Bu Sayı
Editör'den
Güncel
NARİN: Türkiye'de vergi vermemek için yarış yapılıyor
Dünya çapında 30 milyon işini kaybedecek
Abdülkadir Konukoğlu
İş Kanunu'ndaki aksaklıklar izlemeye alınıyor
IMF heyeti TİSK'İ ziyaret etti
Gündem
Asgari Ücret Komisyonu toplandı
Asgari ücret 318 milyon lira
Dornbirn Kimyasal Elyaf Kongreleri
İş dünyası bir duayenini daha kaybetti
2005 için sonun başlangıcı
ILO Konferansı
92. Uluslararası Çalışma Konferansı toplandı
Söyleşi
ÖZKAN: İçimizdeki Çinliler'le de savaşıyoruz
Firma
Saray Halı hedef büyüttü
Araştırma
2003 TEKSTİL MAKİNELERİ YATIRIMLARI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Hukuk
ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE MUVAZAA (Karar İncelemesi)
ENGLISH
Summaries in English
|
Gündem
Asgari Ücret Komisyonu toplandı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Kanunu'nun 39. maddesi gereğince uygulanan asgari ücretleri 01.07.2004 tarihi itibariyle yenilemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nu 28.05.2004 tarihinde toplantıya çağırdı.
TİSK heyetinin işveren kanadını oluşturduğu komisyonun ilk toplantısında TİSK temsilcisi olarak bir konuşma yapan Dr. Nihat Yüksel konuyla ilgili görüşlerini şöyle açıkladı:
"Yasal asgari ücret düzeyi ekonominin temel göstergelerinden biridir. Tüm ücretleri etkileme özelliği ile maliyetler, finansman, vergi, iç ve dış satışlar vs. üzerinde zincirleme etkileri dolayısıyla makroekonomik dengelerde önemli rolü vardır. Aynca, toplu iş sözleşmelerinden sigorta primlerine; idari para cezalarından yargı kararlarına kadar çok geniş bir uygulama yelpazesini etkilemektedir.
Bilindiği gibi, 1 Ocak'tan geçerli asgari ücret 16 yaşından büyükler için günlük 14.100.000 TL ve aylık 423.000.000 TL olarak tespit edilmiştir.
Belirlenen asgari ücret artış oranı, yıllık enflasyon (TÜFE) hedefini de katladığından iş hayatı, yılın ikinci yansı için "neyin eksik kaldığını" sorgulamaktadır.
30.06.2004 tarihine kadarki 6 aylık dönem için tespit edilen bu asgari ücrete karşın, 01.04.2004'ten itibaren yüzde 26 oranında artacak olan sigorta primine esas kazanç tabanı, 1 Ocak 2004'ten geçerli olmak üzere yüzde 20 oranında artırılarak 549.630.000 TL/ay'a yükseltilmiştir. Bu meblağ ile 423.000.000 TL/ay asgari ücret arasındaki 126.630.000 TL'lik farka ait sigorta primi tutan olan 46.219-950 TL/ay Hazine tarafından üstlenilmiştir.
Tercihimiz, asgari ücret ile sigorta primine esas kazanç tabanı arasında fark olmaması, prime esas kazanç tabanının, asgari ücreti geçmemesi olmakla birlikte, ilk kez yapılan bu katkının çok yerinde bir uygulama olduğunun altını çizmek istiyorum.
Asgari ücret; 2003 yılında TÜFE yüzde 18.4 oranında artarken, yüzde 22 oranında; 2004 yılının ilk altı ayı için ise, hükümetin yıllık TÜFE hedefi yüzde 12 olmasına karşılık yüzde 38 oranında artmıştır. Yılın ilk altı ayında gerçekleşeceği tahmin edilen TÜFE artışı da yüzde 7'dir.
Sadece bu veriler dahi 1 Ocak 2004'te yapılan asgari ücretartışının ne denli yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda asgari ücret tespiti ile ilgili görüş ve önerilerimizi özet olarak sunmak istiyorum. Şöyle ki;
• İstihdamın artırılması, kayıtdışı ekonominin özendirilmemesi için, işyerleri üzerindeki sosyal sigorta prim yükünün mutlaka azaltılması yoluna gidilmesi, yüzde 20-27 oranındaki işveren prim oranının aşamalı olarak ve takvime bağlı biçimde işçi prim oranı olan yüzde 14'e indirilmesi
• Özel indirimin 1.1.2004'ten itibaren kaldırılması hatalı olmuştur. 1.7.2004'ten itibaren geçerli olmak üzere asgari ücretin yansı seviyesinde
tekrar uygulanmaya başlanması
• Ekonomi üzerindeki vergi yükünün azaltılması gereklidir.
Nitekim Türkiye, 30 OECD ülkesi içinde istihdam üzerindeki vergi ve prim yükünün en fazla olduğu ülkedir.
Asgari ücretin vergi ve primlerinde sağlanacak azaltma ile çalışan ve işyerlerine yeni yükler getirilmeden beklentiye yakın bir rahatma/avantaj sağlanabilir.
IMF'ye verilen son niyet mektubunda sigorta primine esas kazanç tabanının kaldınlacağı bildirilmiştir. Buna göre prime esas kazanç tabanı, asgari ücretle eşitlenecektir. Bu değişimin gerçekleştirilmesi en büyük beklentimizdir.
Ancak prime esas kazanç tabanının kaldırılması, asgari ücret üzerinde, ekonominin rekabet gücünü azaltacak şekilde yukarı itici etki doğurmamalı; aynca sigorta primine esas kazanç tavanının da kaldırılmasının nedeni olmamalıdır. Sigorta primine esas kazanç tavanı makul bir düzeyde mutlaka geçerli olmalıdır.
Diğer taraftan, 1 Ocak 2004'ten geçerli olmak üzere asgari ücretle prime esas kazanç tabanı arasındaki farka ait primlerin Hazine'ce karşılanması uygulamasının, 01.07.2004'ten sonra da asgari ücret ile sosyal sigorta primine esas kazanç tabanı eşitlenene kadar devamı, işyerlerine büyük destek sağlayacaktır.
Bununla birlikte, toplu iş sözleşmesi uygulayan işyerlerinin, ikramiye ve diğer nakdi ödemelere prim ödedikleri için söz konusu uygulamadan çok sınırlı yararlanabildiklerini de bu vesileyle belirtmek istiyorum.
|