[ , ]    Sayı:294 Haziran 2004

TÜTSİS     Künye     Geçmiş Sayılar

Bu Sayı

 

Editör'den


Güncel

  NARİN: Türkiye'de vergi vermemek için yarış yapılıyor

  Dünya çapında 30 milyon işini kaybedecek

  Abdülkadir Konukoğlu

  İş Kanunu'ndaki aksaklıklar izlemeye alınıyor

  IMF heyeti TİSK'İ ziyaret etti


Gündem

  Asgari Ücret Komisyonu toplandı

  Asgari ücret 318 milyon lira

  Dornbirn Kimyasal Elyaf Kongreleri

  İş dünyası bir duayenini daha kaybetti

  2005 için sonun başlangıcı


ILO Konferansı

  92. Uluslararası Çalışma Konferansı toplandı


Söyleşi

  ÖZKAN: İçimizdeki Çinliler'le de savaşıyoruz


 Firma

  Saray Halı hedef büyüttü


Araştırma

  2003 TEKSTİL MAKİNELERİ YATIRIMLARI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


 Hukuk

  ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE MUVAZAA (Karar İncelemesi)


 ENGLISH

  Summaries in English

 

Editör'den


İşçi mahkum işveren mahsur...

 

Bir asgari ücret belirleme maratonunu daha geride bıraktık. Yeni asgari ücret net 318 milyon lira olarak açıklandı. Ortaya çıkan rakam ne işverenin ne de işçi kesiminin içine sindi. Bu yıllardır böyle sürüp gidiyor...

İşçi haklı. Çünkü belirlenen rakam sağlıklı bir ücret değil. Üstelik işçinin mahkum edildiği bu parayla geçinme formülü de bulunmuş değil...

İşveren de haklı. Çünkü verdiği ücretin işçisinin cebine gitmesini istiyor. Kimsenin gözü işçinin alın terinde değil. Ama ne yazık ki asgari ücret üzerinden en yüksek vergiyi veren ülke biziz. İşveren işçisine ödemesi gereken parayı devlete vergi ve prim olarak ödüyor. Ve yine ne yazık ki bir dönem televizyon kanallarında o zamanki asgari ücret olan "102 milyonla yaşama mucizesini" ekrana getiren ülke de biziz...

Asgari ücret üzerindeki vergi ve SSK prim yükü hafifletilmedikçe bu tartışmalar devam edecek. Çünkü istihdam üzerinde artık taşınamaz noktaya gelen kamu maliyetleri ve yükler kayıt içinde olanları da kayıt dışına kaçırıyor. Çözüm asgari ücret üzerindeki yükleri azaltarak, kayıtdışı istihdamın önünü kesecek "kurtarıcı" bir adım atmaktan geçiyor. Yoksa hem asgari ücret konusunda "mahkumiyet" yaşayan işçinin "firarına" hem de bu yükleri ödeme konusunda adeta "mahsur" kalan işverenin "ölümüne" neden oluruz...

Bu yüzden hükümetin sonradan ah vah edecek duruma gelmeden kalıcı bir çözümü bir an önce hayata geçirmesinin zamanı geldi de geçiyor bile...

Tabi atılacak "kurtarıcı" bir adım; kaş yapayım derken göz de çıkarmamalı...


Ve kıssadan hisse çıkaracak bir hikaye: Adamın biri merdiveni yıkılan bir minarede mahsur kalmış. Cemaat adamı kurtarmaya çalışırken "sivri akıllının" biri çıkıp "Bana bir ip bulun kurtarayım" demiş. İpi bulup getirmişler ve adama bir ucunu fırlatıp "beline bağla" demişler. Kurtarıcı "çekin" diye talimat verince de çekmişler. Minareden hızla düşen adam yere çakılıp ölmüş. Ölünün başına gelen sivri akıllının ağzından şu cümleler duyulmuş: "Yahu biz geçenlerde bir adamı kurtarmıştık ama o zaman kuyudan mı çekmiştik, minareden mi karıştırdım şimdi."

Tekstilisveren.org.tr     Üyelerimize Duyurular    İrtibat

© 2002-2004 TÜTSİS      -      boratur.net