Bu Sayı
Editör'den
Güncel
Narin: İthalattan vergi alınmazsa yatırım olmaz
CNR Expo 10 yaşında
IWTO 2003-BUENOS AIRES
Ayın Konusu
Tüzmen:DTÖ'nün yeniden yapılanmasında Türkiye arabulucu olabilir
Oran: Türkiye, dünya ticaretinde yaşanacak değişimlerin öneminin farkında değil
Orakçıoğlu:
Cancun'daki başarısızlık yeni bir kaosu beraberinde getirebilir
Balduk: Cancun'daki çözümsüzlüğün sürmesi dünya barışı için de tehdit olur
Oğuz:
Zamanımız çok az, bu süreyi iyi değerlendirmeliyiz
Cancun'da kaçırılan fırsat
Görüş
Paker: Tekstil Türkiye'yi terkedecek
Araştırma
İtibarlı ve büyük firmalara gümrük yok
Sektör
İnce: AB'nin menşe kurallarında yapacağı değişikliklere yön vermeliyiz
Söyleşi
Özgümüş: Çin tehlikesi için hiçbir çalışma yapılmıyor
Gündem
Sanayinin devlerine İSO'dan ödül
Yeni kitaplar
Hukuk
EKONOMİK NEDENLE İŞTEN ÇIKARMA |
Editör'den
Cancun!
Dünya Ticaret Örgütü'nün Meksika'da fiyaskoyla sonuçlanan Cancun toplantısı geride kaldı. Toplantı sonunda bakanlar, sivil toplum örgütleri, küreselleşme karşıtları ülkelerine, evlerine geri döndü. 10-14 Eylül tarihleri arasında yapılan toplantıdan Türk basınına ise sadece toplantı binasının önünde harakiri yaparak intihar eden Güney Koreli çiftçi örgütü lideri Lee Kyung-Hae haberi yansıdı...
Toplantı sonunda bazıları alınan "sonuçsuzluğu" kutlarken bazıları da felaket senaryoları yazdı. Geçen süre içinde dünya ticaretinin nasıl daha adil hale getirilebileceği yönündeki tartışmalar ise durulmadı. Şüphesiz Türkiye'yi de ilgilendiren en önemli konu, uluslararası ticaret kurallarının daha adil hale getirilmesiydi. Kalkınmakta olan ülkelerin sanayileşmiş ülkeleri suçladıkları temel nokta, zengin ülkelerin ithalata uyguladığı gümrükler ve kendi çiftçilerine yönelik tarım teşvikleriydi. Sadece AB'de sübvansiyonlara ayrılan miktar 45 milyar Euro'yıı buluyor.
Konferansta Türkiye de OECD üyesi ve Avrupa Birliği üye adayı olarak zenginler safında görünse de yoksul ülkelerin taleplerine yakın bir duruş sergiledi. Ancak Türkiye'nin de aralarında bulunduğu örgüte üye 146 ülkenin temsilcileri dünya çapında ticari bariyerlerin kaldırılması konusunda uzlaşama-dılar. Ortaya çıkan bu uzlaşmazlık, ticari bariyerlerin kalkacağı 2005 yılını da zora soktu. Müzakerelerin 2005 yılına yetişmeyeceği kaygıları artmaya başlarken, küresel ticaret savaşlarının sinyalleri de alınmaya başladı.
Peki Türkiye bu ihtimallere karşı ne yapmalı?
Türk tarafının yapacağı tek şey bir yandan 2005 yılına hazırlanırken diğer yandan da başlaması muhtemel "küresel ticaret savaşlarına" karşı hazırlıklı olmak.
Bunun yolu ise ikili ticaret anlaşmalarından geçiyor. Türkiye Dünya Ticaret Örgütü üyesi bazı ülkelerle ikili ya da bölgesel ticaret anlaşmalarına yönelip şimdiden ayağını sağlam basmak zorunda. Kurulacak bu mekanizma, hem sektörlerin zarar görmesini engelleyecek, hem de Türk girişimcisinin elini dünyada daha da güçlendirecek.
|