[ , ]    Sayı:298 Ekim 2004

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


Güncel

  Ekonomide büyüme rekorlarına rağmen kayıtdışı ekonominin giderek artması, son derece olumsuz ve endişe verici

  Narin'den Germir'e modern ilköğretim okulu

  Tekstilciler Kayseri ve Çerkezköy'de İşletmeler Üstü Eğitim Merkezi kuruyor

  Tekstil sektörü gümrük istiyor


Gündem

  Tekstilciler Çin'le işbirliği arayışında

  Ücret Garanti Fonu kuruldu


Ayın Konusu

  2005K sendromuna hazır mıyız?


Değerlendirme

  Çin'e karşı, Kalite-Teknoloji-Verimlilik
2004 ilk yarıyıl değerlendirmesi

  Aslını arayan kilimler


Eğitim

  S.D.Ü. Tekstil Mühendisliği Bölümü Penye İplik Uygulama İşletmesi Açıldı


 Hukuk

  Toplu sözleşmedeki ücret zammını düşürme

(Karar İncelemesi)


 ENGLISH

  Summaries in English

Değerlendirme


Çin'e karşı, Kalite-Teknoloji-Verimlilik
2004 ilk yarıyıl değerlendirmesi

 

Mehmet S. Kumbaracı, MBA
TGSD Yönetim Kurulu Başk.Yrd.

 

• Tekstil ihracat artışının, Dolar/Euro parite farkı arındırılmasından sonra gerçek anlamda % 20 , Konfeksiyon artışının da % 6 civarında gerçekleştiği görülüyor. Aşın değerli TL'nin karlan eritmesiyle, Türk ihracatçısının bu performansı "özverili bir başarı" olarak değerlendirilmelidir.
• Tekstil ihracatı Polonya, Bulgaristan, Slovenya'ya artıyor (bu ülkelerde işlenen Türk kumaşlan , gelişmiş AB ülkeleri ve Amerika'ya giysi olarak ihraç ediliyor.) AB'nin ekonomileri zayıf 10 yeni üyesi ve eski "kaplumağalar Portekiz, İspanya ve Yunanistan", 12 büyük ceylan-tavşan "AB üyesine üretim ve hizmet işleri yapıyor. Aynca, kaliteli Türk kumaşları, Meksika ve diğer G.Amerika ülkelerinde işlenerek, konfeksiyon ürünü olarak Amerika pazarlarına giriyor. ÇİN'le rekabet etmek uğruna, bazı Türk konfeksiyoncularının, kaliteden ödün verdikleri, pamuk kalitesinde bile eski geleneklerin aşındırıldığı görülüyor. Örneğin, penye iplik sadece İzmir "mıntıka" veya "ekstra" kalitelerinden yapılırken, düşük kaliteli ithal pamuklardan da penye iplik üretilmesi yanlışlığı uygulanabiliyor.
• Konfeksiyon ihracatı, Rusya, Ortadoğu ülkelerine normal artış seyrinde; Amerika, AB ve Kuzey Avrupa ülkeleri H&M ve spor giysi alıcüan, tamemen Çin ve Hindistan'a yönelme eğilimindeler. (Hindistan da büyük tehdit oluşturuyor).
ÇİN'deki olumsuzluklar
Enerji sıkıntısı baş göstermiş, haftada belirli günleri elektrik kesiliyor; bu açığı fazla mesai ödemeden yaptıklan ekstra üretimle kapıyorlar. Su, elektrik fiyatlan önemli ölçüde artma eğiliminde. Devletin gizli teşviklerle tekstil ve konfeksiyon başta olmak üzere, ihracata yönelik üretimi desteklediği görülüyor. 300 milyar doları kayıtlı toplam 500 milyar dolarlık geri dönmeyen ihracat kredileri olduğu söyleniyor. Mal teslimatı, door-to-door (fabrikadan alıcının deposuna), 1,5 aydan önce olamıyor; Türkiye bu konuda 8-10 günlük performansıyla, çok avantajlı. Buna karşın kalite bilinci gelişiyor, 20 Tekstil/Konfeksiyon şirketinin ihracatı 1 milyar doların üzerinde. Büyük çaplı üretim, ölçek ekonomisiyle maliyet avantajlan sağlıyorlar. Devlet çok teşvik verdiği için, "herkes tekstilci olmak" istiyor.
• Çin'li bazı konfeksiyon üreticilerinin Türkiye'den dahi kaliteli kumaş ithal edip, giysi yaparak AB ülkelerine mal sevkettiği görülüyor (Çin, ipliği boyalı/ringel vb kaliteli örgü kumaş üretiminde zayıf).
• Dünya hammadde kaynaklarının adeta yutan ve fiyatların yükselmesine neden olan Çin üreticileri, hükümetin aldığı kararla, bir miktar (ve belirli bir zaman için) küçülme politikalan uygulamağa ve hammadde alımlarını azaltma yoluna gitmişler. Pamuk alım taahhütlerinin son zamanlarda yerine getirmedikleri görülüyor . Dünya pamuk piyasalarında fiyatlar , bu nedenle düşük düzeyde seyrediyor.
Bazı tesbitler: Türk otomotiv sanayi , otomobil ve yan sanayi ürünleri ihracatı %70 artış gösteriyor ; buna karşın aynı ürün gruplannın ithalatının % 300'leri aşkın büyüdüğü görülüyor . 2003 ilk 6 ayında ithal edilen otomobil sayısı 60.000 iken , 2004 aynı döneminde 220.000 adete çıkmış .2004'te ihraç edilen otomobil ise 170.000 adedi buluyor. Otomotiv sektöründeki hareketlilik "konjoktürel "koşullara dayanıyor ve ithal -yerli otomobillere talep , bankaların "tüketici kredileri"yle besleniyor. Otomotiv sektörünün yarattığı katma değerin küçük boyutlu olduğu, sürdürülebilir istihdam, genel refaha katkı, katma değer yaratma ve vergi ödeme performansının da kalıcı olamayacağı endişesi taşınıyor . Diğer yandan, aşırı değerli TL nedeniyle karların çok düştüğü ortamda ihracat gelirlerinin %30'unu sağlayan, %20 istihdam yaratan Tekstil ve Konfeksiyon sektörüne , devletin sahip çıkması gerekmektedir.
Japon Otomotiv Sanayi'ne bakıldığında , son 10 yıldaki Yen/Dolar paritesindeki 2 misline yakın aleyhte faktöre rağmen, AR-GE ve Teknoloji Geliştirme yatınmları, verimlilik artışı ve maliyet düşürücü uygulamalarıyla , dünya pazarlarındaki rekabet avantajlarını, ülkelerine istihdam ve ihracat gelirleri katkılarının artarak sürdüğü görülmektedir.
İSO 500 büyük sanayici listesi incelendiğinde, 15 kadar şirketin, ihracatın yaklaşık yüzde ellisini gerçekleştirdikleri saptanmaktadır. Bu arada, Türkiye genel ihracatının %70'inin AB ülkelerine yapıldığı ve Almanya'nında bu dilimden çok önemli bir pay aldığını görüyoruz. Dünya ticaretinde büyük oyuncuların öneminin gittikçe arttığı koşullarda, milyar dolar üzerinde ihracat yapan Türk firmalarının çoğalması sevindiricidir. Ancak, büyük çoğunluğu AB ve Almanya'ya endeksli ihracatımız, tek pazara bağımlılık risklerini beraberinde getirmektedir.
Sonuç
Tüm sektörler için öncelikler,
• Yeni teknoloji yatınmları ve AR-GE çalışmalarına öncelik vermeleri,
• Kaliteden asla ödün vermemeleri,
• Müşteri Odaklılık çalışmalarını özümseyerek, aktif marketing uygulamaları ve Pazar çeşitleme çalışmalarına öncelik vermeleri,
• Şirket kadrolarının gözden geçirilerek, yeni üretim ve yönetim teknolojileri kullanımıyla, maliyetlerini düşürücü önlemler almalan, kaçınılmaz olmaktadır.
• Gelişmiş ekonomilerde, global ticaret yapan firmalar uzmanlık alanlan dışındaki mal ve hizmetleri, "dış tedarik-out sourcing" yoluyla sağlayarak, önemli maliyet avantajları sağlamaktadırlar .
2004 yılı başlarında uygulamaya geçilen, komşu ülkelerle ticaretin geliştirilmesi adımları olumlu girişimlerdir ve süratle geliştirilmelidir. Aynca, 15-20 şirketten oluşacak "Global Dış Ticaret Şirketler" oluşumu özendirilmelidir. Bu güç birliğiyle, yeni dünya pazarlarına daha etkin ihracat yapma ve Türkiye'den ÇİN ve Hindistan'a kayma eğilimi gösteren dünya alım devlerini, yeniden kazanma misyonu güdülmelidir .

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2004 TÜTSİS      -      TBT Bilgi Sistemleri