Bu Sayı
Editör'den
23.
Antalya Semineri
Müteşebbisin işini kolaylaştırın (I)
Müteşebbisin işini kolaylaştırın
(II)
NARİN: Biz eğitimde atılacak
büyük adımlar için desteğe hazırız
ÖZTEMİR: Siyasi irade, üretim
ekonomisine geçiş seferberliği ilan etmeli
Türkiye'nin yeni Maliye politikalarına
ihtiyacı var
BAŞER: Dış ticareti Dışişleri
Bakanlığı'nın elinden alın
BOZKURT: Türkiye'de İstihdam,
Yatırım ve Haksız Rekabet Semineri'nden çıkardığımız dersler
Güncel
Çin tehlikesi Brüksel'de
masaya yatırıldı
Firma
Mensa, 12 milyon dolarlık
teknoloji yatırımı yapacak
Hukuk
ÜRETİM YAPILMAYAN İŞYERİNDE
PRİM İSTEĞİ
|
Antalya
Semineri
Sendikamız
ve Euratex Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Başer'den hükümete çağrı:
"Dış ticareti Dışişleri Bakanlığı'nın elinden alın"

Antalya'da
düzenlenen seminerin üçüncü oturumunun konusu "Tekstilde
Haksız Rekabet ve Gümrüklerde Yeni Düzenlemeler" oldu.
DÜNYA Gazetesi Yazarı ve Şişe-Cam Holding Genel Sekreteri Dr.
Rüştü Bozkurt'un moderatörlüğünü yaptığı oturuma Dış Ticaret
Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürü Ahmet Yakıcı, Gümrükler Genel
Müdür Vekili Umman Hamitoğulları ve Sendikamız Yönetim Kurulu
Üyesi Bülent Başer konuşmacı olarak katıldılar.
Toplantıda
konuşan DTM İthalat Genel Müdürü Ahmet Yakıcı, haksız ithalatla
mücadele için kamu ile özel sektör arasında çok iyi bir koordinasyon
sağlanmasının gerekliliğine dikkat çekerken, 2005 sonrasında
kotaların kalkması ile tekstil ve konfeksiyon sanayiinde oluşacak
rekabet şartlarına karşı bir dizi hazırlık içinde olduklarını
açıkladı. Yerli üretimin rekabet edebilirliğini sürdürmesi için
ihtiyacı olan ürünleri asgari şartlarda ve dahilde işleme rejimi
çerçevesinde ithal edebilmesinin gerektiğini kaydeden Yakıcı,
haksız rekabetin önlenmesi ve ihtiyaç olan maddelerin ithalinin
yapılabilmesi için tekstil ve konfeksiyon sektörleri arasında
bir konsorsiyum sağlanması gerektiğini vurguladı. Dahilde işleme
rejimi çerçevesindeki ithalatın belirli sürelerle aşağıya çekilmesinin
gerektiğini de vurgulayan Yakıcı, kurdaki gelişmelerin ihracata
etkilerini ise şu cümlelerle dile getirdi:
"2003
yılının ilk üç ayında ihracatın yüzde 42'si dolarla, yüzde 50'si
eııro ile, yüzde 8'i diğer dövizlerle, ithalatınsa yüzde 58,6'sı
dolarla, yüzde 36.3'ü euro ile gerçekleştirilmiş. Eğer dolar-euro
parkesinde bir sıkıntı yaşanırsa ve eğer Türk lirası değer kazanırsa
bu ithalatta haksız rekabetin önlenmesi konusunda sıkıntı yaratıyor.
İhracatta yaşanan olumsuzluklar ithalatta da haksız rekabet
tehlikesi ile kendisini gösteriyor"
Yakıcı,
SARS hastalığının ortaya çıkmasının ardından Çin'den yapılan
ithalatta bir gerileme beklendiğini, ancak mart ayında 172 milyon
dolar, nisan ayında 152 milyon dolar olan Çin'den ithalatın
20 Mayıs tarihi itibariyle de azalmayarak 100 milyon dolar olarak
gerçekleştiğine dikkat çekti. Yakıcı, Çin'den ithalatın düşmemesindeki
nedenin daha önce verilmiş siparişler olabileceğini belirterek,
ilerleyen aylarda Çin'den ithalatta düşüşün olası olduğunu kaydetti.
Tekstil
sektöründe sanayicileri haksız ithalata karşı alınacak önlemlerle
desteklerini beklediklerini belirten Yakıcı, sektörün desteği
olmadan alınan önlemlerin de fazla uzun vadeli olmayacağının
altını çizdi. Yakıcı, bir antidam-ping soruşturmasının açılabilmesi
için o sektörün yüzde 25'inin başvurusunun gerektiğini vurgulayarak,
tekstil sektörünün zaman zaman bunu sağlayamadığını, başvuru
yapamadığını ancak buna rağmen DTM olarak gerekli önlemleri
alma yoluna gittiklerini belirtti.
Gümrükler
Genel Müdür Vekili Umman Hamitoğulları be konuşmasında yeni
Kaçakçılıkla Mücadele Yasa Tasarısı'nın Bakanlar Kurulu'nda
imzalanarak TBMM'ye gönderildiğini ve Meclis tatile girmeden
yasalaşmasının hedeflendiğini açıkladı. Hamitoğulları, yeni
yasa İle ekonomik suça ekonomik ceza anlayışının getirildiğini
vurguladı. Artık gümrük vergilerinin bankalardan da ödenebildiğim,
bu konuda 19 banka ile anlaşma sağlandığını söyleyen Hamitoğulları,
gümrüklerde otomasyon projesi sonucu artık gümrük beyannamelerinin
ofislerden ele yapılabilir hale geldiğini, bu yolu kullananların
oranının yüzde 48 seviyesine ulaştığını belirtti. Tekstil sektöründe
ithalat sonucu yaşanan sıkıntıları bildiklerini ve bu konuda
DTM İthalat Genel Müdürlüğü ile sıkı bir çalışma içinde olduklarım
dile getiren Hamitoğulİan, bu çalışmalarda sektörün de desteğinin
şart olduğunun altını çizdi.
Sendikamız
ve Euratex Yönetim Kumlu üyesi Bülent Başer ise konuşmasında
sektörün haksız rekabet nedeniyle uğradığı zararlara dikkat
çekti. Başer, konuşmasında şu değerlendirmeleri yaptı:
"Şu
an bizim dış ticaret politikamızı Ankara değil, Brüksel yönlendiriyor.
Gümrük Birliği anlaşması ile Türkiye'nin dış ticaret politikası
AB tarafından alınan kararlardan direkt etkilenir duruma geldi.
Bu nedenle büyük sıkıntılar yaşıyoruz. AB'nin üçüncü ülkelerle
imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarında verilen tavizlerden
biz de etkileniyoruz. Bu anlaşmalarla biz de gümrük duvarlarımızı
üçüncü ülkelere acarken, üçüncü ülkelerin yüksek gümrük vergileri
ile pazarlarını korumayı sürdürdüğünü görüyoruz. Bu konuda Dışişleri
Bakanlığımıza büyük görevler düşüyor. Ama yaşadıklarımız Dışişleri
Bakanlığı'nın bu konuda çok yetersiz olduğunu ortaya koyuyor.
Dışişleri Bakanlığı dış ticareti takip ettiği sürece biz daha
çok gol yeriz. Türkiye'nin dış ticaret politikasında Dışişleri
Bakanlığı nedeniyle önemli sıkıntılar yaşanıyor. Türkiye'nin
dış ticaret politikasının acilen Dış Ticaret Müşteşarlığı'na
bırakılması gerekiyor."
Başer,
konuşmasında tekstil ve konfeksiyon sektörünün Türkiye ihracatından
aldığı payın yüzde 38, toplam KDV gelirlerindeki payının yüzde
7, ama toplam KDV iadesindeki payının yüzde 71 olduğuna dikkat
çekerek, bürokratlara "Bana bunu açıklayabilir misiniz?"
sorusunu yöneltti. Başer, "KDV, pamuk ve yünde olduğu gibi
tüm elyaflarda yüzde 1, iplik ve mensucatta yüzde 8, hazırgiyimde
ise yüzde 12 oranında uygulanmalıdır" derken, fason üretim
ile ilgili işçilik hizmetlerinin de KDV oranlarının azami yüzde
8 olarak uygulanması çağrısını yaptı.
Narin'den
bürokratlara zor sorular
Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin ise toplantının
genel görüşme bölümünde yaptığı konuşmada ithalatın önlenmesine
yönelik olarak alınan tedbirler konusunda, "Bu tedbirlerden
biz haberdar değiliz, Çin nasıl haberdar olsun?" derken,
ithalatla ilgili olarak Yakıcı ve Hamitoğulları'na şu soruları
yöneltti: "Türkiye'de vergi barışından bir kerede elde
edilen 6.5 katrilyon lirayı senelerdir devamlı cebine atan bir
kitle var. Bunun sistemini dış ticaretle sağlıyorlar. Geriye
doğru araştırılırsa devletin bunu geri alma hakkı var. Bu paralan
ekonomiye döndürmemiz mümkün değil mi? Politikacıların birçok
ithalat şirketlerinde ya ortak ya da yakın İlişki içinde bulundukları,
akrabalarının olduğu söyleniyor. Siz tayin edilmiş bürokratlar,
politikacıların değil, milletin bürokratlarısınız. Politikacılar
size bu konulann ortaya çıkarılmaması İçin tesir ediyor mu?
İthalatın kayda alınması için ithalatçı birliklerinin kurulması
gerekiyor. Bu konuda neden hızlı davranılmıyor?"
Konuşmasında
"Biz Avrupalı'nın örnek alacağı bir ülke yaratmak istiyoruz"
diyen Narin, bürokratlara şu çağrıyı yaptı: "Soruşturma
açılması için bir sektörden yüzde 25 başvuru yapılması gerekiyor
deniliyor. Bunu beklemeyin, eğer milletin menfaatine olacaksa
gerekeni yapın. Bizim ufkumuzu açın, Ben memleketim için her
şeyi yaparını. Sizden de bunu bekliyorum. İthalat nedeniyle
oluşan haksız rekabete engel olun. Gelen malı tartın, kaç tane
kamyon geldi demeyin, tek tek tartın. Kamyonlar çıkarken kaç
kilo çıktı bakın. Önlem almak için bize sektör arasında anlaşmalı
demeyin. Bu işin kolayına kaçmaktır. Şimdi herkes "bize
anlaşın gelin" diyor. Menfaat gruplarının anlaştığı nerede
görülmüş? Ülke için yararlı olan neyse onu yapın. Bizi mevzuat
içinde kıvrandırmayın, yol açın. Biz sizin açtığınız yolda ilerleyeceğiz."
|