Bu Sayı
Editör'den
Güncel
Toplu
sözleşmede mutlu son
Başkan Halit Narin'in TRT-2'deki söyleşisi
İstanbul yaklaşımı bir yaşında
Asgari ücrette yüzde 22 artış
Beklentiler
2002'nin değerlendirilmesi ve 2003 yılından
beklentiler
2002 yılı kâr yılı değil, ar yılı olmuştur
Ekonomik büyüme 2003 yılında da
sürdürülebilir mi?
Göstergeler
2003 yılı çalışma hayatı göstergeleri
Yeni kıdem tazminatı
Araştırma
İplik üreticisi, düşük fiyatlı ithal mallarla
savaşıyor!
Hukuk
Prof. Dr, Tankut Centel
|
Ayın Konusu
İplik üreticisi, düşük fiyatlı ithal
mallarla savaşıyor!
Dr. Binhan OĞUZ
- Düşük fiyatlı pamuk ipliği ithalatındaki artış alarm
verici.
Pamuk ipliğinde ülkemizde üretim ve kapasite fazlası varken, ithalatta önemli
amalar görülmekte ve özellikle düşük fiyath pamuklu ipliği ve mensucatın
ülkemize girdiği dikkat çekmektedir,
- Bu yılın ilk 8 ayında toplam pamuk ipliği ithalatımızda ortalama birim
fıyatlan 2,67 dolar olurken, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan, Pakistan ve
Suriye'den yapılan pamuk ipliği ithalatında ortalama birim fiyatı 1,86 dolar
olmuştur.
- 520512 (numarası 14 ile 43 arasında olan iplikler) GTTP nolu ipliklerde bu
düşük fiyatlı ithalat yaptığımız ülkeler genelinde ortalama birim fıyatlan 1,62
dolar olurken, Türkmenistan'dan ithalatımızda bu fiyatın 1,49 dolar olarak
ortalamanın son derece altında olduğunu görüyoruz.
- 520515 (numarası 80 ile 120 arasında olan iplikler) GTIP nolu ipliklerde ise
Pakistan'dan ithal birim fiyatı 341 olurken, Suriye'den 1,38 dolar olmaktadır.
AB ile Gümrük Birliğimiz şartlarında bu ürün grubuna uygulanan OGT oranlarında
2003 yılı başında meydana gelecek değişiklikler sonrasında AB dışındaki ülkelere
uyguladığımız oran yüzde 4,2'ye inmiştir.
AB, ayrıca bu ürün grubunda Çin'e uyguladığı vergileri % 4 oranında düşürerek
Gümrük Vergi oranını % 336ya çekmiştir.
- Üretici firmalar, haksız rekabete karşı DTÖ normlarında korunma istiyor.
Bu veriler çerçevesinde ithal birim fiyatlan düşüklüğü ve ithal miktarları
artışları göz önünde bulundurularak, üretici firmalar yerli üretim ve istihdamın
korunarak, bu tür haksız ithalatın caydırılmasını teminen anti damping
soruşturması başlatılmasını istemektedirler.
Hatta bir çok üretici firma, son derece uzun ve yoğun çabalar gerektiren
antidamping ve gözetim tedbirlerinin bu haksız ithalat engelleyemediğini,
milyonlarca vatandaşımızın işsiz kalmasına sebep olduğunu, milli ekonomimizi
zarara uğrattığını ileri sürmektedir.
Bu nedenle, AB ve Dünya Ticaret örgütü (DTÖ) normlarına uygun olarak bir DTÖ
kurak olan, Korunma önlemleri Anlaşması çerçevesinde "üye ülkelere bîr yerli
sanayi dalına ciddi zarar veren beklenmedik ithalat artışlarına karşı korunma
tedbirleri alma imkanı tanıyan GATT 94'ün XDL Maddesinin Türkiye tarafından
pamuk ipliği, pamuklu mensucat, gözetime tabi tekstil ürünleri konfeksiyon
ürünleri, denim, kadife için uygulamaya konması da talepler arasındadır.
Uzakdoğu ülkeleri başta olmak üzere, işgücü maliyeti çok az, düşük kaliteli ve
ucuz mallar üreten ülkelerin üstünlüklerine bakıldığında, ülkemizin tekstil ve
hammaddelerinde rekabet gücünün korunması için, sektörün yeniden yapılanma
sürecinde bu tür korunma girişimlerine gerek olduğu açıktır.
• Her şeyden önce Türk tekstilinin rekabet şartlan iyileştirilmesi gerekmektedir
Yetersiz olan enerjinin maliyeti rakip ülkelerle aynı seviyeye getirilmediği
müddetçe, işçilik maliyetlerinin önemli bölümünü oluşturan sosyal ödemeler ve
vergi mevzuatımızda iyileşme olmadıkça, AB île ilişkilerde menfaat ve
çıkarlarımız gözetilemedikçe Türk tekstilcisinin ne iç piyasada, ne dünya
piyasalarında rekabet gücünün korunması mümkün değildir; Uzakdoğu ve Türki
Cumhuriyetlerden gelen bu mallar karşısında üretim maliyetlerinde üretici zaten
handikaplıdır.
Bu" diğer gerçekte Türk tekstil ve konfeksiyon sanayiinin dünyada büyük arz
fazlalarının olduğu sırada, ucuz tekstil ürünlerinde üretim yapamayacağı, ancak
ağırlıklı olarak moda-marka ve kaliteyi ön plana çıkaran bir üretime geçmek için
de sektörün yeniden yapılanma sürecinde ABD ve AB'nin de sıkça uyguladığı bu
koaınma metotlarına ihtiyacı olduğudur.
Son olarak, bu konularda tekstil ve konfeksiyon üreticilerinin menfaatleri ters
gibi görünüyorsa da ülke genel çıkarian açısından bakıldığında Türkiye'nin
uluslararası pazarlardaki gücü tekstil ve hammaddelerinde dünyanın sayılı
kapasitelerine sahip bir ülke olmasından kaynaklanmaktadır ; ülkemiz, Tunus, Fas
gibi sadece dışa bağımlı bir fason ülkesi olmadığı ve ipliğinden mensucatına her
şeyi üretebildiği İçin dünya ile rekabet edebilecek marka ve kalite yaratmada da
hızla ivme kazanacak bir potansiyele sahiptir.
 |