Firma
Yünsa, dünyada ilk
beş fabrika arasına girmeyi hedefliyor

Yünlü
kumaş üretiminde iddialı olan ve yılda 7.5 milyon metre kumaş
üreten Yünsa, emin adımlarla ilerliyor. Krize rağmen büyümesini
sürdüren şirket, dünya içerisinde ilk beş fabrika arasında yer
almayı hedefliyor. Sabancı Grubu bünyesinde bulunan Yünsa Yünlü
San. ve Tic. A.Ş.' nin Genel Müdürü Cem Çelikoğlu, şirketlerinin
dünyada ilk 10 fabrika arasında bulunduğunu bildirerek, hedeflerinin
ilk 5'e girmek olduğunu açıkladı.
Erkek
kumaşı ile üretime başladıklarını son beş yıldır da bayan kumaşı
ürettiklerini dile getiren Çelikoğlu, bu yıl ise pantolon kumaşı
ve döşemelik kumaş üzerine çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.
Bu
konudaki tepkilerin şu an için olumlu olduğunu açıklayan Cem
Çelikoğlu ile Yünsa'nın dünü, bugünü, hedefleri üzerine söyleştik.
Sayın Çelikoğlu, öncelikle yünlü kumaşta uzman olan Yünsa'nın
üretim yeri ve kapasitesi ile başlayalım.
ÇELİKOĞLU: Yünsa'nın kuruluşu 1974 yıllarına
dayanmaktadır. Şirketin o günkü kuruluşu ile bugünkü arasında
büyük farklılıklar var. O günkü kuruluşunda fabrika daha entegre
değil, sadece dokumaya yönelik tesisleri vardı. Şirketin dönüm
noktalarından biri benimde tam şirkete katıldığım yıllar olan
yani 1987-88 yıllarıdır. Bu dönemde ihracata yönelme kararı
oluştu. Bununla beraber şirkette bir büyüme oldu. Tamamen iç
piyasa bağımlısı olarak çalışan Yünsa 1987 yılından itibaren
kademeli olarak ihracat payını önce yüzde 20, sonra yüzde 50'ye
çıkardı. Şirketimizin, büyümesi hızla sürdü ve sürüyor.
Üretimimiz,
bugünkü rakam olan yılda 7.5 milyon metreye kadar ulaştı. Şu
anki Yünsa'nın fotoğrafına baktığımızda, Yünsa üretiminin yüzde
80'ini ihraç ediyor, yüzde 20'sini ise iç pazara veriyor. Ağırlıklı
olarak konfeksiyonculara veriyor. Beş yıl kadar önce de kadın
kumaşı üretimine başladık. Başlangıçta, yalnızca erkek kumaşı
üretiyorduk.
Neden
bayan kumaşı?
ÇELİKOGLU: "Büyüme nasıl olur?" arayışında
kadın kumaşı çok öne çıktı. Bayan kumaşı üstüne ayrı bir satış
departmanı, ayrı bir üretim departmanı kuruldu fabrika içerisinde.
Şu anda toplam satışların içerisinde bayan kumaşının aldığı
pay yüzde 30'dur.
Bu
alanda hedeflerinize ulaştınız mı?
ÇELİKOĞLU: Hedeflerimize ulaştık. Beklediğimiz
reaksiyonu aldık. Önünün açık olduğunu da görüyoruz. Ülkemizde
alışveriş yapan bayan ve erkeğin oranına bakarsak, her zaman
bayanın daha fazla alışveriş yaptığını görürüz. Dünya üzerinde
de bayan erkek alışveriş oranına baktığınızda bayan her zaman
daha öndedir. Öte yandan bayan kumaşının erkek kumaşına göre
de farklılıkları vardır. En bariz olanı da erkek daha klasiktir.
Bayanlar iki ay önce kullandıklarını, iki ay sonra kullanmayabiliyorlar.
Bayanlarda büyük bir hareketlilik var. Koleksiyon hızla değişiyor.
Trendler hızlı dönüyor.
Bayan
kumaşı birtakım avantajları da beraberinde getiriyor.
ÇELİKOĞLU: Miktarlar büyüyor. Daha hareketlendiriyor
ve hızlandırıyor ama bizim de ona göre servis vermemizi gerektiriyor.
Biz de çok hızlı koleksiyon yaratmalıyız, devamlı pazarı beslemeliyiz.
Üretiminizin
yüzde 80'inl ihraç ettiğinizi söylediniz. Hangi ülkelere ihracat
yapıyorsunuz? Geçen yıl ne kadarlık bir ihracat gerçekleştirdiniz?
Bu yılki hedefiniz nedir?
ÇELİKOĞLU: Yaklaşık 24 ülkeye ihracat yapıyoruz,
300'e yakın da müşterimiz var. Burada öne çıkan ülkeler arasında
ABD, Kanada, İngiltere, İtalya, Fransa, Almanya yer alıyor.
Uzakdoğu'ya doğru geldiğimizde Japonya bizim için büyüyen bir
pazar. Çin, Kore önemli pazarlar. İşin anası diye baktığınızda
Kuzey Amerika ve Avrupa'daki İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya
önemli pazarlarımız arasında bulunuyor.
2002'de
yaklaşık 42 milyon dolarlık ihracat yaptık. Bu yıl en az bu
rakamları tutturmak istiyoruz. Şu an içinde bulunduğumuz şartlar
insanların önünü görmesine çok elvermiyor. Şimdiye kadarki durumumuza
baktığımızda hedeflerimize ulaşacağımızı gösteriyor, fakat bir
dokuz ay daha var. Nasıl geçer, onu hep beraber yaşayıp göreceğiz,
Bu
yıla dönük hedef ve stratejilerinizden bahseder misiniz?
ÇELİKOĞLU: Bizim inandığımız şu, bugün tüm
piyasalarda iş olmak zorunda. Büyük firmalar muhakkak alım yapmak
zorunda durgunluğa rağmen. Şu an herkes tereddütlü karar veriyor.
Perakende
alışverişlere baktığımızda; oradan gelen sonuçlar diyorki, "mağaza
alışverişleri iyi gitmiyor, çok bize güvenip alım yapmayın."
Böyle çıkan bir veri var. Büyük firmalar da uçak gibi. Bir şekilde
yakıt alacak ve uçmaya devam edecek. Bu çarkı döndürecek. Bunu
yapmadığı zaman düşer. Bütün bu büyük mağaza zincirleri, perakende
firmaları alım yapmak zorunda. Tabi, daha seçici alım yapacaklar.
Daha kolay satabileceklerini inandıkları mala gidecekler. Kalitesine
güvendikleri, kendilerine problem çıkmayacak malları seçecekler.
Fiyat özellikle bu kriz dönelerinde tek faktör değil. Ucuz olması
yeterli değil, satılabilir malı uygun fiyata alınması önemli.
Satılabilir, müşterisine problem çıkarmayacak malı alması çok
önemli. Bu noktada da pazarlama dikkat çekiyor.
2003
yılına dönük en büyük stratejimiz, pazarı daha yakından takip
etmek. Biz pazarlamaya daha da
bir önem verdik. Devamlı yurtdışındayız. Mümkün olduğunca kişilerle
yüz yüze görüşüyoruz.
İç
pazara ağırlık vermeyi düşünüyor musunuz?
ÇELİKOĞLU: Piyasanın oluşum ve gelişimine bağlı.
İç pazar şu anda çok da olumlu sinyaller vermiyor. Muhakkakki,
içerde payımızı genişletmek istiyoruz. Şu an zor görünen bir
durumu zorlamanın anlamı yok.
Yünsa
ekonomik krizden etkilenmedi diyebiliriz. Peki bu dönem içerisinde
Yünsa neler yaptı?
ÇELİKOĞLU: Evet, biz Yünsa olarak ekonomik
krizden etkilenmedik. "İç pazar zora girdi, hadi ihracat
yapalım" demek öyle hemen kolay değil. Akşamdan sabaha
olabilecek bir durum değil. Biz o dönemde ihracatçı bir firma
olmamızın avantajını yaşadık. Bizim için zaten ihracat ağırlıkla
idi, ihracat yapmaya devam ettik. Şunu unutmamak gerekir ki,
Türkiye pazarı bazen hastalanıyor, krizin içerisine giriyor
ama dünya pazan da her zaman sağlıklı diye birşey yok.
Bugün
dünyaya baktığınızda, Japonya 20-30 yıldır yaşamadığı bir durgunluğu
yaşıyor. Almanya, son 1 yıldır İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra
içine düştüğü en büyük sıkıntıları yaşıyor. O yüzden oralar
da çok rahat değil açıkçası. Muhakkakki, oradaki ekonomik güçler
bizim pazarın önünde daha yüksek. İnsanların satınalması da
ha yüksek.
Geçen
yıl neler yaptık. Birkaç önemli konu üzerine yoğunlaştık. Birincisi,
stok politikamız. Mümkün olduğu kadar stoklarımızı azalttık.
Verdiğimiz fireyi azaltıcı önlemler aldık. Eğitimler verdik,
teşvik sistemleri yarattık. Yeni ve farklı ürünlere ihtiyacı
gördük. Kriz dönemlerinde rutin malları satma oranı düşüyor.
Bayan
kumaşı dışında başka alanlara girmeyi düşünüyor musunuz?
ÇELİKOĞLU: Bu yıl pantolonluk kumaş ve döşemelik
kumaş üzerinde çalışmalarımız var. Pantolonluk kumaş ile ilgili
koleksiyonumuzu oluşturduk. İki konuda da çalışmalarımız devam
ediyor. Bu bizim için yeni bir konu. Hedef koymak için pazan
biraz koklamamız ve tespit etmemiz lazım. Ama reaksiyonlar olumlu.
Önümüzdeki dönem, belki de 2004 yılı bunun için ihtiyaç olacak
büyümeyi getirebilir.
Üretim aynı fabrikada mı olacak?
ÇELİKOĞLU: Evet, Tüm üretimler Çerkezköy Yünsa
entegre fabrikamızda olacak, gerekirse büyüme esnekliklerimiz
mevcuttur.
Döşemelik
kumaşta durum nedir?
ÇELİKOĞLU: Pantolonluk kumaş, bizim bildiğimiz
işe biraz daha yakın. Döşemelik kumaş, biraz daha farklı. Ev
tekstilinin içine giren bir konu. Dünyada genelde ev tekstilinde
deri kullanımı ağırlıkta. Yünlü ve yünlü karışımı ile biz bu
pazardan pay almak istiyoruz. Bu biraz yeni, bunun biraz daha
pişmesi gerekiyor. 2004'te bu işe soyunup ya da soyunmayacağımızın
kararını verebileceğiz. Şu an üzerinde çalışıyoruz.
İleriye
dönük olarak Yünsa'nın hedefleri neler?
ÇELİKOĞLU: Yünlü sektörü açısından baktığımızda
dünyada son iki yıldır bir sıkıntı var. Avrupa'da bu durum birçok
firmanın kapanmasına neden oldu. İngiltere ve Almanya'da kapanan
firmalar oldu. Bu bizim önümüzü açıyor. Dünyada şu anda ilk
on fabrika içerisinde yer alıyoruz. İlk beş arasına girmeye
dönük bir hedefimiz var, buna dönük olarak çalışıyoruz.
Pazarlarda
bariz bir duraksama var özellikle bunu Irak Savaşı'ndan sonra
görüyoruz. Bunlar bize olan siparişlere yansımış durumda değil.
Siparişlerimizde düşme görülmüyor. Ama bunun başlangıcından
önce, mağazalardaki alışverişlerde bir duraklama görülür. Daha
sonra konfeksiyonculara yansır. Konfeksiyonculardan da kumaş
üreticilerine yansır. Tekstilin toplam volü-
münde bir düşme olacaktır. Burada artık konu bizim mücadelemize
kalıyor.
Zor
bir dönem içerisine girdiğimizin hepimiz farkındayız. En büyük
değerimiz bizim ekibimize güvenmemiz. Moralimiz iyi. Yünsa'nın
başanlı olması Türkiye yapılacabilecek en büyük hizmettir diyoruz.
|