Bu Sayı
Editör'den
Güncel
İstihdamın üstündeki yükleri kaldırın
Sendikamız tarafından düzenlenen toplantıda
"iş güvencesi" tartışıldı
Eurocoton, "haksız ithalata" önlem
istiyor
Seminer
Necmettin Öztemir:
"Gerçek iş güvencesinin birinci koşulu işyeri güvencesidir"
Nihat Yüksel: Kayıtdışını cazip kılmayan bir
iş mevzuatı şart
Gündem
Üniversite-sanayi buluşması 14 Mayıs'ta
Sektör-Firma
Tekstilde geleceğin teknolojisine hazırlık
Ren Holding
Hukuk
Prof. Dr. Tankut Centel
İnceleme
Çağdaş KOBİ'lere dönüşen "Alt işverenlik"
|
Güncel
Eurocoton, "haksız ithalata"
önlem istiyor

Avrupalı pamuklu tekstil üreticlierini
bünyesinde barındıran Eurocoton'un Iplikçiler Komitesi 2003
yılının ilk toplantısıını Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri
Sendikası'nın evsahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirdi.
Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası'nın
(TÜTSİS) evsahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda yine Türk
ve Avrupalı iplik üreticilerine yön verecek konular görüşüldü,
öngörülerde bulunuldu.
Toplantıdan çıkan en önemli .sonuçlara bakıldığında
pamuk ipliği fiyatlarının kısa vadeli olarak aynı .seviyede
kalacağının öngürülmesi, Avrupa ve Türk tekstil sanayiinin ayakta
kalabilmesi için üçüncü ülkelerden gelen ucuz iplik ithalatının
önüne geçilmesini sağlayacak kararların hızla oluşturulması
olarak özetlenebilir.
Eurocoton İplikçiler Komitesi İstanbul toplantısına
Eurocoton Başkan Yardımcısı ve İplikçiler Komitesi Başkanı Mr.
T. Lanaras, Komite İkinci Başkanları Dr. C. Burgj ve Ertekin
Ashaboğhı, Komite Genel Sekreteri Mrs. M. Anselme, Komite üyeleri
Dr. P. Schoeller, Mr. W. Klopfer, Mr.J.Niggeler, Mr.A.Millan
Garcia ve Ahmet Öksüz, Türk iplik üreticileri İzmir Pamuklu
Mensucat Yönetim Kurulu Başkanı Herve Giraud, Kült Tekstil sahibi
Kenan Koç, Efta Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Özkan.
Karsu Tekstil sahibi Sait Molu, Güney Polgat sahibi Bülent Başer,
Sendikamız Genel Sekreter Yardımcısı Türker Arslan ve araştırma
uzmanı Lerzan Öztürk ile İTKİB Brüksel Temsilcisi Haluk Özelçi
katıldılar.
Türk iplik üreticileri AB pazarını
kaybediyor
Toplantıda Türk iplik üreticileri, Türkiye'nin AB'ye yaptığı
pamuk ipliği ihracatının 2002 yılında 2001'e oranla yüzde 38
azaldığına, Özbekistan, Pakistan ve Hindistan'ın ise AB'ye ihracatlarında
yüzde 40 seviyesinde artışlar yaşandığına dikkat çektiler. Üçüncü
ülkelerden AB'ye giren ucuz ithal ipliklerin hem Türk hem de
Arupalı iplik üreticilerini haksız rekabete maruz bıraktığını
belirten Türk iplik üreticileri, daha önce Türkiye'ye ucuz iplik
ithal ettiği gerekçesiyle yaptırımlar uygulayan AB'nin aynı
şekiide üçüncü ülkelerden ucuz iplik ithalatını önleyici acil
tedbirler almasını istediler.
AB'nin iplik ithalat rakamları açıklandı
Avrupa'ya üçüncü ülkelerden yapılan ithalatın, Avrupalı iplik
üreticilerinin kapasitelerinde yüzde 10'a varan düşüşe yol açtığının
da belirtildiği toplantıda açıklanan rakamlara göre 2002 yılının
ilk 10 aylık bölümünde 2001'in aynı dönemine göre Türkiye'nin
AB'ye olan pamuk ipliği ihracatı yüzde 29.57, sentetik iplik
ihracatı ise yüzde 20.05 azaldı. Aynı dönemde pamuk ipliği ihracatında
Hindistan'ın yüzde 17,38, Pakistan'ın yüzde 53,77, Çek Cumhuriyeti'nin
yüzde 43.62 ve Endonezya'nın yüzde 24,09 artış sağladığı belirlendi.
AB'ye yapılan sentetik iplik ihracatında ise 2002 10 aylık döneminde
2001'i aynı dönemine göre Romanya yüzde 31-34, Çek Cumhuriyeti
yüzde 13.55 ve Malezya yüzde 12.16 artış yaşadı. Yine araştırmaya
göre 2002 Ocak-Ekim döneminde pamuk ipliği fiyatları ortalama
yüzde 13 geriledi.
GÖRÜŞLER
Eurocoton İkinci Başkanı Ertekin Ashaboğlu;
"AB'a ihracatımızda ciddi sıkıntı var"
İstanbul'da
yaptığımız bu toplantı,iplikçiler Ko-mitesi'nin her iki ayda
bir yaptığı mutat toplantılardan bir tanesiydi. Bundan sonra
toplantı 9 Ni-san'da Yunanistan'da yapılacak. Pamuk ipliği piyasalarında
AB ülkeleri ve Türkiye'deki durum anlatılıyor, değerlendiriliyor.
Fiyatların hangi seviyede olduğu ve beklentiler dile getiriliyor.
Toplantıdaki konuşmalardan anladığımız kadarıyla
Avrupa'da bilhassa Almanya ve Fransa'da kapasiteler giderek
küçülmekte. Bunun sebebi o ülkelere yapılan sadece iplik değil
mensucat ve hazırgiyim ithalatının anması ve o ülkelerde maliyetlerin
giderek yükselmesi.
Türkiye ise 2002 senesi iplik piyasası pozisyon
üretim ve satış bakımından fena geçmedi. Ama insanların hepsi
fiyatlardan şikayetçi. Bunun nedeni dış ülkelerden yapılan yani
Türkmenistan, Suriye gibi ülkelerden yapılan çok ucuz fiyatlı,
dampingli iplikler ve de diğer tekstil ürünleri. Biliyorsunuz
Türkiye'de bunu önlemek için ihracatçılar Birliği bilhassa pamuk
ipliği ithalatına damping uygulanması için hazırlık içindeler.
Türkiye'nin pamuk ipliği ihracatında ciddi
sıkıntı var. AB'ye yapılan pamuk ipliği ihracatı 2002 yılında
2001'ye oranla yüzde 38 azalmış. Yani ihracat yapamamışız, üretimin
büyük bölümü iç piyasada satılmış. İhracatın düşmesinin bir
nedeni Özbekistan, Suriye hatta Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerin
bizirn pazarımız olan AB ülkelerine pamuk ipliğini çok ucuz
fiyatlara satmaları. Yani biz o ipliklerle rekabet edemiyoruz
o yüzden ihracat yapamıyoruz. Aynı zamanda iç piyasada da bu
iplikler karşımıza çıkıyor ve üreticiler rekabet edemiyor. Biz
Avrupalı iplik üreticilerine "Eskiden siz bize pat diye
damping vergisi koyardınız, pamuk ipliğini ucuza satıyorsunuz
diye. Ama simdi niye bu ülkelere koymuyorsunuz?'' diye sorduk.
2002 yılında Özbekistan, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerden
AB'nin yaptığı ithalat yüzde 40'lar seviyesinde artmış. Bizimki
yüzde 38 geriliyor. Dampingli fiyatlarla benim pazarımı çalıyor
bunun önleminin alınması gerekli.
Toplantıda Çin'deki gelişmeleri de değerlendirdik. Çin. artık
herkesin korkulu rüyası oldu. Çin pamuk ipliğinde makinelerinin
10 milyon iğlik bölümünü yeniledi. Çin'in bu se-neki ihracatı
pamuk ipliğinde yüzde 15 arttı, giderek artıyor. Çin, 2005 yılından
itibaren dünyaya fiyat bakımından hükmeden, dikte eden tek ülke
olacak gibi. Herkes bu konuda çok endişeli. Avrupalı meslektaşlarımızın
bir endişesi de ülkelerinin artık tekstil endüstrisine önem
vermemesi... İthalatçıların ağırlığı, diğer sanayilerin önem
kazanması. Böyle olunca AB, diğer sanayilerin üçüncü ülkelerle
yaptığı ticaret için tekstil sektörünü gözardı edebiliyor."
Türkiye Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçı Birlikleri
Ortak Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Öksüz: "Avrupa'da pamuk
ipliği kapasitesi düşüyor"
"Avrupa'da hala iplik kapasitelerinde düşüşler var. Bir
yıl öncesi ile kıyaslandığında pamuk ipliğinde kapasitelerde
yüzde 10'a varan düşüş yaşandığı görülüyor. Fiyatlarda düşüş
sürüyor. Bunun en büyük nedeni ithal iplikler. Avrupa'nın da
en büyük sıkıntısı bizim yaşadığımız ithal iplikler sorunu.
Eurocoton'un bu toplantısında fiyatların aynı düzeyde devam
edeceği öngörüldü. Trafik sapması gündeme getirildi. Uzakdoğu
ülkelerinden gelen ürünlere Avrupa'da kumaşın kenarına baskı
yapıp menşe kazandırılıyor. Bu konuya büyük ülkeler özellikle
Almanya ve Fransa sahip çıkmıyor. O ülkeler tekstil yerine makine
satmaya yönelince tekstili göz ardı ediyorlar. Bundan o ülkelerin
tekstilcileri de rahatsız ama hükümetler buna göz yummayı tercih
ediyorlar. Türkiye'nin pamuk ipliği ithalatını önlemek için
başlattığı antidamping soruşturması girişiminde ise imzaların
toplanmasına devam ediliyor."
İTKİB Brüksel Temsilcisi Haluk Özelçi;
"Pamuk ipliğinde piyasalar nispeten hareketlenecek"
"Türkiye,
iplikte AB'nin tümü kadar hatta daha fazla üretim kapasitesine
sahip bir konumda. Eurocoton'a Türkiye üye olduktan sonra fiyatlar
ve iplik politikaları Türkiye'nin görüşleri çerçevesinde belirlenir
oldu. Bunu da zaten tüm üyeler makul karşılıyor. Çünkü diğer
ülkelerin ürettiği ipliklerle Türkiye'nin üretim miktarı arasında
çok büyük fark var. Bu toplantılarda Avrupa'da iplik ticaretine,
iplik üretimine yön veren kararlar alınıyor. Bu kararlar bağlayıcı
kararlar olmamakla birlikle yönlendirici kararlar. Yani iplikçiler
bir araya gelip iplik konusundaki önümüzdeki dönemde olabilecek
gelişmeleri belirliyorlar ve hu gelişmelerin iplik fiyatlarına
ve piyasadaki taleplere olan etkisini öne çıkartarak bir çerçeve
çiziyorlar. Bu çerçeve tüm Avrupa ticaretindeki taraflar tarafından
gösterge olarak ele almıyor ve ona göre herkes kendi durumunu
belirliyor. İstanbul'da yapılan 2003 yılının ilk toplantısında
piyasaların nispeten gecen dönemlere nazaran biraz daha hareketlenme
yoluna gireceği ve fiyatların yaklaşık olarak aynı düzeyde kalması
yolunda görüşbirliğine varıldı. Yalnız özellikle üçüncü ülkelerden
AB'ye gelen çok ucuz fiyatlı ihracat nedeniyle Türki y e'n i
n A B'y e olan İhracatında çok ciddi düşüşler yaşandığı da belirlendi.
AB'deki karar mekanizmalarının çok sıkı ve çabuk şekilde harakete
geçirilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasının sağlanması.
Örneğin Suriye'den, Özbekistan'dan, Pakistan'dan yapılan ucuz
fiyatlı iplik ihracatının Avrupa piyasasını her bakımdan bozduğunu,
AB'deki komisyonun bir an önce bunu belirleyip harekele geçmesi
gerekli. Ama biliyorsunuz AB, 15 ülkeden oluşuyor ve bu 15 ülkeyi
ortak bir karar etrafında birleştirmek çok zor. Bazı ülkelerin
iplik sanayileri hiç yok. Avrupa'da ve Türkiye'de tekstil sektörünü
ayakta tutabilmek için komisyonun çok sıkı bir şekilde üçüncü
ülkeleden gelen ucuz iplik ithalatının önüne geçmesini .sağlayacak
kararları acilen alması gerekiyor.
Çünkü ileride kurmayı düşündüğümüz Pan Avrupa-Akdeniz alanının
hayatta kalabilmesinin en büyük iki temel noktası var. Bir tanesi
gümrük tarifelerinin belirli bir düzeyde tutulması, ikincisi
de orjin kurallarından hiç taviz verilmeden tercihli orjinin
devam etmesi. Bunları yerine getirmemiz lazım.
Çin toplantıdaki bir diğer konu idi. ABD, Çin'in DTO'ya girmesi
aşaşartı koydu. Bu şarta göre 2005'ten 2008'e kadar olan dönem
içerisinde yani tekstil ticaretinin serbestleşmesinden sonra
Çin'den ABD'ye yapılacak olan ihracatta herhangi bir kategoride
anormal artışlar olursa ABD tek taraflı olarak bu korunma mekanizmasını
isletebilecek ve tekrar kota koyabilecek. Tabi bir DTO üyesi
olması nedeniyle ABD böyle bir korunma mekanizması koyduğu için
diğer örgüt üyesi ülkeler de otomatik-man bunu üstlenmiş oldular.
Bu mekanizma elimizde, Bu mekanizmanın ne kadar hızlı işletilebileceği
çok kritik. Onun için Çin'den 2005'den sonra yapılacak ihracatta
herhangi bir kategoride yaşanacak anormal bir artış rahatsızlık
yarattığı anda bunu uygularsak, Çin'e ciddi şekilde engel olabilirsek
sorun yok, Ama eğer bu meka-nizmalan hızlı olarak gündeme getiremezsek
o zaman yapılacak hiçbir şey yok. Çünkü mesela böyle bir mekanizmanın
devreye girmesi bir seneyi bulursa bazı sanayilerimiz durma
noktasına gelebilir. Ben Euratex toplantılarına da katılıyorum.
Euratex bünyesinde Çin'de karşılaşılan güçlükler, Çin'in bundan
sonra ticarete yaratacağı sıkıntıları izleyip her üyenin bu
konudaki sıkıntısını dile getirip önlemlerin gündeme getirilmesi
ve bu konuya ilgili önlem alınmasını takip etmesi kararlaştırıldı."
Kült Tekstil sahibi Kenan Koç:
"Tekstilcinin umudu AB'ye katılacak yeni ülkeler"
Eurocoton
İplikçiler Komitesi'nin İstanbul'daki toplantısında Avrupa'da
ve Türkiye'de iplikçiliğin durumu konuşuldu. Yurtdışından gelen
haksız ithalatın Türkiye'yi ve Avrupa'yı ne kadar zor duruma
soktuğu, kapasitenin, fiyatların ve ihracatın düşmesi ile gösterildi.
AB'nin artık üçüncü ülkelere antidamping ve koruma önlemleri
alamamasının sebepleri tartışıldı. Ancak 2004 sonrası AB'ye
girecek yeni 10 ülkenin tekstil endüstrisinin relatif olarak
daha önemli olması belki bundan sonra AB'nin en azından ABD
ve benzeri ülkeler nezdin-de daha fazla korumacılık yapabileceği
konusunda yorumlar yapıldı. Türkiye'nin haksız ithalatı önlemek
için neler yaptığı konusunda bilgiler verildi, işlerin iki üç
ay öncesine göre daha kötüye gitmeyeceği konusunda inanç bildirildi.
Fiyatların aynı seviyede kalması öngörüldü. Burada pamuk fiyatları
bir taraftan arttığını ama piyasada daha fazla ipiik fiyatını
kaldırmayacağını gördüğümüz için fiyatların aynı kalmasını öngördük.
Çin yine gündemdeydi. Çin'e karşı AB'nin ne kadar zayıf olduğu,
örnek olarak uçak sanayinin Almanya'da tekstil sanayiden daha
fazla istihdamı olduğu ve Airbus'un Çin'e l uçak satması karşılığında
Çinliler'in istedikleri her türlü tekstil ödününü AB'den alabildiğini
bunu da Avrupa ve Türk tekstil sanayine yarar değil zarar verdiği
bilgi olarak sunuldu."
|