Bu Sayı
Editör'den
Güncel
NARİN: Türkiye'de vergi vermemek için yarış yapılıyor
Dünya çapında 30 milyon işini kaybedecek
Abdülkadir Konukoğlu
İş Kanunu'ndaki aksaklıklar izlemeye alınıyor
IMF heyeti TİSK'İ ziyaret etti
Gündem
Asgari Ücret Komisyonu toplandı
Asgari ücret 318 milyon lira
Dornbirn Kimyasal Elyaf Kongreleri
İş dünyası bir duayenini daha kaybetti
2005 için sonun başlangıcı
ILO Konferansı
92. Uluslararası Çalışma Konferansı toplandı
Söyleşi
ÖZKAN: İçimizdeki Çinliler'le de savaşıyoruz
Firma
Saray Halı hedef büyüttü
Araştırma
2003 TEKSTİL MAKİNELERİ YATIRIMLARI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Hukuk
ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE MUVAZAA (Karar İncelemesi)
ENGLISH
Summaries in English
|
Söyleşi
"İçimizdeki Çinliler'le de savaşıyoruz"
Tekstilci bir ailenin içinden gelen ve "İçimizdeki Çinliler de haksız rekabet yaratıyor" diyen Er-Fun Tekstil San. ve Tic. Ltd.'nin sahibi ve Tekstil Sanayi İşveren Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Özkan ile, Türkiye tekstil sanayiinin geleceği üzerine konuştuk.
Türkiye'de tekstil sanayiinin ülke ekonomisinin yapı taşını oluşturduğunu kaydeden Erhan Özkan, ancak sanayinin zorlu bir sürece doğru ilerlediğine dikkat çekti. Önümüzdeki yıldan itibaren kotaların kalkacağını hatırlatan Özkan, 2005'i Türk sanayicisi için gerçekten bir kabus olarak değerlendirdi. Bu süreç sonrasında özellikle basic mallarda Uzakdoğu ile kimsenin rekabet edemeyeceğine vurgu yapan Özkan, "Zamanında çok basit gibi görünen önlemler alınmış olsaydı, bu süreci çok daha yumuşak atlatabilirdik. Maalesef 180 kilometre hızla bir duvara karşı gidiyoruz ve ne olacağını tam olarak kimse bilmiyor" dedi. Sıkıntıların artık kendini iyece göstermeye başladığını ifade eden Özkan, sektörde ciddi bir haksız rekabet ortamının yaşandığına işaret etti. Sorunun sadece ucuz işçilikten kaynaklanmadığını vurgulayan Özkan, Türkiye'deki reel faizlerin yüksekliğinin Çin, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler karşısında sanayinin gücünü erittiğini belirtti. Tüm bunların yanında ülke içinde de haksız rekabet koşulu yaratanların bulunduğunu söyleyen Özkan, "Arkadaşlar arasında 'İçimizdeki Çinliler' diye tabir ettiğimiz işbirlikçiler var. Bunlar, Türkiye'de üretilen bir çok ara hammaddenin yanlış beyanla gümrüklerden ülkeye sokulmasına ön ayak oluyor. Bu da haksız rekabetin yanında, ülke ekonomisi için önemli bir kayıp yaratıyor" diye konuştu.
"Bunlar ithalat lobisinin söylemleri"
Bugün Uzakdoğu'dan ithalatı kimsenin önleyemeyeceğini dile getiren Erhan Özkan, önemli olan noktayı haksız rekabet yaratacak ithalatı önlemek şeklinde tanımladı. Yanlış beyanla gelen ürünlerin ihracatından da beklenen katma değerin elde edilemediğinin altını çizen Özkan, iç pazarda da üreticilere karşı haksız rekabet ortamı yaratıldığına dikkat çekti. Bazı sanayicilerin Çin'de yatırım yapmaya yöneldiği yönündeki açıklamalan değerlendiren Erhan Özkan, bu durumu gerçekçi bulmadı. Özkan'a göre, bu söylemler ithalat lobisinin yaratmaya çalıştığı bir durum. "Türk tekstilcisi kalkacak yatırım için Çin'e gidecek... Bu bana doğru bir yaklaşım gibi gelmiyor" diyen Özkan, ortak çıkarlar doğrultusunda yakın ilişkiler kurulabileceğini ama yatırımın doğru olmayacağı kanısında. Zaten Uzakdoğu'nun da Türkiye'yi ara bir yol olarak gördüğünü anlatan Özkan, "En azından 2005'e kadar bize bakış açıları bu" dedi.
"Güney Avrupa da Uzakdoğu'ya karşı"
Tekstilde üretici konumuda bulunan İtalya, İspanya, Portekiz gibi Güney Avrupa ülkelerinin de Uzakdoğu'ndan ithal edilen tekstil ürünlerine karşı olduğunu söyleyen Erhan Özkan, Gümrük Birliği'nden dolayı Türkiye'nin de bu grupta yer aldığını belirtti. Özellikle geçtiğimiz aylarda AB'nin 25 ülkeye çıkmasıyla tekstil imalatına ihtiyacı olan ülkelerin de birliğe dahil edildiğini dile getiren Özkan, bu durumun da verilecek kararları olumlu etkileyebileceğini öngördü. Özkan, İngiltere'den başlayıp İskandinav ülkeleri ve Almanya'nın içinde bulunduğu Kuzey Avrupa ülkelerinde ise durumun tam tersi olduğunu kaydetti. Bu ülkelerin ürettikleri ağır sanayii ve teknoloji ürünlerini Uzakdoğu'ya sattığını kaydeden Özkan, "Bu ülkeler Uzakdoğu'ya mal satabilme adına, bu ülkelerden Avrupa'ya girecek ithal mallara göz yumuyorlar" diye konuştu. Bu nedenle güney ile kuzey arasında bir çekişmenin olduğunu aktaran Özkan, Eurotex ve Eurocoton gibi örgütlerde kotaların kaldırılmasının kademeli olarak 2008'e ertelenmesi yönünde çalışmaların olduğunu da belirtti.
"Türkiye'de tekstili bitiremezler"
Türkiye'de güçlü bir tekstil lobisi bulunmadığından yakınan Erhan Özkan, "Türkiye'de tekstili bitirmeye çalışıyorlar" söylemlerine de karşı çıktı. 2005'le birlikte bütün taşların yerinden oynayacağı görüşünü destekleyen Özkan, "Ama dev bir yatırımı, altyapısı olan Türk tekstili hemen yelkenleri suya indirecek değil. Mücadelemizi vereceğiz" vurgusunu yaptı. Belki mücadelede taktiğinin değişebileceğini söyleyen Özkan, bundan sonra fiyata değil daha iyi servise, kaliteye, ürün geliştirmeye önem verileceğini dile getirdi. Özkan'a göre, Türkiye hem ekonomik, hem de sosyal barış adına tekstil sektöründen vazgeçemez. Öyle ki bir çok sanayinin altyapısını oluşturan tekstil, yarattığı istihdamla da sosyal banş adına önemli bir misyona sahip.
Avrupa mobilyalarının kumaşı Er-Fun'dan
1965 yılından bu yana iplik ağırlıklı tekstil üretiminin içinde yer alan bir aileden devraldığı bayrağı bugün Er-Fun Tekstil'de devam ettiren Erhan Özkan, deyim yerindeyse tam bir tekstil aşığı. Eğitimini tamamladıktan sonra 10 yıl aile firmasında çalışan ve 1998 yılında ipliğin dışında tekstilin farklı bir alanında
üretim yapmaya soyunan Özkan, bu dönemde aileden bağımsız olarak evtekstiline yönelerek Er-Fun Tekstil'in temellerini attı. Döşemelik ve perdelik kumaş imalatı üzerine yoğunlaşarak jakarlı dokuma alanında ihtisaslaşan firmada başa-n çıtasını her geçen gün yukarılara taşıyan Özkan, bugün üretiminin büyük bölümünü yurtdışına satan bir firmanın başında. Yurtdışı pazarları ve ihracat stratejileriyle ilgili bilgi aldığımız Erhan Özkan, ihracat pazarlarının büyük bir bölümünü Almanya, İngiltere ve ABD'nin oluşturduğunu bildirdi. Bunun dışında Doğu Avrupa ülkeleri Polonya, Macaristan gibi ülkelere de satışlan olduğunu açıklayan Özkan, yurtdışındaki ağırlıklı müşterilerinin mobilya üreticileri olduğunu kaydetti. "Yurtdışı müşteri portföyümüzü genelde katıldığımız fuarlar vasıtasıyla bulduk" diyen Özkan, uluslararası düzeyde organize edilen Heimtextile ve TIP fuarlarına devamlı katılım sağladıklarını dile getirdi. TlP'in Belçika'da düzenlenen ev-tekstili fuarı olduğunu hatırlatan Özkan, Türkiye'de de EVTEKS fuarına devamlı olarak katıldıklarını aktardı. Önümüzdeki günlerde alışılagelmiş fuarların yerine daha küçük, bölgesel fuarlara katılmayı planladıklarını da duyuran Özkan, böylece müşterinin ayağına gitmiş olacaklarını söyledi. İhacatta müşterilerin devamlılığını sağlamak için ne gerekiyorsa yaptıklarını vurgulayan Özkan, şöyle devam etti: "Biz sadece bir mamul değil servis satıyoruz. Çok kısa dönemlerde teslim yapabiliriyoruz, tüm bunları yapabilmemiz için de gerekenden daha fazla hammadde stogu tutuyoruz. Ufak miktarlarda siparişleri kabul ediyoruz -ki imalatı çok zor olan bu eziyetlere katlanıyoruz."
"Proses yatırımlarımız olabilir"
Yurtdışında mobilya üreticilerine satış yapan Er-Fun Tekstil'in, iç pazarda da ağırlıklı müşterileri mobilyacılar. Ancak, şirket bazı önemli mağazalarda da ürün satışı yapıyor. Yurtiçi satışlarını Coquette ve Ef-Ta markalanyla yapan Er-Fun, kendi koleksiyonundan müşterilerin beğenisi doğrultusunda ya da özel istek üzerine ürettiği mamulleri satıyor. Şirket, ürün geliştirme anlamında da yeni yatıranlar hedefliyor. Yine evtekstili-nin içinde bazı yatırımları olabileceğini açıklayan Erhan Özkan, üretimin bazı hammaddelerini veya bazı prosesleri bünyelerinde yapmak amacıyla yatırım düşünceleri olduğunu aktardı. Yaptıkla-n işte istisaslaşıp ilerlemek istediklerini belirten Özkan, yeni yatırım düşünübil-meleri için ise Türkiye'deki yatırım ortamının iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. Yıllık 1 milyon metre döşemelik ve perdelik kumaş ürettiklerini açıklayan Özkan, "Henüz büyük bir firma olmasak da Türk ev tekstilinin ve Türk tekstilinin hakettiği yerlere gelebilmesi için, hem Tekstil İşveren Sendikası bazında hem de İhracatçılar Birliği bazında gerekli görevleri üstleniyoruz" dedi.
"Türk cumhuriyetlerinde yatırımın sakıncası yok"
Son dönemlerde bazı sektör firmalarının Türk Cumhuriyetlerinde yatırım yapmaya başladığını hatırlatan Erhan Özkan, "Bu yatırımlar Türk sanayisine balta vurmayacak yatırımlar. Eğer bizim kontrolümüzde olacaksa, özellikle basic malların üretimi buralara kaydırılıp, oralardaki avantajlardan yararlanmamızda sakınca görmüyorum" dedi. Şu anda şirket olarak böyle bir yatırım planları olmadığını da aktaran Özkan, "Önümüzdeki 3-5 yıllık bir süreçte böyle bir planımız yok. Ama, sonrasında ne olur bilmiyorum" diye konuştu.
|