Bu Sayı
Editör'den
Güncel
Narin: Hükümet bankacılığı mutlaka reforma tabi tutmalı
Ashaboğlu;
Türkiye'de iplik yatırımlarının geleceği kalmadı
Dünyada ilk kez tekstilde deneniyor
Sektör
Koç;
Şu an iplikte kendini amorti etmiş fabrikalar bile para kazanamaz
durumda
Pamuk
DTÖ Cancun Müzakerelerinde
Pamuk
Söyleşi
Aydın;
Tekstilde güçbirlikleri ve birleşmeler artık kaçınılmaz
Firma
Topkapı İplik
Hukuk
Prof.
Dr. Tankut CENTEL: BOŞTA KALINAN
SÜRENİN ÜCRETİ
|
Güncel
Tekstil Araştırma Merkezi'nde tekstil sektöründe devrim yaratacak
deneyler yapılıyor
Dünyada ilk kez tekstilde deneniyor
Metal
yüzeylerin dayanıklılığını artırmak için kullanılan iyon implantasyonu
sistemi, dünyada ilk defa Türkiye'de tekstil sektöründe deneniyor.
Dünyadaki 6 iyon implantasyonu makinasından birini yapan Prof.Dr.Ahmet
Öztarhan tarafından Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği bünyesindeki
TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi'nde yapılan deneylerde, bakteri
üretmeyen dolayısıyla terletmeyen, su geçirmeyen, elektriklenmeyen,
güç yanan kumaşların üretimi konusunda deneyler yapılıyor.
İZMİR-TÜBİTAK
ve Türk Tekstil Vakfı işbirliği ile Ege Üniversitesi Tekstil
Mühendisliği Fakültesi bünyesinde kurulan TÜBİTAK Tekstil Araştırma
Merkezi (TAM)'da, dünyada büyük yankı uyandıracak deneyler
yapılıyor. Çeşitli yüzeylere iyonların enjekte edilmesi ile
yüzeylerin yapısını değiştirmekte kullanılan dünyadaki 6 iyon
implantasyonu makinasından birini yapan Prof.Dr.Ahmet Öztarhan,
daha önce metal ve seramikte denenen iyon implantasyonu sistemini
dünyada ilk defa kumaşlar üzerinde kullanıyor. TÜBİTAK Tekstil
Araştırma Merkezi'nde yapılan deneylerde çeşitli kumaşlar üzerine
iyonlar gönderilerek terletmeyen, güç tutuşan, elektriklenmeyen
kumaşlar üretilmeye çalışılıyor. TÜBİTAK Tekstil Araştırma
Merkezi Müdürü Prof.Dr. Işık Tarakçıoğlu, yapılan deneylerin
tüm dünyada hızla duyulmaya başladığını belirterek, "ABD'den
bir araştırmacı önümüzdeki günlerde deneylere katılmak üzere
buraya gelecek. Bu proje başarılı olursa tüm dünyadaki bilim
adamları Türkiye'ye akın edecek. Çünkü tekstil sektöründe bir
devrim yaratmış olacağız. Çok büyük bir tekstil ve konfeksiyon
sektörüne sahip olan Türkiye böylece bu sektörde dünyada bir
ilke imza atmış olacak"dedi.
Bugün için laboratuvar düzeyinde olan bu çalışmaların teknik
tekstiller açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Tarakçıoğlu, "Ticari
olarak şu anda bu deneyler çok fazla birşey ifade etmeyebilir
ama geleceğin teknolojilerinin üretilmesi açısından çok iyi
bir başlangıç. Bu çalışmaları Avrupa Birliği'nin 6. Çerçeve
Programı kapsamında yürütmeyi planlıyoruz" diye konuştu.
Türk Tekstil Vakfı'nın yapılan çalışmalara maddi ve manevi
olarak çok büyük bir destek verdiğini vurgulayan Tarakçıoğlu, "2
yıldır çalıştırılmayan bu makinayı Tekstil Araştırma Merkezi'ne
getirdikten sonra bakıma tabi tuttuk. Türk Tekstil Vakfı'nın
desteğiyle 100 milyar liralık yatırım yapıldı. Yaklaşık bir
aydır hergün deneyler yapılıyor Bu deneyler başarılı olursa
artık sentetik kumaşlar elektriklenmeyecek, ter emer hale gelecek,
hava geçirip, su geçirmeyen, güç yanan kumaşlar üretilecek.
Bu tekstil ve konfeksiyon sektörü için gerçekten bir devrim" görüşlerini
dile getirdi.
TÜBİTAK desteğiyle Dokuz Eylül Üniversitesi Makina Mühendisliği
Bölü-mü'nde yaptığı iyon implantasyonu makinasını ilk olarak
1996'da çalıştırıldığını vurgulayan Prof.Dr.Ahmet Öztarhan, "TÜBiTAK'ın
170 bin dolarlık desteği ile yapılan bu makina bazı problemler
nedeniyle çalıştırılmadı. Ege Üniversitesi'ne getirdiğimiz
bu makinayı tekstil sektöründe denemeye
karar verdik. Şu ana kadar yaptığımız deneyler oldukça umut
verici" dedi.
Bu makinanın dünyadaki 6 iyon implantasyonu makinası arasında
en gelişmişi olduğunu anlatan Öztarhan, "Bu sistemde herhangi
bir malzemeyi başka bir malzemenin içine enjekte ediyoruz.
Yani yüzeye bir kaplama yapılmıyor, tam olarak o malzemenin
içine enjekte ediliyor. Örneğin gümüşü cama inplante ettiğiniz
yani aşıladığınız zaman camın bütün özellikleri değişiyor.
Ancak bu sistem dünyada daha önce hiç tekstil sektöründe denenmedi.
Bu ilk defa TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi'nde yapılıyor"diye
konuştu.
Yapılan deneylerin başarılı olduğunu vurgulayan Öztarhan, "Deneyler
sonucunda antibakteriyel kumaş üretmek için kumaşın içine gümüş
iyonları atarak bakterilerin neden olduğu istenmeyen kokuları
giderebileceğimizi yani terletmeyen kumaş üretilebileceğini
gördük. Ayrıca su emmeyen polyester kumaşların pamuklu kumaşlar
gibi su emer hale getirilmesi,yine polyester kumaşların elektriklenmemesi
gibi konuları deniyoruz. Elektriklenmeyi önlemek için polyester
kumaşın yüzeyine bakır atomlar attığımızda elektriklenmenin
azaldığını gördük. Bunları kumaş üzerine çeşitli atomlar atarak
gerçekleştiriyoruz. Şu ana kadar başarılı oldu. Çeşitli tekstil
malzemeleri üzerinde araştırmalarımız sürüyor" bilgilerini
verdi.
İkinci üç ayda yüzde 3.7 büyüdük
Devlet İstatistik Enstitüsü'ne (DİE) göre Türkiye bu yılın
ikinci üç aylık döneminde yüzde 3.7 oranında büyüdü. Altı aylık
büyüme ise 5.4 oldu. 2002 yılının tamamında, Türkiye ekonomisi
yüzde 7.8 oranında, bu yılın ilk 3 ayında ise yüzde 7.4 büyümüştü.
DİE, Nisan, Mayıs, Haziran aylarını kapsayan bu yılın II. üç
aylık döneminde, Türkiye'nin Gayri Safi Milli Hasılası'nm (GSMH),
geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3-7, Gayri Safi Yurtiçi
Hasılası'nın da (GSYİH) yüzde 3-9 oranında büyüdüğünü açıkladı.
DİE verilerine göre bu yılın ikinci çeyreğinde en fazla büyüme
ise yüzde 20.5 ile ithalat vergisinde yaşandı. Bu dönemde,
ticaret sektörü yüzde 6, ulaştırma ve haberleşme sektörü yüzde
5.8, sanayi sektörü yüzde 4.4, serbest meslek ve hizmetler
sektörü yüzde 3-6 büyüdü. Ancak yine aynı dönemde inşaat sektörü
yüzde 14.5, mali kuruluşlar sektörü yüzde 8.5, tarım sektörü
yüzde 2.8, kar amacı olmayan kuruluşlar sektörü de yüzde 1.9
küçüldü. Harcama gruplarına göre gelişme hızlarına bakıldığında,
sabit fiyatlarla özel nihai tüketim harcamalarında, geçen yılın
aynı dönemine göre yılın ikinci çeyreğinde sadece yüzde 2.5
artış yaşandı. DiE'nin 2003 yılının ikinci üç aylık dönemine
ilişkin açıkladığı rakamlara göre, özel sektör imalat sanayinde
yüzde 7.5 büyüme olurken, kamu sektöründe yüzde 1.5 küçülme
kaydedildi. Kamu kesimi imalat sanayiinde, gıda, tütün, dokuma,
giyim eşyası, ayakkabı, kağıt ve kağıt ürünleri, basım, yayın,
ana kimya, plastik ürünleri, çimento, metal eşya, makine ve
elektrik makinaları sanayiinde yüzde 10'un üzerinde üretim
düşüşü görülürken, diğer kimyasal ürünler, petrol ve kömür
türevleri, demir-çelik ve otomotiv sanayiinde yüzde 10'un üzerinde
artış oldu. Özel sektör imalat sanayiinde ise en yüksek üretim
artışı yüzde 42.8 ile taşıt araçları sektöründe kaydedildi.
Yılın ikinci çeyreğinde, özel sektör imalat sanayiinde, deri
benzeri maddeler ve kürk eşya üretiminde yüzde 25.5, lastik
ürünlerinde yüzde 23.1, demir-çelik dışında ana metal sanayii
üretiminde yüzde 18 üretim artışı oldu. Özel sektörün tütün
sanayii, ayakkabı sanayii, petrol rafineleri üretiminde bu
dönemde önemli üretim düşüşleri kaydedildi. Bu yılın ikinci
çeyreğine ilişkin toplam imalat sanayii üretim değeri içinde
kamu kesiminin payı yüzde 22.7, özel kesimin payı ise yüzde
77.3 düzeyinde bulunuyor.
Harcamalar yöntemiyle hesaplanan GSYİH sonuçlarına göre, 2003
yılı ikinci üç aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre
özel nihai tüketim harcamalarında sabit fiyatlarla yüzde 2.5'lik
bir artış görüldü. Bu dönemde kamu kesimi yatırımları yüzde
11.3 azalırken, özel kesim yatırımları ise yüzde 11.9 artış
kaydetti.

Pamuklu
tekstil sanayicilerinden Tüzmen'e haksız rekabet mektubu
Pamuklu Tekstil Sanayicileri Birliği, Devlet Bakanı Kürşad
Tüzmen'e mektup yazarak, Dahili İşleme Rejimi (DİR) mevzuatının
saptırılarak uygulandığını, DİR rejiminde AB kriterlerine tam
olarak uyulmadığından, yanlış beyan ile ithal edilen her tür
malın, ihraç taahhüdünün farklı şekilde kapatılıp, iç piyasada
kayıtdışı satılarak haksız rekabete yol açtığı bildirildi.
Birlik Başkanı Alişan Arakan imzasıyla 29 üye listesinin ortak
görüşü olarak kaleme alınan mektupta, Dış Ticaret Müsteşarlığı
ve Gümrük Müsteşarlığı uzmanları ile TOBB, TÜTSİS, PTSB ve
TİM sektör kurulları üyelerinin katılımıyla yapılan ortak çalışma
sonucu oluşturulan "Kumaş Detay Beyanı" tebliği ve
buna dayalı "Referans Fiyat Portalı" uygulamasının
yürürlüğe girer girmez çok etkili bir yansıma oluşturulduğu,
düşük fiyatlı-çifte faturalı ithalatta devletin vergi kayıpları
ile haksız ithalatın denetlenmesinde büyük yararlar sağladığına
dikkat çekildi.
Daha sonra Dahilde İşleme Rejimi uygulama kapsamı dışında bırakılmasının
ardından, kati ithalatta yapılan tekstil ürünleri ithalatının
ağırlıklı olarak DİR Rejimi belgesi kanalıyla ithalata yöneldiğini, "Referans
Fiyat" denetimi etkilerinin neredeyse sıfır düzeyine indiği
belirtilen mektupta, "DTM İthalat Genel Müdürlüğü'nün
kota, antidamping, sübvansiyon vergileri, referans maliyet
portalı gibi uzun süreçli ve zahmetli, haksız ithalatı ve dolayısıyla
yerli piyasadaki haksız rekabeti önleyici tüm çalışmaları,
DİR kurallarına uyulmadığı için bir anlamda boşa gitmekte ve
tüm tedbirler DİR kapsamında ithalata sığınılarak rahatlıkla
aşılmaktadır. DİR Rejimi AB kriterleri mutlaka uygulamaya konulmadır" denildi.
Mektupta şöyle devam edildi: "DIR belgesi verilirken uyulması
gereken temel AB kriterlerine maalesef ülkemizde yeterince
riayet edilmemektedir. Penye pamuk ipliği 2.30 USD/kilo gibi
maliyetin bile altında fiyatlarla DİR kapsamında ithal edilirken,
Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya gibi Güneydoğu
kentlerimiz pamuklu tekstil ürünleri fabrikaları üretim kapasitelerini
yarıya düşürmüş ve kapanmalar devam etmektedir. Mevcut yatırımlar
dahi tam kapasite çalışamaz durumda iken, yeni yatırım planlaması
yapan sanayici belirsizlik nedeniyle ümitsizce beklemede kalmaktadır."
Arıkan, 15 AB ülkesinin tamamında DIR belgesi uygulamalarının
ithalatın yaklaşık yüzde 8'ini oluştururken, Türkiye'de bazı
tekstil ürünleri kalemlerinde yüzde 96'lara ulaşan oranlarda
DİR belgesi verildiğini belirtti. Sanayi, yatırım ve istihdam
istikrarının sağlanması açısından DİR uygulamalarının AB standartları
seviyesine getirilmesi hususunda yardım isteyen Arıkan, "Bunların
gerçekleşmesi halinde; DİR Belge yolsuzluklarının yarattığı
haksız kazançlar ortadan kalkacak. Yerli üretim girdisini teşvik
edeceği için yatırım ve istihdam artışı sağlayacak. Katma Değeri
Yüksek ihracatlar için özendirici olacak. Büyük dış ticaret
açığımızın azalmasına hizmet edecek" diye konuştu.
|