Bu Sayı
Editör'den
Güncel
NARİN: Kimse Çin'in boyunduruğuna girmez
Sendikamız Başkanı Narin 3 bin dolarlık milli geliri tartışmaya açtı
Cumhuriyetimizin 80. Yılı için iki poster
Gündem
Dahilde işleme izin belgeleri artık ön izinle alınacak
Tekstilde KDV indirimi için formül aranıyor
İstanbul ve Ankara'ya moda enstitüsü
Yeni işçi alana "ucuz" enerji
Karsu Tekstil, kalite yönetim sistemi ISO 9001: 2000 standardı geçiş çalışmalarını başarıyla tamamladı
Asgari ücret 303 milyon lira
Panel
Çin dengeleri değiştirecek
Görüş
OĞUZ: TÜRKİYE, AB'NİN ÜYESİ Mİ? YENİ KOMŞUSU MU
Tarakçıoğlu: Çin için AB'ye baskı yapalım
Ayın Konusu
2003 yılı toparlanma
yılı oldu
Oran:Türk hazır giyim sanayiinin 2003 yılı değerlendirmesi ve gelecek için öngörüler
Kumbaracı:
2004 yılına bakış
Çalışma Hayatı
Dr. Engin ÜNSAL: 2003 yılı endüstriyel ilişkilerinin
değerlendirilmesi ve kayıtdışı
ekonomi sorunu
Hukuk
EMEKLİLİK VE İHBAR TAZMİNATI
ENGLISH Summaries in English
|
Panel
Sektör temsilcileri, tekstil ve hazırgiyimde 2005 sonrası beklentilerini masaya yatırdı:
Çin dengeleri değiştirecek

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birlikleri (İTKİB) tarafından düzenlenen panelde "Tekstil ve Hazırgiyim Sektöründe Uluslararası Eğilimler ve 2005 Sonrası Beklentiler" masaya yatırıldı. Panelde tekstil ve konfeksiyon sanayicileri, 2005'te kotaların kalkmasıyla birlikte bütün dengelerin değişeceği bir sürece girileceği uyarısında bulundular. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılan Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, panelin açılışında yaptığı konuşmada 2005 sonrasında sadece Türkiye için değil, Güney Asya'dan Batı Avrupa'ya, Güney Amerika'dan Afrika'ya kadar tekstil ve konfeksiyon sektöründe devrim niteliğinde dönüşümler yaşanacağını söyledi. Üretim satış ve hizmet kanallanyla dünya tekstil ve konfeksiyon sahnesinin baş aktörlerinden olan Türkiye'nin, yaşanacak dönüşümün tesirlerini en fazla hissedecek ülke olduğunu belirten Orakçıoğlu, şunla-n söyledi: "Başrol oyuncusu olarak yeni senaryoda da en etkin rollerden birini üstlenmeliyiz. Daha 2005 gelmeden şunu herkesin bilmesini istiyorum ki bu sektörle ilgili dünyada her ne yaşanacaksa, kim nerede ne hesap yapıyorsa, bunun
içine Türkiye'yi ve Türkiye'nin hesaplannı dahil etmelidir. Çünkü Türkiye son derece özel bir modeldir."
Orakçıoğlu, Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün iç organizasyonunda geleceğe yönelik yapılanmasını tamamladığını kaydetti. Kotalar kalktıktan sonra dünya ticaretinin başıboş bırakılmayacağını ifade eden Orakçıoğlu, şunları söyledi: "Kotasız dünyada tarife dışı engeller, bugünden çok daha etkili bir konuma gelecek ve Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) etkinliği belirleyici olacak. Bu sebeple DTÖ üyesi ülkelerin çıkar ve tutumlarında bir takım dönüşümler yaşancak. Artık trafik lambalarının olmadığı, kalabalık bir kavşakta yönümüzü kendimiz bulmaya çalışacağız. Bu sebeple uluslararası ilişkilerde daha hassas, soğukkanlı ve ölçülü olmak zorundayız."
Orakçıoğlu, Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün önümüzdeki dönemde tek vücut halinde manevra yapabilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunlan kaydetti: "Sektörel kurum ve kuruluşlarda gösterdiğimiz işbirliği ve çalışma temposu, gurur verici olmakla birlikte, bu işbirliğinin mak-ro düzeyden, firmalar düzeyine indirilmesi gerekmektedir. Markalaşma hedefi ancak böyle bir entegrasyonla mümkün olacaktır. Eğer bu süreçleri senkronize edebilirsek, Türkiye'nin İspanya'nın, İtalya'nın yanında yerini alması an meselesidir. Türkiye dünyadaki pek-çok tekstil ve konfeksiyon tedarikçisiyle birlikte gücünü hayata karşı sınama imkanına 2005 ile sahip olacaktır. İstiyoruz ki dünyadaki pekçok üretici organizasyonu çökertecek bu süreç, Türkiye için yelkenleri dolduracak taze bir rüzgar olsun ve bizi yepyeni bir limana çıkarsın."
Oran: Korkmayalım
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Umut Oran, rakiplerden korkmamak gerektiğini belirterek, "Çin'i hem rakip hem pazar olarak görmemiz lazım" dedi. Oran, "Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Uluslararası Eğilimler 2005 Sonrası Beklentiler" konulu panelde yaptığı konuşmada, Çin'in 1.3 milyar nüfusuyla dev bir pazar ve dev bir rakip ülke olduğunu belirtti. Türkiye'nin üretim teknolojisinde, kalitede, esnek üretimde koleksiyon hazırlamada Çin'in önünde olduğunu kaydeden Oran, şöyle konuştu:
"Rakibi korkarak değil de yakından tanımanın faydası olacaktır. Tedbir alalım ama çok da korkarak bu olaya yaklaşmayalım. Çin, 1.3 milyar nüfusuyla 63 milyar dolarlık hazır giyim ihracatı, Türkiye ise 70 milyon nüfusu ile 11.5 milyar dolarlık hazır giyim ihracatı yapıyor. Biz, dünyanın üçüncü büyük sanayicisiyiz. Türkiye dünyada üretim markası olmuştur."
Kalkınmada öncelikli illere vergi muafiyeti getirecek yasanın 2005 yılından önce çıkarılmasının ciddi bir avantaj sağlayacağını kaydeden Oran, "Bazı arkadaşlarımız (üretim için Çin'e gidelim) diyor ama 1998-2000 yıllarında Doğu Avrupa'ya giden birçok arkadaşımız orada şu anda özellikle hazır giyim tesislerini kapattılar. Anadolu'ya yatırımla-nnı getirebilmek için bu yasanın çıkmasını bekliyorlar" dedi.
İstanbul'u moda, Anadolu'yu üretim merkezi yapacaklarını dile getiren Umut Oran, rakiplerinin sadece Çin olmadığını, batıda İtalya, Anadolu'da da üretim pazarlarını korumak için Uzakdoğu ile mücadele edeceklerini kaydetti.
Lakin: 2005te ithalat artacak
Avrupa Hazır Giyim ve Tekstil Organizasyonu (EURATEX)Genel Müdürü William Lakin de konuşmasının başında, Türkiye'nin AB'ye üye olması gerektiğini vurgulayarak, "Türkiye, AB'nin en kısa sürede üyesi olmalıdır. Türkiye'nin uzun süre beklemede tutulduğuna, bunun aptalca nedenlerle olduğuna inanıyoruz" dedi.
2005 yılında kotaların kalkmasıyla ithalatın artacağını belirten Lakin, "Çin ile Hindistan ençok faydalananlar olacak. Srilanka ve Bangladeş kaybeden olacak. Aşağıya doğru fiyat baskısı artacak, bunun tüketiciye fazla yararı olmayacak" dedi.
Lakin, AB ülkelerinde giysi endüstrisinin 35 milyar euroya ulaştığını belirterek, şunları söyledi: "Çin'den çok fazla söz ediyoruz. Çin önemli ama Çin'den önce Hindistan'dan, Hindistan'dan önce de Güney Kore'den söz edilirdi. Bunların hiçbirisi endüstriyi yok edemedi."
OECD ekonomisti Peter Walkenhorst da, 2005 yılından sonra özellikle Asya ülkelerinde ve düşük gelirli ülkelerde üretimde artış olacağına işaret ederek, "İhracatçı ülkeler düşük maliyet avantajları varsa üretimlerini artırabilecekler" dedi.
Anson: Karamsar olmayın
İngiltere'de bulunan Textiles Intelligence Direktörü Robin Anson da, "Herkes için en önemli tehdit Çin... Fakat karamsar olmamalı, Türkiye önümüzdeki 5-10 yılda çok güçlü rakip olarak ortaya çıkacak" diye konuştu. Kotaların sona ermesinin tekstil endüstrisini çok büyük, uzun süreli bir belirsizliğe götüreceğini kaydeden Anson, şunlan söyledi: "Biz bu döneme tekstil ve hazır giyimin Big Bang'i (büyük patlaması) diyoruz. 2005'de çok büyük bir patlama olacak. 50 yıllık kotaların kalkmasıyla birlikte pazar payları eriyecek, rekabet ve tedarikçi sayısı artacak. Fiyatlar düşecek, karlar azalacak."
ABD'nin yakın zamanda Çin'e karşı yeni kotalar uygulamaya koyduğuna işaret eden Robin Anson, "Pekçoğumuz Çin'i, elleri arkasında bağlı olarak görmek istiyoruz. Bana göre, kotalar azalmayacak artacak" dedi.
Gülle: Çin'le rekabet zor
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle de tekstil ve konfeksiyon sektörünün, dünyanın en ucuz işçiliğini, en düşük enerji ve hammadde maliyetleri ile birleştirerek ürün satan Çin ile rekabet edebilmesinin önemine dikkat çekerek, şunlan söyledi:
"Çin ile bu alanda hiç kimse rekabet edemez. Aynı segmentte üretim yaptığımız sürece Çin ile başa çıkmamız, Çin'i yenmemiz imkansız gözükmekteir. Öyleyse geriye (Nasıl farklı birşey yapanz da Çin ile baş ederiz?) sorusu kalmaktadır. Türkiye 2005'e hazırlanma sürecinde meseleyi erken idrak etmesine rağmen, gerçek çözümler üretmek ve ilerlemek konusunda yavaş davranmıştır. Bu nedenle bugün planlanmızı 2005'i olmuş gibi kabul ederek yapmak ve kaybettiğimiz zamanı telafi edecek hızda davranmak zorundayız. Farklılaşmak ve değer zincirinde daha yukan bir noktaya doğru tırmanmak, Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün önümüzdeki dönemde temel stratejisi olmak durumundadır."
Doğru bir strateji uygularsa Türkiye'nin 2010 yılında 50 milyar dolarlık tekstil ve hazırgiyim ihracatı yakalayabileceğini belirten Gülle, "Hatta bunun 1 milyar dolarını doğrudan Çin'e, 7-10 milyar dolarını da Çin'in hinterlandında-ki ülkelere yapabilir" dedi.
Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ömer Faruk Doğan da Türkiye'nin ihracatının bugün 50 milyar dolara ulaşmasında en büyük motor gücü tekstil ve hazırgiyim sektörünün oluşturduğunu ifade ederek, "Bu sektörün kahramanlarının önümüzdeki dönemdeki engelleri büyük bir azim, kararlılık ve başanyla aşacağından eminim" dedi. Doğan, dünya tekstil ve hazırgiyim sektörünün 350 milyar dolarlık potansiyele sahip olduğunu dile getirerek, ABD'de 11 Eylül saldmlanndan sonra tüketici eğilimlerinde gerileme yaşandığına dikkat çekti.
|