[ , ]    Sayı:277  Ocak 2003

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

Editör'den


 Güncel

   Toplu sözleşmede mutlu son

   Başkan Halit Narin'in TRT-2'deki söyleşisi

   İstanbul yaklaşımı bir yaşında

   Asgari ücrette yüzde 22 artış


 Beklentiler

   2002'nin değerlendirilmesi ve 2003 yılından beklentiler

   2002 yılı kâr yılı değil, ar yılı olmuştur

   Ekonomik büyüme 2003 yılında da sürdürülebilir mi?


 Göstergeler

   2003 yılı çalışma hayatı göstergeleri

   Yeni kıdem tazminatı


 Araştırma

   İplik üreticisi, düşük fiyatlı ithal mallarla savaşıyor!


 Hukuk

   Prof. Dr, Tankut Centel

 

Ayın Konusu

İplik üreticisi, düşük fiyatlı ithal mallarla savaşıyor!

Dr. Binhan OĞUZ

 

- Düşük fiyatlı pamuk ipliği ithalatındaki artış alarm verici.
Pamuk ipliğinde ülkemizde üretim ve kapasite fazlası varken, ithalatta önemli amalar görülmekte ve özellikle düşük fiyath pamuklu ipliği ve mensucatın ülkemize girdiği dikkat çekmektedir,
- Bu yılın ilk 8 ayında toplam pamuk ipliği ithalatımızda ortalama birim fıyatlan 2,67 dolar olurken, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan, Pakistan ve Suriye'den yapılan pamuk ipliği ithalatında ortalama birim fiyatı 1,86 dolar olmuştur.
- 520512 (numarası 14 ile 43 arasında olan iplikler) GTTP nolu ipliklerde bu düşük fiyatlı ithalat yaptığımız ülkeler genelinde ortalama birim fıyatlan 1,62 dolar olurken, Türkmenistan'dan ithalatımızda bu fiyatın 1,49 dolar olarak ortalamanın son derece altında olduğunu görüyoruz.
- 520515 (numarası 80 ile 120 arasında olan iplikler) GTIP nolu ipliklerde ise Pakistan'dan ithal birim fiyatı 341 olurken, Suriye'den 1,38 dolar olmaktadır.
AB ile Gümrük Birliğimiz şartlarında bu ürün grubuna uygulanan OGT oranlarında 2003 yılı başında meydana gelecek değişiklikler sonrasında AB dışındaki ülkelere uyguladığımız oran yüzde 4,2'ye inmiştir.
AB, ayrıca bu ürün grubunda Çin'e uyguladığı vergileri % 4 oranında düşürerek Gümrük Vergi oranını % 336ya çekmiştir.
- Üretici firmalar, haksız rekabete karşı DTÖ normlarında korunma istiyor.
Bu veriler çerçevesinde ithal birim fiyatlan düşüklüğü ve ithal miktarları artışları göz önünde bulundurularak, üretici firmalar yerli üretim ve istihdamın korunarak, bu tür haksız ithalatın caydırılmasını teminen anti damping soruşturması başlatılmasını istemektedirler.
Hatta bir çok üretici firma, son derece uzun ve yoğun çabalar gerektiren antidamping ve gözetim tedbirlerinin bu haksız ithalat engelleyemediğini, milyonlarca vatandaşımızın işsiz kalmasına sebep olduğunu, milli ekonomimizi zarara uğrattığını ileri sürmektedir.
Bu nedenle, AB ve Dünya Ticaret örgütü (DTÖ) normlarına uygun olarak bir DTÖ kurak olan, Korunma önlemleri Anlaşması çerçevesinde "üye ülkelere bîr yerli sanayi dalına ciddi zarar veren beklenmedik ithalat artışlarına karşı korunma tedbirleri alma imkanı tanıyan GATT 94'ün XDL Maddesinin Türkiye tarafından pamuk ipliği, pamuklu mensucat, gözetime tabi tekstil ürünleri konfeksiyon ürünleri, denim, kadife için uygulamaya konması da talepler arasındadır.
Uzakdoğu ülkeleri başta olmak üzere, işgücü maliyeti çok az, düşük kaliteli ve ucuz mallar üreten ülkelerin üstünlüklerine bakıldığında, ülkemizin tekstil ve hammaddelerinde rekabet gücünün korunması için, sektörün yeniden yapılanma sürecinde bu tür korunma girişimlerine gerek olduğu açıktır.
• Her şeyden önce Türk tekstilinin rekabet şartlan iyileştirilmesi gerekmektedir
Yetersiz olan enerjinin maliyeti rakip ülkelerle aynı seviyeye getirilmediği müddetçe, işçilik maliyetlerinin önemli bölümünü oluşturan sosyal ödemeler ve vergi mevzuatımızda iyileşme olmadıkça, AB île ilişkilerde menfaat ve çıkarlarımız gözetilemedikçe Türk tekstilcisinin ne iç piyasada, ne dünya piyasalarında rekabet gücünün korunması mümkün değildir; Uzakdoğu ve Türki Cumhuriyetlerden gelen bu mallar karşısında üretim maliyetlerinde üretici zaten handikaplıdır.
Bu" diğer gerçekte Türk tekstil ve konfeksiyon sanayiinin dünyada büyük arz fazlalarının olduğu sırada, ucuz tekstil ürünlerinde üretim yapamayacağı, ancak ağırlıklı olarak moda-marka ve kaliteyi ön plana çıkaran bir üretime geçmek için de sektörün yeniden yapılanma sürecinde ABD ve AB'nin de sıkça uyguladığı bu koaınma metotlarına ihtiyacı olduğudur.
Son olarak, bu konularda tekstil ve konfeksiyon üreticilerinin menfaatleri ters gibi görünüyorsa da ülke genel çıkarian açısından bakıldığında Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki gücü tekstil ve hammaddelerinde dünyanın sayılı kapasitelerine sahip bir ülke olmasından kaynaklanmaktadır ; ülkemiz, Tunus, Fas gibi sadece dışa bağımlı bir fason ülkesi olmadığı ve ipliğinden mensucatına her şeyi üretebildiği İçin dünya ile rekabet edebilecek marka ve kalite yaratmada da hızla ivme kazanacak bir potansiyele sahiptir.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2003 TÜTSİS      -      boratur.net