[ , ]    Sayı:287 Kasım 2003

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


Güncel

  2005-VSG kuruldu. Narin: "Öyle bir sistem bulmalıyız ki, insanlar becerinin parasını kazansın, suiistimalin parasını değil"

  Türk Tekstil Vakfı'ndan eğitime büyük katkı

  Öztemir "İşçi çalıştırma ve ilave istihdam yaratma isteğini, her girişimci adayında uyandırmalıyız"

  Mexico City'deki Atatürk Anıtı'nın Açılışı Yapıldı

  Tekstil Enstitüsü için ilk adımı sendikamız attı

  Tekstilciye KDV indirimi geliyor


 Gündem

  Nasıl bir asgari ücret

  Avrupa Komisyonu tekstil sektörünü gözden çıkardı


 Yorum

  AVRUPA BİRLİĞİ TÜRK TEKSTİL ve KONFEKSİYON SANAYİİ'Nİ
HARCIYOR MU?


Araştırma

  İşsizlik Sigortası Uygulaması


 Değerlendirme

  Sevil Bursa:
"Türkiye'nin rakibi Uzakdoğu değil İtalya olmalı"


 Söyleşi

  İsmail Gülle:
"Firmalarda 2005 yılına yönelik hiçbir hazırlık olduğunu sanmıyorum"


 Hukuk

  EMEKLİLİK BAŞVURUSUNUN İŞVERENE BELGELENMESİ

Güncel


Nasıl bir asgari ücret

Dr. Nihat YÜKSEL
H.Ö.Sabancı Holding Çalışma İlişkileri Dairesi Başmüşaviri

 

Asgari ücretin ülkemiz ekonomisi ve çalışma hayatında ayn bir yeri ve önemi olduğu, diğer ücretlerle yakın bağı bulunduğu tartışmasızdır.

Ülkemizde 2000 yılında başlayıp 2001 yılında ağırlaşarak süren, bugün de etkilerinin yaşandığı ekonomik krizin, maalesef ağır faturası ödenmeye devam edilmektedir. Özellikle emek yoğun sektörlerde işler önemli ölçüde daralmış, bunun bir sonucu olarak da istihdamda milyonlarla ifadesini bulan azalma olmuş, işsizlik çok yüksek boyutlara ulaşmıştır.
Öte yandan brüt asgari ücret üzerinden yapılan kanuni ödemelerle, asgari ücret bir katlandığından, işgücü maliyetlerini taşıyamayacak konuma gelen işverenler istihdam yaratmamakta, özellikle KOBİ'ler adeta kayıtdışı kalmaya zorlanmaktadırlar.

Çalışanların hayat şartlarının da bu döngü içinde zorlaştığı şüphesizdir. Anayasa'mızın 55'inci maddesindeki; "Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu göz önünde bulundurulur" hükmünün çok yerinde olduğunu ancak yukarıda belirtilen koşullarla birlikte irdelendiğinde yeni dönem asgari ücretin artırılmasının her zamankinden çok daha duyarlı ve dengeli bir çalışmaya ihtiyaç gösterdiğini bu vesileyle ve özellikle belirtmek isterim.

Asglari ücret 2002 yılında kümülatif yüzde 49.4 oranında artırılmış, TÜFE/enflasyon ise yüzde 33 yükselmiştir. 2003 yılı için asgari ücret yüzde 22 oranında artırılmış olup, enflasyon gerçekleşmesi ise yüzde 19 dolayında olacaktır.

Hükümetin 2004 yılı TÜFE hedefi yüzde 12 olup, gerçekleşme hakkındaki değerlendirmeler, geçen yıllarda olduğu gibi, bu oranı aşmayacağı doğrultusundadır. Nitekim hükümet, devlet memurlarına 6'şar aylık yüzde 6 olmak üzere, kümülatif yüzde 12,4 oranında zam yapacağını açıklamıştır.

Çeşitli kurum ve kuruluşlar asgari ücret tespiti öncesi mavi boncuk dağıtma alışkanlıkları ile, ülke gerçeklerini ve kürkesel ekonomide aşırı boyutlara tırmanan rekabeti; asgari ücretin yasal yükümlülüklerle birlikte ve toplu iş sözleşmesinin yükleri ile nereye ulaştığını hesap etmeden ya da gözardı ederek birtakım açıklamalarda bulunmaktadırlar.

Asgari ücret 223.000.000 TL/ay değil, 306 milyon TL/ay olup işyerlerine maliyeti 427.000.000 TL, toplu iş sözleşmesi düzeninde olan işyerlerine maliyeti ise 620.000.000 TL/aydır.

AB'nin resmi verilerine göre, Türkiye'deki asgari ücret 10 AB adayı ülkenin ortalamasına kıyasla, dörtte bir daha yüksektir.

Asgari ücret artırılacaktır, daha tatmin edici düzeyde olması hepimizin ortak arzusudur. Ancak, bu yükün sadece işyerlerine taşıtılmak istenmesinin maliyetleri ülkemizin rekabet koşullarını ve istihdamı ne denli olumsuz etkileyeceği tüm kesimlerce bilinmelidir.

Yeni asgari ücretin tespiti vesilesiyle Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu olarak;
• Yürürlükteki özel indirim tutarı 45.000.000 TL/ay olup, çok yetersiz olan bu tutann artırılması beklenirken, 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere uygulamasına da son verilecektir. Özel indirimin kaldırılma kararını yanlış buluyorum. İşçi kesimi ile de mutabık kaldığımız üzere, sözü edilen vergiden istisna miktarının ilk aşamada; asgari ücretin 1/2'sine yükseltilip, çalışanın vergi yükünün hafifletilmesi ve kademeli olarak asgari ücretin daha büyük bir bölümünün vergi dışı bırakılması,
• Sigorta priminde her yıl afaki artışlar olmaktadır. Bunun yerine daha makul, ödenebilir, kayıtdışılığı teşvik etmeyecek düzeyde artış yapılması,
• Öte yandan aylık 458.016.000 TL düzeyindeki SSK primine esas kazancın alt sınırı, 306.000.000 TL/ay olan asgari ücretin çok üzerindedir. Asgari ücret ile sigorta primine esas taban kazanç arasındaki farkın işçi-işveren sigorta prim hisselerinin toplamı işyerlerinden "salma vergi" gibi alınmaktadır. Kayıtdışılığı özendirmede en önlerde gelen bu uygulamaya mutlaka son verilerek, sigorta primine esas kazancın alt sınırının, asgari ücrete eşitlenmesi, asgari ücreti aşmaması,
• Genç işsizliğin yüzde 20'lerin üzerine çıktığı Devlet İstatistik Enstitüsü verileri ile sabittir. Gençleri iş hayatına katmayı teşvik için asgari ücretteki yaş ayrımının 16 değil, AB ülkelerinde olduğu gibi 20 yaş üstü olması,
• İşverenin çalışana sürekli olarak sağladığı yan ödemeleri ücret kapsamında saymayan, çifte standart yaratan mevcut haksız uygulamadan artık vazgeçilerek, asgari ücretin toplu iş sözleşmesi yapan ve yapmayan işyerleri için farklı düzeylerde tespit edilmesi, bir diğer alternatif olarak ise, yasal asgari ücretin toplu iş sözleşmeleri kapsamındaki işyerlerinde uygulanmayıp, taraflarca toplu iş sözleşmeleriyle belirlenmesi,
• Yasadaki açık hüküm uyarınca asgari ücret sadece çalışan bir işçi için belirleneceğinden, bu konuda artık boş yere tartışmanın sürdürülmemesi, kamuoyunun yanlış bilgilendirilmemesi, temennilerimizi yinelemek/belirtmek isterim.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun çalışmalarının ülkemiz, çalışanlar ve çalıştıranlar için hayırlı olmasını, sosyal taraflar arasındaki ilişki ve dengelere katkıda bulunmasını temenni ederim.


Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2003 TÜTSİS      -      boratur.net