Bu Sayı
Editör'den
Güncel
NARİN: Türkiye'de vergi vermemek için yarış yapılıyor
Dünya çapında 30 milyon işini kaybedecek
Abdülkadir Konukoğlu
İş Kanunu'ndaki aksaklıklar izlemeye alınıyor
IMF heyeti TİSK'İ ziyaret etti
Gündem
Asgari Ücret Komisyonu toplandı
Asgari ücret 318 milyon lira
Dornbirn Kimyasal Elyaf Kongreleri
İş dünyası bir duayenini daha kaybetti
2005 için sonun başlangıcı
ILO Konferansı
92. Uluslararası Çalışma Konferansı toplandı
Söyleşi
ÖZKAN: İçimizdeki Çinliler'le de savaşıyoruz
Firma
Saray Halı hedef büyüttü
Araştırma
2003 TEKSTİL MAKİNELERİ YATIRIMLARI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Hukuk
ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE MUVAZAA (Karar İncelemesi)
ENGLISH
Summaries in English
|
ILO Konferansı
92. Uluslararası Çalışma Konferansı toplandı
Uluslararası Çalışma Konferansı 'nın 92'incisi 1-17 Haziran 2004 tarihleri
arasında Cenevre'de yapıldı.

Bilindiği üzere, Uluslararası Çalışma Teşkilatı'nca düzenlenen Uluslararası Çalışma Konferansı, dünyadaki çalışma ve sosyal güvenlik problemlerinin tartışıldığı bir uluslararası platformdur. Burada teşkilatın politikası kararlaştırılır ve sosyal güvenliğin gelişmesi ve iş şartlarının iyileştirilmesi amacına yönelik uluslararası çalışma normları tespit edilir. Aynca, her iki yılda bir teşkilatın faaliyet programı ve bütçesi kabul edilir. Bu bütçe teşkilata üye 177 üye ülke tarafından belirli bir oran içinde finanse edilir.
Bu yıl da Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO-OIT) tarafından düzenlenen Uluslararası Çalışma Konferansı'nın 92'ncisi 01-17 Haziran 2004 tarihleri arasında Cenevre'de Birleşmiş Milletler Sarayı'nda toplanarak, gündemindeki konulan görüştü.
Konferansın bu yıl gündemi şöyle idi:
GÜNDEM :
I (a) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürün Raporları
(b) Temel Çalışma İlke ve Haklan Deklarasyonu'nu İzleme Mekanizması Çerçevesinde Küresel Rapor
II Program, Bütçe ve Diğer sorunlar
III Sözleşme ve Tavsiyelerin Uygulanması Hakkında Bilgi ve Raporlar
IV. İnsan Kaynaklarının Gelişimi ve Eğitimi-İnsan Kaynaklarının Gelişimi Tavsiye Kararı'nın 1975 (No. 150) Revizyonu (standart düzenlemesi, İkinci görüşme)
V. Balıkçılık Sektöründe Çalışma Şartları-Kapsamlı Bir Standardın Kabulüne İlişkin Görüşme (Tavsiye Kararı ile tamamlanan Sözleşme)
(Standart düzenleme, birinci görüşme)
VI Göçmen İşçiler (Bütünsel Yaklaşıma Dayalı Genel Görüşme)
VII 16 Tavsiye Kararı'nın Geri Çekilmesi
Bu yılki konferansa, 177 üye ülkeden hükümet, işveren ve işçi kesimlerini temsi-len 3-000 civarında delege ve teknik müşavir iştirak etti. Konferansa, Sendikamızdan Genel Sekreter Metin Emiroğlu, Genel Sekreter Yardımcısı Türker Arslan ve Bora Ersal Yönetim Danışmanı Rafet İbrahimoğlu ile müşavir avukatlarımız Ünal Üke ve Başar Ay iştirak ettiler.
Bir Başkan, üç başkan yardımcısı ve bir genel sekreterden oluşan konferans başkanlık divanı konferansın ilk gününde seçildi. Bu yıl Dominik Cumhuriyeti Çalışmadan Sorumlu Devlet Bakanı Milton Ray Guevara konferans başkanlığına seçildi. Başkan yardımcılıklarında ise hükümet kesimini temsilen Maatough Mohamed Maatough (Libya), işveren kesimini temsilen MM.Youssoufa Wade (Senegal) ve işçi kesimini temsilen Guillaume Attigbe
(Benin) seçildiler. Konferansın genel sekreterliğini bu yıl da ILO Genel Müdürü Juan Somavia yürüttü. İşverenler Grup Başkanlığı'na yine Funes de Rioja (Arjantin) seçildi ve her gün 09.00 - 10.00 saatleri arasında yapılan işveren grubu toplantılarını yönetti. Bu yılki konferansa şeref konuğu olarak İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriquez Zapatero katıldı ve kendisi için düzenlenen özel oturumda "Küreselleşme ve Sosyal Boyudan" konusunda bir konuşma yaptı. Aynca, Finlandiya Devlet Başkanı Tarja Halonen, Yeni Zelanda Devlet Başkanı Helen Clark, Bulgaristan Devlet Başkanı Georgi Parvanov ve Tanzanya Devlet Başkanı Benjamin Mkapa da onur konuğu olarak katıldılar.
Konferans süresince 7 Haziran 2004 Pazartesi günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu, 8 Haziran 2004 Salı günü TİSK Genel Sekreteri Sayın Bülent Pirler ve 9 Haziran 2004 Çarşamba günü de Türk-İş Başkanı Sayın Salih Kılıç, Yönetim Kurulu ve Genel Müdürün raporu ile ILO Temel Hak ve İlkeler Deklerasyonu kapsamında "Küreselleşmenin Sosyal Boyudan" ile,ilgili Dünya Komisyonu raporu hakkında birer konuşma yaptılar.
8 Haziran 2004 Salı günü akşamı Cenevre Daimi Temsilcimiz Büyükelçi Sayın Türkekul Kurttekin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onuruna Türk delegasyonuna evinde bir resepsiyon verdi.
9 Haziran 2004 Çarşamba günü akşamı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Müsteşarına, konferansa katılan milletvekillerine ve Cenevre'de görevli büyükelçimize "Beau-Rivage " Oteli'nde Sendikamız adına bir akşam yemeği düzenlendi. Bu yemeğe konferansa katılan Türk Hükümet temsilcilerine ilaveten, işveren ve işçi grubu üst düzey yöneticileri olan TİSK Başkanı Sayın Refik Baydur, Türk-İş Başkanı Sayın Salih Kılıç, Hak-İş Başkanı Sayın Salim Uslu da katıldı. DİSK Başkanı Sayın Süleyman Çelebi, bir gün önce Cenevre'den ayrıldığı için bu yemeğe katılamadı. Ayrıca, aynı gün, aynı otelde, sözkonusu yemek öncesinde Sendikamızca tüm Türk delegasyonunun ve birçok yabancı ülke temsilcilerinin ve konferansta görevli üst düzey yetkililerin bir çoğunun katıldığı bir resepsiyon verildi. Gerek resepsiyona, gerekse Bakan onuruna verilen yemeğe Sendikamız Başkanı ve TİSK Onursal Başkanı Sayın Halit Narin ile Sendikamız
Yönetim Kurulu Üyeleri Necmettin Öztemir ve Sezer Mavituncalılar evsahipliği yaptılar.
7 Haziran 2004 Pazartesi günü bazı Devlet ve Hükümet Başkanları ile, 300'ü aşkın üye ülke delegasyon temsilcilerinin katıldığı bir özel oturumda, "Teşkilatlanma Özgürlüğü, Teşkilatlanma Hakkının Korunması ve Toplu Pazarlık Hakkının Etkin Olarak Tanınmasına İlişkin Küresel Rapor"un müzakeresi yapıldı ve raporun sonuçları aynen kabul edildi.
Konferansın genel oturumlarında ILO'nun 2002-2003 dönemi faaliyetleri ile gelecekte yürüteceği çalışmalara ilişkin esaslan ve stratejik amaçlan konu alan Raporlar müzakere edildi.
ILO Yönetim kurulu Başkanı bir önceki yıl içinde yürütülen Yönetim Kurulu Çalışmaları hakkında Konferansa bilgi sundu.
ILO Genel Müdürü Juan Somavia ise 2002-2003 ILO Uygulama Programı ve eki İşgal Altındaki Arap Topraklarındaki Çalışanların Durumuna İlişkin Rapor, Sosyal Adaletin Sağlanmasına İlişkin Küresel Rapor (Adil bir Küreselleşme) ile ilgili özet bilgi sunduğu konuşmasında ILO'nun idari kapasitesini güçlendireceklerini ; bütçe dışı fonlarda % 53'lük artış yapılarak programların yürütülmesinin sağlandığını; nezih iş, yoksulluk dışında çalışma ve adil bir küreselleşme ile ilgili olarak "Küreselleşmenin Sosyal Boyutu" konusunda Dünya Komisyonu tarafından hazırlanan rapor uyarınca nezih iş oluşturmanın küresel bir amaç olduğunu ; üçlü işbirliğinin geliştirilmesi için küresel aksiyona ihtiyaç duyulduğunu ve ILO Bürosu'nun küresel bir takım olmasını sağlamanın en önemli amaçlar arasında yer aldığını belirtti.
Komite Çalışmaları:
1. Sözleşme ve Tavsiyelerin (Standartların) Uygulanması Komitesi (Application)
Türkiye, bu yıl da işveren grubunun da destekleri sonucu, Standartların Uygulanması Komitesi gündeminde yer almadı. Komite, Myanmar'daki cebri çalıştırma uygulamasının sona erdirilmesi ile ilgili olarak 4. defa özel oturumlu olarak toplandı.
İstihdam politikası, ILO Standartlarının insan kaynaklarının gelişimine katkısı ve KOBİ'lerde verimli ve serbest iradeye dayalı istihdama ulaşılması konusunda hazırlanan Uzmanlar Komitesi Genel Raporu Aplikasyon Komitesinde tartışıldı.
Son olarak Komite, Öğretim Personeli ile ilgili Tavsiye Kararlarının Uygulanmasına ilişkin ILO/UNESCO Uzmanlar Komitesi'nin ortak raporunu gözden geçirdi.
2. İnsan Kaynaklarının Gelişim ve Eğitimi -İnsan Kaynaklannm Gelişimi Tavsiye Kararttım 1975 (Nal50) Revizyonu
Konferansta İnsan Kaynaklarının Gelişimi konusunda bir Tavsiye Karan kabul edildi. Yeni Tavsiye Karan 1975 yılında kabul edilen 150 sayılı İnsan Kaynaklarının Gelişimi Tavsiye Kararının yerini alacak.
Yeni Tavsiye Kararı insan kaynaklarının gelişimini ömürboyu öğrenme ve istihdam edilebilirliği kolaylaştıncı anahtar bir unsur olarak kabul etmekte ve sosyal taraflar ile
hükümeti genel eğitim, mesleki eğitim ve ömürboyu öğrenme konularına daha fazla katkıda bulunmaya davet etmektedir.
Yeni Tavsiye Kararı, gelişmekte olan ülkeler açısından önemli bir sorun olan "beyin göçü" ile ilgili hususlara da değinmekte ve bu ülkelerin eğitim görmüş vatandaşlarının kaybedilmemesini sağlayacak
uluslararası bir mekanizmanın geliştirilmesi gerektiği üzerinde durmaktadır.
Tavsiye Karan özellikle yoksulluğun önlenmesi bakımından borçlu ülkelere yönelik olarak genel eğitim, mesleki eğitim ve ömürboyu öğrenme konularında ek mali kaynaklarının oluşturulması yönünde yaklaşımlar da içermektedir. 3. Balıkçılık Sektöründe Çalışma Şartları — Kapsandı Bir Standardın Kabulüne İlişkin Görüşme
Konferansta dünyanın en tehlikeli ve riskli sektörlerinden biri olan balıkçılık sektöründe çalışan 35 milyon kişinin iş güvenliği ve çalışma koşullarının geliştirilmesi konusunda önemli bir adım atılmıştır. Oluşturulan Komisyon 1920 ve 1966 tarihleri arasında kabul edilen ILO standartlarını yeniden gözden geçirerek uluslararası yeni bir hukuki düzenlemenin oluşturulması için "ilk görüşme" aşamasını gerçekleştirmiştir.
Gelecek yıl yapılacak "ikinci görüş-me"de de benimsenirse, yeni standartlar uzun yıllardır yürürlükte bulunan standartlarda önemli değişiklikler gerçekleştirecektir. Mevcut ILO sözleşmeleri dünya balıkçılık sektöründe çalışanların % 10'unu kapsama alırken, yeni standartlar çalışanların % 90'ını kapsam altına alacaktır.
Gelecek yıl kabul edildiği takdirde yeni standartlar balıkçılık sektöründeki bağımsız çalışanlar ile akort ücretlilere de uygulanacak, geniş bir onaylama ve uygulama esnekliği sağlayacak ve iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeni hükümler içerecektir. Yeni standartlar geminin kayıtlı olduğu devlet ile çekildiği limanın bulunduğu devletin yetkilerini güçlendirecek ve ILO standartlarının uygulamalarını kolaylaştıracaktır.
4. Göçmen İşçiler (Bütünsel Yaklaşıma Dayalı Genel Görüşme)
Konferansta göçmen işçilerin ILO stan-dartlan hükümlerinin kapsamına alınması, ulusal iş ve sosyal güvenlik kanunlarındaki uygulanabilir hükümlerden yararlanmalarını sağlayıcı yeni bir "aksiyon planı" kabul edildi.
Aksiyon planı uluslararası ve çok taraflı organizasyonlar ile ILO arasındaki ortak bir diyalogun oluşturulması ve göçmen işçilerin haklan bağlamında bağlayıcılığı olmayan çok taraflı çerçeve ilkelerin geliştirilmesini öngörmektedir.
Çerçeve ilkeler, göçmen işçileri istihdam eden ve onlarla sözleşme imzalayan istihdam bürolarının denetimi, lisans verilmesi ile göçmen işçilerin düzgün işte çalışmalannı sağlayacak bu uluslararası ilişkiler, evsahibi ülke ile göçmen işçinin geldiği ülke arasında imzalanacak ve bu ülke arasındaki değişik görünümlere hitap edecek anlaşmalara zemin oluşturmak üzere uluslararası ilkeleri de içerecektir.
Bu uluslararası ilkeler, göçmen işçilerle ilgili kötü uygulamaları engelleyecek, kaçak işçi trafiği ve bu kişilerin yasadışı yollarla bir ülkeye götürülmelerini önleyecek hükümler de içerecektir.
Aksiyon planı göçmen işçilerin özellikle kirli ve tehlikeli işler ile kayıtdışı sektör ve kadınların ev hizmetlerinde çalıştınlmaları gibi belli meslek ve işkollarındaki özel risklere dikkat çekmektedir.
5. 16 Tavsiye Kararının Geri Çekilmesi
Haziran 1997'de kabul edilen Konferans Tüzüğü'nün 45 bis maddesi dahilinde, Konferans artık kullanılmayan Tavsiye Kararlarının geri çekilmesinin görüşmek için toplanabilmektedir.
ILO Yönetim Kurulu, artık kullanılmadığını düşündüğü 16 Tavsiye Karan'nın Geri Çekilmesine ilişkin bir maddeyi 92. oturumun gündemine almış ve konu ile ilgili oluşturulan Komisyon bu Tavsiye Kararlarının geri çekilmesi konusunda görüş birliğine varmıştır.
"Hükümetimiz, son bir yıl içinde ekonomik ve sosyal alanlarda bir dizi reform ve mevzuat çalışmasını gerçekleştirmiş bulunmaktadır."
Murat BAŞESGİOĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Sayın başkan, değerli katılımcılar;
92. Uluslararası Çalışma Konferansı Başkanlığı'na seçilmenizden dolayı, Sayın Başkan, sizi ve yardımcılarınızı kutluyor, başarılar diliyorum.
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün dört temel stratejik hedefi bakımından üye ülkelerde kaydedilen gelişmeleri objektif bir şekilde ortaya koyan "2002-2003 ILO Program Uygulaması" başlıklı raporu için Sayın Genel Müdür Juan Somavia'ya da teşekkür ediyorum.
Küreselleşmenin Sosyal Boyutu Dünya Komisyonu tarafından Şubat ayında yayınlanan "Adil bir küreselleşme; herkes için fırsat yaratılması" başlıklı raporu, daha iyi bir dünya düzeni kurulması çabaları açısından önemli bir çalışma olarak değerlendiriyoruz.
Raporda yer alan, üçlü katılım ve sosyal diyalogun harekete geçirilmesi suretiyle, saygın iş kavramının, sadece bir ILO hedefi değil, aynı zamanda küresel bir hedef olarak da benimsenmesi yönündeki sayın genel müdürün görüşlerini de paylaştığımızın altını çizerek ifade etmek istiyorum.
Genel müdürün "İşgal Altındaki Arap Topraklarındaki İşçilerin Durumu" hakkındaki raporu, Ortadoğu sorunundaki kronik çözümsüzlüğün ekonomik, sosyal ve insani bedelinin ağırlığını bir kez daha sergilemektedir. Rapor, ILO'nun bu konudaki ilgi ve desteğini sürdürmesinin gereğini de ortaya koymaktadır. Bu vesile ile, hükümetimin ILO çerçevesinde oluşturulan "İşsizlik ve Sosyal Güvenlik İçin Filistin Fonu"na mütevazi bir katkıda bulunmayı kararlaştırdığını açıklamaktan memnuniyet duymaktayım. Türkiye, "yol haritası"nın uygulamaya konulmasına ve görüşmeler yoluyla barışçı bir çözüme bir an önce ulaşılmasına büyük önem vermektedir.
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde kaydedilen ilerlemeler ile ekonomik ve sosyal alanlardaki hızlı gelişmeler sonucu ortaya çıkan küreselleşme, uluslararası rekabetin artmasına ve çalışma hayatının değişen koşullara uyum sağlayabilmesi için esnekleşmesine yol açmaktadır. Küreselleşme sürecinde, işletmelerin örgütlenme ve üretim biçimleri ile işgücü bakımından yeni koşullara uyum sağlamalan bir zorunluluk haline gelmektedir.
Bu nedenle hükümetimiz, son bir yıl içinde ekonomik ve sosyal alanlarda bir dizi önemli reform ve mevzuat çalışmasını gerçekleştirmiş bulunmaktadır. Bu reformlar arasında Haziran 2OO3'te yürürlüğe giren 4857 sayılı yeni İş Kanunu da bulunmaktadır. Çalışma hayatını yakından ilgilendiren ekonomik, sosyal ve siyasal koşullar, Avrupa Birliği ve ILO normlarına daha iyi uyum sağlama gibi hususlar, eski İş Kanunu yanında sosyal güvenlik mevzuatı ile Türkiye İş Kurumu yasasında bazı köklü değişikliklerin yapılmasını zorunlu kılmıştır.
ILO'nun tüm temel sözleşmelerini onaylamış olan ülkemiz, 16'sı son bir yıl içinde olmak üzere toplam 56 ILO sözleşmesini onaylayarak, örgütün benimsediği temel ilkelerin yakın bir destekçisi olduğu yolundaki güçlü siyasi iradesini bir kez daha ortaya koymuş bulunmaktadır.
Hükümetimizin en öncelikli gündem maddesini istihdamın artırılması ve işsizlikle mücadele konulan oluşturmaktadır. Bu nedenle hükümetimiz 2004 yılını "İşsizlikle Mücadele Yılı" olarak ilan etmiştir.
Bu çerçevede, Türkiye İş Kurumu'nun kurumsal kapasitesi güçlendirilmiş ve Avrupa İstihdam Stratejisi'nde öngörülen tedbirleri uygulayabilecek etkin bir yapıya kavuşturulmuştur. Bu bağlamda ulusal ekonomimizin iyileştirilmesine yönelik genel tedbirlere ilaveten bir dizi aktif istihdam program ve projeleri uygulamaya konulmuştur.
Ülkemizde çalışma barışının korunması, sendikal hak ve özgürlüklerin daha da geliştirilmesi ve bu alanlarda ILO normlarına ve AB mevzuatına tam uyumun sağlanması amacıyla, bir bilim kurulu tarafından hazırlanan ve Sendikalar Kanunu ve Toplu Sözleşme Grev ve Lokavt Kanunu'nda yapılması düşünülen değişiklikleri içeren yasa tasarısı sosyal tarafların görüşlerine sunulmuştur.
Sosyal taraflar arasında etkin görüş alışverişi, işbirliği ve uzlaşma temeline dayalı olan sosyal diyalogun banşçıl bir endüstriyel ilişkiler sisteminin temel mekanizmalarından biri olduğu görüşünden hareket eden ülkemiz, 1993 yılında 144 sayılı Uluslararası Çalışma Normlan'nın uygulamasının geliştirilmesinde üçlü danışma sözleşmesini onaylamıştır. Bu bağlamda, yeni iş Kanunumuzda gerekli düzenlemeler yapılmış ve "Çalışma Hayatına İlişkin Üçlü Danışma Kurulu'nun Çalışma Usul ve Esaslan Hakkındaki Yönetmelik", ilk kez bir yasal düzenleme olarak 4 Nisan 2004 tarihinde yürürlüğe konulmuştur. Ekonomik ve sosyal alanda diyalogun sürdürülmesine katkıda bulunan çeşitli düzeydeki üçlü yapılanmaların en yeni örneğini oluşturan bu kurul şimdiden çok etkin çalışmalar yürütmektedir.
Çalışma hayatımıza ilişkin mevzuat ve uygulamalarımızın daha da geliştirilmesi bakımından çok yararlı yeni görüş ve düşüncelerin bir kez daha ortaya konulacağı samimi inancıyla 92. Uluslararası Çalışma Konferansı'nın başarılı sonuçlara ulaşmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
"Yeni çalışma türlerinin çağımızın ekonomik, sosyal modeline temel oluşturan esneklik uygulamaları ile ILO sistemi içerisine çekilmesi gereklidir."
Bülent PİRLER TİSK Genel Sekreteri
Türk İşveren Delegasyonu ve şahsım adına bu oturum için en iyi dileklerimi sunuyor, konferans başkanlığına seçilmenizden ötürü sizi en içten dileklerimle kutluyorum.
Bu yıl düşünce ve tartışma için malzememiz oldukça çok. Küreselleşmenin sosyal boyutuna ilişkin Dünya Komisyonu tarafından hazırlanan "Adil bir küreselleşme: Herkes için fırsat yaratılması" balıklı rapor etraflı bir tartışma gerektiren kapsamlı bir çalışmadır. Konferans da böyle bir çalışma için mükemmel bir forum sağlamıştır. Genel müdürün bu yılki raporunun da küreselleşmenin sosyal boyutunu temel alması vesilesiyle, küreselleşmenin sosyal boyutu üzerinde kısaca duracağım ve Türk işverenlerin konunun çeşitli açılarına ilişkin görüşlerini anlatacağım. Kuşkusuz hepimiz raporda ele alınan piyasa ekonomisi, demokrasi, hukukun üstünlüğü, mülkiyet hakları, insan onuru, eşitlik ve özgürlük gibi temel değerlerde mutabıkız. Ayrıca, küresel piyasa ekonomisinin önemli yararları olduğunun ve ekonomik, politik ve sosyal gelişme için büyük ve verimli potansiyeli olduğunun anlaşılmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Konuya ilişkin olarak ülkemizden örnek vermek gerekirse; Türkiye 1980'lerin başında ekonomisini ve ticaretini serbestleştirmek amacıyla aldığı önlemler sayesinde, ihracatını 20 yılda 20 kat artırmayı başarmıştır. Bugünün dünyasında küresel bir aktör olmak kolay bir işdeğil, zorluklarla yüzleşmek zorundasınız. Ancak refahın artırılması ve düzgün işlerin yaratılması için küreselleşmeden yararlanmayı isteyen bütün ülkeler bu doğrultuda risk ve girişim almaya hazırlanmalıdırlar. Türk işverenleri olarak, bu raporda yer alan;
• özel sermaye akışının alanı genişlemelidir,
• Eğitime ilişkin uluslararası eylemler teşvik edilmelidir;
• Uluslararası eylem ve dayanışma tarafından desteklenen daha iyi bir sosyal korumaya ihtiyaç vardır,
• Uluslararası ekonomik politikalar düzgün işi artırmalıdır,
• Tam istihdam önde gelen uluslararası hedeflerden biri olmalıdır, gibi çeşitli önrei ve tavsiyelere katılıyoruz. Bununla beraber, ILO'nun temel çalışma standartlarına ilişkin olarak, söz konusu standartları onaylamış ve henüz onaylamamış ülkeler arasında bir fark görmek istiyoruz. Raporda da belirtildiği gibi bugün, evrensel boyuta ulaşmış söz konusu temel çalışma standartları, küresel ekonomide çalışma hayatına ilişkin asgari kuralları oluşturmaktadır. Daha çok çalışma hayatında temel hakları tanımlayan standartlar olarak bilinen sekiz temel ILO Konvansiyonunu halihazırda onaylamış olan ülkelerin işverenleri olarak, henüz bu konvansiyonları kabul etmemiş ülkelere karşı uluslararası ticarette ayrımcı önlemler konulmasına ilişkin tavır almak zorunda kalıyoruz. Ancak bu arada ILO'nun, normlarını piyasa ekonomisi çerçevesinde reforme etmesini zorunlu görüyoruz. "Yeni çalışma türleri"nin, çağımızın ekonomik, sosyal modeline temel oluşturan "esneklik" uygulamaları ile ILO sistemi içerisine çekilmesi gereklidir.
Küreselleşmenin somut bir diğer verisi ise "sosyal diyalog"dur. Son yıllarda ülkemizde sosyal diyalog süresince çok önemli bir yol kat ettiğimizi söylemek yanlış olmayacaktır. Bu süreç sayesinde başta İş Kanunu olmak üzere Sendikalar Yasası, Toplu Sözleşme yasası, Sosyal Güvenlik Yasası masaya yatırılmakta; Türkiye adeta yeni bir "sosyal reform paketi"ni kesimlerarası işbirliği ile oluşturmaktadır. Bu vesileyle söz konusu oluşuma öncülük eden Sayın Bakanımıza ve İşçi Konferedasyonu temsilcilerimize teşekkür etmek istiyorum.
2004 yılında Türkiye'nin AB içerisinde yol haritasını çizecek olması, küreselleşmenin uluslararası dayanışma ilkesinin en belirgin ve somut örneklerinden birisini oluşturacağı gibi, Türkiye'nin bulunduğu bölgedeki demokratikleşme, laiklik, çağdaşlaşma eğilimlerini güçlendirecektir. Ayrıca Türkiye, ILO'nun eşit davranma ve ayırımcılık yapmama ilkelerine de böylelikle uyum sağlamış olacaktır. Sözlerimi Türk işverenlerin, adil bir oyun olduğu sürece hepimizin küreselleşmeden kazanacağına ilişkin inancını yineleyerek bitirmek istiyorum. Ancak küreselleşmenin gezegenimizde yaşayan herkes için düzgün yaşam ve iş vaat eden bir süreç haline getirilmesi amacıyla, uluslararası çalışmaların ve işbirliğinin sürdürülmesine ilişkin genel bir fikir birliği içinde olduğumuza inanıyorum.
"Türk çalışanları tüm dünyada ve ülkemizde barıştan, kardeşlikten ve insan haklarından yanadır."
Salih KILIÇ Türk-İş Genel Başkanı
Sayın Başkan,
Sayın Delegeler,
Türk çalışanlarının dostluk ve dayanışma dilekleriyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Genel Müdürün konferansa sunduğu raporda belirtilen stratejik amaçlar, Türk çalışanları tarafından yürekten desteklenmektedir. Özellikle küreselleşmenin neden olduğu işsizlik ve yoksulluğun ortadan kaldırılması, "insan onuruna yaraşır iş" kavramının küresel bir hedef haline getirilmesi yönündeki çabalar nedeniyle kendilerini kutluyorum.
Bugün çoğu ülkede istihdam politikalarının kurarsızlaştırılması, işsizlik oranlarının çok tehlikeli boyutlara ulaşmasına neden olmuştur. Dünyanın birçok bölgesinde insanların önemli bir bölümü ya açık işsiz konumundadır ya da ailesinin geçimin sağlamak için ek iş aramak zorunda kalmaktadır. Daha fazla insana üretken istihdam sağlamadığı sürece ulusal gelirlerdeki artışların bir anlamı yoktur. Bu vesileyle istihdam ve Sosyal Politika Komitesi'ni "yoksulluğun azaltılması için üretken istihdam" konusunda yapmış olduğu çalışmalardan dolayı tebrik ediyorum.
Dünyada sosyal barışın sağlanması ve korunması, gelir dağılımının adaletsiz olduğu bir yapıda mümkün değildir. Böyle bir yapıda toplumsal huzursuzlukların olması kaçınılmazdır. Tüm dünyada, özellikle küreselleşme süreciyle başlayan çalışanlar aleyhine daha adaletsiz ve dengesiz yapıya dönüşen gelir dağılımının düzeltilmesi için hızla bazı önlemlerin ve politikaların uygulamaya konulması gerekmektedir.
Raporda sözü edilen örgütlenme ve sendikal hak ve özgürlüklere ilişkin bölüm, özellikle ülkemizi ve Türk çalışanlarını
yakından ilgilendirmektedir.
denle çalışma mevzuatımızın, onaylanmış ILO sözleşmeleri ile tam olarak uyumlu hale getirilmesi için gereken ağırlığın verilmesi ve kamu çalışanlarına 87 ve 98 sayılı sözleşmelerin öngördüğü tüm hakların sağlanması ve en önemli beklentilerimizi oluşturmaktadır.
Sosyal koruma politikaları konusunda hükümetlerin daha aktif çalışmalar yapması kaçınılmazdır.
Model alınan
ekonomik politikalar ve özelleştirme uygulamaları nedeniyle sendikalarımız üye kaybetmektedir. Yasalardan ve bazı olumsuz uygulamalardan kaynaklanan sıkıntılarla karşılaşılmaktadır.
Ülkemizde çalışanların uzun yıllar büyük bir özlemle beklediği ve geçen yıl yürürlüğe giren iş Güvencesi Yasası, hükümetimizin son anda yaptığı bir değişiklikle amacından uzaklaşmıştır. Yasanın kapsamının daraltılması yaklaşık 3.5 milyon işçinin iş güvencesinden mahrum kalmasına neden olmuştur.
Sayın Genel Müdürün raporunda önemle değindiği sosyal diyalog, ülkemizde git .gide önem kazanan bir konuma ulaşmaktadır. Özellikle çalışma mevzuatımızın geliştirilmesi, yasalarımızda aksayan yönlerin giderilmesi ve çağın gereklerine uygun hale getirilmesi için hükümet-işçi-işveren üçlüsü birlikte çalışmalarını sürdürmektedir.
Ülkemizde geçtiğimiz günlerde yapılan anayasa değişikliği ile, uluslararası sözleşmeler iç hukukumuzda ağırlık kazanmıştır.
Sorunların çözünü için Uluslararası Çalışma Örgütü daha aktif uluslararası standartlar geliştirmek zorundadır. Hükümetler, kadın işçiler, çocuk işçiler ve özürlüler konusundaki sosyal koruma önlemlerini artırmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk halkı, dünyaya entegrasyon konusunda üzerine düşen görevi yerine getirmiş ve bu konuda somut adımlar atmıştır. Bundan sonra yapılması gereken, dünya ülkelerinin ve uluslararası kamuoyunun, Kuzey Kıbrıs üzerindeki siyasi ve ekonomik ambargonun kaldırılması için çaba göstermesidir. Türk çalışanları, konferansa katılan tüm ülke temsilcilerini bu konuda adım atmaya çağırmaktadır.
Türk çalışanları tüm dünyada ve ülkemizde barıştan, kardeşlikten ve insan haklarından yanadır. Özellikle Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler ülkemizde kaygıyla izlenmektedir. Savaş ve terör insan haklarının ve demokrasinin, daha da önemlisi emeğin, işçi hak ve özgürlüklerinin en büyük düşmanıdır. Türk işçileri başta Ortadoğu olmak üzere tüm dünyada savaşların sona ermesini, dünyaya barışın egemen olmasını istemektedir.
Bu konferansın dünya barışına ve sosyal refaha hizmet etmesini temenni ederiz.
|