Bu Sayı
Editör'den
23.
Antalya Semineri
Müteşebbisin işini kolaylaştırın (I)
Müteşebbisin işini kolaylaştırın
(II)
NARİN: Biz eğitimde atılacak
büyük adımlar için desteğe hazırız
ÖZTEMİR: Siyasi irade, üretim
ekonomisine geçiş seferberliği ilan etmeli
Türkiye'nin yeni Maliye politikalarına
ihtiyacı var
BAŞER: Dış ticareti Dışişleri
Bakanlığı'nın elinden alın
BOZKURT: Türkiye'de İstihdam,
Yatırım ve Haksız Rekabet Semineri'nden çıkardığımız dersler
Güncel
Çin tehlikesi Brüksel'de
masaya yatırıldı
Firma
Mensa, 12 milyon dolarlık
teknoloji yatırımı yapacak
Hukuk
ÜRETİM YAPILMAYAN İŞYERİNDE
PRİM İSTEĞİ
|
Antalya
Semineri
"Türkiye'de
İstihdam ve Yatırım Sorunları" oturumunda konuşan Sendikamız
İkinci Başkanı Necmettin Öztemir'den çağrı:
"Siyasi irade, üretim ekonomisine geçiş seferberliği ilan
etmeli"
Sendikamız
tarafından Antalya'da düzenlenen "Türkiye'de İstihdam,
Yatırım ve Haksız Rekabet Sorunları Semineri"nin
ilk oturumu açılış konuşmalarının ardından "Türkiye'de
istihdam ve Yatırım Sorunları" başlığı altında gerçekleştirildi.
Gazeteci Cüneyt Ülsever'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen
seminerde Hazine Müşteşarlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürü
Dr. Turan Serdengeçti, İş-Kur Genel Müdürü Necdet Kenar, TİSK
Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Sendikamız İkinci Başkanı Necmettin
Öztemir, TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler ve Güntaş Tekstil
AŞ Koordinatörü Dr. Mehmet İşcan konuşmacı olarak yer aldılar.
Yoğun
İlgi gören seminerde konuşan Hazine Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama
Genel Müdürü Dr.Turan Serdengeçti, Türk tekstil ve konfeksiyon
sektöründe faaliyette bulunan firma sayısının 40 bin civarında
olduğunu, bunun dörtte birinin aktif ihracat yaptığını söyledi.
Son 6 yılda tekstil ve konfeksiyon sektörüne 4 bin 591 adet
yatırım teşvik belgesinin verildiğini kaydeden Serdengeçti,
bu belgeler kapsamında 10 katrilyon 488 trilyon liralık sabit
yatırım yapılmasının, 302 bin 930 istihdam sağlanmasının öngörüldüğünü
belirtti. Serdengeçti, şu bilgileri verdi:
"2002
yılının ilk dört aylık döneminde 884 adet yatırım teşvik belgesi
düzenlenmiş olup, toplam sabit yatırım tutan 4 katrilyon 66
trilyon liradır. Aynı dönemde tekstil ve konfeksiyon konusunda
303 adet belge düzenlenmiş ve l katrilyon 25 trilyon liralık
sabit yatırım öngörülmüştür. 2003 yılının ilk dört aylık döneminde
bin 625 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olup, toplam
sabit yatırım tutan 10 katrilyon 405 trilyon liradır. Aynı dönemde
tekstil ve konfeksiyon konusunda 519 adet belge düzenlenmiş
ve 3 katrilyon 130 trilyon liralık sabit yatırım öngörülmüştür.
Tekstil
ve konfeksiyon sektörüne aynı dönemde verilen belgelerin toplam
beigeler içindeki oranı yüzde 31'dir. 2003 yılında tekstil konfeksiyon
sektörüne düzenlenen yatırım teşvik belgelerinin sayısı, 2002
yılının aynı dönemine göre kayıslandığında yüzde 59'luk bir
artışla 519 adede ulaşmıştır. Bu belgeler kapsamında ise 3 katrilyon
130 trilyon liralık tutarında sabit yatırım ile 27 bin 800 kişilik
istihdam öngörülmüştür"
Türk
tekstil ve konfeksiyon sektöründe yaşanan sorunlar hakkında
da değerlendirmeler yapan Serdengeçti, şu tespitlerde bulundu:
"Ticari bankaların konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren
firmalara açmış oldukları kredilerin yetersiz miktarda olması
ve faizlerinin yüksek tutulması nedeniyle sektörde yatırım yapma
imkanı azalmakta, kredi borçlarının geri ödenmesinde sıkıntılar
yaşanmaktadır, Eximbank ihracat kredileri için ayrılan kaynaklar
yetersiz kalmaktadır. Sektöre yeterli yabancı sermaye girişinin
olmaması bu sektörde tek-noloiik gelişmeleri izleme ve yeni
pazarlara girme imkanını azaltmaktadır, ülkemizdeki işçilik
maliyetleri özellikle Çin ve diğer Asya ülkelerine göre oldukça
yüksek olduğundan ve bu ülkelerde sosyal güvenlik uygulamalarının
nispeten daha gevşek uygulanmasından dolayı ihracatta rekabet
şansımız olumsuz etkilenmektedir. Konfeksiyon ve hazır giyim
sektörünün yüzde 80'den fazlasının KOBİ niteliğinde olması ve
özsermayelerinin rakiplerine göre yetersiz kalması yeni teknolojileri
uygulamaya koymalarını zorlaştrmaktadır. Fason imalatın yanı
sıra ülkemiz firmalarının markaları ile üretime yeni başlamaları
nedeniyle 2005 yılı sonrasında kotaların kalkması sonucu Asya
ülkeleri karşısında rekabet şansımız daha da azalacaktır. Ülkemiz
firmalarının ihracatta kaybedilen pek çok asamaya rağmen halen
dış pazarlarda yeterli dağıtım ve pazarlama kanallarına sahip
olmaması mevcut pazarlara nüfuz edebilmelerini ve yeni pazarlara
girebilmelerini zorlaştırmaktadır. Bu alanda, özellikle mağaza
açma konusundaki gayretlerin sürdürülmesine ihtiyaç bulunmaktadır"
TİSK
Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Sendikamız Yönetim Kurulu İkinci
Başkanı Necmettin Öztemir de konuşmasında, ekonominin lokomotifinin
girişimci olduğunu kabul etmek ve bunu tabana yaymak gerektiğini
ifade etti. "Çok kötü evreler yaşadık ve artık mükafat
beklemek hakkımızdır" diyen Öztemir, üretimin Türkiye ekonomisindeki
yerinin hala tam anlaşılmadığını belirtti. Türkiye'nin rant
ekonomisinin hakim olduğu bir evreden geçtiğini vurgulayan Öztemir,
"Sanayide çalışan elemanlardan on misli fazla maaş alan
bankacıların neler yapağını hep birlikte gördük" diyen
Öztemir, gecelik reponun ekonomiyi içten içe kemirdiğini ve
genç nüfusun girişimciliğini öldürdüğünü belirtti. Sanayinin
girdileri arasında finansın çok önemli bir bölümü oluşturduğunu
ve finans sektörünün sanayiye bakışının istihdamdan geçmesi
gerektiğini belirten Öztemir, "Siyasi irade üretim ekonomisine
geçiş seferberliği ilan etmelidir, çok zaman kaybedildi. Alınan
kararların uygulanacağına dair somut delillerin ortaya konması
için hükümetin yeni programlar ortaya çıkarması gerekiyor"
diye konuştu.
Kayıtsız
ekonominin yabancı sermayeyi ürküten, kaçıran bir unsur olduğunu
ve kayıtdışılığın mutlaka önlenmesi gerektiğini de ifade eden
Öztemir, kayıtdışı istihdam konusunda sanayi bölgelerine açılacak
bir SSK bürosu ile önemli mesafeler katedilebileceğini ve kayıtdışı
istihdamda önemli ölçüde azalmalar yaşanacağını savundu. Bu
uygulamanın vergi konusunda da aynı sonucu doğuracağını savunan
Öztemir, istihdam konusunda bir seferberlik gerektiğini vurguladı.
"Türkiye'nin istihdam politikası yok"
TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler de Türkiye'nin bir istihdam
politikasının olmadığını vurgulayarak, issizliğin hızla arttığına
dikkat çekti. İstihdam konusunda Türkiye'de hala tanıdık-siyasetçi,
hısım akraba ya da karvizit politikasının uygulandığını belirten
Pirler, bunun issizliği önlemesinin mümkün olmadığını kaydetti.
Güntaş
Tekstil AŞ Koordinatörü Dr. Mehmet İşcan ise verimlilikte işletmelerin
ayakta kalabilmelerini sağlayacak unsurun kalite olduğunu söyledi.
Her sektörde bundan sonra rekabetteki üstünlüğü mal ve hizmet
kalitesinin sağlayacağını ifade eden İşcan, şu değerlendirmeleri
yaptı:
"Gerek
tekstilde gerekse pek çok sektörde KOBİ ölçeğindeki kuruluşlar
hakim durumdadır. İstihdama sağladığı katkıdan dolayı KOBİ yatırımlarının
desteğinin artırılarak devam etmesi gerekmektedir, KOBİ kuruluşlarının
pekçok artısı olduğu gibi aşılması gereken sorunları da vardır.
Bunların başında kurumsallaşma sorunu gelmektedir. KOBİ şirketlerinin
büyük bölümü aile şirketlerinden oluşmakta ve kurumsallaşma
sürecini tamamlayamayan bu kuruluşların uzun süre ayakta kalmaları
zorlaşmaktadır. Türkiye'de uygulanan haftalık ve yıllık toplam
çalışma süreleri, gelişmiş ülkelerdeki uygulamaların üzerindedir.
Üretim ve verimliliğin azalmasına meydan vermeden çalışma sürelerinin
azaltılması, yeni İstihdam ola-naklan sağlayabilecektir."
İş-Kur
Genel Müdürü Necdet Kenar da konuşmasında Türkiye'de fert başına
milli hasılanın 1990 yılının gerisine geldiğini belirterek,
işsizlik oranının 2002 yılında yüzde 10.6 oranına yükseldiğini
kaydetti. Sektördeki kapasite kullanımı ve yatırımlara da dikkat
çeken Kenar, sektörün Türkiye'nin en yoğun istihdam sağlayan
sektörü olduğunu vurguladı.
|