Güncel
Mart ihracatı, pamuk
ipliği piyasasına bahar getirdi
Pamuk
ipliği piyasalarına "bahar" havası hakim. İhracatta Ocak-Mart
döneminde yakalanan ivme piyasaya moral olurken, ihracattaki
artış ivmesinin önümüzdeki dönemde de sürmesi bekleniyor. Pamuk
ipliği üreticileri İhracat fiyatlarındaki gelişimi
değerlendirmek için nisan ayı başında bir araya geldiler.
Atina'da yapılan yılın ikinci Eurocoton İplikçiler Komitesi
toplantısının bir değerlendirmesini de yapan pamuk ipl iği
üreticilerinin en büyük şikayeti hem ithalat, hem de İç piyasada
çok düşük fiyatlarla mal satan yerli sanayiciler oldu.
Toplantıda mensucat ithalatından duyulan rahatsızlık da dile
getirilirken, konfeksiyon ithalatının başlamış olmasının da Türk
konfeksiyon sanayinin dikkatle izlemesi gereken bir durum olduğu
vurgulandı.
Vurgulanan bir diğer konu ise pamuk ipliği fiyatlarının halen
istenilen boyutlarda olmadığı oldu.
Toplantıda bir konuşma yapan Türkiye Tekstil ve Hammaddeleri
İhracatçıları Birlikleri Ortak Yönetim Kurulu ve Eurocoton
iplikçiler Komitesi Üyesi Ahmet Öksüz, Türkiye'nin pamuk ipliği
ihracatının son aylarda yoğunlaştığına ve bu hareketliliğin
önümüzdeki dönemlerde de sürecek göründüğüne işaret ederek, şu
bilgileri verdi:
"Pamuk ipliği ihracatında artış yaşanıyor. Son aylarda özellikle
Mart ayında bu çok yoğunlaştı. Artış devam edecek gibi de
görünüyor. Ocak-Mart dönemi pamuk ipliği ihracat rakamlarını
incelediğimizde AB'ye ihracatımızın miktar olarak yüzde 20,
değer olarak yüzde 39 arttığım, ABD'ye ihracatımızın ise miktar
olarak yüzde 41 değer olarak yüzde 47 azaldığını görüyoruz.
Genel toplama bakıldığında ise pamuk ipliği ihracatı yılın üç
aylık döneminde miktar olarak yüzde 13, değer olaraksa yüzde 31
arttı."
Mart
ayında en fazla ihraç edilen iplik numarasının 30/1 penye
olduğunu belirten Öksüz, bunu 30/1 open end ipliğin izlediğini
belirtti. İhraç fiyatları incelendiğinde Türkiye'nin pamuk
ipliği ihraç fiyatlarında da bir yükselmenin göze çarptığını
vurgulayan Öksüz, ihracattaki bu artışın bir önemli nedenini de
2002 yılında iç pazar fiyatlarıntn ihracattan daha cazip olması
nedeniyle üreticilerin iç piyasayı tercih etmeleri, daha sonra
iç piyasanın daralması ile ihracala yoğunlaşmaları olduğunu
sözlerine ekledi.
İhracatta yaşanan önemli bir gelişmenin Doğu bloku ülkelerine
yapılan satışlardaki artma olduğunu kaydeden Öksüz, "Çünkü
buralarda yapılan konfeksiyon yatırımları var. Artık Avrupa bu
ülkeleri üretim üssü olarak görmeye başladı. Buralarda
yatırımlar yapılıyor ve bu bölgelerde şu ana kadar iplik
yatırımı yok, yapılacağını da sanmıyorum. İplik ihtiyaçlarını
ise ithalatla karşılıyorlar.
Türkiye, bu pazarı iyi değerlendirmeli. Coğrafi yakınlığını,
sahip olduğu birikimi ve teknolojiyi iyi kullanmalı" diye
konuştu.
Öksüz, kurların düşmesinin ihracatçıyı kötü etkilediğini de
sözlerine eklerken, "Biz hem ihracat ta hem de iç piyasada
kurların düşmesinin büyük zararlarını görüyoruz, iç piyasada da
etkileniyoruz çünkü müşterimiz ihracatçı" dedi.
Avrupa'da sıkıntı büyüyor Atina'da gerçekleştirilen Eurocoton
İplikçiler Komitesi toplantısı hakkında da bilgi veren Öksüz,
Avrupa da iplik üreticilerinin gerek fiyatlar, gerek ithalat ve
gerek ekonomide yaşanan durgunluklar nedeniyle ciddi sıkıntı
içinde olduklarını söyledi. Öksüz, şu değerlendirmeleri yaptı:
''Avrupa'da Karde iplik artık konuşulmuyor. Penye ve Open-end
var gündemde. Daha çok fantezi ipliklere kayış olduğu göze
çarpıyor. İnce numaralar daha çok gündemde yer alıyor. Üretime
bakıldığında ise kapasitede bir artış yok aksine fabrikalar
kapanıyor. İthalatta da ciddi sıkıntılar yaşanıyor ancak kendi
aralarında anlaşamadıkları için ithalata karşı net bir tavır
ortaya koyamıyorlar. AB'nin kuzeyi ile güneyi arasında da bu
konuda bir çekişme yaşanıyor denebilir.
Kuzey'deki ülkeler ithalatçı güneyinde ise imalat var. Almanya
makine üreticisi olduğu için anti-damping gibi önlemlere destek
vermiyor. Böyle bir önlemin makine ihracatını etkileyeceğini
düşünüyor. Almanya olmadan da böyle bir kararın çıkması çok zor
görünüyor.
Avrupa'da ince numaralarda ise yatırımlar sürüyor. Fiyatlarda
sıkıntılar yaşanıyor ama 50-60-80 numara ipliklere talep var. Bu
alanda da daha çok Hindistan'dan gerçekleşen ithalat üreticileri
olumsuz etkiliyor. AB ülkeleri de pamuk ipliği fiyatlarını
artırmak istiyorlar. Ancak, bu konuda Irak Savaşı'nın yol açtığı
belirsizlik nedeniyle rahat davranamıyorlar."
"Türkiye, AB pazarında geriliyor"
Avrupa Biriiği'nin pamuk ithalatı ile ilgili de rakamsal
bilgiler veren Öksüz, AB verilerine göre 2002 yılında AB'nin
pamuk ipliği ithalatında en büyük gerilemenin yaşandığı ülkenin
Türkiye olduğunu söyledi. 2001 yılında AB'ye 92 bin ton pamuk
ipliği satan Türkiye'nin 2002 yılında ancak 63 bin tonluk satış
yapabildiğine dikkat çeken Öksüz, diğer ülkelerin durumu ile
ilgili olarak da şu bilgileri verdi:
"AB,
Hindistan'dan pamuk ipliği ithalatını 40 bin tondan 48 bin tona
çıkarmış, Suriye geçen seneden beri artık gözetime tabii
tutulduğundan -ki bu da bizim uğraşlarımız sonucu alınan bir
karar- geçen sene sadece yüzde 6'lık bir artış yakalayabilmiş.
Mısır'da yüzde 5 gerilme, Özbekistan'da yüzde 5 artış var,
Pakistan'da ise yüzde 55'lik dikkat çekici bir yükselme
görülüyor. Bu Afganistan savaşı nedeniyle Pakistan'a verilen ek
kotalardan kaynaklanıyor.
AB'nin Pakistan'dan pamuk ipliği ithalatı 13 bin tondan 21 tona
çıkmış. AB sentetik ithalatının ise yüzde 4.8 düştüğü görülüyor.
Yani 175 bin tondan 166 bin tona gerilemiş.
Viskon türü elyafların ithalatında ise 44 bin tondan 56 bin tona
yükseliş var."
"Anti-damping başvurusu yapılamadı"
Türk pamuk ipliği üreticilerinin özellikle Uzakdoğu ve Türki
cumhuriyetlerinden yapılan pamuk ipliği ithalatına karşı
anti-damping soruşturması açtırma girişimlerinin de başarılı
olamadığını belirten Öksüz, anti-damping soruşturması için
gerekli imza sayısına ulaşamadıklarını belirtti. Ancak, DTM'nin
15 şubat itibariyle başladığı yeni uygulama ile artık pamuk
ipliği ve kumaş alanında ithal edilen ürünlerde asgari ihraç
fiyatının baz alındığını ve bu fîyatlann altında Türkiye'ye ürün
girişine izin verilmediğini açıkladı.
"Mensucat ve konfeksiyon ithalatına dikkat"
İç piyasada özellikle mensucat alanında ithalatın her geçen gün
arttığını, Çin'den yapılan konfeksiyon ithalatınınsa gelecekle
Türk konfeksiyon üretidleri için ciddi sorunlara yol
açabileceğini açıklayan Öksüz, bu konuda da şu açıklamaları
yaptı:
"İç
piyasaya yoğun bir kumaş ithalatı var. İplik ithalatı da var ama
bu büyük miktarlarda değil. Mensucat ithalatı daha büyük
boyutlara ulaşmış durumda. Ve maalesef kumaş olarak ithal
edilmesi çok daha aleyhe bir durum. Bundan dokumacısından
örmecisine boyahanesinden iplikçisine bir çok kesim etkileniyor.
Daha tehlikeli bir boyutsa konfeksiyon ithal edilmeye başlandı.
Özellikle Çin'den 1 dolara mont gömlek ithal ediliyor. Bu
noktada konfeksiyon üreticilerinin çok hızlı hareket etmeleri
gerekiyor. Şu an bu ithalat büyük boyutlarda değil ama
gecikirlerse çok artar ve önlenemeyecek boyutlara ulaşır. Denim
piyasasında büyük ithalatçılar oluştu.
Türkiye'nin büyük fabrikalarının ürettiği miktarlarda denim
ithal etmeye başladılar. Kadife ithalatında da büyük artış
yaşanıyor."
|