Bu Sayı
Editör'den
Güncel
Narin: Eğitime limitsiz katkı yapmaya hazırız
Narin; "Devlet, müteşebbisi geleceğe
hazırlamak için onun yanında olmalı"
Türk tekstilcilerinden üç kritik konu
EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY
GÜNDEMİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Eğitim Projesi Gerçekleşiyor
Seminer
Dampingli ithalat
Söyleşi
Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu: "Kendimi tekstil cennetinde
buldum"
Abdülkadir Uslu
"Vergi inmeden ekonomi kayıt altına girmez"
Hukuk
TARAF SENDİKANIN ÜYESİ OLMAYAN İŞÇİLERE
İŞVERENİN TOPLU İŞ
SÖZLEŞMESİNİ UYGULAMASI
|
Editör'den
Dış pazarlarda kalıcı
olmanın yolu
Tekstil
ve konfeksiyon sektörünün Türkiye'de her zaman varlığını koruyacak
bir sanayi dalı olduğu artık tartışılmaz bir gerçek. Sektör
bu gücünü yarattığı istihdam, yaptığı ihracat ve dış ticaret
potansiyelinden atıyor. Ancak bu gücün zayıflamasını etkileyecek
iki önemli etken var. O da istihdam ve eğitim politikaları...
Sektör, yarattığı bu istihdam nedeniyle üretime devam etmekten
başka seçeneği olmadığına göre en başta dış pazarlardaki rakipleri
ile eşit şartlarda rekabet etmeli. Bu konuda sektör yetkilileri
hemfikir. Ancak en büyük sıkıntı kayıtdışı ekonomi. Kayıtlı
çerçevesinde kalanlar; sigorta, vergi vs. nedenlerle kayıtsızlara
karşı rekabet etme imkanlarını kaybetmiş durumda. Bu yüzdendir
ki iç pazarda zayıflayan sektör ihracatla yol almaya çalışıyor.
Ne yazık ki burada da sektörün karşısına dış pazarlardaki büyük
zorluklar çıkıyor.
En
başta da maliyet sıkıntısı...
Çünkü içeride maliyetler gittikçe yükseliyor. İşçilik, enerji,
finans, vergi ve diğer yüklerin ağırlığı dünya ortalamasının
çok çok üzerinde. Böyle bir yük başta Uzak Doğu ülkeleri olmak
üzere rakiplerle eşit Şartlarda rekabeti her geçen gün zorlaştırıyor.
Gerçi o ülkelere karşı Türkiye'nin "zamanında" ve
"hızlı" teslim gibi çok önemli bir avantajı var ama
bunu iyi kullanmak için de yine eğitim ve istihdam politikalarında
acilen revizyon gerekiyor.
Yapılacak bir revizyon sektörün hem yeniden ucuz maliyetlere
dönmesini sağlayacak hem de verimlilik ve kalitenin artmasını...
Verimliliğin ortaya konulabilmesi ise eğitilmiş insan gücünü
zorunlu kılıyor. Sektör yetkililerine göre bu da çok önemli
bir sorun ve eğitilmemiş insanlarla hem ucuz hem de kaliteli
üretmek mümkün değil.
Sektör mensupları kaliteli üretim ve de markalı türde tekstil
ve konfeksiyonun yaratılması için eğitimin öneminin bilincine
varmış durumda. Hatta bu konuda birçok sektörel dernek ve sendika
öncü rolü bile üstlendi. Ancak çalışmalar hala yetersizliğini
koruyor.
Tüm bu sorunları aştığımız zaman tekstilin önündeki dış kapılan
ardına kadar açmış oluruz. Dış pazarlarda kalıcı olmanın başka
da yolu yok zaten...
|