Bu Sayı
Editör'den
Güncel
Narin: Türkiye bölgedeki emniyet
supabı konumunu muhafaza etmeli
İşletmelerde "performans
değerlendirmesi" gündemde
Araştırma
Tekstil ve giyim sanayi Irak savaşına
hazırlıksız yakalandı
Fuar
Moskova'ya fuar çıkarması
Firma
Atlas, dünyayı halıyla "düğümlüyor"
Çalışma Hayatı
İşyeri iç yönetmeliği ve hukuki niteliği
Hukuk
İSTİFA EDİP AYRILAN İŞÇİNİN İŞVERENE İHBAR
TAZMİNATI ÖDEMESİ
|
Güncel
İşletmelerde
"performans değerlendirmesi" gündemde
Çalışma hayatını yakından ilgilendiren yeni yasal düzenlemeler
karşısında sergilenecek uygulamaların ne şekilde yapılması
gerektiği konusunda sendikamızın başlattığı toplantıların
ikincisi 11 Mart 2003 günü İstanbul Hilton Oteli'nde yapıldı.
Kamuoyunda kısaca "İş Güvencesi Kanunu" olarak
adlandırılan 4773 sayılı kanunun çalışma yaşamına taşıdığı
önemli konulardan biri olan "Performans Değerlendirmesi"
konusunun tartışıldığı toplantıya üye işyerlerimizden endüstri
ilişkileri yöneticileri katıldı, "Performans değerlendirmesi"
konusunda tüm üyelerimizi bilgilendirmek ve tüm boyudan ile
tartışılmasına imkan tanımak amacıyla teknik düzeyde düzenlenen
toplantıda İTÜ İşletme Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet F. Özok tarafından "İşletmelerde
Performans Değerlendirmesi Sistemleri ve Standart Zamanlar"
konulu bir tebliğ sunuldu ve katılımcıların soruları
cevaplandırıldı.
Emiroğlu:
Dengeli çalışma hukuku şart
Sendikamız Genel Sekreteri Metin Emiroğlu, toplantının
basında yaptığı açış konuşmasında, çağdaş yaklaşımlar, yeni
düşünce ve yorumlar yanında ILO normları nedeniyle çalışma
hukukumuzda yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunun artık gerçek
olduğunu, bütün iş hukuku çevrelerinin de İş Kanunu'nun birçok
yönü itibariyle değişmesi gerektiğini sık sık dile
getirdiklerini vurgulayarak, "Teşebbüs gücünü temsil eden Türk
işverenleri olarak, emeğin ve sermayenin haklarını düzenleyen
hukukun yanında, burada kamunun hukuku da fevkalade önemlidir ve
önceliklidir. Dolayısiyle bütün bu ülkede yaşayan istihdam etme
ve edilme hakkına sahip kesimin hukukunu, başta sosyal güvenlik
olmak üzere tanzim etmek de bir sosyal hukuk devletinde,
devletin görevidir" dedi.
Emiroğlu "Bütün bunları bir denge içerisinde tanzim eden bir
çalışına hukukunu biz taraf olarak arzu etmekteyiz Bizim esasen
düşüncelerimizin temelinde bu yatmaktadır, dengeli bir çalışma
hukuku yatmaktadır. Dengeli bir çalışma hukuku derken,
tarafların haklarını, menfaatlerini gözeten, dengeleyen bir
manzumeler, bir kaideler dizisini öngörmekteyiz" dedi.
Özok:
"İnsan performansı ve standartlar önemli"
Toplantıya katılan Prof. Dr. Ahmet Özok, yasanın konusunun insan
çalışması olduğunu belirterek "İnsan ça-lışmasınin da birtakım
özellikleri var. Bu özellikleri mutlaka gözönüne almalıyız"
dedi. Prof. Özok, şöyle konuştu;
"İnsanı göz önüne aimak demek çok karmaşık bir yapıyı göz önüne
almak demek. Onun özellikleri, iş sistemine uyumu, çalışması,
çalışma hızı, çalıştığı ortam ne olursa olsun, ister iplik
fabrikasında, ister kumaş fabrikasında, ister boyahanede, ister
konfeksiyonda, nerede olursa olsun onun içinde bulunduğu bir
sistem var. O sistemin tasarımı o insanın performansını
etkileyecektir. O halde biz bir performansı göz önüne alırken,
başlangıçta bu sistemin önce kuruluşunu göz önüne almak
durumundayız. Bir insanın performansı söz konusu olurken,
standartların olması söz konusudur.
İnsan
performansını belirlerken, çok ileri bilgisayar programlan falan
kullanılıyor, ama eğer sizin bu programlarda ele aldığınız veri
tabanı, tespit ettiğiniz standartlar, üretim değerleri gerçek
değerler değilse, o değerlere dayanan programınız istediğiniz
kadar geniş kapsamlı olsun geçerliliği tam değildir. O halde
veri tabanlarının ve bu bilgilerin doğru olması lazım.
"Hızlı çalışmak yeterli değil"
Çalışanlara sorularak bilimsel standart zaman tespit edilemez. O
halde, standart zamanı bulacaksınız. Standart zamanı da
bulurken, insanın normal temposunu, hızını ve etkinliğini göz
önüne alacaksınız. Çok önemli iki tane faktör vardır, hız ve
etkinlik. Hızlı çalışmak da tek başına yeterli değildir.
O
halde, bütün bu faktörleri göz önüne almadığınız zaman elde
ettiğiniz standart zamanlar veya kullandığınız standart zamanlar
gerçek değerler değildir.
İnsan çalışmasının psikolojik, fizyolojik, anatomik,
antropometrik durumlardan etkilendiğini kaydeden Prof Özok,
"İnsanın özellikleriyle ancak işin özelîikleri bire-bir uyum
haline geldiği zaman biz o sistemden istediğimiz performansı
elde edebiliriz. O halde insan çalışmasının da özelliklerini
bilmek durumundayız" dedi. Prof. Özok, şöyle devam etti:
"Yani siz sistemi o şekilde tasarlayacaksınız ki, hem
verimliliği artıracaksınız, hem de çalışanın en uygun, en rahat
bir şekilde çalışmasını sağlayacaksınız.
Verimliliğin en önemli şanlarından biri, iş sisteminin iş etüdü,
iş etüt de ikiye ayrılır; metot etüdü ve standart zamanlar gibi,
bu kurallara göre uygun bir şekilde tasarlanmış olması lazım.
Bunun iki yönden önemi var. Birincisi, verimlilik ve
standartlara uymaya, ancak siz bu metodlan standart hale
getirdikten sonra ulaşabilirsiniz.
İkincisi de, bu metodlan yanlış belirlemiş iseniz, orada sizin
standart zamanlarınızı, yani dolayısıyla çalışanın performansını
yanlış ölçme riskiniz vardır.
Metotla ufak bir değişiklik, eğer iyi incelemezseniz, 30
dakikalık bir işi 15 dakikaya indirebilir. Siz hâlâ o standartta
olursanız, siz eksik bir performansla çalışıyorsunuz demektir,
eksik bir üretimle çalışıyorsunuz demektir.
"Ben şu kadar metreyi şu kadar zamanda istiyorum" der isem
standart olarak ve bunun içine bütün çalışanın dinlenme
zamanını, zorunlu bekleme zamanını istatistiksel olarak koymuş
isem, o, Ahmet'e, Hasan'a, Hüseyin'e, Ayşe'ye, Fatma'ya göre
değişmez. Bu son derece yanlış bir iştir. Biz, ortalama değerler
üzerinden değişmeyen standartları onaya koyuyoruz.
"Performans 09.00 ve 15.00'de maksimum"
İnsan performansı da değişir. Fizyolojik olarak insanın işe
karşı kabiliyetli olusu, ergonomiye göre işte sabah 09.00'da
maksimuma ulaşır, sonra iner, öğleden sonra saat 15.00'de
yeniden çıkar, tekrar inmeye başlar, geceleyin saat 03.00'te de,
vardiya çalışması yapmayanlar için bir minimumdan geçer.
Bu farklılıklar bize, uygun işe uygun insanın atanması
gerektiğini söyler. Performansı değerlendirirken, sadece insanın
işe uyumu değil, işin de insana uydurulması elbetteki söz
konusu, işi de insana uydurarak yani onun çevresini, ışık, renk,
gürültü, titreşim vesaire gibi birtakım faktörleri düzelterek,
hatta giderek işletme içindeki işletme kültürünü geliştirerek,
sosyal uyum geliştirerek, hepimizin bildiği sürekli gelişme,
sürekli eğitim, işte toplam kalitenin çeşitli ilkelerini
uygulayarak birtakım ilerlemeleri sağlamak ve işletme kültürünü
yaratmak yolunda adımlar da atabiliriz."
"Beyaz yakalılarda zor"
İşimiz standart zamanların saptanmasında daima beyaz yakalılarda
daha zordur. Beyaz yakalılann performansını kolay kolay
ölçemezsiniz. Bizim ergonomide ölçtüğümüz bazı şeyler vardır;
dikkatin dağılımı, işte kırpışma eşiği, kalbin atım sırasında
stresle bu atım sırasındaki dinlenme aralıkların değişimi, kısa
dönemli, uzun dönemli hafızalardaki etkinlik vesaire yahut da
ikincil önemdeki işleri insana yükleyerek onun mental zihni
performansını değerlendirme gibi birtakım yöntemler var. Ama,
beyaz yakalıları ölçmek mavi yakalıları ölçmekten her zaman için
daha zordur. Beyaz yakalıların performansını; işte amirleri
ölçecek, ilk kademede ölçecek. Neyi ölçecek? Bilgisini
ölçecek, becerisini ölçecek, deneyimini ölçecek. Hadi bu en çok
iş değerlendirmesinde ölçülebilen bir şeydir. Ama, bu deneyimde
dahi bir insanın çalıştığı işteki deneyimi, hatta geldiği
firmadan farklı da olabilir, yani bir yerde 3 yıl çalışmış da
sonradan oraya gelmişse, aynı işte çalışıyorsa, 2 yıl da orada
çalışıyorsa, oradaki deneyimi değil, yani toplam deneyimi 5
yıldır ama, deneyim acaba bizatihi performansla doğru orantılı
mıdır? Bu da bir sorudur."
|