[ , ]    Sayı:282 Haziran 2003

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


 23. Antalya Semineri

   Müteşebbisin işini kolaylaştırın (I)

   Müteşebbisin işini kolaylaştırın (II)

  NARİN: Biz eğitimde atılacak büyük adımlar için desteğe hazırız

  ÖZTEMİR: Siyasi irade, üretim ekonomisine geçiş seferberliği ilan etmeli

   Türkiye'nin yeni Maliye politikalarına ihtiyacı var

   BAŞER: Dış ticareti Dışişleri Bakanlığı'nın elinden alın

   BOZKURT: Türkiye'de İstihdam, Yatırım ve Haksız Rekabet Semineri'nden çıkardığımız dersler


Güncel

   Çin tehlikesi Brüksel'de masaya yatırıldı


 Firma

   Mensa, 12 milyon dolarlık teknoloji yatırımı yapacak


 Hukuk

   ÜRETİM YAPILMAYAN İŞYERİNDE PRİM İSTEĞİ

Antalya Semineri

NARİN: Biz eğitimde atılacak büyük adımlar için desteğe hazırız

 

TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu, Antalya'da düzenlenen "Türkiye'de İstihdam, Yatırım ve Haksız Rekabet Sorunları Semineri" konulu seminerde TÜBİTAK-Tekstil Araştırma Merkezi'nin (TAM) çalışmaları hakkında bir sunum yaptı. Tarakçıoğlu, sunumda Türkiye'de tekstil üniversitesinin gerekliliğine dikkat çekti. Tarakçıoğlu, gözyaşları içinde bitirdiği sunumunda, "Yoksa hayallerim gerçek olacak, ölmeden önce Türkiye'de yarının tekstil ürün ve teknolojilerinin bilgi toplumu ülkelerle birlikle ve onlardan geri kalmadan araştırılıp geliştirildiğini görebilecek miyim diye heyecandan uykularını kaçıyor... İnanın bana hayali bile öyle güzelki" derken, sunumun ardından Sendikamız Yönetim Kurulu üyeleri gözyaşlarını tutamayan Tarakçıoğlu'nu tek tek kutlayarak, tekstil üniversitesi hayaline destek verdiler.

Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin ise konuşmasında, sendika olarak eğitime ayırdıkları fonun büyüklüğüne dikkat çekerken, "Bu fondaki rakamların büyüklüğü birçok insanı rahatsız ediyor. Bu para konusunda bir çok insan 'acaba' diyerek başlıyor... Çünkü rakamlar birçok insanın iştahını kabartıyor. Biz bundan son derece rahatsızız. Bu acabanın içinde de bir çok şey yatıyor. Biz acabalara kapılmadan bu parayı tekstil sanayiine katkı sağlayacak eğitim sistemine aktarmak istiyoruz" dedi. Sendika olarak en büyük isteklerinin öğrencilerin fiilen makinelere dokunarak çalışmalarını sağlayan bir düzenleme yapmak istediklerini de vurgulayan Narin, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bizim adımlarımız insan adımları büyüklüğünde olmamalı. Çok daha büyük adımlar alabilmeliyiz. Biz eğitimde atılacak bu büyük adımlar için desteğe hazırız. Biz öğrencilerimizden ve öğretmenlerimizden, verdiğimiz desteğin karşılığı olarak sanayiciye rekabet edebilecekleri, yeniliklerle ortaya çıkabilecekleri, hızlı adımlar atabilecekleri bir ortamı yaratmalarını bekliyoruz. Hayali gerçekle birleştirecek mekanizmaları kurmak zorundalar, Eğer adımlarımızı küçük tutarsak geç kalırız, geride kalırız."

Sendika olarak bu konuda atılan adımların daha da büyütülmesi için Türkiye'deki tüm üniversitelerdeki öğretim üyelerinin katılımı ile bir çalışma başlatılabileceğini ve bu konuda sendika olarak sorumluluk alabileceklerini dile getiren Narin, "Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Artık top sizde. Biz desteğe hazırız, bu destek karşılığında da siz bize geleceğin elemanlarını, teknolojilerini sunun" dedi.

Tarakçıoğlu ise Narin'in konuşmasının ardından, "Tekstil İşverenleri Sendikasından aldığımız bu sözün bizim için anlamı ve önemi çok büyük. Biz biliyoruz ki artık top bizde. Bundan sonra inanıyorum ki kimse bizi tutamaz" açıklamasını yaptı.

Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu, TÜBİTAK Tekstil Araştırmaları Merkezi'nin çalışmaları hakkında bilgi verdiği sunumunda dünyada teknik tekstillerin ve moda marka ürünlerinin öneminin arttığını vurgulayarak, şu değerlendirmeleri yaptı:

Işık Tarakçıoğlu: Türkiye, akıllı tekstiller üretimine yönelmeli "Tekstil ve konfeksiyon ürünleri ni kalitelerine göre üç ayrı grupta toplayabiliriz. Ucuz, sıradan ve seri üretim tekstil konfeksiyon ürünleri dünya tekstil pazarının yüzde 60-70'ini oluşturuyor ama değer alarak bakıldığında en küçük bölümüne sahip. Sektördeki mevcut kapasite fazlalığının tamanının da bu alanda yer aldığını vurgulamak istiyorum. İkinci ola raksa modaya katkısı olan katma değeri yüksek ürünler geliyor. Bu ürünler de pazarın yaklaşık yüzde 30-35'lik bölümünü kapsıyor. Moda marka ürünler de pazarın yüzde 3-5'lik bölümüne sahipken, değer olaraksa en büyük bölümünü oluşturuyor. Türkiye olarak nerdeyiz diye bakarsak biz ucuz sıradan seri ürünlerin kalitelilerini üretiyoruz, Yani basit ürülerle moda markaya yönelik ürünlerin tam arasında yer alıyoruz. Ve Türkiye'de maalesef konusunda iddialı olan çok az sayıda marka var. Türkiye ne yapmalı? Özgün tasarıma önem vermeli, kalite ve verimlilikle ileriye gitmeli ve kesinlikle pazarlama dağıtım kanallarına yatırımı artırmalı.

Avrupa ve Amerika artık tekstil ve konfeksiyonu bırakıyor. Belki moda ve marka ürünleri de bırakacaklar. Artık onlar akıllı çok fonksiyonlu tekstiller üzerine yoğunlaştılar. Çok fonksiyonlu akıllı tekstiller örtünme ve süslenmenin ötesinde koruma, sağlık ve enformasyon sağlayacaklar. Bu alanda çok büyük rakamlar konuşuluyor. Örneğin ABD geleceğin askeri elbiselerini araştırması için bir tekstil enstitüsüne 70 milyon dolarlık bütçe ayırdı. Uzun vadede Türkiye'nin yapması gereken de bu en kıymetli ürün grubunun üretimine yönelmesi ve bunu yeni teknolojiler üreterek başarmaya çalışmasıdır."

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2003 TÜTSİS      -      boratur.net