Bu Sayı
Editör'den
23.
Antalya Semineri
Müteşebbisin işini kolaylaştırın (I)
Müteşebbisin işini kolaylaştırın
(II)
NARİN: Biz eğitimde atılacak
büyük adımlar için desteğe hazırız
ÖZTEMİR: Siyasi irade, üretim
ekonomisine geçiş seferberliği ilan etmeli
Türkiye'nin yeni Maliye politikalarına
ihtiyacı var
BAŞER: Dış ticareti Dışişleri
Bakanlığı'nın elinden alın
BOZKURT: Türkiye'de İstihdam,
Yatırım ve Haksız Rekabet Semineri'nden çıkardığımız dersler
Güncel
Çin tehlikesi Brüksel'de
masaya yatırıldı
Firma
Mensa, 12 milyon dolarlık
teknoloji yatırımı yapacak
Hukuk
ÜRETİM YAPILMAYAN İŞYERİNDE
PRİM İSTEĞİ
|
Antalya
Semineri
NARİN: Biz eğitimde
atılacak büyük adımlar için desteğe hazırız
TÜBİTAK
Tekstil Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu,
Antalya'da düzenlenen "Türkiye'de İstihdam, Yatırım ve
Haksız Rekabet Sorunları Semineri" konulu seminerde TÜBİTAK-Tekstil
Araştırma Merkezi'nin (TAM) çalışmaları
hakkında bir sunum yaptı. Tarakçıoğlu, sunumda Türkiye'de tekstil
üniversitesinin gerekliliğine dikkat çekti. Tarakçıoğlu, gözyaşları
içinde bitirdiği sunumunda, "Yoksa hayallerim gerçek olacak,
ölmeden önce Türkiye'de yarının tekstil ürün ve teknolojilerinin
bilgi toplumu ülkelerle birlikle ve onlardan geri kalmadan araştırılıp
geliştirildiğini görebilecek miyim diye heyecandan uykularını
kaçıyor... İnanın bana hayali bile öyle güzelki" derken,
sunumun ardından Sendikamız Yönetim Kurulu üyeleri gözyaşlarını
tutamayan Tarakçıoğlu'nu tek tek kutlayarak, tekstil üniversitesi
hayaline destek verdiler.
Sendikamız
Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin ise konuşmasında,
sendika olarak eğitime ayırdıkları fonun büyüklüğüne dikkat
çekerken, "Bu fondaki rakamların büyüklüğü birçok insanı
rahatsız ediyor. Bu para konusunda bir çok insan 'acaba' diyerek
başlıyor... Çünkü rakamlar birçok insanın iştahını kabartıyor.
Biz bundan son derece rahatsızız. Bu acabanın içinde de bir
çok şey yatıyor. Biz acabalara kapılmadan bu parayı tekstil
sanayiine katkı sağlayacak eğitim sistemine aktarmak istiyoruz"
dedi. Sendika olarak en büyük isteklerinin öğrencilerin fiilen
makinelere dokunarak çalışmalarını sağlayan bir düzenleme yapmak
istediklerini de vurgulayan Narin, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bizim
adımlarımız insan adımları büyüklüğünde olmamalı. Çok daha büyük
adımlar alabilmeliyiz. Biz eğitimde atılacak bu büyük adımlar
için desteğe hazırız. Biz öğrencilerimizden ve öğretmenlerimizden,
verdiğimiz desteğin karşılığı olarak sanayiciye rekabet edebilecekleri,
yeniliklerle ortaya çıkabilecekleri, hızlı adımlar atabilecekleri
bir ortamı yaratmalarını bekliyoruz. Hayali gerçekle birleştirecek
mekanizmaları kurmak zorundalar, Eğer adımlarımızı küçük tutarsak
geç kalırız, geride kalırız."
Sendika
olarak bu konuda atılan adımların daha da büyütülmesi için Türkiye'deki
tüm üniversitelerdeki öğretim üyelerinin katılımı ile bir çalışma
başlatılabileceğini ve bu konuda sendika olarak sorumluluk alabileceklerini
dile getiren Narin, "Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız.
Artık top sizde. Biz desteğe hazırız, bu destek karşılığında
da siz bize geleceğin elemanlarını, teknolojilerini sunun"
dedi.
Tarakçıoğlu
ise Narin'in konuşmasının ardından, "Tekstil İşverenleri
Sendikasından aldığımız bu sözün bizim için anlamı ve önemi
çok büyük. Biz biliyoruz ki artık top bizde. Bundan sonra inanıyorum
ki kimse bizi tutamaz" açıklamasını yaptı.
Prof.
Dr. Işık Tarakçıoğlu, TÜBİTAK Tekstil Araştırmaları Merkezi'nin
çalışmaları hakkında bilgi verdiği sunumunda dünyada teknik
tekstillerin ve moda marka ürünlerinin öneminin arttığını vurgulayarak,
şu değerlendirmeleri yaptı:
Işık
Tarakçıoğlu: Türkiye, akıllı tekstiller üretimine yönelmeli
"Tekstil ve konfeksiyon ürünleri ni kalitelerine göre üç
ayrı grupta toplayabiliriz. Ucuz, sıradan ve seri üretim tekstil
konfeksiyon ürünleri dünya tekstil pazarının yüzde 60-70'ini
oluşturuyor ama değer alarak bakıldığında en küçük bölümüne
sahip. Sektördeki mevcut kapasite fazlalığının tamanının da
bu alanda yer aldığını vurgulamak istiyorum. İkinci ola raksa
modaya katkısı olan katma değeri yüksek ürünler geliyor. Bu
ürünler de pazarın yaklaşık yüzde 30-35'lik bölümünü kapsıyor.
Moda marka ürünler de pazarın yüzde 3-5'lik bölümüne sahipken,
değer olaraksa en büyük bölümünü oluşturuyor. Türkiye olarak
nerdeyiz diye bakarsak biz ucuz sıradan seri ürünlerin kalitelilerini
üretiyoruz, Yani basit ürülerle moda markaya yönelik ürünlerin
tam arasında yer alıyoruz. Ve Türkiye'de maalesef konusunda
iddialı olan çok az sayıda marka var. Türkiye ne yapmalı? Özgün
tasarıma önem vermeli, kalite ve verimlilikle ileriye gitmeli
ve kesinlikle pazarlama dağıtım kanallarına yatırımı artırmalı.
Avrupa
ve Amerika artık tekstil ve konfeksiyonu bırakıyor. Belki moda
ve marka ürünleri de bırakacaklar. Artık onlar akıllı çok fonksiyonlu
tekstiller üzerine yoğunlaştılar. Çok fonksiyonlu akıllı tekstiller
örtünme ve süslenmenin ötesinde koruma, sağlık ve enformasyon
sağlayacaklar. Bu alanda çok büyük rakamlar konuşuluyor. Örneğin
ABD geleceğin askeri elbiselerini araştırması için bir tekstil
enstitüsüne 70 milyon dolarlık bütçe ayırdı. Uzun vadede Türkiye'nin
yapması gereken de bu en kıymetli ürün grubunun üretimine yönelmesi
ve bunu yeni teknolojiler üreterek başarmaya çalışmasıdır."
|