Tekstil ve hazırgiyim sektöründe çok önemli bir "geri sayım"
yaşanıyor. Serbest ticaret kurallarının devreye gireceği 2005 yılının ocak
başından itibaren, sektör çok önemli bir sürece adım atacak. Dünya Ticaret
Örgütü'ne üye ülkelerin 1995'te yaptığı anlaşmaya göre, bütün ülkelerde kota
sınırlamaları kalkacak. Dolayısıyla, bu tarihten itibaren farklı bir ticaretin
kapıları da açılmış olacak. Gümrük vergileri ise tekrar müzakere yapılıp, takvim
belirlenecek. Mevcut anlaşma çerçevesinde vergiler aşağı çekilecek.
Ancak bu tarihten sonra anti-damping soruşturmaları gibi
tarife dışı engeller artabilir. Yine ürünlerin çevre ve insan sağlığına uygun
olup olmadığının değerlendirilmesi, çocuk işçi istihdamı, sağlıklı koşullarda
üretim tespiti gibi birtakım yaptırımların 2005'len sonra yoğunlaşacağı kesin.
Bu nedenle 2005'ten sonra tekstilcileri daha yoğun bir rekabet bekliyor. Hem de
ne rekabet...
Bu yeni süreçte Türkiye'yi zorlayacak en önemli unsur ise
kapalı kutu olan Çin olacak. Çin, halen ko-tafar çerçevesinde üretim yapmasına
rağmen dünyanın önde gelen tekstil ve hazır giyim ihracatçısı konumunda.
2005'teki değişimde Türkiye bu sektörde tabii ki safdışı katmayacak ama Çin
mutlaka ön saflardaki yerini sağlamlaştıracak.
Gerçi Türkiye gümrük birliğinden dolayı zaten bu sürece AB pazarında kısmen
hazır gibi görünüyor ama rakiplerimiz boş durmuyor. Özellikte ABD pazarında
yerimizi sağlamlaştırmak için şimdiden önlem almak şart. Önlem alınırsa Çin
"tehdit" yerine "fırsat" bile olabilir.
Peki bunun için ne yapmalıyız? Sektör yetkililerine göre
sektör şu anda kuvvetli bir buzkıran gibi ilerliyor. Ancak rotası tam olarak net
değil. Çin Seddi'ni aşacak potansiyel var ama araç-gereç takviyesi lazım. Yani
sektör maliyetleri düşürerek, tasarım ve markaya önem vererek, güçlü bir
perakende zinciri kurarak gerekli donanıma şimdiden sahip olmak durumunda.
Sektör yetkilileri de buna dikkat çekiyor ve kalitesi, katma
değeri yüksek, tasarımı kuvvetli, moda yaratabi-ien ürünlere yönelmenin 2005'te
sektöre yeni bir çıkış getireceğine dikkat çekiyor. Bu açıdan bakıldığında belki
de 2005 yılı sektöre yeni bir hayat verecek.
Bekleyip göreceğiz...