Güncel
Necmettin Öztemir'in de katıldığı "Üçlü Danışma Konseyi Toplantısında çalışma yaşamına yön veren yasalar masaya yatırıldı...
İş Kanunu'ndaki aksaklıklar izlemeye alınıyor
Hükümet, işçi ve işveren kesimi arasında etkin danışmayı sağlamak ve çalışma mevzuatıyla ilgili uygulamalan izlemek üzere kurulan Üçlü Danışma Konseyi 24 Haziran'da toplandı. Ağırlıklı olarak 4857 Sayılı İş Kanu-nu'nun masaya yatırıldığı toplantıda, yasanın aksayan yönlerinin tespit edilerek kurulacak bir komisyon tarafından izlemeye alınması kararlaştırıldı. Toplantıda kayıtdışı sektör ve istihdam konusunda tüm kesimlerin 15 gün içerisinde konuya ilişkin raporlarını bakanlığa iletmeleri da kararlaştırıldı. Toplantıda 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 Sayılı Grev ve Lokavt Kanunu'na ilişkin değişiklik taslağı da ele alındı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun başkanlığı'nda yapılan toplantıya Bakanlık Müsteşan Enis Yeter, Çalışma Genel Müdürü Cengiz Delibaş, işveren kesimini temsilen TİSK Başkanı Refik Baydur, TİSK Başkan Vekili ve Sendikamız Yönetim Kurulu Üyesi Necmettin Öztemir, TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler, işçi kesimini temsilen ise Hak-İş Başkanı Salim Uslu, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ve Türk-İş Genel eğitim Sekreteri Mustafa Türkel katıldı.
Başesgioğlu: Sosyal anayasa lazım
Bakan Başesgioğlu toplantının açılışında yaptığı konuşmada Üçlü Danışma Konseyi toplantısının sosyal diyalogun çok önemli bir aracı olacağına dikkat çekerek "Kesimler olarak gerçekleştirilebilir projeler üretilmesi ve uygulanması fevkalade önemlidir.
Türkiye'nin bir 'sosyal politikalar paketine' ve 'sosyal politika anayasasına' ihtiyacı vardır. 'Bunu da hazırlayacak mercii bu kuruldur. Bu Anayasa temel ilkeleri içermeli
ve bu yönde eğitim toplantüan yapılmalıdır" dedi.
Başesgioğlu İş Yasası konusunda ise "Kıdem Tazminatı Fonu bizim için uygun çözümdür. Ancak aktüeryal denge bakımından sorunlar var. Aynca işsizlik sigortası ile paralellik kurulabilir" dedi.
Baydur Müdahale edilmesin
TİSK Başkanı Refik Baydur ise konuşmasında Başesgioğlu'nun görüşlerine destek verdiğini belirtti. "Ancak bu doğrultuda konfederasyonlar güçlendirilmelidir. Özellikle, sosyal tarafların kimler olduğu, ne gibi fonksiyonlar üstlendiği ve çalışma hayatında yetkinin kimde olduğu belirginleştirilmelidir. Dışarıdan müdahaleler de engellenmelidir" dedi. Baydur toplantının gündeminde yer alan Grev ve Lokavt Kanunu konusuna ise "Hak grevini kabul etmemiz mümkün değil. Arabuluculuk çok önemli. Bu sisteme kurumsal kimlik kazandırılmalıdır" dedi. Baydur toplantıda taraflara "İş Kanunu müzakereleri esnasında akde vefa göstermediniz. Bundan ders almalıyız ve yasalan biz bitirmeliyiz" diye seslendi.
Öztemir: Yurtdışına kaçış olur
TİSK Başkan Vekili Necmettin Öztemir yaptığı konuşmada, Türkiye'de "milli ücret politikası" ve "rekabetin çok önemli konular olduğuna dikkat çekerek "Sosyal diyalog çerçevesinde bu konular öncelikle ele alınmalıdır.
Bunun için bakanlığın hakemliğinde taraflar öncelik listesi oluşturmalıdır. Bu listelere göre çalışmalar yönlendirilmelidir" dedi.Öztemir İş Yasası konusunda ise "Eşyanın tabiatına aykırı her düzenleme, yurtdışına kaçışı hızlandırır. Sendikalarda aşırı haklarla haksız rekabetin parçası olmamalıdır" dedi.
Türkel: Aksaklıklar var
Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Mustafa Türkel de konuşmasında 4857 Sayılı İş Kanunu'nun sendikal örgütlenmeye katkı sağladığını ancak, telafi çalışmasının fazla çalışmaya engel olması, işten çıkarmalardaki dava sürelerinin uzunluğu ve boşta geçen sürelere 4 aylık tazminat ödenmesi gibi konularda aksaklıklar olduğunu söyledi. Türkel yetki konusunda bakanlığın teknik altyapısının geliştirilmesini de istedi. Türkel, Türk-İş olarak Kıdem Tazminatı Fonu'na müktesep hakların koruması şartıyla olumlu baktıklarını da belirtti.
Uslu: 30 işçi kriteri düşürülmeli
Hak-İş Başkanı Salim Uslu ise çalışma hayatında artık kurallı bir sürecin başladığına işaret ederek "İçi doldurulmalıdır. Bu da AB normlarıdır. Konfederasyonlar güçlendirilmelidir. Bizim muhatabımız TİSK'tir. Ancak, TİSK de sendikalaşmaya gereken teşviki vermelidir" dedi. Danışma Konseyi'nden çıkan sonuçların izlenmesini de isteyen Uslu, İş Kanunu'nundaki aksaklıklar konusunda ise "30 işçi kriteri 10'a indirilmelidir. Ücretsiz izin uygulaması hakkı, adeta fesih işlemine dönüştürülmektedir" dedi. Uslu 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 Sayılı Grev ve Lokavt Kanunu'na ilişkin değişiklik taslağı konusunda da "Taslaklan öncelikle hocalar yeniden ele almalıdır. Arabuluculuk müessesesi verimli hale getirilmelidir. Hak grevi de çok önemlidir. Bunu silah olarak kullanmayız" dedi.
Çelebi: Fona karşı değiliz
Toplantıda İş Kanunu konusunda söz alan DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ise isteklerini şöyle sıraladı: "İşe iade zorunlu olmalıdır. Özellikle sendikal nedenlerle işe iade zorunluluktur. İşe iade olmazsa, çalışana ayrıca kötü niyet tazminatı davası açma hakkı getirilmelidir. 30 işçi kriteri 10'a indirilmelidir. Davalar 4 ayda sonuçlanmamaktadır. Taşeron maddesi hiçbir şekilde değiştirilmemelidir. İşyeri temsilcilerinin işe iadesi zorunlu olmalıdır." Çelebi Kıdem Tazminatı Fonu konusunda ise "Fona karşı değiliz. Ancak yönetsel olarak üçlü yapı ve denetim kurulu olmalı" dedi. 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 Sayılı Grev ve Lokavt Kanunu'na ilişkin değişiklik taslağı konusunda söz alan Çelebi "Yasalardaki hassasiyetlerimizi TİSK bizimle paylaşmıyor. Üç konfederasyonun anlaşması mümkün olmadığına göre TİSK gerekli katkıyı sağlamalıdır. Barajlar nedeniyle biz noterleri zengin ediyoruz. Bu çerçevede; barajlar ve noter zorunluluğu kaldırılmalı, yetki belirlemede referanduma gidilmelidir" dedi.
Delibaş: AB baskı yapıyor
Toplantıda söz alan Çalışma Genel Müdürü Cengiz Delibaş ise AB'nin, 4 konuda baskı yaptığına dikkat çekerek bunları "Ebeveyn izni, işçi temsilciliği, yıllık ücretli izinlerin minimum 30 güne çıkartılması, Ayrımcılık Kurulu'nun oluşturulması" olarak açıkladı. ILO Konferansı ve AB müktesabatına uyumun sağlanması ile kayıtdışı sektör ve işsizlik konusunun da ele alındığı toplantı sonunda tüm kesimlerin 15 gün içerisinde konuya ilişkin raporlarını bakanlığa iletmeleri kararlaştırıldı. Üçlü Danışma Konseyi toplantısı 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 114'üncü maddesi kapsamında faaliyete geçti. Yasanın 114'üncü maddesi Konsey'in amacını "çalışma barışının ve endüstri ilişkilerinin geliştirilmesinde, çalışma hayatıyla ilgili mevzuat çalışmalarının ve uygulamalarını izlemek ve hükümet, kamu görevlileri, işveren ve işçi sendikaları konfederasyonları arasında etkin danışmayı sağlamak" şeklinde özetleniyor. Konsey üç hükümet, üç işçi ve üç de işveren temsilcisinden oluşuyor.
KIDEM TAZMİNATI FONU MÜZAKEREYE AÇILIYOR
Üçlü Danışma Konseyi Toplantısı 6 konuda mutabakata varıldı. Uzlaşılan konular arasında Kıdem tazminatı Fon Tasarısı'nın en kısa sürede tarafların müzakeresine açılması da var. Uzlaşılan konular şöyle:
1 - Çalışma Hayatı Anayasası şeklinde çalışma hayatında kültür ve etik değerlerini öne çıkartacak ve sosyal diyaloğu kurumsallaştıracak, manifesto şeklinde bir çalışma üçlü şekilde sürdürülecek.
2- 4857 Sayılı İş Yasası'ndaki aksaklıklara ilişkin taraftardan gelecek görüşler doğrultusunda bir hazırlık Çalışma Genel Müdürlüğü'nce yapılacak; bu metin daha sonra taraflardan oluşacak bir komisyon tarafından değerlendirilecek.
3- 2821 ve 2822 Sayılı yasalardaki değişiklik tasarı taslaklarının öncelikle Bilim Kurulu'nca 4857 Sayılı Yasa'ya göre revize edilerek, ardından taraflardan oluşacak bir komisyon tarafından değerlendirilecek.
4- Kıdem Tazminatı Fon Tasarısı en kısa sürede tarafların müzakeresine açılacak.
5- Kayıtdışı sektör ve istihdam konularındaki taraf görüşleri 15 gün içerisinde bakanlığa gönderilecek.
6- Sosyal güvenlik çalışmaları öncelikle taraflara gönderilerek görüşlerine başvurulacak.
|