Bu Sayı
Editör'den
Güncel
2005-VSG kuruldu. Narin: "Öyle bir sistem bulmalıyız ki, insanlar becerinin parasını kazansın, suiistimalin parasını değil"
Türk Tekstil Vakfı'ndan eğitime büyük katkı
Öztemir "İşçi çalıştırma ve ilave istihdam yaratma isteğini, her girişimci adayında uyandırmalıyız"
Mexico City'deki Atatürk Anıtı'nın Açılışı Yapıldı
Tekstil Enstitüsü için ilk adımı sendikamız attı
Tekstilciye KDV indirimi geliyor
Gündem
Nasıl bir asgari ücret
Avrupa Komisyonu tekstil sektörünü gözden çıkardı
Yorum
AVRUPA BİRLİĞİ TÜRK TEKSTİL ve KONFEKSİYON SANAYİİ'Nİ
HARCIYOR MU?
Araştırma
İşsizlik Sigortası Uygulaması
Değerlendirme
Sevil Bursa:
"Türkiye'nin rakibi Uzakdoğu değil İtalya olmalı"
Söyleşi
İsmail Gülle:
"Firmalarda 2005 yılına yönelik hiçbir hazırlık olduğunu sanmıyorum"
Hukuk
EMEKLİLİK BAŞVURUSUNUN İŞVERENE BELGELENMESİ |
Editör'den
Pamuk ipliğine bağlı dengeler
Türkiye gerek üretim, gerekse tüketim ve ithalat yönüyle dünya pamuk ticaretinde önemli bir konumda bulunuyor. Bu yüzdendir ki Türkiye hep
bir pamuk ülkesi olarak adlandırılır. Ama pamukta da sorunlar her geçen yıl artıyor.
Yaşanan sorunların tek kaynağı ise 900 bin tonluk
toplam üretimin, sektörün pamuk talebini karşılamaması. Özellikle 1990'lı yıllardan itibaren tekstil ve konfeksiyon sanayinin hızla gelişmesi sonucu pamuk iç tüketimi artarak 1 milyon 300 bin tona kadar çıktı. Pamuk üretimi ise geçen süre içinde hep aynı düzeyde kaldı. Hatta bazı yıllar, dünya pamuk fiyatlarındaki sürekli düşüş ve süreklilik arz etmeyen destekleme politikalarımız neticesinde üretim daha da düştü. Sonuçta ortaya çıkan 400-500 bin tonluk fark 1992 yılından bu yana ABD ve Yunanistan gibi ülkelerden yapılan ithalatla karşılanıyor. Türkiye şu an pamuk ithal eden ülkeler arasında üçüncü sıraya yerleşmiş durumda. Hatta Türkiye dünya pamuk ticaretinde pamuk fiyatının oluşumunu etkileyebilecek önemli ithalatçı ülkelerden biri haline geldi. Ortaya çıkan bu tablo bugün üreticiden tekstilciye kadar herkesi düşündürüyor.
Pamuk üreticisine göre böyle giderse tekstilde tehlike yakın: Pamukta dışa bağımlılık tekstil sektörünü zora sokar.
Sanayiciye göre ise çiftçiyi yönlendiren ekim politikaları olmadığı sürece biz pamukta daha çok debelenip dururuz. Şu an organik pamuk yüzde 100 pirim yapıyor. Yine sanayiciye göre biz şu an normal pamuk yerine bio pamuk yapsaydık bire iki satıyor olacaktık.
Pamuk ipliği üreticisine göre ise asıl sorun Çin başta olmak üzere Uzakdoğu ülkelerinden gelen pamuk ipliğinde. Çin sektörde hakimiyetini artırmak için pamuk stokluyor. Sonra da 1.8 milyon mahkumu 30 dolar aylıkla çalıştırıp bunu başta Türkiye olmak üzere birçok ülkeye ucuz pamuk ipliği satıyor. Peki çözüm ne? Türkiye'nin taraf olduğu anlaşmalar nedeniyle pamuk ithalat ve ihracatına müdahale imkanı yok. Bunu geçtiğimiz ay Sanayi Bakanı Ali Coşkun da açıkladı. Öylese geriye yapılacak tek şey kalıyor: Pamuk üretimini ve verimliliğini artırarak maliyetleri düşürmek. Bunun yolu da çiftçinin sırtındaki maliyeti azaltıp verilecek destekten geçiyor. Kütlü pamukta ABD çiftçisine 18 cent/kg, Yunanistan 36 cent/kg destekleme yaparken Türkiye'de bu miktar 4.4 cent/kg'da kalıyor.
Rakamlar ortada. Türk üreticisinin ABD'li ve Yunanlı çiftçi ile rekabeti çok zor görünüyor.
Böyle olunca da tüm dünyada ucuz ABD ve Yunan pamuğuna ilgi artıyor. Bizim pamuk üreticimiz ise üretmek ile üretmemek arasındaki ince çizgide çırpınıp duruyor. Bakalım üretici, serbest ticaret kurallarının tamamen devreye gireceği 2005 yılına kadar bu çizginin hangi tarafına geçecek? Çünkü üreticinin tercihi tekstilcinin de kaderini belirleyecek.
|