Firma
Temelleri
1912 yılında İzmir Pamuk Mensucat'la atıldı
Ren Holding 2003'te 50 milyon dolarlık ihracat hedefliyor
Temelleri 1912
yılında İzmir Pamuk Mensucat ile aldan Ren Holding, 2002 yılında
37 milyon dolar olarak gerçek-leşen ihracat miktarını 2003 yılında
50 milyon dolara, halen 1300 olan çalışan sayısını da 1500'e
çıkarmayı hedefliyor.
Grubun satış faaliyetlerini gerçekleştiren
91 yaşındaki İzmir Pamuk Mensucat'ın Avrupa'da bir marka olduğunu
söyleyen Ren Holding Hukuk Danışmanı ve Endüstriyel İşler Müdürü
Hakan Yıldırımoğhı, İzmir Pamuk Mensucat'ın Avrupa'da en çok
tanınan Türk firmalarından biri olduğunu söyledi.
2002 yılının Ren Holding şirketleri açısından başarılı bir yıl
olarak geçtiğini belirten Yıldırımoğlu, grubun bütün çalışanlarının
çok büyük bir özveri ile çalıştığını söyledi, Yıldırımoğlu sorularımızı
şöyle yanıtladı:
2002 yılı Ren Holding şirketleri açısından
nasıl geçti?
• Grup olarak 2002 yılında 37 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik.
Bu oran 2001 yılında 30 milyon dolar civarındaydı. Hedefimiz
2003 yılında da büyümeyi sürdürmek. Çünkü ihracattaki hareketlilik
herkesi etkilediği gibi bizi de çok olumlu etkiliyor. ABD'nin
Afganistan müdahalesi sonucu bizim rakibimiz durumundaki Pakistan'daki
birçok sipariş bize döndü. Şu anda en büyük endişemiz ABD'nin
Irak'a müdahale etmesi. Çünkü Irak müdahalesi Afganistan müdahalesinde
elde edilen avantajı tam tersine çevirebilir.
Üretimde ne gibi yenilikler yaptınız?
• Günün şartlarına uygun yatırımlar yapıyoruz. Bu kapsamda Sanfor
adı verilen bir makina ithal ettik. Şubat ayı içinde montajını
tamamlayacağımız bu makina, ile üzeri yaldızlı ve kabartma baskılı
kumaşların üretiminde yıkama yapıyor ve bunlara uygun prosesi
sağlıyor. Biz daha önce de bu tür kumaşlar yapıyorduk ama Sanfor
makinamız olmadığı için işin o kısmını götürüp başka bir yerde
yaptırıyorduk. Ama artık klasik ürünleri yapmanın katma değer
yaratmadığını, rekabet etmeyi zorlaştırdığını gördük. Bu nedenle
rekabet edebileceğimiz ürünleri yapmaya çalışıyoruz ve buna
uygun bir makina parkı kurmayı hedefliyoruz.
Konfeksiyon üretiminde de birtakım yenilikler yaptınız.
Bunlar hakkında bilgi verir misiniz?
• Yine katma değeri artırma ve rekabet üstünlüğü sağlama amaçlarından
hareketle nihai ürün üretimimizi artırdık. Çünkü basılmış kumaşı
satmaktansa ev tekstili haline getirip satmak daha karlı. Bu
nedenle müşterilerimizi de bu yöne yönlendiriyoruz. Bugüne kadar
müşterilerimiz bizden hazır kumaşı alıp başka yerlerde ev tekstili
yaptırıyorlardı. Artık biz yapıyoruz deyip müşterilerimizi kendi
konfeksiyon ürünlerimize yönlendiriyoruz. Bunun sonucunda da
konfeksiyonda 300 olan çalışan sayımızı 650'ye çıkardık.
Grup olarak hedefleriniz nelerdir?
• Hindistan, Pakistan gibi işçiliğin çok ucuz
olduğu ülkelerle fason üretimde rekabet edebilmemizin iki yolu
var. Ya markalı üretim yapacaksınız ya da fiyat, kalite ve ürün
yelpazesi açısından avantajlı olacaksınız. Marka yaratmak çok
uzun soluklu bir iş. Biz grup olarak bir yandan marka yaratma
çalışmalaramızı sürdürürken diğer yandan ihracatta ağırlıklı
olduğumuz fason üretimde rakiplerimize özellikle ürün yelpazesi
konusunda avantaj sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü ürün yelpazenizi
ve kalitenizi gelişıirirseniz fiyatınıza rağmen tercih sebebi
olabilirsiniz. Biz de bu noktadan hareketle Uzakdoğu, Hindistan,
Pakistan gibi ülkelerle rekabet edebilecek bir ürün yelpazesi
oluşturmaya çalışıyoruz.
Desen ve kolleksiyon çalışmalarınız ne durumda?
• Desen ve kolleksiyon yaratma ça lışmalarımıza da büyük ağırlık
veriyoruz, Stüdyo adını verdiğimiz 30 kişilik özgün kolleksiyon
yaratım ekibimiz var.
Bunların yarattığı kolleksiyonları uluslararası ev tekstil fuarlarında
sergiliyoruz. Çünkü müşterinize kolleksiyon sattığınız zaman
o işin baskısını da almış oluyorsunuz. Verilen hizmeti, ürünü
zenginleştirince fiyat olarak daha yüksek olsanız bile müşteri
sizi tercih edebiliyor.
Yurtdışındaki satış ofislerinizin sayısını arttırmayıt
düşünüyor musunuz?
• Evet düşünüyoruz çünkü bu satış ofislerinin ihracat miktarımızın
artmasında önemli rolü olduğunu görüyoruz. Şu anda ABD ve İngiltere'de
satış ofislerimiz bulunuyor. Mal sattığınız insanın ayağına
gitmek çok önemli. Eskiden üretmek büyük bir sorundu artık asıl
sorun satmak. Bugün birçok firma Pakistan'dan hammadde alıp,
Macaristan'da diktirip, İngiltere'ye satıyor. Globalizasyon
gerçek anlamda bu. Bu nedenle Almanya ve Fransa'da da ofis açmayı
düşünüyoruz.
Armutlu, Halkapınar ve Atatürk Organize
Sanayi Bölgesi'nde tesisleriniz var. Hangi tesiste ne üretimi
yaptığınız konusunda bilgi verir misiniz?
• Armutlu'daki iki tesiste jakarlı ve ipliği
boyalı dokuma, Halkapınar'daki tesislerde baskı, boya ve apre,
Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'ndeki tesislerde gravür, şablon,
desen araştırma geliştirme faaliyetleri yapılıyor. Konfeksiyon
üretimimizin bir kısmını ise Atatürk Organize Sanayiı Bölgesi'nde,
bir kısmı da Halkapınar'daki tesiste yapıyoruz.
Şu anda tekstil ve konfeksiyon sektörünün
en büyük sorunu nedir?
• Şu anda sektörün önündeki en büyük sorun ve tehlike 15 Mart'ta
yürürlüğe girecek olan İş Güvencesi Yasası olarak görüyoruz.
Çünkü bu şartlarda bile Macaristan, Romanya gibi işçiliğin ucuz
olduğu ülkelerle rekabette zorlanı yoruz. İş Güvencesi Yasası
bunu daha da zorlaştıracak. Avrupa'da 2 yıl öncesine kadar iş
kanunlarının en katı olduğu ülke İngiltere'ydi. Ardından Fransa
geliyordu. Yabancı sermaye iş kanunlannın katılığı yüzünden
İngiltereden kaçmaya başlayınca hükümet düzenleme yapmak zorunda
kaldı. Sonuçta Fransa'dan birçok firma İngiltere'ye yatırım
yaptı.
Bu nedenle Fransa da düzenleme yapmak zorunda kaldı. Türkiye'de
ise birçok firma zaten yurtdışına yatırım yaptı ve yapmaya devam
ediyor. Bunun üzerine bu yasa yürürlüğe girerse ne olur bilmiyoruz.
Ren Holding şirketleri
• İzmir Pamuk Mensucatı TAŞ.
• İzmir Pamuk Dokuma Sanayii ve Ticaret A.Ş.
• İzmir Basma Fabrikası AŞ.
• Ev-Teks Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.
• Universal Engraving Uluslararası Gravür A.Ş.
• Armateks Dokuma Sanayii ve Ticaret AŞ.
|