[ , ]    Sayı:278  Şubat 2003

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


 Güncel

   İstihdamın üstündeki yükleri kaldırın

   Sendikamız tarafından düzenlenen toplantıda "iş güvencesi" tartışıldı

   Eurocoton, "haksız ithalata" önlem istiyor


 Seminer

   Necmettin Öztemir:
"Gerçek iş güvencesinin birinci koşulu işyeri güvencesidir"

   Nihat Yüksel: Kayıtdışını cazip kılmayan bir iş mevzuatı şart


 Gündem

   Üniversite-sanayi buluşması 14 Mayıs'ta


 Sektör-Firma

   Tekstilde geleceğin teknolojisine hazırlık

   Ren Holding


 Hukuk

   Prof. Dr. Tankut Centel


 İnceleme

   Çağdaş KOBİ'lere dönüşen "Alt işverenlik"

 

Güncel

Eurocoton, "haksız ithalata" önlem istiyor


Avrupalı pamuklu tekstil üreticlierini bünyesinde barındıran Eurocoton'un Iplikçiler Komitesi 2003 yılının ilk toplantısıını Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası'nın evsahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirdi.

 

Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası'nın (TÜTSİS) evsahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda yine Türk ve Avrupalı iplik üreticilerine yön verecek konular görüşüldü, öngörülerde bulunuldu.

 

Toplantıdan çıkan en önemli .sonuçlara bakıldığında pamuk ipliği fiyatlarının kısa vadeli olarak aynı .seviyede kalacağının öngürülmesi, Avrupa ve Türk tekstil sanayiinin ayakta kalabilmesi için üçüncü ülkelerden gelen ucuz iplik ithalatının önüne geçilmesini sağlayacak kararların hızla oluşturulması olarak özetlenebilir.

 

Eurocoton İplikçiler Komitesi İstanbul toplantısına Eurocoton Başkan Yardımcısı ve İplikçiler Komitesi Başkanı Mr. T. Lanaras, Komite İkinci Başkanları Dr. C. Burgj ve Ertekin Ashaboğhı, Komite Genel Sekreteri Mrs. M. Anselme, Komite üyeleri Dr. P. Schoeller, Mr. W. Klopfer, Mr.J.Niggeler, Mr.A.Millan Garcia ve Ahmet Öksüz, Türk iplik üreticileri İzmir Pamuklu Mensucat Yönetim Kurulu Başkanı Herve Giraud, Kült Tekstil sahibi Kenan Koç, Efta Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Özkan. Karsu Tekstil sahibi Sait Molu, Güney Polgat sahibi Bülent Başer, Sendikamız Genel Sekreter Yardımcısı Türker Arslan ve araştırma uzmanı Lerzan Öztürk ile İTKİB Brüksel Temsilcisi Haluk Özelçi katıldılar.

 

Türk iplik üreticileri AB pazarını kaybediyor
Toplantıda Türk iplik üreticileri, Türkiye'nin AB'ye yaptığı pamuk ipliği ihracatının 2002 yılında 2001'e oranla yüzde 38 azaldığına, Özbekistan, Pakistan ve Hindistan'ın ise AB'ye ihracatlarında yüzde 40 seviyesinde artışlar yaşandığına dikkat çektiler. Üçüncü ülkelerden AB'ye giren ucuz ithal ipliklerin hem Türk hem de Arupalı iplik üreticilerini haksız rekabete maruz bıraktığını belirten Türk iplik üreticileri, daha önce Türkiye'ye ucuz iplik ithal ettiği gerekçesiyle yaptırımlar uygulayan AB'nin aynı şekiide üçüncü ülkelerden ucuz iplik ithalatını önleyici acil tedbirler almasını istediler.

 

AB'nin iplik ithalat rakamları açıklandı
Avrupa'ya üçüncü ülkelerden yapılan ithalatın, Avrupalı iplik üreticilerinin kapasitelerinde yüzde 10'a varan düşüşe yol açtığının da belirtildiği toplantıda açıklanan rakamlara göre 2002 yılının ilk 10 aylık bölümünde 2001'in aynı dönemine göre Türkiye'nin AB'ye olan pamuk ipliği ihracatı yüzde 29.57, sentetik iplik ihracatı ise yüzde 20.05 azaldı. Aynı dönemde pamuk ipliği ihracatında Hindistan'ın yüzde 17,38, Pakistan'ın yüzde 53,77, Çek Cumhuriyeti'nin yüzde 43.62 ve Endonezya'nın yüzde 24,09 artış sağladığı belirlendi.
AB'ye yapılan sentetik iplik ihracatında ise 2002 10 aylık döneminde 2001'i aynı dönemine göre Romanya yüzde 31-34, Çek Cumhuriyeti yüzde 13.55 ve Malezya yüzde 12.16 artış yaşadı. Yine araştırmaya göre 2002 Ocak-Ekim döneminde pamuk ipliği fiyatları ortalama yüzde 13 geriledi.

GÖRÜŞLER

Eurocoton İkinci Başkanı Ertekin Ashaboğlu;
"AB'a ihracatımızda ciddi sıkıntı var"

İstanbul'da yaptığımız bu toplantı,iplikçiler Ko-mitesi'nin her iki ayda bir yaptığı mutat toplantılardan bir tanesiydi. Bundan sonra toplantı 9 Ni-san'da Yunanistan'da yapılacak. Pamuk ipliği piyasalarında AB ülkeleri ve Türkiye'deki durum anlatılıyor, değerlendiriliyor. Fiyatların hangi seviyede olduğu ve beklentiler dile getiriliyor.

Toplantıdaki konuşmalardan anladığımız kadarıyla Avrupa'da bilhassa Almanya ve Fransa'da kapasiteler giderek küçülmekte. Bunun sebebi o ülkelere yapılan sadece iplik değil mensucat ve hazırgiyim ithalatının anması ve o ülkelerde maliyetlerin giderek yükselmesi.

Türkiye ise 2002 senesi iplik piyasası pozisyon üretim ve satış bakımından fena geçmedi. Ama insanların hepsi fiyatlardan şikayetçi. Bunun nedeni dış ülkelerden yapılan yani Türkmenistan, Suriye gibi ülkelerden yapılan çok ucuz fiyatlı, dampingli iplikler ve de diğer tekstil ürünleri. Biliyorsunuz Türkiye'de bunu önlemek için ihracatçılar Birliği bilhassa pamuk ipliği ithalatına damping uygulanması için hazırlık içindeler.

Türkiye'nin pamuk ipliği ihracatında ciddi sıkıntı var. AB'ye yapılan pamuk ipliği ihracatı 2002 yılında 2001'ye oranla yüzde 38 azalmış. Yani ihracat yapamamışız, üretimin büyük bölümü iç piyasada satılmış. İhracatın düşmesinin bir nedeni Özbekistan, Suriye hatta Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerin bizirn pazarımız olan AB ülkelerine pamuk ipliğini çok ucuz fiyatlara satmaları. Yani biz o ipliklerle rekabet edemiyoruz o yüzden ihracat yapamıyoruz. Aynı zamanda iç piyasada da bu iplikler karşımıza çıkıyor ve üreticiler rekabet edemiyor. Biz Avrupalı iplik üreticilerine "Eskiden siz bize pat diye damping vergisi koyardınız, pamuk ipliğini ucuza satıyorsunuz diye. Ama simdi niye bu ülkelere koymuyorsunuz?'' diye sorduk.
2002 yılında Özbekistan, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerden AB'nin yaptığı ithalat yüzde 40'lar seviyesinde artmış. Bizimki yüzde 38 geriliyor. Dampingli fiyatlarla benim pazarımı çalıyor bunun önleminin alınması gerekli.
Toplantıda Çin'deki gelişmeleri de değerlendirdik. Çin. artık herkesin korkulu rüyası oldu. Çin pamuk ipliğinde makinelerinin 10 milyon iğlik bölümünü yeniledi. Çin'in bu se-neki ihracatı pamuk ipliğinde yüzde 15 arttı, giderek artıyor. Çin, 2005 yılından itibaren dünyaya fiyat bakımından hükmeden, dikte eden tek ülke olacak gibi. Herkes bu konuda çok endişeli. Avrupalı meslektaşlarımızın bir endişesi de ülkelerinin artık tekstil endüstrisine önem vermemesi... İthalatçıların ağırlığı, diğer sanayilerin önem kazanması. Böyle olunca AB, diğer sanayilerin üçüncü ülkelerle yaptığı ticaret için tekstil sektörünü gözardı edebiliyor."


Türkiye Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçı Birlikleri Ortak Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Öksüz: "Avrupa'da pamuk ipliği kapasitesi düşüyor"
"Avrupa'da hala iplik kapasitelerinde düşüşler var. Bir yıl öncesi ile kıyaslandığında pamuk ipliğinde kapasitelerde yüzde 10'a varan düşüş yaşandığı görülüyor. Fiyatlarda düşüş sürüyor. Bunun en büyük nedeni ithal iplikler. Avrupa'nın da en büyük sıkıntısı bizim yaşadığımız ithal iplikler sorunu. Eurocoton'un bu toplantısında fiyatların aynı düzeyde devam edeceği öngörüldü. Trafik sapması gündeme getirildi. Uzakdoğu ülkelerinden gelen ürünlere Avrupa'da kumaşın kenarına baskı yapıp menşe kazandırılıyor. Bu konuya büyük ülkeler özellikle Almanya ve Fransa sahip çıkmıyor. O ülkeler tekstil yerine makine satmaya yönelince tekstili göz ardı ediyorlar. Bundan o ülkelerin tekstilcileri de rahatsız ama hükümetler buna göz yummayı tercih ediyorlar. Türkiye'nin pamuk ipliği ithalatını önlemek için başlattığı antidamping soruşturması girişiminde ise imzaların toplanmasına devam ediliyor."


İTKİB Brüksel Temsilcisi Haluk Özelçi;
"Pamuk ipliğinde piyasalar nispeten hareketlenecek"

"Türkiye, iplikte AB'nin tümü kadar hatta daha fazla üretim kapasitesine sahip bir konumda. Eurocoton'a Türkiye üye olduktan sonra fiyatlar ve iplik politikaları Türkiye'nin görüşleri çerçevesinde belirlenir oldu. Bunu da zaten tüm üyeler makul karşılıyor. Çünkü diğer ülkelerin ürettiği ipliklerle Türkiye'nin üretim miktarı arasında çok büyük fark var. Bu toplantılarda Avrupa'da iplik ticaretine, iplik üretimine yön veren kararlar alınıyor. Bu kararlar bağlayıcı kararlar olmamakla birlikle yönlendirici kararlar. Yani iplikçiler bir araya gelip iplik konusundaki önümüzdeki dönemde olabilecek gelişmeleri belirliyorlar ve hu gelişmelerin iplik fiyatlarına ve piyasadaki taleplere olan etkisini öne çıkartarak bir çerçeve çiziyorlar. Bu çerçeve tüm Avrupa ticaretindeki taraflar tarafından gösterge olarak ele almıyor ve ona göre herkes kendi durumunu belirliyor. İstanbul'da yapılan 2003 yılının ilk toplantısında piyasaların nispeten gecen dönemlere nazaran biraz daha hareketlenme yoluna gireceği ve fiyatların yaklaşık olarak aynı düzeyde kalması yolunda görüşbirliğine varıldı. Yalnız özellikle üçüncü ülkelerden AB'ye gelen çok ucuz fiyatlı ihracat nedeniyle Türki y e'n i n A B'y e olan İhracatında çok ciddi düşüşler yaşandığı da belirlendi. AB'deki karar mekanizmalarının çok sıkı ve çabuk şekilde harakete geçirilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasının sağlanması.
Örneğin Suriye'den, Özbekistan'dan, Pakistan'dan yapılan ucuz fiyatlı iplik ihracatının Avrupa piyasasını her bakımdan bozduğunu, AB'deki komisyonun bir an önce bunu belirleyip harekele geçmesi gerekli. Ama biliyorsunuz AB, 15 ülkeden oluşuyor ve bu 15 ülkeyi ortak bir karar etrafında birleştirmek çok zor. Bazı ülkelerin iplik sanayileri hiç yok. Avrupa'da ve Türkiye'de tekstil sektörünü ayakta tutabilmek için komisyonun çok sıkı bir şekilde üçüncü ülkeleden gelen ucuz iplik ithalatının önüne geçmesini .sağlayacak kararları acilen alması gerekiyor.
Çünkü ileride kurmayı düşündüğümüz Pan Avrupa-Akdeniz alanının hayatta kalabilmesinin en büyük iki temel noktası var. Bir tanesi gümrük tarifelerinin belirli bir düzeyde tutulması, ikincisi de orjin kurallarından hiç taviz verilmeden tercihli orjinin devam etmesi. Bunları yerine getirmemiz lazım.
Çin toplantıdaki bir diğer konu idi. ABD, Çin'in DTO'ya girmesi aşaşartı koydu. Bu şarta göre 2005'ten 2008'e kadar olan dönem içerisinde yani tekstil ticaretinin serbestleşmesinden sonra Çin'den ABD'ye yapılacak olan ihracatta herhangi bir kategoride anormal artışlar olursa ABD tek taraflı olarak bu korunma mekanizmasını isletebilecek ve tekrar kota koyabilecek. Tabi bir DTO üyesi olması nedeniyle ABD böyle bir korunma mekanizması koyduğu için diğer örgüt üyesi ülkeler de otomatik-man bunu üstlenmiş oldular. Bu mekanizma elimizde, Bu mekanizmanın ne kadar hızlı işletilebileceği çok kritik. Onun için Çin'den 2005'den sonra yapılacak ihracatta herhangi bir kategoride yaşanacak anormal bir artış rahatsızlık yarattığı anda bunu uygularsak, Çin'e ciddi şekilde engel olabilirsek sorun yok, Ama eğer bu meka-nizmalan hızlı olarak gündeme getiremezsek o zaman yapılacak hiçbir şey yok. Çünkü mesela böyle bir mekanizmanın devreye girmesi bir seneyi bulursa bazı sanayilerimiz durma noktasına gelebilir. Ben Euratex toplantılarına da katılıyorum. Euratex bünyesinde Çin'de karşılaşılan güçlükler, Çin'in bundan sonra ticarete yaratacağı sıkıntıları izleyip her üyenin bu konudaki sıkıntısını dile getirip önlemlerin gündeme getirilmesi ve bu konuya ilgili önlem alınmasını takip etmesi kararlaştırıldı."

 

Kült Tekstil sahibi Kenan Koç:
"Tekstilcinin umudu AB'ye katılacak yeni ülkeler"

Eurocoton İplikçiler Komitesi'nin İstanbul'daki toplantısında Avrupa'da ve Türkiye'de iplikçiliğin durumu konuşuldu. Yurtdışından gelen haksız ithalatın Türkiye'yi ve Avrupa'yı ne kadar zor duruma soktuğu, kapasitenin, fiyatların ve ihracatın düşmesi ile gösterildi. AB'nin artık üçüncü ülkelere antidamping ve koruma önlemleri alamamasının sebepleri tartışıldı. Ancak 2004 sonrası AB'ye girecek yeni 10 ülkenin tekstil endüstrisinin relatif olarak daha önemli olması belki bundan sonra AB'nin en azından ABD ve benzeri ülkeler nezdin-de daha fazla korumacılık yapabileceği konusunda yorumlar yapıldı. Türkiye'nin haksız ithalatı önlemek için neler yaptığı konusunda bilgiler verildi, işlerin iki üç ay öncesine göre daha kötüye gitmeyeceği konusunda inanç bildirildi. Fiyatların aynı seviyede kalması öngörüldü. Burada pamuk fiyatları bir taraftan arttığını ama piyasada daha fazla ipiik fiyatını kaldırmayacağını gördüğümüz için fiyatların aynı kalmasını öngördük. Çin yine gündemdeydi. Çin'e karşı AB'nin ne kadar zayıf olduğu, örnek olarak uçak sanayinin Almanya'da tekstil sanayiden daha fazla istihdamı olduğu ve Airbus'un Çin'e l uçak satması karşılığında Çinliler'in istedikleri her türlü tekstil ödününü AB'den alabildiğini bunu da Avrupa ve Türk tekstil sanayine yarar değil zarar verdiği bilgi olarak sunuldu."

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2003 TÜTSİS      -      boratur.net