[ , ]    Sayı:282 Haziran 2003

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


 23. Antalya Semineri

   Müteşebbisin işini kolaylaştırın (I)

   Müteşebbisin işini kolaylaştırın (II)

  NARİN: Biz eğitimde atılacak büyük adımlar için desteğe hazırız

  ÖZTEMİR: Siyasi irade, üretim ekonomisine geçiş seferberliği ilan etmeli

   Türkiye'nin yeni Maliye politikalarına ihtiyacı var

   BAŞER: Dış ticareti Dışişleri Bakanlığı'nın elinden alın

   BOZKURT: Türkiye'de İstihdam, Yatırım ve Haksız Rekabet Semineri'nden çıkardığımız dersler


Güncel

   Çin tehlikesi Brüksel'de masaya yatırıldı


 Firma

   Mensa, 12 milyon dolarlık teknoloji yatırımı yapacak


 Hukuk

   ÜRETİM YAPILMAYAN İŞYERİNDE PRİM İSTEĞİ

Antalya Semineri

"Maliye Politikalarında Yeni Düzenlemeler" oturumundan çıkan ortak sonuç:
"Türkiye'nin yeni Maliye politikalarına ihtiyacı var"

Sendikamız tarafından Antalya'da düzenlenen seminerin ikinci oturumu "Maliye Politikalarında Yeni Düzenlemeler" başlığıyla gerçekleştirildi. Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Tevfik Altınok'un yönettiği oturumda Başbakan eski Yardımcısı ve Maliye eski Bakanı Ekrem Pakdemirli Yıldırım Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Yıldırım ve Türkiye Tekstil Sanayii işverenleri Sendikası Denetim Kurulu Üyesi Mehmet Şuhubi konuşmacı olarak yer aldılar.

Toplantıda yeni hükümetin bugüne kadar yeni Maliye politikaları üretmek yerine mevcut politikaları sürdürme eğiliminde olduğu tespiti yapılırken, Türkiye'nin borçlarını iç kaynaklan kullanarak döndürmesinin mümkün olmadığı vurgulandı. Toplantıda "ekonomi anayasası" ve "vergi barışı" konusunda da önemli tartışmalar yaşandı.

Başbakan eski Yardımcısı ve Maliye eski Bakanı Ekrem Pakdemirli, bütçe uygulamalarının değiştirilmemesi halinde Türkiye'nin üçüncü dünya ülkeliğinden kurtulmasının mümkün olmadığını vurgularken, Türkiye'de ekonominin bütçeye değil, bütçenin ekonomiye yön vermesinin gerektiğini belimi. Türkiye ekonomisinin hala sıkıntıda olduğunu belirten Pakdemirli. Türkiye'nin yaşadığı büyük ekonomik sıkıntıların hepsinin ya askeri darbe dönemlerinde ya da koalisyon hükümetleri dönemlerinde olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'nin iç ve dış borçlarının ulaştığı boyuta da dikkat çeken Pakdemirli, "Türkiye eğer kısa vadeli düşünüp borçlar nasıl olsa dönüyor rahatlığı ile davranırsa dışarıya moratoryum içeride de konsalidasyon yapmak durumunda kalır. Türkiye'nin harcama programını değiştirmesi gerekiyor. Bütçede sağlık harcamaları felaket, eğitimin payı çok düşük. Bütçenin yüzde 10.5'i eğitimin, yüzde 13'ü savunmanın. Bütçenin radikal bir şekilde değiştirilmesi, harcamaların yeniden yapılandırılması gerekiyor" diye konuştu.

Türkiye'nin 2002 yılı itibariyle GSMH'nın iki katı büyüklüğünde borcu bulunduğunu ifade eden Pakdemirli, toplanan kurumlar ve gelirler vergilerinin borçların faizlerini karşılamaya yetmediğinin altını çizdi.

Yıldırım Danışmanlık sahibi Ekonomist Zekeriya Yıldırım ise Türkiye'nin maliyesinin darmadağınık olduğunu savunarak, "Artık bütçe global bir hal almıştır. Eğer iktidar gerçek iktidar olmayı istiyorsa bunun yolu sadece sandıktan değil, piyasalardan, İstanbul'dan, Londra'dan, New York'tan geçmektedir. Buralardan vize almadan Maliye politikalarını yönetmek artık mümkün değildir" dedi, Yıldıran, hükümetin iç kaynak arayışı ile borç sorununu çözmeye çalışmasını da yanlış olarak değerlendirirken, "Orman satışı, arazi satışı, kıyıla-nn satışı gibi çözümü sadece içeride aramayalım. İç kaynaklarla borç sorununun tamamen çözülmesi mümkün değildir" dedi.

Yıldırım, ihracatçılara yönelik ola-raksa artık kur artışına dayanarak ihracat yapmamaları önerisinde bulundu. Yıldırım şu değerlendirmeleri yaptı:
"Piyasalara güven vermenin yolu ya-pısaî değişime inanmaktan, sahip çıkmaktan geçiyor. Güven arttıkça Türk lirası'na itibar artacak, Türk Lirası değer kazanacatır. Bu kaçınılmazdır. İhracatçılar bundan sonra kur artışına dayanarak planlama yapmamalıdır"

Yıldırım, kamu reform paketini de değerlendirirken, yetkilerin yerel yönetimlere devrinin tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurgulayarak, "Arjantin'in bu hale gelmesinin en önemli nedeni herkes bütçeye sadık kalırken, yerel yönelimlerin uymamasıdır. Bu çok hassas bîr dengedir ve bu yöndeki düzenlemeler çok iyi yapılmalıdır" diye konuştu.

Sendikamız Denetim Kurulu Üyesi Mehmet Şuhubi ise konuşmasında Lieson (alım) ofislerinin çalışanlarının vergilendirilmesinin tehlikeli bir uygulama olduğunu vurgulayarak, şu açıklamayı yaptı: "Bu ofislerin miktan azdır. Ancak işlevleri büyüktür. Çalışanlarının vergilendirilmesi yıllık maliyeti artırırsa ülkeyi terkederler. Bu kuruluşların ihracatımızın artışına, üretimin kalite ve verimliliğinin gelişiminde gerçek ve önemli katkıları vardır. Bu ofislerde çalışanların ücretlerine binen verginin alınması kıskacına girilmemelidir. Bir taşı kuyuya bir kişi atar, sonra kırk akıllı çıkaramaz. Yolun basında iken derhal geri dönülmesi gereken konulardan biri budur Vergilendirme kararının ardından Türkiye'deki Lieson ofislerinin 10'a yakını Tunus'a gitme kararı aldı. Bu Türk tekstil ve konfeksiyon sektörüne büyük olumsuzluklar yaratabilecek bir durumdur. Vergilendirme kararı hızla geri alınmalıdır"

Vergi Barışı konusunda da görüşlerini açıklayan Şuhubi, "Kanunlaşan başarılı vergi barışı ve gelmekle olan barışlar.. Daima son defa denildi. Kayıtsız ekonomiyi özendiren bu uygulama dürüst çalışan topluluğun yüreğini acıtıyor. Bu dürüst grup ise kendi haklı nedenlerini duyuramıyor dahi. Şimdi bu barışı başka barışlar izleyecek ve insanlar yine bir sonraki barışı beklemeye koyulacaklar" dedi. Şuhubi, teşvikler konusunda ise şunları söyledi:
"Değişen dünyada öncelikli sektörler sorunu hızla üzerimize geliyor. Teşvikler, katma değer, teknoloji, Ar-Ge konularını ele alan gerçek özendirme vazgeçilmez. Bu, ülkenin geleceğinin yönlendirilmesidir. Bu, yanlız Maliye Bakanlığı değil, bilim kuruluşları, artık işlev görmekte olan kendi çıkarlarından soyutlanmış sivil toplum örgütleri, yan kamu nitelikli oluşumlar ile uzun soluklu birlikte çalışmayı gerektiren gerçek Türkiye'nin oluşması pazarlığının yapılabilmesi ile becerilebilinir. Teşvik konusu tekrar ve en kısa zamanda ele alınmalıdır ve iştirak halinde çalışmalar yapılmalıdır."

 

Vergi barışı tartışması
Toplantıda Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Tevfik Altınok, şu an uygulanan yeni bir Maliye politikasının olmadığına dikkat çekerek, "Kötü yeniliklerle ortaya konulmuş bir politika yürütülüyor" dedi. Bu kötü yeniliklerin başında da Vergi Barışı'nın geldiğini ifade eden Altınok, 6,7 katrilyonluk vergi barışı gelirinden hükümetin mutluluk, kendisininse hicap duyduğunu belirtti.

"Demek ki ben vergi mükellefi olarak doğru yolda yürüyerek vergimi ödeyerek aptalca bir iş yapmış oluyorum" diyen Altınok, getirilen vargi barısının haksız rekabetin en büyüğünü yarattığını savundu. Başbakan eski Yardımcısı ve Maliye eski Bakanı Ekrem Pakdemirli de vergi barışını "Pınarından, helalinden değil baskı ile alınmış bir para" olarak değerlendirdi ve Maliye'nin firmaları vergi barışına katılmaları için arayarak baskı yapmasını eleştirdi, TİSK Başkanı Refik Baydur ise vergi barışını savunarak bu barışın insanları vergiye alıştıracak bir yol olabileceğini belirtti.

Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin ise vergi barışını değerlendirirken, "Bu yoksa hükümetlerin geçmişten beri halkına hizmet olarak yapmak zorunda olduğu işlerdeki eksikliğin bir kısmını gidermek için yaptığı bir hareket midir?" sorusunu yöneltti.


"Ekonomi anayasası çıkarılsın"
TİSK Başkanı Refik Baydur, toplantıda söz alarak bir "ekonomi anayasası" çıkarılmasını da önerdi. Sendikamız Başkanı Halit Narin de Baydur'a "Başkan biz mevcut anayasayı koruyalım derken, sen yeni bir anayasa daha öneriyorsun" dedi. Altınok ise bir ekonomi anayasasının idama kadar varan cezaları ve uygulamaları ile ekonomiyi kilitleyebileceği uyarısında bulundu. Pakdemirli ise, "Anayasa olmasa bile getirilecek 'kamu istihdamı nüfusun yüzde 2'sini aşmayacak' gibi temel kurallar konulabilir. Bu kararlar siyasetçi üzerindeki baskıların azalmasına yardımcı olacaktır" dedi.

Bu arada Narin, yaptığı konuşmada Türkiye'de kayıtdışı ekonominin ulaştığı boyutlara dikkat çekerken, hükümete "Uygulamalarınızla neden bizi kayıtdışına itiyorsunuz?" sorusunu yöneltti.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2003 TÜTSİS      -      boratur.net