[ , ]    Sayı:281 Mayıs 2003

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


 Güncel

   Narin: Eğitime limitsiz katkı yapmaya hazırız

   Narin; "Devlet, müteşebbisi geleceğe hazırlamak için onun yanında olmalı"

  Türk tekstilcilerinden üç kritik konu

  EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY
GÜNDEMİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

   Eğitim Projesi Gerçekleşiyor


Seminer

   Dampingli ithalat


 Söyleşi

   Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu: "Kendimi tekstil cennetinde buldum"

   Abdülkadir Uslu
"Vergi inmeden ekonomi kayıt altına girmez"


 Hukuk

   TARAF SENDİKANIN ÜYESİ OLMAYAN İŞÇİLERE İŞVERENİN TOPLU İŞ
SÖZLEŞMESİNİ UYGULAMASI

Söyleşi

Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu:
"Kendimi tekstil cennetinde buldum"

 

Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, tekstil açısından gösterdiği gelişimi büyük memnuniyetle karşıladığım belirterek "Daha önce çalıştığım illerde hep "niye fabrikalar yok, üretim yok, istihdam yok" diye hayıflanıp durdum. Şimdi burada tam bir tekstil cennetiyle ve bir fabrikalar tarlasına düştük" dedi. Ancak Yazıcıoğlu sanayideki bu gelişmeye karşın Denizli'nin diğer alanlarda pek mesafe alamadığını belirtti. Yazıcıoğlu, "Kalkınmayı siz alt yapıda, eğitimde ve sağlıkta, insan unsuru olarak ona paralel götürmezseniz, o zaman buradaki sanayinin istikbaldeki hamleleri de ona göre olur" dedi. Görev yaptığı illerdeki sıradışı uygulamalarıyla dikkat çeken Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu sorularımızı yanıtladı. İşte Yazıcıoğlu'nun sorulanınıza yanıtları;


Görev yaptığınız illerden sonra, lokomotif sektörün kalbi olan Denizli'ye tekstil sektörünün içine girdiniz. Öncelikle Denizli'nin sektördeki durumunu nasıl görüyorsunuz?
Daha önce çalıştığım illerde hep "niye fabrikalar yok, üretim yok, istihdam yok" diye hayıflanıp durdum. Şimdi burada tam bir tekstil cennetiyle ve bir fabrikalar tarlasına düştük. Bunu büyük bir sevinçle karşılıyorum ve burada sağlanan gelişmeden çok büyük heyecan duyuyorum. Buna öncülük yapan, sanayii bu noktaya götüren insanlara da teşekkür ediyorum. Milliyetçiİik de budur zaten. Yani üretmek, katma değer yaratmak, ihracat yapmak, Bunların hepsi burada var. Öyle zannediyorum ki Denizli, tekstil ağırlıklı sanayide son yıllarda en büyük mesafe alan birkaç ilden biri. Denizli kendi ayaklan üzerinde durarak, öz kaynaklarını da ağırlıklı olarak kullanarak bu noktaya geldi. Denizli bu yönüyle örnek bir model.
Türkiye'nin ileriye dönük ekonomik durumunu nasıl görüyorsunuz? Özellikle Avrupa Birliği, gümrük birliği ve dış ticaret açısından...

Burada iki yaklaşım var. Biri "Bu küreselleşme, rekabetçi onanı Türkiye'yi dinamik bir yapıya kavuşturur; dolayısıyla bundan yalnız Türkiye değil bütün dünya istifade eder" şeklinde. Diğeri ise "Hayır, bu küreselleşme sonunda fakirliği, gelir uçurumunu getirmektedir, geri kalmış olanlar geri kalmaya devam etmektedir" şeklinde. Bunu hem Batı'daki birçok insan hem de bizim ülkemizde birçok kişi savunuyor. Hatta Batı'da "küreselleşmeye hayır" şeklinde büyük gösteriler yapılıyor. Burada da yine, sanki iki zıt fikir tartışılıyor gibi görünüyor. Her ikisinde de belirli doğrular olabilir. Yani çok iddialı iktisatçılar da, hatta Dünya Bankası bile gelir dağılımında uçurumun arttığını bunun da sonunda, terör ve benzeri olaylara neden olduğunu söylüyor, Bu konular hep tartışılıyor ve herhalde tartışılmaya da devam edecek. Ama Türkiye ne kitle olarak ne de sivil toplum olarak bunu pek fazla tartışmıyor gibi.
Çok ilginçtir batı tartışıyor bunu. Yani küreselleşmeyi icat eden Batı. Yani her şey oradan cereyan ediyor. Avrupa Birliği, Gümrük Birliği bize ne sağladı, ne sağlamadı; aslında onun da çok ciddi bir muhasebesi acaba yapıldı mı? Olmasaydı ne kaybederdik, ne kazanırdık? Yani bunun da bir fizibilitesi, bir muhasebesi herhalde yapılmadı gibi geliyor bana. Ama bir globalleşme olayı ile karşı karşıyayız. Yani siz ona karşı ne kadar direnebilirsiniz? Kapalı ekonomilerin başarısı ortada. Biz belirli alanlarda çok ciddi mesafeler aldık. O alan da aşağı yukarı tekstil gibi görünüyor. Ne zamana kadar tekstil bu şekilde gider bilmiyorum, 2005'te kotaların kalkacağından bahsediliyor. Ama ülkelerde de zaten iş gücü, maliyet artıyor. Yani hepsi yerinde saymıyor. Dolayısıyla, böyle felaket senaryolarının anlamı ve gereği de yoktur deniliyor. Ama Türkiye'nin yalnız tekstilde ihtisaslaşıyor gibi olması ne kadar uzun vadede sağlıklıdır, diğer alanlara rekabete açık bir şekilde ne kadar kayabilir; onlar da herhalde çok önemli başlıklar olsa gerek.
Denizli ile igili vereceğiniz bir mesaj var mı?
Denizli'de sanayideki gelişme maalesef diğer alanlara pek yansımadı. Mesela eğitim ve sağlık buna paralel gitmedi. Tabi eğitim ve sağlıkta devlet ağırlıklı bir gelişme olması gerekirdi. Alt yapı da öyle. Ulaşım, enerji, bunlar çok ihmal edildi. Benim çok hoşuma giden bir tabir var: "Denizli fiili, ekonomik desantralizasyonu uyguladı." Demek ki bu fiili, ekonomik desantralizasyon Denizli'de idari alana da yansısaydı, bu söylediğim paralel değişme de sağlanabilirdi. Çünkü yerel kaynaklar, yerel vergiler ve yerel öncelikler daha sağlıklı belirlenirdi. Tabii yalnız Denizli için değil, Türkiye için de bu geçerli. Maalesef öncelikler belirlenemiyor ve müthiş israflar yapılıyor. Bu, bizim eğitim sorunumuzu çözecek bir tutardır. Kalkınmayı siz alt yapıda, eğitimde ve sağlıkta, insan unsuru olarak ona paralel götürmezseniz, o zaman buradaki sanayinin istikbaldeki hamleleri de ona göre olur. Yani bütün sanayii diğer alanlardan soyutlayarak onu yorumlayamazsınız. Bir bütünün parçasıdır bu. O bütünün diğer parçalan özel sektörün desteğine rağmen çok geride kaldı.
Denizli turizmde de günlük konaklamalarla ve Pamukkale'nin verdiği bir imkânla, 4 bin yatağı değerlendirmeye çalışıyor. Ama burası bir sağlık turizmine, bir termal turizmine donüşememiş. Halbuki kültür, tarih ve doğa turizmiyle birlikte bu ciddi alt yapı çok daha verimli kullanılabilirdi. O yönde şimdi arayışlar var. Tarımda da organik tarım başlayabilirdi. Çünkü burada müthiş bir ihracat kültürü var. Yani müteşebbis insanlar diyarı burası.
Bu müteşebbis güç turizme ve tarıma da kayabilirdi. Şimdi ilk defa biz Özel İdare olarak 500 dönümlük bir alanı organik tarım için bir müteşebbise veriyoruz. O belki burada örnek olacak ve tarımda da ihracata yönelik bir atılımı göreceğiz. Yani, bunların hepsi paralel giderse biz daha hızlı bir kalkınma yaparak, hem Denizli'ye hem ülkeye büyük katkılar sağlarız.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2003 TÜTSİS      -      boratur.net