[ , ]    Sayı:287 Kasım 2003

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


Güncel

  2005-VSG kuruldu. Narin: "Öyle bir sistem bulmalıyız ki, insanlar becerinin parasını kazansın, suiistimalin parasını değil"

  Türk Tekstil Vakfı'ndan eğitime büyük katkı

  Öztemir "İşçi çalıştırma ve ilave istihdam yaratma isteğini, her girişimci adayında uyandırmalıyız"

  Mexico City'deki Atatürk Anıtı'nın Açılışı Yapıldı

  Tekstil Enstitüsü için ilk adımı sendikamız attı

  Tekstilciye KDV indirimi geliyor


 Gündem

  Nasıl bir asgari ücret

  Avrupa Komisyonu tekstil sektörünü gözden çıkardı


 Yorum

  AVRUPA BİRLİĞİ TÜRK TEKSTİL ve KONFEKSİYON SANAYİİ'Nİ
HARCIYOR MU?


Araştırma

  İşsizlik Sigortası Uygulaması


 Değerlendirme

  Sevil Bursa:
"Türkiye'nin rakibi Uzakdoğu değil İtalya olmalı"


 Söyleşi

  İsmail Gülle:
"Firmalarda 2005 yılına yönelik hiçbir hazırlık olduğunu sanmıyorum"


 Hukuk

  EMEKLİLİK BAŞVURUSUNUN İŞVERENE BELGELENMESİ

Güncel


Öztemir "İşçi çalıştırma ve ilave istihdam yaratma isteğini, her girişimci adayında uyandırmalıyız"

 

Sendikamız İkinci Başkanı ve TİSK Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necmettin Öztemir 12 Kasım 2003 tarihinde gerçekleşen Türkiye İş Kurumu II. Genel Kurulu'nda bir konuşma yapmıştır.

Konuşmasında; istihdam yaratma, üretim üzerindeki vergi yükleri, kayıtdışı ekonomi ve eğitimin önemi gibi konulara değinen Öztemir'in yaptığı konuşmanın metni aşağıda sunulmaktadır:

"Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Sayın Başkanı ve Yönetim Kurulu adına, sizleri saygı ve sevgilerle selamlıyorum.

TİSK; kuruluşunun 40'ıncı yıldönümünde istihdam konusunu bir numaralı sorun olarak ilan etmek sureti ile konuya atfettiği büyük önemi ifade etmiştir. Aynca TİSK, girişimci işverenin lokomotif gücüne, devlet ve işçi kuruluşlarının katılımı ile yatırım ortamını iyileştirmeye dönük çabaların, yakın bir gelecekte meyvelerini mutlaka vereceğine de gönülden inanmaktadır.

Bu arada Avrupa Birliği'nde olduğu gibi Türkiye'mizde de ulusal istihdam stratejilerinin geliştirilip hayata geçirilmesi zamanı gelmiştir.

Uluslararası rekabete hazır bir sanayi toplumu oluşturmanın koşullarını gözardı ederek, başarılı olmamız olanaksızdır. Öncelikle ulusal zenginliğimizin yolunun, katma değer üretiminden geçtiğini kabullenmemiz gerekmektedir. Bu arada kurulu kapasitelerin kullanım oranlarının maksimizasyonu, verimlilik, nitelikli yönetim ve emek gücünün devreye girmesi ile tam istihdamın yolu açılacaktır. Böylece istihdam talebe dönüşecek talep üretimi besleyecek, üretimin hızı ve hacmi de girişimciyi yeni yatırımlara yönlendirerek ek istihdam yaratılacaktır.

Çağdaş toplumlarda istihdam yaratma fonksiyonunu girişimci özel sektöre ait olduğunu kabullenen gerek AB ülkeleri, gerek aday ülkeler bütün güçleri ile yatırımcıyı ve girişimciyi desteklemekte, uyguladıktan ekonomik ve sosyal politikalarını, çalışma hayatı düzenlemelerini istihdam hedefine yönlendirmektedirler. Hatta, Almanya, İtalya başta birçok ülke, yeni yatırım yapan, topluma yeni iş alanlan kazandıran girişimcilere geri ödemesiz, nakdi teşvikler başlatarak istihdam bazlı teşvik sistemine geçtiler.

Bugün ülkemizde yatırımların ve istihdamın önündeki en büyük engellerden biri kayıtlı işçi çalıştıran işletmelerin üzerlerindeki vergi ve prim yükünün ağırlığıdır. Türkiye üretim üzerindeki vergi ve prim yükü açısından dünya şampiyonudur. Ekonominin genelindeki vergi yükü açısından da ülkemiz, Kanada, ABD, Japonya, Avustralya gibi zengin ülkeleri bile geride bırakmış Almanya ile aynı düzeye gelmiştir. Almanya mevcut durumu düzeltmek üzere uzun zamandır çalışmalar yapmakta, sosyal sigorta bütçesini yeniden ele almaktadır.
İşsizlikle mücadele için, kayıtdışı ekonomi ile mücadele büyük önem taşımaktadır. Özellikle kayıtdışı istihdamın en düşük seviyeye çekilebilmesi için muhtasar vergi ile SSK primlerinin OECD üyesi ülkeler ortalaması seviyesinin altına çekilmesi zorunludur. Yüzde 65'lik oranlarda seyrettiği anlaşılan kayıtsız çalıştırılanların sadece yüzde 50'sinin kayda alınması mevcut vergi ve prim oranlarında yüzde 50'ye varacak indirimin yolunu açacaktır. Bu hesaba göre sosyal sigortaların geliri sabit kalacak gibi görünse de KDV, kurumlar ve gelir vergilerinde sağlanacak gelir fazlası hiç de ihmal edilmeyecek seviyelere tırmanacaktır. Artacak istihdam da caba.

Bu arada ülkemiz çağdaş esneklik süreçlerine uyum sağlama konusunda da geri kalmıştır.
Bu konuda önem taşıyan bir husus da esneklik üe güvence arasında olması gereken hassas dengenin sağlanabilmesidir. Aynca kıdem tazminatı müessesesi ile uygulamaya giren işsizlik sigortası ve iş güvencesi hükümlerinin en kısa zamanda ahenkli bir biçimde düzenlenmesi gerekmekledir.

Öte yandan, çağdaş dünyada işçi çalıştırılmayla ilgili tüm bürokratik formalitelerin sadeleştirilip kolaylaştırılması da istihdam yaratmanın alfabesine dahildir. Belirttiğim bu temel araçlarla işçi çalıştırma ve ilave istihdam yaratma isteğini elbirliği ile her potansiyel girişimci adayında uyandırmalıyız.

Bu bağlamda finans kurumlarımıza da görev düşmektedir, hükümetimiz söz konusu kurumların temsilcileri ile sanayici girişimcilerin finans ihtiyaçlarını daha verimli ve her iki taraf için de daha güvenli biçimde düzenlemenin yolunu bulmalıdır. Zira dünya genelinde kazananı kazandırma anlayışı hakim olduğu için katma değer zengini ülkeler oluşmuş vergi vs. gelirlerle devletler zenginleşmiştir.

İşsizlikle mücadelenin ikinci ayağı da eğitimdir. Bu konuda eğitim sisteminin, milli eğitim politikalarımızın mesleklere ilişkin yeterlilik amacına dönük düzenlemelere yer vermesi zaruri görünüyor. Bunun için Milli Eğitim Bakanlığı'nın her meslek için yeterlilik kriterlerini asgari düzeyde de olsa ana hatlan ile saptayıp her meslek için standartlan belirleyerek buna dayalı sınav ve belgelendirme sistemini ilan etmelidir. Bu konuda sosyal taraflarca hazırlanan; Meslek Standartlan Kanun Tasarısı'nın tez elden yasalaştırılması gerekmektedir.
Bu arada bazı işçi ve işveren sendikalarının başlattıklan eğitimde işbirliği çalışmalan ve yürüttükleri projeler çok umut verici. Bunların tüm işkollarında yaygınlaşarak işçi ve işveren konfederasyonlarının da katkılan ile geliştirilmesinde fayda görmekteyiz. Mesleki eğitim; işbaşı eğitimi, hayat boyu eğitimi her yolla geliştirmeliyiz. Aksi halde hızlı nüfus artışımız ve genç nesil avantaj olmaktan çıkıp dezavantaj olacaktır.

Temennimiz, yasasına nihayet kavuşan İş-Kur'un aktif istihdam politikalan-nı etkinlikle uygulayabilecek yöntemleri geliştirmek ve işsizlerin sorunlan ile birebir ilgilenebilecek düzeye erişmek hususunda gecikmemesidir. Bunun gerçekleşmesi için gerekli fiziksel altyapı, bilgi-işlem olanaktan, personel niteliği ve sayısı bakımından kendisini geliştirmeli; Batılı ülkelerdeki muhatap kuruluşların imkanlarına İş-Kur kavuşturulmalıdır.

Aynca İşsizlik Sigortası Fonu'nda biriken kaynaklardan işsizlerin, işgücü piyasasında geçerliliği olan mesleki nitelikleri kazanabilmesini sağlayacak araçlara pay ayrılmasında da sayısız yararlar görmekteyiz.

Sanayileşmeyi adeta cezalandırmak ve caydırmak için alat-ı sabite ve motor resmi uygulanan günlerden bugün 40 küsur milyar dolar ihracat yapabilen konuma geldik. Biz TİSK olarak, geleceğimize güvenle bakıyor ve dış ticaret hacmimizin 250 milyon dolara ulaşacağı günleri çok uzak görmüyoruz.

Bu his ve düşüncelerle hepinizi selamlıyor İş-Kur'a başarılar diliyorum."

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2003 TÜTSİS      -      boratur.net