[ , ]    Sayı:277  Ocak 2003

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

Editör'den


 Güncel

   Toplu sözleşmede mutlu son

   Başkan Halit Narin'in TRT-2'deki söyleşisi

   İstanbul yaklaşımı bir yaşında

   Asgari ücrette yüzde 22 artış


 Beklentiler

   2002'nin değerlendirilmesi ve 2003 yılından beklentiler

   2002 yılı kâr yılı değil, ar yılı olmuştur

   Ekonomik büyüme 2003 yılında da sürdürülebilir mi?


 Göstergeler

   2003 yılı çalışma hayatı göstergeleri

   Yeni kıdem tazminatı


 Araştırma

   İplik üreticisi, düşük fiyatlı ithal mallarla savaşıyor!


 Hukuk

   Prof. Dr, Tankut Centel

 

Editör'den

Tekstilin yolu ne zaman açılır?

Geride bıraktığınız 2002'de tekstil ve konfeksiyon sektörünün toplam ihracatı 12 milyar doları aştı. Toplam ihracat içindeki payı ise yüzde 33.6 oldu. Buna bavul ticareti de eklendiğinde yüzde 38'e varan bir pay söz konusu. Sektör geçen süreç içinde topiam üretimdeki payını yüzde 10.5'e, sanayi üretimi içindeki payını yüzde 38'e, imalat sanayi içindeki payını ise yüzde 47.5'lere kadar çıkardı. Sektör temsilcilerine göre "eli kolu bağlı" olan bu sektörde 2003'te de yüzde 10-15'lik bir büyüme sözkonusu. Peki sektörde yaşanan sorunlara rağmen bu yükseliş trendi devam eder mi? Bu sorunun cevabını bulmak için dış dünyaya kısaca gözatmak yeterli.
Onlar ne yapıyor?
Dünya ülkeleri 2005'e hazırlanıyor. Bu tarih kotaların tamamen kalkacak olması nedeniyle tekstil ve hazırgiyimin önünde ciddi bir milat. Özellikle de Uzakdoğu ülkeleri açısından. Yani rakiplerimiz daha da çoğalacak. Zaten şu anda tekstille yoluna devam etmek isteyen Avrupalı şirketler yatırımlarını Doğu Bioku ülkelerine kaydırmış durumda. ABD, 2005'te kotalar kalktıktan sonra kendi sanayiini korumak için bazı tedbirleri hayata geçirmenin hazırlığında. Uzakdoğu ülkeleri ve özellikle Çin ve Hindistan da, ihracatçısı lehine pek çok sübvansiyon ve damping uygulayarak dünya pazarlarında kalıcı olmanın temellerini atıyor. Tabi Türk tekstilcisi için de önemli bir tehlikenin temellerini...
Peki biz ne yapıyoruz?
Şu anda enerji maliyetlerininin yüksekliğinden, hammaddeye uygulanan yüzde 18lik KDV'ye, kaynak sorunundan yurt dışından ithal edilen veya kaçak giren dampingli tekstil ürünlerine kadar birçok sorunla karşı karşıya olan bir sektör var karşımızda. Anti-damping mevzuatının etkin bir şekilde uygulanamadığı sektör, yurt dışındaki haksız rekabete karşın ayakta kalma çabasında, Bu handikaplar bırakın sektörü 2005'e hazırlanmayı hep kısa vadeli planlara itti. Yapılan hazırlıklar ise sektörün kendi imkanları, şirketlerin terdi çabalarından öteye gidemedi.
Süre kısaldı. Dünya Ticaret Örgütü'nün yeni kurallarının devreye gireceği 2005 yılına kadar sektör dünya pazarlarında kaltağını sağlamak zorunda. Sektör temsilcilerine göre bunu sağlamak için de sektörün elini kolunu bağlayan, rekabet şansını yok eden olumsuz koşulların ortadan kaldırılması gerekiyor.
Başkan Halit Narin'in deyimiyle "yataklı vagonlarda gidenlerin keyif çıkardığı koskoca bir treni alıp götüren sanayinin lokomotifi", TGSD Başkanı Umut Oran'ın deyimiyle de "Avrupa şampiyonu milli atlet Süreyya Ayhan gibi koşan" bir sektör var karşımızda: Ama bir farkla, Süreyya Ayhan sektörden daha şanslı. Çünkü o koşarken sırtında yük taşımıyor. Hükümet bu yükü kaldırdığı taktirde hem sektörü oluşturan firmalar, hem de ülke ekonomisi kazançlı çıkacak. Yoksa tüm dünyanın hazırlandığı bu yarıştan payımıza, binlerce kapalı tesis, milyonlarca işsiz düşecek.

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2003 TÜTSİS      -      boratur.net