına olan bağımlılığı,
Amerika Birleşik Devletleri üreticilerine ilişkin gelecekteki
tekstil
manzarasının bu kadar karanlık olmasının önemimi bir
sebebini teşkil etmektedir. Meksika, Karayipler ve
Orta Amerika,
Amerika Birleşik Devletleri tekstil ihracatının 10
milyar doların
üzerindeki
bir kısmım oluşturmakta olup, bu ülkelerin hiçbiri,
Çin'in kur ve sübvansiyon rejiminin kendi ihracat sektörüne
sağlamış olduğu devasa avantajlarla rekabet edebilecek
durumda değildir.
Bunlara ek olarak, bölge dışarısından iplik ve kumaş
tedarik edebilme yeteneği de bir çözüm olarak görünmemektedir.
Bu gibi iplik ve kumaşa sahip olan Alt-Sahra Afrikası'nın
ihracatı,
Çin'in kontrol dışı kategorilerinde CBI (Karayip Havzası
ülkeleri)
kadar hızlı bir düşüş göstermiştir.
ABD
tekstil ve hazır giyim ithalat pazarında talimini Çin kontrolü
(%)

Ülke-Bölge
Ülke ve Bölge kayıpları ($ mil.)
|
CBI (Karayip Havzası
Ülkeleri) |
6.279 |
|
Meksika |
5.423
|
|
AB |
2.477 |
|
Kanada
|
1.861
|
|
Honduras
|
1.763 |
|
Kore,
Güney |
1.620 |
|
Endonezya |
1.390
|
|
Türkiye
|
1.316 |
|
Dominik Cumhuriyeti
|
1.287 |
|
Guatemala |
1.265
|
|
Filipinler |
1.236
|
|
İtalya
|
1.218 |
|
Tayland |
1.161 |
|
Bangladeş |
1.051
|
|
El
Salvador |
1.015 |
|
Alt-Sahra Afrikası
|
926 |
|
ANDEAN (And
Ülkeleri/Orta ve Güney Amerika) |
731 |
Sonuç
olarak, Amerika Birleşik Devletleri tekstil üretiminin düşmesi
ve nispeten kısa vadede, Amerika Birleşik Devletleri tekstil
sektörüne bağımlı olan yaklaşık bir milyon Amerika Birleşik
Devletleri işçisinin işlerini kaybetmesi beklenmektedir3. Gerçekte,
tekstil endüstrisinin hazır giyimin habercisi konumunda olmasından
ötürü, 2004 yılı
ortalarında ağır oranda iş kayıplarının başlaması ve bu sürecin
2005 ve 2006 yıllarında da sürmesi beklenmektedir. Bir tekstil
yöneticisi, Çin'in dizginlenmemesi durumunda endüstrinin "her
gün bir fabrika kapanır" hale geleceğini tahmin etmektedir.
Çin fiyat değişmeleri
Rapor sonuçları, 2002 yılında hazır giyim ürünlerindeki kotaların
kaldırılmasının ardından Çin fiyatlarındaki keskin düşüşü baz
almaktadır. Söz konusu 12 ay süresince, ortalama Çin fiyatları
yüzde 44'lük bir düşme sergileyerek, metrekare hasına 6.23
ABD Doları düzeyinden 3.37 ABD Doları düzeyine gerilemiş, yani
metrekare basına 2.86 ABD Doları bir düşme gerçekleşmiştir.
Çin dışındaki diğer tedarikçilerin de fiyatlarında düşme gözlenmekle
birlikte hiçbiri bu düzeyde olmamıştır. Diğer tedarikçilerin
ortalama fiyat düzeyi yüzde 2 azalarak, metrekare başına 3.55
ABD Doları'ndan 3.47 ABD Doları'na gerilemiştir.
Çin
fiyatlarındaki düşüşün ticari yapı üzerindeki etkisi hızlı
ve kesin olmuştur. Diğer tüm tedarikçilerin ihracat düzeyinde
813 milyon Amerikan Doları bir düşme gözlemlenirken, 2002
yılında
Çin, 29 giyim kategorisindeki ihracat düzeyini 980 milyon
Amerikan Doları artırmıştır. Bu trend 2003 yılının ilk çeyreğinde
daha
da ivme kazanmış, Çin'den ABD'de yapılan ithalat (2002 ilk
çeyreğine kıyasla) 493 milyon Amerikan Dolarlık artış gösterirken,
dünyanın diğer bölgelerinden yapılan ithalat 71 milyon Amerika
Doları gerilemiştir.
Bu
rapor aynı zamanda, post-kota dünyasında Çin'in davranışını
belirleyecek diğer örnekleri de incelemiş; Çin'in Japon ve
Avustralya tekstil ve giyim pazarlarına (yürürlükte kota rejimi
bulunmayan ülkeler) girişi ve kotalarla kısıtlanmayan ABD'deki
benzer imalat ürünlerinin ithalat pazarına girişini ele almıştır.
Her iki örnekte de Çin'in bu pazarlara girişi yüzde 70 ve üzerinde
gerçekleşmiştir. Her iki örnekte de, sıkça dile getirilen bir
anlayış olan ithalatçıların ya da perakendecilerin çok sayıda
büyük platformdan kaynak sağlayarak "riski yaymak" amacıyla
oldukları inancı geçerliliğini yitirmiştir. Her bir örnekte,
ithalatçılar veya perakendeciler Çin tarafından sunulan maliyet
avantajına yönelmiş ve hemen hemen tüm kaynaklarını bu ülkeden
sağlamaya odaklanmıştır.
Rapor,
kotalar kaldırıldığında Çin'den yapılacak ithalatları dizginlemek
amacıyla özel korunma önlemlerini hayata geçirmek
üzere hızla hareket etmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Özel tekstil korunma programının erkenden ve kapsamlı şekilde
hayata geçirilmemesi durumunda, Çin, Amerika Birleşik Devletleri
tekstil ve hazır giyim pazarını hızla egemenliği altına alacaktır.
Kur manipülasyonu yüzde 40'lık
ihracat sübvansiyonu
Rapor ayrıca, Çin para kuru manipülasyonu şeklinde gerçekleştirilen
Çin ihracat teşviklerinin, devlet sübvansiyonlarının ve ihracat
vergisi indirimlerinin, Çin'e tekstil ve hazır giyim ticaretinde
baş edilmesi imkansız bir güç kattığım not etmektedir.
Dünyadaki
en hızlı ekonomik büyüme rakamlarına ve (her ikisi de para
kurunun değerlenmesine yol açar) devasa ticaret fazlası
ve yabancı yatırım akışına rağmen, Çin, 1994 yılından bu
yana kendi para kurunu devlet kontrolü altında 8.2 yuan/ABD
Doları
seviyesinde sabitlemiştir. 1994 yılında Çin Yuanı yüzde
40'tan fazla bir düzeyde devalüe etmiş ve 1997 Asya krizine
temel
oluşturmuştur. Düşük değerli bir para kuru durumunu sürdürmek
amacıyla, Çin geçen beş yıllık süre zarfında Japonya'nın
ardından ikinci en yüksek rezerv birikimini yapmış ve 330
milyar dolarlık rezerv biriktirmiştir. Manufacturers Alliance5
4 tarafından yayınlanan bir rapora göre, 2002 yılı itibariyle,
Çin Yuanı halen yüzde 40 düşük değerli tutulmaktadır. Amerikan
Doları'nın, Kanada Doları ve Euro gibi rekabetçi kurlar
karşısında zayıflamasından ötürü, Çin Yuanı daha da düşük değerli
hale
gelmiştir. Bir finansal analizin belirttiği üzere, 2002
yılının üçüncü çeyreğinde başlayan Eu-ro'nun dolar karşısındaki
değer
kaybından ötürü Çin Yuanı ek bir yüzde on oranında düşük
değerli hale gelmiştir.
Yakın
zamandaki istatistiklere göre Çin devleti, tekstil sektörünün
yüzde 52'sinin, hazır giyim imalat sektörünün
ise yüzde 25'inin mülkiyetini elinde tutmaktadır. Bu yolla,
devlet, dünya genelinde pazar payı kazanmak amacıyla düzenli
olarak tekstil sektörünü zararına çalıştırmakta ve ürünleri
sübvanse etmektedir.
Doğrudan
kamu mülkiyetine ek olarak, Çin, tekstil sanayiini şu anda
yüzde 10 civarına oturmuş olan ihracat vergisi indirimi
yoluyla teşvik etmektedir. Görünüşte KDV vergisinin indirimi
uygulanmakla birlikte, Avrupa Birliği Çin'in KDV uygulamasının
seçici olduğunu ve ihraç malları durumunda, KDV'nin hiçbir
zaman ödenmemesine rağmen indirim yapıldığını rapor etmektedir. Rapor,
bu serbest pazar uygulamalarına aykırı uygulamalar ortadan
kaldırılana değin, Dünya Ticaret Örgütü üyelerinin,
kotaların 2005 yılında kaldırılmasından sonra da Çin'in
sınırlama altında tutulmasını isteme haklarını kullanacakları
gözlemi
ile sonuçlanmaktadır.
Rapor,
Çin tekstiline karşı korunma programının, etkili şekilde kullanılsa
dahi, yalnızca kısa vadeli bir çözüm
olacağını
belirtmektedir. Bundan ötürü, dünya toplumlarının, Çin'in
serbest pazar rekabet anlayışına ters uygulamalarını
kaldırmadıkça, daha kalıcı birtakım sınırlayıcı mekanizmalar
tasarlaması
önem taşımaktadır.
ABD'de tahmini eyaletsel tekstil ve hazır giyim iş kayıpları
Kuzey Carolina 85.000
California 81.000
Güney Carolina 42.000
Alabama 30.000
New York 29.000
Georgia 25.000
Tüm eyaletler toplam: 630.000
Neden
Çin bu kadar egemen?
Çin'in üretken işgücü, düşük ücret oranları ve büyük işgücü
kaynağı gibi birçok rekabetçi avantaja sahip olmasının yanında,
bu avantajlar gelişmekte olan dünyada hiçbir şekilde benzersiz
olmayıp, büyük çaplı Asyalı ihracatçı ülkeler tarafından da
paylaşılmaktadır. Gerçekte, Çin'deki ücret düzeyi dünyadaki
en düşük ücret düzeyi değildir. Hindistan, Vietnam ve Bangladeş'teki
ücret düzeyleri daha düşüktür. Örneğin neden Haiti, El Salvador
ve Nikaragua gibi Batı Yarımküre'de yer alan ve minimum ücret
seviyesi ve sıfır vergi imkanına sahip olan üç ayrı ülkede
rekabetçi güce sahip durumda değildir? Niçin Çin'e durmak bilmeyen
akın yalnızca tekstil ve hazır giyim ürünlerinde değil, aynı
zamanda, diğer imalat ürünlerinde de söz konusudur? Bu soruların
burada cevaplanacak kadar yüzeysel olmadığı gerçeğinin yanı
sıra, Çin'in egemenliğini tetikleyen son derece etkili iki
avantajdan bahsedilebilir.
Devlet
kontrolü tarafından yapılan sübvansiyonlar ile birlikte Çin
para kuru manipülasyonunun sağladığı ihracat teşviki ve
Çin'in ihracat indirimi planı.
Çin
kamu mülkiyeti ve sübvansiyonunun sağladığı faydaların kolay
tahmin edilemeyeceği gerçeğinin aksine, Çin'in kur
rejimi iyi incelenmiştir.
Birleşmiş
Milletler'e göre, Çin para kurunu yüzde 50 oranında düşük değerli
göstermektedir. Bu değer bazı kaynaklara
göre yüzde 40 civarında gösterilmektedir. Her iki durumda
da,
söz konusu bu iki faktörün birleşik etkisi Çin'e tekstil
ve hazır
giyim ticaretinde başa çıkılamaz bir rekabetçi avantaj
kazandırmıştır.
Ne yapılabilir?
Dünya tekstil ve giyim ticaretinde Çin egemenliğini engellemek
amacıyla uygulamaya geçirilebilecek en az üç potansiyel
eylem yöntemi bulunmaktadır.
İlk
eylem hareketi olarak Çin tekstiline karşı korunma programı
önerilebilir ki zaten Çin'in Dünya Ticaret
Örgütü'ne giriş
anlaşması altında önceden düzenlenmiş durumdadır.
Bununla birlikte, bu program kısa vadeli bir enstrüman olup,
Amerika Birleşik
Devletleri hükümetinin bu enstrümanı etkin şekilde
kullanma yönündeki kararlılığı da şüphelidir.
İkinci
eylemler bütünü ise bakanlık düzeyinde Dünya Ticaret Örgütü'nün
gerçekleştireceği bir yöntem olup,
2005 yılı
sonrasında Çin tekstil ve hazır giyim ihracatları
üzerinde kota kontrolünün
korunmasına yönelik yeni bir mekanizmayı içermektedir.
ABD hükümetinin bugüne değin artan Çin ithalatları
karşısında eyleme geçmeyi reddetmiş olması bu türden
bir eyleme
yönelik gereksinimi
artırmaktadır.
Üçüncü
eylemler bütünü ise uzun vadeli olmakla birlikte adil ve rekabetçi
bir pazar ortamı sağlamak
amacıyla
gereklilik arz etmekte olup, dünya genelindeki
hükümetlerin, Çin'i
para
kuru manipülasyonu, ihracat vergisi ve devlet
sübvansiyon programlarını iptal etmeye zorlamak amacıyla Dünya
Ticaret Örgütü'nü, Uluslararası
Para Fonu'nu (IMF) ve diğer mekanizmalarını
kullanmalarını
gerektirmektedir.
1 Raporun tamamı için, www.atmi.org sayfasını ziyaret ediniz.
2 Dünya Ticaret Örgütü rakamlarına göre, Amerika Birleşik
Devletleri, Avrupa Birliği'ne oranla yüzde 50 daha fazla,
Japonya 'nın
ise üç katı oranında tekstil ve konfeksiyon ithalatı yapmaktadır.
3 Tekstil, hazır giyim, tekstil makineleri üreticileri, kimyasal
madde imalatçıları ve pamuk ve el yapımı elyaf üreticileri
arasından.
|