[ , ]    Sayı:282 Haziran 2003

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


 23. Antalya Semineri

   Müteşebbisin işini kolaylaştırın (I)

   Müteşebbisin işini kolaylaştırın (II)

  NARİN: Biz eğitimde atılacak büyük adımlar için desteğe hazırız

  ÖZTEMİR: Siyasi irade, üretim ekonomisine geçiş seferberliği ilan etmeli

   Türkiye'nin yeni Maliye politikalarına ihtiyacı var

   BAŞER: Dış ticareti Dışişleri Bakanlığı'nın elinden alın

   BOZKURT: Türkiye'de İstihdam, Yatırım ve Haksız Rekabet Semineri'nden çıkardığımız dersler


Güncel

   Çin tehlikesi Brüksel'de masaya yatırıldı


 Firma

   Mensa, 12 milyon dolarlık teknoloji yatırımı yapacak


 Hukuk

   ÜRETİM YAPILMAYAN İŞYERİNDE PRİM İSTEĞİ

Antalya Semineri

"Türkiye'de İstihdam ve Yatırım Sorunları" oturumunda konuşan Sendikamız İkinci Başkanı Necmettin Öztemir'den çağrı:
"Siyasi irade, üretim ekonomisine geçiş seferberliği ilan etmeli"

 

Sendikamız tarafından Antalya'da düzenlenen "Türkiye'de İstihdam, Yatırım ve Haksız Rekabet Sorunları Semineri"nin ilk oturumu açılış konuşmalarının ardından "Türkiye'de istihdam ve Yatırım Sorunları" başlığı altında gerçekleştirildi. Gazeteci Cüneyt Ülsever'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen seminerde Hazine Müşteşarlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürü Dr. Turan Serdengeçti, İş-Kur Genel Müdürü Necdet Kenar, TİSK Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Sendikamız İkinci Başkanı Necmettin Öztemir, TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler ve Güntaş Tekstil AŞ Koordinatörü Dr. Mehmet İşcan konuşmacı olarak yer aldılar.

Yoğun İlgi gören seminerde konuşan Hazine Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürü Dr.Turan Serdengeçti, Türk tekstil ve konfeksiyon sektöründe faaliyette bulunan firma sayısının 40 bin civarında olduğunu, bunun dörtte birinin aktif ihracat yaptığını söyledi. Son 6 yılda tekstil ve konfeksiyon sektörüne 4 bin 591 adet yatırım teşvik belgesinin verildiğini kaydeden Serdengeçti, bu belgeler kapsamında 10 katrilyon 488 trilyon liralık sabit yatırım yapılmasının, 302 bin 930 istihdam sağlanmasının öngörüldüğünü belirtti. Serdengeçti, şu bilgileri verdi:

"2002 yılının ilk dört aylık döneminde 884 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olup, toplam sabit yatırım tutan 4 katrilyon 66 trilyon liradır. Aynı dönemde tekstil ve konfeksiyon konusunda 303 adet belge düzenlenmiş ve l katrilyon 25 trilyon liralık sabit yatırım öngörülmüştür. 2003 yılının ilk dört aylık döneminde bin 625 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olup, toplam sabit yatırım tutan 10 katrilyon 405 trilyon liradır. Aynı dönemde tekstil ve konfeksiyon konusunda 519 adet belge düzenlenmiş ve 3 katrilyon 130 trilyon liralık sabit yatırım öngörülmüştür.

Tekstil ve konfeksiyon sektörüne aynı dönemde verilen belgelerin toplam beigeler içindeki oranı yüzde 31'dir. 2003 yılında tekstil konfeksiyon sektörüne düzenlenen yatırım teşvik belgelerinin sayısı, 2002 yılının aynı dönemine göre kayıslandığında yüzde 59'luk bir artışla 519 adede ulaşmıştır. Bu belgeler kapsamında ise 3 katrilyon 130 trilyon liralık tutarında sabit yatırım ile 27 bin 800 kişilik istihdam öngörülmüştür"

Türk tekstil ve konfeksiyon sektöründe yaşanan sorunlar hakkında da değerlendirmeler yapan Serdengeçti, şu tespitlerde bulundu: "Ticari bankaların konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren firmalara açmış oldukları kredilerin yetersiz miktarda olması ve faizlerinin yüksek tutulması nedeniyle sektörde yatırım yapma imkanı azalmakta, kredi borçlarının geri ödenmesinde sıkıntılar yaşanmaktadır, Eximbank ihracat kredileri için ayrılan kaynaklar yetersiz kalmaktadır. Sektöre yeterli yabancı sermaye girişinin olmaması bu sektörde tek-noloiik gelişmeleri izleme ve yeni pazarlara girme imkanını azaltmaktadır, ülkemizdeki işçilik maliyetleri özellikle Çin ve diğer Asya ülkelerine göre oldukça yüksek olduğundan ve bu ülkelerde sosyal güvenlik uygulamalarının nispeten daha gevşek uygulanmasından dolayı ihracatta rekabet şansımız olumsuz etkilenmektedir. Konfeksiyon ve hazır giyim sektörünün yüzde 80'den fazlasının KOBİ niteliğinde olması ve özsermayelerinin rakiplerine göre yetersiz kalması yeni teknolojileri uygulamaya koymalarını zorlaştrmaktadır. Fason imalatın yanı sıra ülkemiz firmalarının markaları ile üretime yeni başlamaları nedeniyle 2005 yılı sonrasında kotaların kalkması sonucu Asya ülkeleri karşısında rekabet şansımız daha da azalacaktır. Ülkemiz firmalarının ihracatta kaybedilen pek çok asamaya rağmen halen dış pazarlarda yeterli dağıtım ve pazarlama kanallarına sahip olmaması mevcut pazarlara nüfuz edebilmelerini ve yeni pazarlara girebilmelerini zorlaştırmaktadır. Bu alanda, özellikle mağaza açma konusundaki gayretlerin sürdürülmesine ihtiyaç bulunmaktadır"

TİSK Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Sendikamız Yönetim Kurulu İkinci Başkanı Necmettin Öztemir de konuşmasında, ekonominin lokomotifinin girişimci olduğunu kabul etmek ve bunu tabana yaymak gerektiğini ifade etti. "Çok kötü evreler yaşadık ve artık mükafat beklemek hakkımızdır" diyen Öztemir, üretimin Türkiye ekonomisindeki yerinin hala tam anlaşılmadığını belirtti. Türkiye'nin rant ekonomisinin hakim olduğu bir evreden geçtiğini vurgulayan Öztemir, "Sanayide çalışan elemanlardan on misli fazla maaş alan bankacıların neler yapağını hep birlikte gördük" diyen Öztemir, gecelik reponun ekonomiyi içten içe kemirdiğini ve genç nüfusun girişimciliğini öldürdüğünü belirtti. Sanayinin girdileri arasında finansın çok önemli bir bölümü oluşturduğunu ve finans sektörünün sanayiye bakışının istihdamdan geçmesi gerektiğini belirten Öztemir, "Siyasi irade üretim ekonomisine geçiş seferberliği ilan etmelidir, çok zaman kaybedildi. Alınan kararların uygulanacağına dair somut delillerin ortaya konması için hükümetin yeni programlar ortaya çıkarması gerekiyor" diye konuştu.

Kayıtsız ekonominin yabancı sermayeyi ürküten, kaçıran bir unsur olduğunu ve kayıtdışılığın mutlaka önlenmesi gerektiğini de ifade eden Öztemir, kayıtdışı istihdam konusunda sanayi bölgelerine açılacak bir SSK bürosu ile önemli mesafeler katedilebileceğini ve kayıtdışı istihdamda önemli ölçüde azalmalar yaşanacağını savundu. Bu uygulamanın vergi konusunda da aynı sonucu doğuracağını savunan Öztemir, istihdam konusunda bir seferberlik gerektiğini vurguladı.


"Türkiye'nin istihdam politikası yok"
TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler de Türkiye'nin bir istihdam politikasının olmadığını vurgulayarak, issizliğin hızla arttığına dikkat çekti. İstihdam konusunda Türkiye'de hala tanıdık-siyasetçi, hısım akraba ya da karvizit politikasının uygulandığını belirten Pirler, bunun issizliği önlemesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Güntaş Tekstil AŞ Koordinatörü Dr. Mehmet İşcan ise verimlilikte işletmelerin ayakta kalabilmelerini sağlayacak unsurun kalite olduğunu söyledi. Her sektörde bundan sonra rekabetteki üstünlüğü mal ve hizmet kalitesinin sağlayacağını ifade eden İşcan, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Gerek tekstilde gerekse pek çok sektörde KOBİ ölçeğindeki kuruluşlar hakim durumdadır. İstihdama sağladığı katkıdan dolayı KOBİ yatırımlarının desteğinin artırılarak devam etmesi gerekmektedir, KOBİ kuruluşlarının pekçok artısı olduğu gibi aşılması gereken sorunları da vardır. Bunların başında kurumsallaşma sorunu gelmektedir. KOBİ şirketlerinin büyük bölümü aile şirketlerinden oluşmakta ve kurumsallaşma sürecini tamamlayamayan bu kuruluşların uzun süre ayakta kalmaları zorlaşmaktadır. Türkiye'de uygulanan haftalık ve yıllık toplam çalışma süreleri, gelişmiş ülkelerdeki uygulamaların üzerindedir. Üretim ve verimliliğin azalmasına meydan vermeden çalışma sürelerinin azaltılması, yeni İstihdam ola-naklan sağlayabilecektir."

İş-Kur Genel Müdürü Necdet Kenar da konuşmasında Türkiye'de fert başına milli hasılanın 1990 yılının gerisine geldiğini belirterek, işsizlik oranının 2002 yılında yüzde 10.6 oranına yükseldiğini kaydetti. Sektördeki kapasite kullanımı ve yatırımlara da dikkat çeken Kenar, sektörün Türkiye'nin en yoğun istihdam sağlayan sektörü olduğunu vurguladı.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2003 TÜTSİS      -      boratur.net